T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/578 Esas
KARAR NO : 2024/545
Bakırköy .... İcra Dairesi : ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/06/2022
KARAR TARİHİ : 20/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında inşaat yapı malzemeleri satımı şeklinde ticari ilişkide bulunulduğunu, davacı tarafından davalıya 22.12.2021 tarihli ve .... numaralı 133.104,00 TL bedelli fatura münderecatındaki ürünler satılmış ve teslim edildiğini, borçlu tarafından fatura edelinin 50.000,00 TL'si banka kanalıyla ödendiğini, bakiye bedel olan 83.104,00 TL ödenmediğini, bunun üzerine borçlu hakkında Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı icra dosyası üzerinden takip başlatıldığını, itiraz üzerinde durduğunu, açıklanan nedenlerle itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takibe konu fatura münderecatının 50.000,00 TL karşılığı mal teslimatı yapıldığını, bakiye mal davacı tarafından teslim edilmediğini, teslimat yapılan mal karşılığı davacıya ödendiğini, teslimatı yapılmayan mallar için davacı ile irtibata geçilmeye çalışılmasına rağmen davacının mağazasını kapatması nedeniyle hiçbir şekilde irtibat kurulamadığını, bu nedenle davalı tarafından 08.03.2022 tarihli ve .... numaralı 59.000,00 TL bedelli iade faturası tanzim edildiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Bakırköy .... İcra Dairesi ’nün .... esas sayılı dosyası, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacının Bakırköy .... İcra Dairesi 'nin ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Bakırköy .... İcra Dairesi’nün .... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 83.104,00-TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren işlemiş 522,53-TL faiz ile birlikte bakiye toplam 83.626,53 tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi .... 28/08/2023 tarihli raporunda; "Dava konusunun, taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davacı ... tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu faturadan kaynaklı 83.104,00 TL bakiye fatura alacağının 522,53 TL işlemiş faizi ile birlikte davalı ... tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Sayın Mahkemenizin 14.04.2023 tarihli Duruşma Tutanağında; Davacı şirketin ticari defterleri üzerinde yerinde inceleme yetkisi verildiği, iş bu yetkiye istinaden tarafımdan davacı ... vekiline mail atılarak davacı şirkete ait ticari defter, belgelerin hazırlanması gerektiği yönden bilgi verilmesi akabinde davacı taraf ilgili maile 27.05.2023 tarihinde “Merhaba üstadım, Mali Müşavirimize mailinizi ilettim. Kendisi gerekli bilgileri ikmal ettikten sonra size dönüş yapacağız.” şeklinde cevap vermiş ancak rapor tarihine kadar davacı ... vekili tarafından ticari defter ve belgeleri hazırlandığına dair bilgi verilmediğinden ve talep edilen verilerin tarafıma gönderilmediğinden davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmadığı, Mahkemece yazılan talimat sonucunda davalı ... ticari defterleri üzerinde Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Talimat dosya sayısı ile inceleme yapılmış olup tanzim edilen 10.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda mealen ve özetle; “..Davalının 01.01.2022 tarihi itibariyle 320. Kodlu hesabında davacı ... 83.104,00 TL borçlu olduğu, davalı tarafından davacıya 08.03.2022 tarihli .... no.lu KDV dahil 59.000,00 TL'lik iade faturası kesildiği, 31.12.2022 tarihi itibariyle davalı ... davacı ... 24.104,00 TL borçlu olduğu...” şeklinde tespitler yapıldığı, Mahkemece celp edilen BA-BS formlarının dönemlerinin eksik olduğu, davalı ... 2021 yılına ilişkin BA-BS formları görülmediği, tarafların 2021 ve 2022 yılları BA-BS formlarının tamamının celp edilmesi halinde BA-BS yönünden tam olarak bir tespit yapılabileceği, Davacı ... tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu faturanın E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, faturanın davalı ... ticari defter ve kayıtlarında olduğu, davacı ... ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığından faturaların davacı kayıtlarında yer alıp almadığı tespit edilemediği, takibe konu faturaya karşın davalı ... tarafından 24.12.2021 tarihinde 50.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, akabinde takibe konu fatura içeriği ürünlerin tamamı teslim edilmediği iddiası ile 08.03.2022 tarihinde 59.000,00 TL tutarlı iade faturası düzenlediği, takibe konu fatura içeriği ürünler kapsamında davacı ... tarafından dosyaya sunulan herhangi bir teslim belgesi görülmediği, fatura içeriği ürünlerin ne kadarının teslim edildiği dosyadaki belge ve verilere göre tarafımızca tespit edilemediğinden takibe konu faturanın kabul edilip edilmeyeceği ve davalı tarafın düzenlemiş olduğu iade faturasının yerindeliği açısından Nihai Takdir ve değerlendirme Mahkemenize ait olacağı, Davacının takip tarihinden önce davalıya bir ödeme ihtarının bulunmadığı, takip tarihi itibariyle davacının 522,53 TL işlemiş faiz talebinin dayanağı bulunmadığından, takip tarihi itibariyle işlemiş faiz yönünden alacağının bulunmadığının kabulünün gerekeceği, Neticeten; Mahkemece davalı ... tarafından takibe konu faturaya karşılık düzenlenen 08.03.2022 tarihli 59.000,00 TL bedelli iade faturasının kabul edilmesi halinde, davacı ... takip tarihi (07.01.2022) itibariyle davalı ... 24.104,00 TL tutarında fatura bakiye alacaklı olacağı, Mahkemece davalı ... tarafından takibe konu faturaya karşılık düzenlenen 08.03.2022 tarihli 59.000,00 TL bedelli iade faturasının kabul edilmemesi halinde ise, davacı ... takip tarihi (07.01.2022) itibariyle davalı ... 83.104,00 TL tutarında fatura bakiye alacaklı olacağı." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Bilirkişi ... 22/01/2024 tarihli ek raporunda; "Dava konusunun, taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davacı ... tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu faturadan kaynaklı 83.104,00 TL bakiye fatura alacağının 522,53 TL işlemiş faizi ile birlikte davalı ... tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacının 2021-2022 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının incelenen ticari defterlerine göre; Davalı ile olan ticari münasebetini 120. Alıcılar hesap kodunda takip ettiği, davacı ... tarafından takibe konu edilen 22.12.2021 tarihli .... numaralı 133.104,00 TL faturanın davacı ... ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takibe konu faturadan kaynaklı davacı ... takip tarihi (07.01.2022) itibariyle davalı ... 133.104,00 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, bu alacağını.da 30.09.2022 tarihinde 128. Kodlu Şüpheli Ticari Alacaklar hesabına aktardığı, Mahkemece yazılan talimat sonucunda davalı ... ticari defterleri üzerinde Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Talimat dosya sayısı ile inceleme yapılmış olup tanzim edilen 10.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda mealen ve özetle; “..Davalının 01.01.2022 tarihi itibariyle 320. Kodlu hesabında davacı ... 83.104,00 TL borçlu olduğu, davalı tarafından davacıya 08.03.2022 tarihli .... no.lu KDV dahil 59.000,00 TL'lik iade faturası kesildiği, 31.12.2022 tarihi itibariyle davalı ... davacı ... 24.104,00 TL borçlu olduğu...” şeklinde tespitler yapıldığı, Tarafların BA-BS bildirimlerine göre davacı ... tarafından takibe konu edilen fatura yönünden tarafların BA-BS bildirimlerinin uyumlu olduğu, davalı tarafından davacı adına tanzim edilen KDV dahil 59.000,00 TL bedelli iade faturası yönünden davalının BS bildiriminde bulunmasına karşın davacının BA bildirimi vermediği, Davacı ... tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu faturanın E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, takibe konu faturanın davacı ve davalı ... ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takibe konu faturaya karşın davalı ... tarafından 24.12.2021 tarihinde 50.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, akabinde takibe konu fatura içeriği ürünlerin tamamı teslim edilmediği iddiası ile yaklaşık 3 ay sonra 08.03.2022 tarihinde 59.000,00 TL tutarlı iade faturası düzenlediği, (Ticari e-Faturalar, faturanın alıcıya gönderilmesinden itibaren 8 gün içinde alıcının reddetmesi durumunda iptal edilebilir ve bu durumda iade faturası düzenlenmesine gerek yoktur. Eğer alıcı 8 gün içinde faturayı reddetmezse ve iade etmek isterse, iade faturası düzenlenmesi gerekmektedir.) takibe konu fatura içeriği ürünler kapsamında davacı ... tarafından dosyaya sunulan herhangi bir teslim belgesi görülmediği, fatura içeriği ürünlerin ne kadarının teslim edildiği dosyadaki belge ve verilere göre tarafımızca tespit edilemediğinden takibe konu faturanın kabul edilip edilmeyeceği ve davalı tarafın düzenlemiş olduğu iade faturasının yerindeliği veya süresinde olup olmadığı açısından Nihai Takdir ve değerlendirme Mahkemenize ait olacağı kanaati hasıl olduğu, Neticeten; Mahkemece davalı ... tarafından takibe konu faturaya karşılık düzenlenen 08.03.2022 tarihli 59.000,00 TL bedelli iade faturasının kabul edilmesi halinde, davacı ... takip tarihi (07.01.2022) itibariyle davalı ... 24.104,00 TL tutarında fatura bakiye alacaklı olacağı, Mahkemece davalı ... tarafından takibe konu faturaya karşılık düzenlenen 08.03.2022 tarihli 59.000,00 TL bedelli iade faturasının kabul edilmemesi halinde ise, davacı ... takip tarihi (07.01.2022) itibariyle davalı ... 83.104,00 TL tutarında fatura bakiye alacaklı olacağı." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/4521 E. 2016/549 K. sayılı ilamı; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/062003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır... Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.)... Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.
''... Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya .... aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.'' (Yargıtay 15.Hukuk Dairesi 11.11.2020 tarih 2019/3926 E 2020/2954 K sayılı ilam)
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, bilirkişi raporu ve ek raporu içeriğine göre; Davacının 2021-2022 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı, sahibi lehine delil olma vasfı taşıdığı, davacı ... tarafından takibe konu edilen 22.12.2021 tarihli .... numaralı 133.104,00 TL faturanın davacı ... ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takibe konu faturadan kaynaklı davacı ... takip tarihi (07.01.2022) itibariyle davalı ... 133.104,00 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, davalı ... ticari defterleri üzerinde Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Talimat dosya sayısı ile inceleme yapıldığı, Davalının 01.01.2022 tarihi itibariyle davacı ... 83.104,00 TL borçlu olduğu, davalı tarafından davacıya 08.03.2022 tarihli .... no.lu KDV dahil 59.000,00 TL'lik iade faturası kesildiği, 31.12.2022 tarihi itibariyle davalı ... davacı ... 24.104,00 TL borçlu olduğu, Tarafların BA-BS bildirimlerine göre davacı ... tarafından takibe konu edilen fatura yönünden tarafların BA-BS bildirimlerinin uyumlu olduğu, davalı tarafından davacı adına tanzim edilen KDV dahil 59.000,00 TL bedelli iade faturası yönünden davalının BS bildiriminde bulunmasına karşın davacının BA bildirimi vermediği, davacı ... tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu faturanın E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, takibe konu faturanın davacı ve davalı ... ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takibe konu fatura içeriği ürünlerin tamamı teslim edilmediği iddiası ile yaklaşık 3 ay sonra 08.03.2022 tarihinde 59.000,00 TL tutarlı iade faturası düzenlediği, davalının, faturayı defterine kaydetmesi, Ba bildiriminde bulunması, ve e-fatura şeklinde düzenlenen olunan faturaya karşı itirazının bulunmaması karşısında, davacı tarafın alacağının ispat ettiği buna karşın 08.03.2022 tarihinde 59.000,00 TL tutarlı iade faturası yönünden ispat yükünü üstüne alan davalı tarafından ispat edilemediğinden, davacı ... takip tarihi (07.01.2022) itibariyle davalı ... 83.104,00 TL tutarında fatura bakiye alacaklı olduğu sonucuna varılarak, hüküm vermeye elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi raporu da dikkate alınarak açılan davanın kabulü ile; Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinde davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile, asıl alacağın %20'sine tekabül eden 16.620,80-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile 83.104,00-TL asıl alacak yönünden davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin asıl alacak yönünden aynı şartlar altında devamına,
2-İşlemiş faize ilişkin talebin reddine,
3-Asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 16.620,80-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Kötüniyet tazminat talebinin reddine
5-Alınması gerekli 5.676,83 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.001,08-TL harcın mahsubuyla bakiye 4.675,75-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 1.001,08-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.081,78-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 5.031,00- TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzünde davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır