T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/511 Esas
KARAR NO : 2024/692
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 24/11/2014
KARAR TARİHİ : 27/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/07/2024
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:davacı vekili özetle; 05/11/2010 tarihinde ... yönetimindeki iş makinasının müvekkili ...'a çarptığını, daha sonra altına alarak yaralanmasına neden olduğunu, müvekkilinin bunun üzerine hastaneye kaldırıldığını ancak 2 gün sonra vefat ettiğini, ATK Başkanlığı'nın 29/03/.... tarihli otopsi raporunda ölüm nedeninin bildirildiğini, ayrıca yapılan bilirkişi incelemesinde davalı ...'nın ikinci derece kusurlu olduğu, ... Ltd. Şti. Yetkilisi ... ve ... Ltd. Şti. Yetkilisi ...'nun birinci derecede asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, aynı raporda müvekkili ...'a da ikinci dereceden tali kusur izafe edildiğini, ancak müvekkilinin kaldırım üzerinde borular olması nedeniyle karşıya geçmek durumunda kaldığını, bu nedenle müvekkiline kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu, davalılar hakkında Küçükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesinde ceza davası açıldığını ve sorumluların cezalandırılmasına hükmedildiğini, .... A.Ş.'nin, ... Sigorta A.Ş.'nin, ... Sigorta A.Ş.'nin, ....'ın ayrıca sorumlu olduğunu belirterek; müvekkilinin eşi ... için 50.000,00TL, çocukları ..., .... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00TL olmak üzere toplam 130.000,00 manevi tazminatın, ayrıca 20.000,00TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı .... vekili dosyaya sunduğucevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ....'nin iştiraklerinden olduğunu, İstanbul ili genelinde doğalgaz dağıtımı işi yapan, TTK'ya göre kurulmuş bir şirket olduğunu, yaptığı işin gereği olarak kamu hizmeti gördüğünü, haksız fiilin gerçekleştiği tarihin 05/11/2009 olduğunu, davanın açılış tarihinin ise Kasım 2012 olduğunu, bu nedenle davanın tabi olduğu Eski Borçlar Kanunu Yasal düzenlemeler gereğince zamanaşımına uğradığını, davacının Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasından dava konusunu talep ettiğini, ilgili mahkemenin dava harcını yatırması için davacıya kesin süre verdiğini, ancak davacı tarafın dava harcını yatırmadığını bu nedenle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davacının dava dilekçesinde 20.000,00 TL maddi tazminat talep ettiğini ancak, buna ilişkin herhangi makbuz ibraz etmediğini, olayın haksız fiilden kaynaklandığını, kaza mahallinde ilgili firmalar tarafından tüm emniyet tedbirlerinin alındığını,söz konusu kaza sonucu meydana gelen vefat nedeniyle taraflarına atfedilen kusurun varlığını kabul etmediklerini, davacılar vekilinin ...'un Bağ-Kur'dan emekli olduğunuve 569,96 TL emekli maaşı aldığını , bu şahsın vefatı nedeniyle müvekkilerinin destekten yoksun kaldıklarını iddia ettiğini, ancak vefat nedeniyle ...'un yasalarda belirtilen yakınlarına Dul- Yetim maaşı bağlandığını göz ardı ettiklerini, vefat eden şahsın kazadan sonra bilincinin yerinde olduğunun ve oturduğunun, daha sonra ambulansla hastaneye kaldırıldığının İgdaş kayıtlarında mevcut olduğunu, Yargıtay kararlarında manevi tazminatın talebi için ağır zarar ve kusur şartının varlığının bulunması gerektiğine karar verildiğini, kişinin ağır kusuru olmadıkça manevi tazminata hükmedilemeyeceğini, olay anında tutulan raporlar ve yapılan teknik incelemeler sonucunda ....'ın bir kusuru olmadığının tespit edildiğini, davacının 130.000,00 TL manevi tazminat talebinin çok fazla olduğunu, davacının acılarını hafifletme talebinden ziyade zenginleşmeye çalıştığını, davacının husumeti kazı çalışmasını yapan müteahhit firma ... İnş. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti'ye yönlendirmesi gerektiğini, işin ifası esnasında meydana gelen zararlardan işi yapan ve hasarı verdiği iddia olunan ... İnşaat'ın bizzat sorumlu olduğunu, müteahhit firmaların vermiş olduğu hasarlara ilişkin olarak iş sahinine husumet yöneltilemeyeceğine dair bir çok emsal mahkeme kararları ve Yargıtay kararlarının bulunduğunu, ayrıca olay mahallindeki doğalgaz hatlarının All Risk poliçesi ile ... Sigorta A.Ş.'ye sigorta ettirildiğini belirtelerek; hem usül hem esas yönünden davanın reddine karar verilmesini, masraf ve vekalet ücretinin davacıdan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... Yapı İnş. Oto. San. Ve Tic. Ltd. Şti vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın söz konusu kazadan dolayı hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, Küçükçekmece ... Asliye Ceza Mahkemesinin .... E. Sayılı dosya içeriğinde bulunan tüm kanıtlar ve tanık beyanlarının da bu durumu doğruladığını, talep edilen tazminatın hukuksal koşulları oluşmadığını, talep edilen tazminatla zenginleşme amacı güdüldüğünü, talep edilen tazminat miktarının neye göre belirlendiğinin açıklanmadığını, talep edilen manevi tazminatın amacına uygun düşmediğini, müvekkilinin ekonomik ve sosyal koşullarının talep edilen tazminatı ödemeye uygun olmadığını, müvekkilinin ceza davası süresince davacı yanın ailesi ile acılarını paylaşmak ve taziyelerini sunmak istediğini ancak davacı tarafın buna olumsuz cevap verdiğini, diğer müvekkili olan ... Yapı İnş. Oto. San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin de bu olayda hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını belirterek; dava zamanaşımı süresinin dolmasından sonra açıldığı için davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddine, tazminat talebi yasanın amacına uygun düşmediği için davanın reddine, tüm yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; kazaya konu aracın müvekkili şirket nezdinde inşaat sigortası ile sigortalı olduğunu, şahıs mali mesuliyet teminatının tefriksiz 100.000,00 TL olduğunu, 3. Şahıs mali sorumluluk için %10 tenzili muafiyet uygulanacağını, inşaat sigorta poliçesinin özel şartlarında; '' 3. Şahıs mali sorumluluk teminatı açısında makul güvenlik önlemlerinin alınması şarttır.'' ibaresinin bulunduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun doğması için gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasının gerektiğini, Küçükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesinin bilirkişi raporunda; önlemlerin alınmadığına dair görüş beyan edildiğini, bu nedenle ... İnş. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin asli derecede kusurlu bulunduğunu, bu ve tüm sebeplerden dolayı müvekkili şirketin sorumluluğunun doğmasının mümkün olamayacağını, ayrıca davacının dava dilekçesi ve eklerini kendilerine tebliğ ettirmediğini belirterek; davanın reddi ile yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. ( ... Sigorta) vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan .... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, sigortalı aracının kusurunun tespiti ve davacılar lehine bir tazminatın belirlenmesi durumunda, tazminat miktarından indirim yapılması gerekeceğini, müvekkili şirketin faizden dava tarihinden itibaren sorumlu olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirkete başvuru yapmadan dava açtığı için dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulmaları gerektiğini, davacı tarafın sigortalının kusurunu ve zararını ispat etmesi gerektiğini, sigorta poliçesinde yazılı teminat tutarının vefat ve sakatlık halinde doğrudan doğruya hak sahiplerine ödeneyemeceğini, davacıların gerçek zararının saptanması gerektiğini, aktüer bir bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, dava dilekçesinde davacının kaza sırasında hangi işi yaptığının belirtilmediğini, aylık gelirinin ne kadar olduğunun belirtilmediğini, bu nedenle davacının tazminat hesabının asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, özel yasaları gereği SSK, BAĞ-KUR ve EMEKLİ SANDIĞI kurumunun yaptıkları ödemeler sebebiyle rucu hakkı bulunduğunu, bu sebeple bu kurumlara resen yazı yazılarak, davacılara peşin sermaye değerli ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasının gerektiğini, ödeme yapılmışsa tazminattan düşülmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek; davanın reddine, davacının davasının ispatı halinde, müvekkili şirketin asıl alacak, yargılama giderleri, ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına, faizin dava tarihi itibariyle başlatılmasına, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesince 02/08/2013 tarih ve ... Esas .... K. sayılı görevsizlik kararı ile, mahkememizin .... Esas sayılı dosya numarasını almış, mahkememizin .... esas ... karar sayılı kararı ile görev uyuşmazlığının giderilmesi ve yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınYargıtay ..... Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiş, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... esas, .... karar sayılıilamı ile mahkememiz yargı yeri olarak belirlenmiştir.
Davacılar vekili 24/10/2019 tarihinde UYAP üzerinden gönderdiği ıslah dilekçesi ile; ...’un mütevaffa eşi ...’un kaza sonrası vefatı sonucu desteğinden yoksun kalması nedeniyle uğradığı maddi zarariçin şimdilik 184.845,03 TL'nin (davalı sigorta şirketlerinden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizleriyle davalılardan müştereken ve müteselsilen Tahsiline, ... için 50.000,00 TL, çocukları ..., ... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 130.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan (sigorta şirketleri hariç) kaza tarihinden itibaren işleyecek faizleriyle müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 24/10/2019 tarihinde ıslah harcını yatırdığı anlaşılmıştır.
DELİLLER:
Trafik kaza tutanağı, sigorta poliçesi, ceza dosyası, Hastane kayıtları, SGK kayıtları, Sağlık Kurulu Raporları, Adli Tıp Raporu, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ölümle biten trafik kazası nedeniyle desteğin vefatından dolayı destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
Sorun: 05/11/2010 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davalı araç sürücüsü, maliki ve sigortacısının olaydan dolayı sorumlu olup olmadığı, kusur oranları, davacıların maddi-manevi tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı, yerinde ise hükmedilmesine ilişkin olan miktarların tespitine ilişkindir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Olay, ...'un 05/11/2009 tarihinde, .... Sokakta kaldırımda yürüdüğü sırada ...'ın burada devam eden doğalgaz hattı inşaatında çalışan kepçe iş makinesinin çarpması sonucu ağır yaralanmış ve tedavisinin devam ettiği sırada kazadan iki gün sonra 07/11/2009 tarihinde vefat etmiştir.
Davalı .... ile ... İnşaat şirketi arasındaki .... (185) ... ve ... İnşaatı konulu 24.08.2009 tarihli eser sözleşmesinde alt yükleniciye devir yasağının (m. 15), ve işin ... personelinin sürekli denetimi altında ifa edileceğinin (m. 18) düzenlendiği görülmektedir. Aralarındaki 24.08.2009 tarihli eser sözleşmesi uyarınca sigorta ettiren tarafı davalı ... İnşaat ve sigortalısı davalı ... olan 27.08.2009-30.04.2010 süreli inşaat sigorta sözleşmesinde, konu ...'ın “İstanbul’un muhtelif ilçeleri Küçük Çekmece -Silivri - Bakırköy-Avcılar Büyükçekmece - Esenyurt - Başakşehir- Beylükdüzü İstanbul adresinde yapmakta olduğu doğal gaz / petrol boru hattı inşaatı” olarak tespit edilmiştir.
Kazaya neden olan iş makinesinin kaza anındaki operatörünün davalı ... olduğu, Tanık beyanlarında kaza sırasında sokakta açılan hendekteki işin bitmesi üzerine doldurularak kapatıldığı, kepçenin bunun için ileri geri hareket ettiği, operatörün arkasındaki kaldırımdan iki kadın ile çocuğun geçmesi için durduğu, onlar geçtikten sonra yeniden geriye doğru hareket ettiğinde kazalı ...’un oradan geçtiği ve iş makinesinin arkadaki kepçesinin kendisine çarptığı anlaşılmaktadır.
Müteveffa olay günü verdiği ifadesinde, sokakta karşıya geçerken yolun çamurlu olması ve kendisinin de sağlık durumu itibariyle hızla geçemediğini ve bu sırada iş makinesinin geri geri gelirken arka kepçesinin kendisine çarptığını beyan etmiştir.
Olay ile ilgili olarak, Küçükçekmece.... Asliye Ceza Mahkemesinde görülen ceza kovuşturmasında alınan 04.06.2010 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, kaza sırasında iş sahasına yayaların girişini önleyici tedbirlerin alınmamış olması, iş makinesinin manevra sırasında tüm çevreye hakim olacak şekilde düzenleme yapılmaması ve kazalının da sağlık durumu itibariyle kendi güvenliğini gözetmemesi nedenleriyle kazalının ve iş makinesi operatörünün tali ve yüklenici şirketler ... İnşaat Turizm ve tic. Ltd.Şti. ve ... Yapı İnş. Oto. San. ve Tic. Ltd. şirketleri yetkililerinin de asli kusurlu olduğu görüşü bildirilmiştir.
Ceza yargılamasında mahkemece 28.11.2011 tarihinde her üç sanık hakkında 2 yıl hapis cezasından 1/6 oranında indirim ile 1 yıl 8 ay ceza verildiği, asli kusurlu sanıkların hapis cezalarını aynen çekmelerine ve tali kusurlu sanık makine operatörünün cezasının da ertelenmesine karar vermiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendikusurugibisorumludur.” hükümlerine ye rverilmiştir.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hakimin takdirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin Aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91.maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Öyle ise, hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp, çözümlenmesi gerekmektedir.
Mahkememizin ... esas, ... karar sayılı, 24/12/2020 tarihli kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı, 21/04/2022 tarihli ilamı ile kaldırılarak, dosyanın yeniden görülmek üzere mahkememizin ... esasına kaydının yapıldığı görülmüştür.
Kaldırma kararı sonrası, davaya konu olayla ilgili olarak alınan raporlardaki kusurlardaki çelişkiyi gidermek amacıyla kazanın oluşumunda kusur dağılımını belirlemek üzere dosyanın uzman bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş, 18/11/2022 tarihinde mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyetince kusura ilişkin rapor dosyaya ibraz edilmiştir.
Mahkememizce dosyada kusura ilişkin değerlendirme yapılarak dosyaya sunulması amacıyla dosya Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş olsa da, kurum bünyesinde iş güvenliği hususunda kusur incelemesi yapılamadığı, trafik ihtisas dairesi ve kurum görev alanı dışında kaldığı anlaşıldığından Adli Tıp Kurumu tarafından inceleme yapılamadığının bildirilmiş olduğu görülmüştür.
Dosyanın 2024 yılı güncel verileri dikkate alınarak, yeniden maddi tazminat hesaplaması yapılmak üzere 21/10/2019 tarihli raporu hazırlayan aktüerya bilirkişisi ....'a tevdi edilerek ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi tarafından 21/05/2024 tarihli raporun dosyaya ibraz edilmiş olduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin 24/10/2019 tarihli ıslah dilekçesini ibraz etmiş olduğu görülmüştür.
Kaldırma kararı sonrası kusur yönünden mahkememizce aldırılan 18/11/2022 tarihli bilirkişi raporunun "KANAAT VE NETİCE" başlıklı kısmında;
"... plaka sayılı kepçe operatörü ....'ın kepçe kullanabilir belgesinin bulunduğu, çalışma alanında gerekli tedbirleri almadan çalışılmayacağını, ileri, geri gelme manevraları esnasında çalışma alanı içerisinde canlı cansız nesnelerin olup olmadığını kontrol etmeden aracını ileri geri hareket ettirmemesi gerektiğini bilmesi nedeniyle;
2918 SKTK HIZIN GEREKLİ ŞARTLARA UYGUNLUĞUNU SAĞLAMAK başlıklı Madde 52 sürücüler;
b) hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektiği şartlara uydurmak, zorundadırlar kuralını,
SKTK Araç Manevralarını düzenleyen kurallar:
Madde 67-Manevralarda aşağıdaki kurallar uygulanır
b) Yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek yasaktır. İzin verilen hallerde bu manevraları yapacak sürücüler, karayolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmamak zorundadır.
Karayolu Trafik Kanunu Trafik Kazalarında Sürücü Kusurlarının Tespiti ve Asli Kusurlu sayılan hallerden
Madde 84/ J-(Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama,) kurallarını ihlal ettiği, davaya konu olayın oluşunda 1. Derecede asli kusurlu olduğu, rakamsal oranla %75 kusurlu olduğu...
Mağdur ...'un
2918 SKTK Yayaların Uyacakları Kurallar
Madde 68- Yayaların uyacakları kurallar aşağıda belirtilmiştir.
b) Karşıdan karşıya geçişler;
Taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen ayalar, taşıt yolunu yaya ve okul geçidiyle kavşak giriş ve çıkışlarından geçmek zorundadırlar.
Ancak, 100 metre kadar mesafede yaya geçidi, okul geçidi veya kavşak bulunmayan yerlerde yayalar, taşıt trafiği için bir zorluk veya engel yaratmamak şartıyla ve yoldan gelen taşıtların uzaklık ve hızını kontrol ederek kendi güvenliklerini sağladıktan sonra en kısa doğrultuda ve en kısa zamanda taşıt yolunu geçebilirler.
d) Yaya yollarında, geçitlerde veya mecburi hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek, tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunmaları, dikkatsiz hareket etmeleri, oynamaları veya bu yerleri saygısızca kullanmaları yasaktır.
2918 SAYLI KARAYOLU TRAFİK KANUNU YÖNETMELİK
MADDE 138- Yayaların uyacakları kurallar aşağıda belirtilmiştir.
b) karşıdan karşıya geçişler;
Ancak, 100 metre kadar mesafede yaya geçidi, okul geçidi veya kavşak bulunmayan yerlerde yayalar, taşıt trafiği için bir zorluk veya engel yaratmamak şartıyla ve yoldan gelen taşıtların uzaklık ve hızını kontrol ederek kendi güvenliklerini sağladıktan sonra en kısa doğrultuda ve en kısa zamanda taşıt yolunu geçebilirler.
d) Yaya yollarında, geçitlerde veya mecburi hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek, tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunmaları, dikkatsiz hareket etmeleri, oynamaları veya bu yerleri saygısızca kullanmaları yasaktır. Kuralını daha önceden geçirmiş olduğu felç rahatsızlığı ve mevcut kalp rahatsızlığı nedeniyle ihlali oluşmuştur. Bu trafik kazasının oluşumunda 2.DERECEDE TALİ KUSURLU OLDUĞU Rakamsal olarak % 25 yüzde yirmibeş kusurlu olduğu görüş ve kanaatindeyiz..."şeklinde görüş ve kanaatlerini bildirmiş oldukları görülmüştür.
Temerrüd Haline ilişkin değerlendirme;
Vücut tamlığının ihlalinden kaynaklanan zararlarda, TBK md. 117/2 düzenlemesi gereği tazminat borcu, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte temerrüt tarihinin gerçekeşeceği düzenlenmiş ise de; özel hüküm niteliğindeki 2918 sayılı KTK'nın 99/1 maddesinde "Sigortacı, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorunluluğu olduğu öngörülmüştür." Yargıtay kararları ile de söz konusu şekilde ihbarda bulunulmaması halinde dava tarihinde temerrüde düşülmüş olduğunun kabulü gerekeceği şeklinde içtihatlar süreklilik kazanmıştır.
Dosyada mevcut 18/03/2020 tarihli davalı ... A.Ş.'nin cevabi yazısı ile 04/03/2010 tarihinde davalı sigorta şirketi ... A.Ş'ye başvuru yapıldığı, sekiz günlük temerrüd süresinin 12/03/2010 tarihinde dolduğu anlaşılmıştır. Bunun dışında 2918 sayılı KTK'nın 99/1 maddesinde düzenlendiği şekilde davalı sigorta şirketlerine başvuru yapıldığına dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi ya da belge davacı tarafından sunulmamıştır.
Dava kısmi dava olarak açıldığından; davacılar vekilinin ıslah talebinin HMK 176/2 maddesi gereği ancak bir defa ıslah yapılabileceği, dikkate alınarak reddine karar verilmiştir.
MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME :
Maddi zarar, kişinin isteği dışında malvarlığında meydana gelen eksilmesini ifade eder. Zarar miktarı malvarlığının hukuka aykırı eylemden önceki durumu ile eylemden sonra arz ettiği durum karşılaştırılarak belirlenir. Hukuka aykırı eylem malvarlığının aktifini azaltımda veya pasifini çoğaltımda yahut aktifin çoğalmasına veya pasifin azalmasına engel olmak suretiyle zararın oluşumuna sebebiyet verir. Diğer bir deyimle zarar, eylemli zarar veya kardan yoksunluk biçiminde gerçekleşir.
Dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Kural olarak, eşin ölümü durumunda onun desteğinden yoksun kalan diğer eş yararına destekten yoksun kalınan süre ile sınırlı olarak kanun gereğince destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, araç trafik kayıtları, olay nedeniyle hak sahiplerine ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin SGK ve sigorta şirketinden alınan yazı cevapları, sigorta poliçesi, kaza tespit tutanağı, sağlık kuruluşlarından celp edilen tıbbi bilgi ve belgeler, ATK raporları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına binaen; 05/11/2010 günü meydana gelen trafik kazası sonucunda vefat eden ...'un çocuklarının destekten yoksun kalma tazminatı talepleri hep birlikte değerlendirildiğinde,olay ile ilgili olarak, Küçükçekmece ..... Asliye Ceza Mahkemesinde görülen ceza kovuşturmasında alınan 04.06.2010 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, kaza sırasında iş sahasına yayaların girişini önleyici tedbirlerin alınmamış olması, iş makinesinin manevra sırasında tüm çevreye hakim olacak şekilde düzenleme yapılmaması ve kazalının da sağlık durumu itibariyle kendi güvenliğini gözetmemesi nedenleriyle kazalının ve iş makinesi operatörünün tali ve yüklenici şirketler ... İnşaat Turizm ve tic. Ltd.Şti. ve ... Yapı İnş. Oto. San. ve Tic. Ltd. şirketleri yetkililerinin de asli kusurlu olduğunun rapor edildiği, dosyada mevcut 17/12/2018 tarihli kusur raporu olayın meydana gelmesinde; “... yargılama konusu kazada müteveffanın bir kusurunun olmadığı ve diğer davalıların farklı hukuki gerekçelerle ancak %100 kusur oranı üzerinden 818 sayılı Kanunun 50. maddesi ve şimdiki 6098 sayılı Kanunun 61. maddesi uyarınca dış ilişkide zarar gören davacılara karşı müteselsilen sorumlu olduklarına... ” demek suretiyle davacılar miras bırakanı ...’un kazada kusuru olmadığı belirtilmiştir.
Kaldırma kararı sonrası mahkememizce kusur oranlarının belirlenmesi hususunda aldırılan bilirkişi raporuyla davacılar miras bırakanı ...'un kazada %25 kusurlu olduğunun tespit edildiği, ... plaka sayılı kepçe operatörü .....'ın %75 kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmış
Mahkememizce aldırılan 18/11/2022 tarihli kusur raporundaki tespitler olayın oluş ve gerçekliğine uygun görülerek hükme esas alınmıştır.
Davacılar vekilinin destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden değerlendirme: Çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde, yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ekonomik koşullar değerlendirilerek ayrı ayrı belirlenmesi, öğrenim yapacaklar ise, öğrenimlerinin sona erdiği tarih, yapmamakta ise yerleşik kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 17.HD.2018/959 E.2018/11263 K. sayılı kararı) somut olayda, destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin, müteveffa ...'un vefat ettiği tarih dikkate alınarak davacı çocukların yaş itibariyle destek tazminatı talep edemeyecekleri açıktır. Dosyada bulunan belgelerden müteveffa ...’un emekli olduğu, emekli aylığının 596,29 TL olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında belirttiği üzere emekli iken yaşamını yitiren desteğin, yardım ve hizmet ederek eşine destekliği kabul olunmalıdır. Bu noktada Yargıtay tarafından emekli iken yaşamını yitiren desteğin kalan ömrü süresinde ev ve çarşı pazar işleri gibi günlük işleri yaparak aile bütçesine asgari ücret düzeyinde katkı sağlayacağı göz önüne alınıp net asgari ücret üzerinden davacı eş yararına destekten yoksun kalma tazminatı hesaplattırılması içtihat edilmektedir. (Yargıtay 4.HD.24.06.2008 ,2007/11168 Esas2008/8629 Karar) Toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde kaldırma kararı sonrası mahkememizce kusur oranlarının belirlenmesi hususunda aldırılan bilirkişi raporuyla davacılar miras bırakanı ...'un kazada %25 kusurlu olduğunun tespit edildiği, .... plaka sayılı kepçe operatörü .....'ın %75 kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmış olmakla, 21/05/2024 tarihli aktüerya bilirkişisi tarafından ibraz edilen raporun sonuç kısmının 1 nolu maddesi hükme esas alınarak mahkememizce verilen ilk kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... esas, .... karar sayılı, 21/04/2022 tarihli ilamı ile kaldırılmış olup usuli, kazanılmış haklar da dikkate alınarak, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda istinaf mahkemesinin kaldırma ilamından önce alınan aktüerya uzmanı bilirkişi rapor tarihindeki veriler dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekmesi nedeniyle, (emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/19053 esas, 2014/17962 karar, 08/12/2014 tarihli ilamı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/19548 esas, 2021/11230 karar, 28/12/2021 tarihli ilamı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/3767 esas, 2019/12040 karar, 16/12/2019 tarihli ilamı ), mahkememizce kaldırma kararından önce aldırılan 21/10/2019 tarihli kök rapor asgari ücrert verileri değiştirilmeden yapılan hesap dikkate alınarak; 05/11/2009 tarihinde meydana gelen kazada müteveffa ...’un %25 olduğu dikkate alınarak ...’un vefatı nedeniyle davacı eş ...’un destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararı itibar edilen 21/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda 138.633,81 TL olarak hesaplanmış olup, bu miktar yönünden müteveffanın davacı eşi ... yönünden, eşinin vefatından dolayı destek tazminatı talebi uygun görülmüştür.
MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME :
Manevi zarar, hukuka aykırı eylem sonucu kişisel değerlerde meydana gelen eksilmedir. Kişisel değerlerin soyut niteliği nedeniyle meydana gelen eksilmenin rakamsal karşılığını parasal değerini ifade etmek mümkün değildir. Bununla birlikte kişisel değerlere yapılan saldırı neticesi ruhsal dengenin bozulması yaşama sevincinin eksilmesi kaçınılmaz olduğunda, hukuk manevi zararı giderim yükümlülüğü dışında tutmamış, genel değer ölçüsü olması nedeniyle, belli bir miktar paranın verilmesi suretiyle zarar görenin tatmin edilmesini amaçlamıştır. Olayın niteliği, bilirkişi raporu, ATK raporları, hasta kayıtları, kaza tespit tutanağı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, manevi tazminatın zenginleşmeye veya yoksullaşmaya neden olamaması temel ilkesi de dikkate alınarak davacıların olaydan dolayı çekmiş olduğu elem ve ızdırabın bir nebze de olsa telafisi için davacılar lehine aşağıdaki miktarda manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmüştür.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın maddi tazminat bakımından KISMEN KABULÜ ile; 138.633,81 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ..., ... İnşaat Turizm San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... Yapı İnş. Oto. San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... İnş. Otom. San. Ve Tic. Ltd. Şti., .... San. Ve Tic. A.Ş, ... Sigorta A.Ş yeni unvan (... Sigorta A.Ş.) (Poliçe limiti 100.000 TL ile sınırlı olmak üzere) ... Sigorta A.ş (yeni unvan ... A.Ş) (Poliçe limiti 150.000 TL ile sınırlı olmak üzere ) ... Sigorta AŞ bakımından dava tarihi olan 23/11/2012 tarihinden, ... AŞ bakımından 12/03/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, sigorta şirketlerinin avans faizinin dava tarihi olan 23/11/2012 tarihinden itibaren işletilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,
2-Davanın manevi tazminat bakımından KISMEN KABULÜ ile; davacı ... açısından 25.000 TL, ... ... açısından 7.500 TL, .... açısından 7.500 TL, ... Derebaşı açısından 7.500 TL'nin kaza tarihi olan 05/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılar ..., ... İnşaat Turizm San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... Yapı İnş. Oto. San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... İnş. Otom. San. Ve Tic. Ltd. Şti., .... San. Ve Tic. A.Ş'den tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 12.716,85-TL harç peşin, ıslah ve tamamlama harcı olarak alınan alınan toplam 5.378,10 TL harcın mahsubu ile eksik 7.338,75 TL harcın davalılar ..., ... İnşaat Turizm San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... Yapı İnş. Oto. San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... İnş. Otom. San. Ve Tic. Ltd. Şti., .... San. Ve Tic. A.Ş, ... Sigorta A.Ş yeni unvan (... Sigorta A.Ş.) (9.156,132 TL'si ile sınırlı olmak üzere), ... Sigorta A.Ş. (yeni unvan ... A.Ş), ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 9.426,50 TL posta masrafı ile 5.399,25 TL harç olmak üzere toplam 14.825,75 TL yargılama giderinin davalılar ..., ... İnşaat Turizm San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... Yapı İnş. Oto. San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... İnş. Otom. San. Ve Tic. Ltd. Şti., .... San. Ve Tic. A.Ş, ... Sigorta A.Ş yeni unvan (... Sigorta A.Ş.) (10.674,54 TL'si ile sınırlı olmak üzere), ... Sigorta A.Ş. (yeni unvan ... A.Ş), ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,
5-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
6-Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden, davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 22.181,41 TL avukatlık ücretinin davalılar ..., ... İnşaat Turizm San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... Yapı İnş. Oto. San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... İnş. Otom. San. Ve Tic. Ltd. Şti., .... San. Ve Tic. A.Ş, ... Sigorta A.Ş yeni unvan (... Sigorta A.Ş.) (15.970,62 TL'si ile sınırlı olmak üzere), ... Sigorta A.Ş. (yeni unvan ... A.Ş), ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,
7-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden, davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davalılar ..., ... İnşaat Turizm San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... Yapı İnş. Oto. San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... İnş. Otom. San. Ve Tic. Ltd. Şti., .... San. Ve Tic. A.Ş,'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,
7-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacılardan alınarak kendilerini vekille temsil eden davalılar ..., ... İnşaat Turizm San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... Yapı İnş. Oto. San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... İnş. Otom. San. Ve Tic. Ltd. Şti., .... San. Ve Tic. A.Ş, ... Sigorta A.Ş yeni unvan (... Sigorta A.Ş.) ... Sigorta A.Ş. (yeni unvan ... A.Ş), ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine,
8-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden AAÜT 10/2. maddesi gereğince hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacılardan alınarak kendilerini vekille temsil eden davalılar ..., ... İnşaat Turizm San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... Yapı İnş. Oto. San. Ve Tic. Ltd. Şti., .... San. Ve Tic. A.Ş.'ye verilmesine,
9-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalılar tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalılara iadesine,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere davacılar vekili, davacı asil ..., ... ile davalı ... inşata vekilinin yüzüne karşı diğerlerinin yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/06/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır