T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/837 Esas
KARAR NO: 2023/1211
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/09/2022
KARAR TARİHİ: 16/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/12/2023
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: davacı vekili özetle; davacı şirketin sabit olan alacağına ilişkin Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, gönderilen ödeme emrinin davalı borçlu tarafa tebliğ edildiğini, davalı borçlu tarafından tamamı ile haksız ve kötü niyetli olarak sadece zaman kazanmak adına borcun tamamına itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davalı borçlu şirketin icra takibine yapmış olduğu itirazda, davacı şirkete borcu bulunmadığını beyan etmiş olduğunu, bu itiraz mukabilinde yapmış oldukları arabuluculuk başvurusunda da davalı borçlu şirket ile anlaşma sağlanamadığını, icra takibinin dayanağını teşkil eden alacaklarına ilişkin tüm faturaların davalı ... tebliğ/teslim edilmiş olduğunu tamamının davalı tarafından kayıtlarına alındığını, davacı şirketin mail kayıtları itibari ile sabit olduğu üzere alacağını talep etmesi üzerine davalı ... tamamı ile asılsız bir reklamasyon iddiasında bulunduğunu davacı şirketin bu iddiaya ilişkin olarak ayıplı olduğu iddia edilen ürünleri talep ettiğini, davalı ... buna ilişkin olarak da hiçbir ürün teslimi yapamadığının sabit olduğunu, hiçbir aşamada herhangi bir ayıp veya reklamasyon iddiasında bulunmayan davalı-borçlu tarafın alacağın talep edilmesi üzerine bu şekilde bir asılsız beyanda bulunduğunun anlaşıldığını, icra takibi dayanağı faturaların davalı borçlu şirkete E-Fatura olarak tebliğ edildiğini, borçlu tarafından hiçbir faturaya itiraz edilmediği gibi, tüm faturaların davalı şirket kayıtlarına alındığını, buna ilişkin olarak Güneşli Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılmak sureti ile davalı .....Tekstil şirketine ait 2022 yılı BA-BS form kayıtlarının celbini talep ettiklerini, davalı borçlu ... işbu itirazla zaman kazanmak istediğinin açık olduğunu, davalı borçlu şirketin itirazının hiçbir şekilde kabul edilemeyecek olduğu gibi itirazın kötü niyetli olması sebebiyle, davanın kabulü ile davalı borçlu ... aynı zamanda % 20'den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini, dilekçeleri ile izah ettikleri hususlar çerçevesinde, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamamış olduğu sabit olmak üzere, davalı borçlu şirketin haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olması ile davalı borçlu şirketin %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, Netice olarak; Güneşli Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak davalı yana ait 2022 yılına ilişkin tüm BA-BS form kayıtlarının celbine, davanın kabulü ile davalı borçlu ... icra dosyasına vaki haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeni ile davalı borçlu yanın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderler ile ücret-i vekâletin davalı borçlu yana tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davalı aleyhine İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile cari hesap alacağı açıklamasıyla takibe geçildiğini, taraflarınca söz konusu bu davaya itiraz edilmiş olmakla, işbu yargılama sonucunda itirazlarının haklılığının bir kez daha ortaya çıkacağını, dava dilekçesinde her ne kadar reklamasyon iddiasında bulunulduğu dile getirilmiş ise de bu açıklamaların mahkemeyi yanlış yönlendirmeye yönelik olduğunu, reklamasyon iddiasının taraflarınca hiçbir şekilde ileri sürülmemiş olmakla işbu dilekçeleri ile de bu yönde bir iddialarının olmadığını bir kez daha beyan etmek istediklerini, olayın esasının dava dilekçesi ile aktarılandan çok daha farklı olduğunu,
Davacı şirketin, yurtdışı ile ticari faaliyetler içerisinde bulunan bir şirket olduğunu, bundan önceki süreçte de bahsedecekleri ... şirketi ile karşılıklı olarak bir araya geldiklerini ve birçok kez yurtdışına zaten direkt ihracat yaptığını, davacı şirketin yine yurt dışı menşeli ... şirketi ile birtakım tekstil ürünlerinin üretim ve tedarikine ilişkin anlaşma yapmış olmakla, ürünlerin imalat ve tedarikine ilişkin esas anlaşmanın davacı ile ... şirketi arasında olduğunu, bu hususun işbu dilekçe ekinde sundukları mail yazışmaları ile de sabit hale geleceğini, ... şirketi ile bu anlaşması devam ederken davalı şirketin ürünleri yetiştiremeyeceği kanaati ile taraflarıyla iletişime geçtiklerini, bir kısım imalat ve tedarikin taraflarınca gerçekleştirilmesini talep ettiklerini, bunun üzerine, tekstil ürünlerinin imalatında kullanılacak kumaşları davacı tarafından tedarik edildiğini buna göre; kumaşın davacı tarafından tedarik edileceğini müvekkilinin imalatları yaparak ve yurtdışına ihraç edecek gelen bedelden kumaş bedeli düşülerek kalan karın da müvekkiline ait olacağını, fakat davalının, davacının kusurlu davranışlarından dolayı kar payını da alamayıp zarara uğradığını, davalının her türlü zarar ve ziyanına karşı beyan haklarının saklı tuttuklarını, adi ortaklığın sona erme hallerinin genel olarak TBK m. 639’da belirtildiğini, somut olay bakımından, davacının kusurlu davranışlarından dolayı işbu iktisadi amacın gerçekleştirilemediğinden adi ortaklığın halen devam etmekte olduğunu, sırf bu nedenle dahi işbu davanın reddinin gerektiğini, taraflarınca sipariş formlarında taraflarının yükümlülüğünde olduğu belirtilen ürünlerin imal edildiğini, ... incelemeleri yaptırıldığını, ... şirketine dava dışı .... İhracat şirketi ... ticaret aracılığıyla teslim edildiğini, Sonrasında ... şirketi tarafından yapılan inceleme neticesinde tüm ürünlerin, davacının taraflarına tedarik etmiş olduğu kumaşın ayıplı olmasından dolayı reddedildiğini, bunun üzerine mevcut durum ve test sonuçlarının derhal davacı şirkete bildirildiğini, davacı şirketçe de mevcut durumun kabul edildiğini ve ürünlerin kendilerine iadesi şartıyla zararın 33.000 Euro’suna katlanılacağının belirtildiğini, keza davacının dava dilekçesinde yer alan "müvekkil şirketin bu iddiaya ilişkin olarak ayıplı olduğu iddia edilen ürünleri talep ettiği" şeklindeki beyanları ile de ürünlerdeki ayıbı kabul ettiğini ve taraflarına iadesine hazır olduğunu ikrar ettiklerimi, bu hususları kanıtlayıcı mail yazışmalarının da mevcut olduğunu, ancak gelinen noktada, ... şirketi ilgili ürünlerin üzerine kendi markasını işlediği, etiketlendirdiği için artık lisanslı olan malların iadesinin mümkün olmadığını, iade için ek masraf yapılması gerektiğini ve bunun davacı şirket tarafından karşılanması halinde ürünleri iade edebileceğinin belirtiklerini, -zira ... şirketinin sözleşmesel muhatabının davacı taraf olduğunu ve ayıbın davacı taraftan kaynaklanmakta olduğunu, davalının sözleşme ilişkisinde bir kusuru olmamasına rağmen en çok zarara uğrayan taraf olduğunu, bu konuya dair fazlaya ilişkin haklarının saklı tuttuklarını beyan ettiklerini, işbu dava bakımından dava dilekçesi ile talep edilen istemin ; "müvekkili şirketin bu iddiaya ilişkin olarak ayıplı olduğu iddia edilen ürünleri talep ettiği, davalı ... buna ilişkin olarak da hiçbir ürün teslimi yapmamış olduğunun sabit olduğunu, " şeklindeki beyanlarına dayanmakla, bu beyanları ile davacının aslında ürünlerin üretildiğini ikrar ettiğini kendilerince icra takibine konu istemlerinin temelinin ürünlerin kendisine iade edilmemesinden doğduğunu beyan ettiğini, oysa davalı tarafından kendilerine bildirildiği üzere, iadesi talep edilen ürünlerin taraflarının uhdesinde olmadığını, kaldı ki reklamasyon iddiasının taraflarınca değil ... şirketi tarafından yapıldığını, keza, ... şirketinin reklamasyon iddiası ürünlerde kullanılan kumaşların ayıplı olmasından kaynaklandığını, davacı her ne kadar tarafları ile arasında bir satım akdi varmış gibi çerçeve çizmeye çalışmışsa da satım akdinin davacı ile ... şirketi arasında olduğunu, ve ayıp iddiasının taraflar arasında ileri sürüldüğünü, zira ayıp iddiasının sadece sözleşmenin tarafları arasında ileri sürülebileceğini, davacı ile aralarında bulunan ilişkinin söz konusu akdi ilişkiden farklı olmakla, işbu davanın tarafları arasındaki ilişkiden doğan bir uyuşmazlık bulunmadığını, davalı ile müvekkili şirket arasında, bir adi ortaklık kurulduğunu, müvekkilinin adi ortaklık kapsamında hak kazandığı karı alamadığını, bu nedenle, kumaş bedellerine ilişkin düşümü yapmasının da mümkün olmadığını, söz konusu bu adi ortaklık kapsamında taraflarınca tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini, malın ... şirketine teslim edildiğini, kumaşlardaki ayıba ilişkin iddiaların kumaşların tedarikinin davacıya ait olduğundan dolayı taraflarına yüklenemeyeceğini, zira taraflarınca Türkiye'de ... denetiminin dahi yaptırıldığını, Özetle, sözleşmenin nisbi bir ilişki ve satım sözleşmesinin tarafı olmadıklarından ürün bedelleri ile sorumlu olmamaları, satım akdinin bedelinin taraflar arasındaki cari hesaba konu olmasının beklenemeyeceğini, keza malların uhdelerinde bulunmadığından malların iadesi ile sorumlu tutulmalarının da mümkün olmadığını, Adi ortaklık kapsamında hak ettikleri kar payına davacının kusurlu davranışı nedeni ile kavuşamadıklarından, adi ortaklık içinde kararlaştırılan "kumaş bedellerine ait miktarın düşümü"nün de taraflarına yapılmasının beklenemeyeceğini, davacı şirketin ... şirketine karşı sorumlu olduğu ve ödemeyi taahhüt ettiğini, mail yazışmalarında bu hususlar mevcut olduğunu, zarar bedelini taraflarına mal etmeye çalıştıklarını, söz konusu bu tutumun hukuki olmadığı kadar kötü niyetli olduğunu beyanla davanın reddine, kötü niyetli olarak takip başlatan davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa ikmali ile nihai takdirin sayın mahkemeye ait olmakla, açıkça başkası ile olan akdi ilişkisi nedeni ile ayıptan doğan sorumluluğunu taraflarına yüklemeye çalışan davacı tarafın HMK 329' de yer alan yaptırımlara çarptırılmasına karar verilmesini, talep etmişleridir.
DELİLLER:
Ticaret Sicil Kayıtları, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası, tarafların ticari defterleri, Vergi dairesinden celp edilen tarafların karşılaştırmalı BA-BS formlarına ilişkin müzekkere cevabı , bilirkişi incelemesi
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında itirazın iptali, takibin devamı, %20 icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
Sorun: Asıl konunun ise reklamasyon iddiası, adi ortaklık ilişkisi mi, yoksa davacı tarafından temin edilen kusurların ayıplı olmasından kaynaklı olup olmadığı ve davacı ile dava dışı ... şirketi arasındaki ticari ilişki neticesinde, ürünlerin kusurları, ayıplı olup olmadığı ve iadesi talep edilen ürünlerin davalının uhdesinde kalıp kalmadığı, davalının temin tarihinde onay vermesinden kaynaklı olup olmadığı, ürünlerin iadesi şartları, davacının zarara katlanıp katlanmayacağı noktasında toplandığı görüldü.
Çözüm: Taraflarca sunulan delillerle, HMK, TBK, TTK, ve İİK bakımından değerlendirilmesinin yapılmasıdır.
Davada tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılarak dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan 20/07/2023 tarihli bilirkişi raporu bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alınmıştır.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; 10/08/2022 tarihinde, 1.250.291,62 TL cari hesap alacağı (istenen: yıllık adi kanuni faiz) ve 10.790,19 TL işlemiş faiz (06/07/2022-10/08/2022 arası 35 gün %35) olmak üzere 1.261.081,81 TL toplam alacak üzerinden cari hesap alacağına istinaden icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından takip aslına, işlemiş faiz ve tüm ferilerine itiraz edildiği, ve takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde; davacının ve davalının 2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin usule uygun tutultukları ve kendi lehlerine delil olma özelliğine sahip olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, celp edilen deliller ve mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre, somut olayda; tarafların ibraz ettikleri ticari defterlerin incelemesinde aralarındaki ticari ilişkinin Mart 2022 döneminde başladığı ve Temmuz 2022 dönemine kadar devam ettiği, taraflarca düzenlenen faturalara ve fatura içeriklerine itiraz edildiğine dair dosyada mevcut somu bir delil sunulu olmadığı, dosya içerisinde tarafların adi ortaklığı'na ilişkin sunulu bir sözleşme bulunmadığı, adi ortaklık kapsamında bir ilişkinin bulunduğunun ispat edilemediği, 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c bendi hükümleri kapsamında davalı tarafın malların ayıplı olduğunda dair bir bildirim gerçekleştirmiş olduğuna ilişkin somut bir bilgi ve belge sunulu olmadığı, tarafların incelenen ticari defter kayıtlarına göre düzenlenen tüm faturaları, tarafların birbirini teyit eder şekilde kayıtlarına aldıkları, kayıtlara alınan faturaların içeriklerinin incelenmesinde reklamasyon veya iskonto adı altında herhangi bir fatura açıklamasına rastlanılmadığı, davalı tarafa ait dosyaya sunulan kıyaslamalı BA-BS formlarının incelenmesinde fatura adet ve tutarı bakımından tarafların birbirlerini teyit ettiklerinin anlaşıldığı, somut olay kapsamında davacının davalı şirketten takip tarihi itibariyle muaccel alacağının bulunup bulunmadığının tespiti yapılmış ve davacı taraf icra takibinde 1.250.291,62 TL cari hesap alacağı (asıl alacak), 10.790,19 TL yasal faiz toplamda 1.261.081,81 TL tutarındaki toplam alacak ve asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte alacak talebinde bulunduğu, söz konusu bu alacağın, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı doğmuş fatura ve cari hesap alacağından ibaret olduğu anlaşılmış, davacının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında icra takibinde talep ettiği 1.250.291,62 TL'lik cari hesap alacağından davalı ... sorumlu bulunduğu, Kumaş faturalarının davacı şirket tarafından davalı adına düzenlendiği, davalı şirketin ise üretmiş olduğu ürünleri dava dışı şirket tarafından ihracatının yapıldığı, dosya kapsamındaki reklamasyon iddiası ile ilgili olarak bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, yoksa davacı tarafından temin edilen kumaşların ayıplı olması ile ilgili kayıtlara alınan faturaların içeriklerinin incelenmesinden reklamasyon adı altında herhangi bir fatura açıklamasına rastlanılmadığı, davacı ile dava dışı ... şirketi arasındaki ticari ilişki neticesinde var ise kumaşların kusurları ile ilgili olarak, ayıplı olup olmadığı hususu ve kusurlu olduğu iddiası ile iadesi talep edilen ürünlerin davalının sorumluluğunda olduğu, her iki tarafında ticari defter kayıtlarına göre; davacının davalı taraftan 1.250.291,62 TL tutarında alacaklı, davalı tarafında davacı şirkete 1.250.291,62 TL tutarında borçlu göründüğü, davalının davacıya defter kayıtlarına göre, 1.250.291,62 TL borçlu göründüğü, kayıtlara göre tespit edilen bu tutarın davacı tarafın Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı talep ettiği asıl alacak ile uyumlu olduğu; bu nedenle davanın kısmen kabulü ile Bakırköy .... İcra Müd. ... esas sayılı dosyasındaki davalının itirazının 1.250.291,62 TL asıl alacak bakımından iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiş, alacağın likit olması karşısında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, TTK 18/3. Maddesi gereği davalının temerrüde düşürüldüğünü ispat eder nitelikte dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığından faiz talebinden oluşan fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile Bakırköy .... İcra Müd. ... esas sayılı dosyasındaki davalının itirazının 1.250.291,62 TL asıl alacak bakımından iptali ile takibin devamına,
2-Asıl alacağın %20 si üzerinden hesap edilen 250.058,32 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 85.407,43 TL harcın peşin alınan 15.230,72 TL TL harçtan mahsubu ile eksik 70.176,71 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 8.187,00 TL posta masrafı, bilirkişi ücreti vb. ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı avans ile toplam harç gideri 15.322,92 TL olmak üzere toplam 23.509,92 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı nazara alınarak hesaplanan 23.307,74 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesap edilen 167.532,08 TL avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın red edilen miktarı üzerinden hesap edilen 10.790,19 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalı tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalıya iadesine,
10-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/11/2023
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır