T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/614
KARAR NO: 2023/1161
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/07/2022
KARAR TARİHİ: 09/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/11/2023
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: davacı vekili özetle; müvekkili ile vefat eden diğer borçlu babası ....., müşterek murisleri ......'dan intikal eden Kocaeli, Kandıra İlçesi sınırları içerisinde bulunan el birliği mülkiyetli taşınmazlar yönünden satış ve izale-i Şuyuu davası açması ve sonuçlandırılması için Bakırköy ..... Noterliği'nin 17.08.2015 tarih .... yevmiye sayılı düzenleme şeklinde vekaletname lehtar ...'a (satış ve dava vekaleti yetkisi) verildiğini, müvekkili ile diğer vefat eden borçlunun babasının mülkiyetin paylı mülkiyete çevirme, izale-i Şuyuu davası açması ve diğer tüm işlemleri yapması için diğer borçlu Alacaklı ... aralarında dava konusu 700.000,00 TL lik senet düzenlendiğini, takibe konu senedin, keşideciler müvekkili ..., vefat eden babası ....., Lehtar ..., düzenleme tarihi 20.07.2015, vade tarihi 20.08.2015 tarih, 700.000,00TL bedelli, malen yazılı bono olduğunu, lehtar ..., diğer iş ortağı emlakçı ......'e ciranta (müvekkillerinin bilgisi dışında) yaptığını, ... ile alacaklı ......'ün birlikte emlak işi yapmakta ve müvekkiline de iş ortağı olarak tanıştırdıklarını, senetteki lehtar ve ciranta senedin ne için verildiğini ve mal alış verişi de olmadığını bildiğini, yine 25.02.2016 tarihli sözleşme başlıklı belgede "... ve .....'ın verdiği 700.000,00TL senet vermiş oldukları senet iş bu senet izai Şuui davası bitince geri iade edilecektir."şeklinde ... tarafından ıslak imzası ile düzenlendiğini, yine ... ile müvekkili ile ölen borçlu babası adına 700.000,00TL bedelli teminat senedi verdiğini, müvekkili ile babasının kendi muvazaa ve hilelerini öğrenmesini engellemek için teminat senedi verdiğini, müvekkilinin babası .....'ın 22.10.2020 de vefat ettiğini, tek yasal mirasçısı davacı müvekkilim ... kaldığını, alacaklı davalı ......'ün de 08.05.2022 tarihinde vefat ettiğini ve geride yasal mirasçıları davalıların kaldığını, müvekkilinin davaya konu malen ibareli 700.000,00TL meblağlı senedi emlakçı ...'a geri verilmek üzere adlarına kayıtlı gayrimenkuller yönünden işlem yapması için verilmesine rağmen lehtar ...'ın hile ve muvazaalı şekilde diğer emlakçı ortağına ciranta yaparak icra takibi başlatıldığını, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra takip dosyası ile müvekkili ile ölen babası aleyhine icra takibi yapıldığını ve tapudaki taşınmazlarının kayıtları üzerine haciz şerhi konulduğunu ve satış talebinde bulunulduğunu, müvekkilinin alacaklı borçlu tarafın haksız ve kötü niyetli olduklarını hileli ve muvazalı işlem yaptıklarını öğrenir öğrenmez, taşınmaz kayıtları üzerindeki haciz şerhinin kaldırılmasını talep etmiş ise de satış avansı yatırıldığından haciz şerhinin kaldırılamadığını, alacaklı taraf ile müvekkili arasında her hangi bir alış veriş olmamasına rağmen, davaya konu icra takibini açarak müvekkilini maddi ve manevi olarak zarara uğrattıklarını, takibe konu senette malen ibaresi yazıldığını, davalı alacaklı taraf ile müvekkili arasında her hangi bir şekilde alış veriş olmadığını, ispat külfeti davalı - alacaklı tarafta olduğundan bahisle dava konusu senedin ve takibin iptaline, müvekkilinin takip tarihi itibarı ile muaccel bir borçlarının da bulunmaması dikkate alınarak dava konusu senede ve takip yapılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğü' nün .... Esas Sayılı icra takip dosyasına borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetle hareket ederek müvekkilinin ticari hayatına onarılmaz zararlar veren davalı tarafın %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının açtığı davayı kabul etmediğini, davada belirtilen senedi davacının kendisine teminat senedi olarak verdiğini, davacının tüm yapılan işlemlerden haberi olduğunu, piyasada emlak fiyatlarının yükselmesinden dolayı anlaşmalarına aykırı biçimde haksız olarak bu davayı açtığını, ayrıca davacının iddia ettiği gibi kötü niyetli olmadığını, zira kendisine verilen senedin karşılığında aynı tutarda (700 bin TL) 01.01.2019 ödeme günlü ve 03.09.2018 düzenleme tarihli davacıya senet verdiğini, bu sebeple kötü niyet iddiasını kabul etmediğini, kötüniyetli olsa vekalete göre yeri çoktan satacağını, ancak bunu yapmadığını, ayrıca işlemler sırasında masraflar yaptığını, bu masrafların kendisine ödenmediğini, bu nedenlerle açılan davanın reddini, yargılama harç ve giderlerinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur.
Diğer davalılar tebligata rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLER:
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasının tetkikinde; 20/07/2015 düzenleme tarihli, 20/08/2015 vade tarihli, keşidecisi ..., lehtar ..., ciranta ...... olan, 700.000,00 TL bedelli, senetten dolayı alacaklı ......, borçluları ..., ..... aleyhine icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespiti talebinden ibarettir.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle, alacağın dayanağını teşkil eden kambiyo senedinin hukuksal niteliğini irdelemiştir.
Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine dayanır.
Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir ‘gayeye’ ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye, bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan bu ilişki "kambiyo ilişkisi" olarak anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu "kambiyo taahhüdü"nde bulunmuş olur.
Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl/temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.
Bu genel açıklamadan sonra, hemen belirtmelidir ki, bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bonoyu düzenleyen, asıl borçlu durumundadır (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 779/1).
Bu aşamada, menfi tespit konulu eldeki davada, ispat yükünün özellikleri üzerinde de durulmalıdır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72.maddesi gereğince, borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında, borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6).
İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir.
Borçlu, borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Kambiyo senetlerine dayalı davada ise ispat yükü davacı borçludadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir.
Aynı ilkeler, HGK’nun 17.12.2003 gün ve ... E., .... K. sayılı ilamında da benimsenmiştir.
Yukarıda yapılan tüm açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: Davacılar, kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespitini istediğine göre, konunun hem kambiyo hem de ispat hukuku açısından ele alınıp, değerlendirilmesi gerekir.
6100 Sayılı HMK m. 201 gereğince; yazılı bir belgeye (senede) bağlanmış olan her çeşit iddiaya karşı defi olarak ileri sürülen hususların yazılı delillerle ispatlanması gerekir.
20/07/2015 düzenleme tarihli, 20/08/2015 vade tarihli, keşidecisi ..., lehtar ..., ciranta ...... olan, 700.000,00 TL bedelli, senedin düzenleme bölümünde "malen" ibaresi bulunmaktadır. Davacı malen kaydını inkar edip mal alışverişi olmadığını iddia etmektedir.
Davalı .... ise, dava konusu yapılan senedin teminat senedi olduğuna ilişkin cevap vermiştir. Davalı ...... miraçsıları cevap dilekçesi sunmamıştır. Bonodaki zorunlu şekil şartlarının yanında seçimlik şartlarda vardır. Bonoya isteğe bağlı olarak, faiz, bedelin nakden yada malen alındığı veya yetkili mahkeme kayıtları da konabilir (Poroy,R.: Kıymetli Evrak Hukuku Esasları 11. Bası, İstanbul 1989, s. 237 vd.)
Yargıtay içtihatları ve öğretide kabul edildiği üzere, bonolara özgü seçimlik unsurlardan biri de temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik “bedel kaydı”dır. Yinelemek gerekirse “bedel kaydı” kambiyo senedinin ihtiyari kayıtlarındandır. Bu kayıt keşidecinin (borçlunun), senedin lehdarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar. Aslında kambiyo senetleri hukuku yönünden bu kayıtların bir anlamı ve önemi yoktur. Çünkü kambiyo senedinin düzenlenmesiyle, mücerret bir borç ilişkisi yaratılmaktadır. Bu nedenle de karşı edimin elde edilip edilmediğinin önemi de bulunmamaktadır. Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının varlığı ya da yokluğu senedin bono niteliğini etkilemez. Bedel kayıtları daha çok keşideci ile lehdar arasındaki iç ilişki yönünden ve ispat konusunda önem taşır. Kişisel defi nedenlerinin varlığının kanıtlanmasını kolaylaştırır.
Sözü edilen kayıtlar özellikle ispat hukuku açısından ilgilileri bağlayıcı niteliktedir. Bedel kaydı içeren bononun lehdarı, artık senedin “kayıtsız ve koşulsuz bir borç ikrarı olduğu” yolundaki soyutluk kuralına dayanamayacaktır.
Borç ikrarını içeren bir belge aleyhine kanıt sunulabilir. Ancak; ikrar borcun nedenini içeriyorsa, sadece bu nedenin gerçekleşmediğinin kanıtlanması gerekir (12/4/1933 gün ve 1933/30-6 Sayılı YİBK ).
Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, davacının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır (HMK'nın m. 191/1, TMK m. 6). Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili denmektedir. Bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşku bulunmamaktadır.
Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/19-821 E. 2019/58 K. )
Somut olayda; davalı ... cevap dilekçesinde, 20/07/2015 düzenleme tarihli, 20/08/2015 vade tarihli, keşidecisi ..., lehtar ..., ciranta ...... olan, 700.000,00 TL bedelli senedin, teminat senedi olduğunu savunmuş, "kendisi bana bu senedi teminat senedi olarak vermiştir" demekle ispat yükünü üzerine almış ve yazılı delil ibraz edilmemiştir. Davalı ... yönünden davacının iddiaları bakımından çift taraflı talinin uygulanması neticesinde davacının iddiaları kabul görmesi gerekir. (Yargıtay 11.HD. 2020/2425E, 2020/4100 K sayılı ilamı)
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasında, 20/07/2015 düzenleme tarihli, 20/08/2015 vade tarihli, keşidecisi ..., lehtar ..., ciranta ...... olan, 700.000,00 TL bedelli senetten dolayı alacaklı ......, borçluları ..., ..... aleyhine icra takibi başlatıldığı, icra takibinde ......'ün alacaklı, ...'ın borçlu konumunda olduğu, senette ......'ün alacaklı konumunda olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama sonunda, davalı ... ve ...... mirasçılarına borçlu olunmadığı iddiası ile açılan menfi tespit davasında, ...... yönünden ispat külfetinin davacı borçluda olduğu, senede karşı ileri sürülen her iddianın, HMK'nın 200. maddesine göre yazılı delille ispatının gerektiği, davacının ...... yönünden iddialarını ispat edemediği, davacı vekilinin yemin ve tanık delillerinin ispat hukuku kuralları açısından dinlenemeyeceğinden, ...... yönünden davacının, malen kaydının aksine ilişkin iddiasını yazılı delille ispat etmek zorundadır.
Diğer taraftan 6762 sayılı TTK’nun 690.maddesinin yollamasıyla bonolarda da uygulama yeri olan 6762 sayılı TTK’nun 599.maddesinde "Poliçeden dolayı kendisine müracaat olunan kimse keşideci veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan def'ileri müracaatta bulunan hamile karşı ileri süremez; meğer ki, hamil poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun" hükmü öngörülmüştür ancak, hamil poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması halinde bu defiler ileri sürebilecektir.
Davaya konu senedin kambiyo senedi özelliklerini taşıdığı ve alacaklının kambiyo hukuku gereğince takip hakkına sahip bulunduğu anlaşılmaktadır.
Takip alacaklısı ......'ün kötü niyetli olduğu iddia ve ispat edilmediği gibi muteriz borçlu tarafından takip dayanağı senetteki imzaya itiraz edilmediği gibi borcun ödendiği de ispat edilmemiştir. Yargılamanın niteliği gereği davacının dayanağı olan tanık ve yemin delili somut olay bakımından kambiyo senedine ilişkin ispat hukuku açısından delil özelliğini taşımamaktadır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile;
-Davalı ... yönünden açılan menfi tespit davasına konu 20/08/2015 vadeli, 20/07/2015 tanzim tarihli, borçlusu ..., alacaklısı ... olan 700.000,00 TL bedelli senet yönünden borçlu olmadığının tespitine,
-Kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine,
-...... mirasçıları olan davalılar bakımından açılan davanın reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 47.817,00 TL harç peşin alınan 11.954,25 TL, 298,85 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 35.563,90 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama 1.362,50 TL yargılama gideri ile 12.345,30 TL toplam harç masrafı ki toplam 13.707,80 TL yargılama giderinin davalı ...'dan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 104.000,00 TL avukatlık ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
09/11/2023
Başkan ...
¸
Üye ...
¸
Üye ...
¸
Katip ...
¸