T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1143 Esas
KARAR NO : 2025/36
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/12/2023
KARAR TARİHİ : 13/01/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından işletilen Otoyolda yer alan gişeler OGS/HGS ve nakit/kredi kartı/banka kartı olarak tahsilat yöntemi bazlı özgülendiğini, OGS/HGS gişelerinden yapılan geçişlerde ücret toplama sisteminin süresi içerisinde OGS için OGS bankasından/HGS için PTTden olumlu provizyon alınamaması ve bu nedenle OGS veya HGSden geçiş ücreti tahsilatı yapılamaması halinde geçiş esnasında gişede yer alan bariyerler açılmamakta olduğunu, bu halde araç sürücüsünün ilgili butona basıp oluşan ihlalli geçiş kaydına ilişkin, geçiş ücretinin hangi surette nereye ödeneceğini, yasal ödeme süresinin ne kadar olduğunu, geçiş tarihini izleyen 15 günlük yasal sürenin bitiminde ödeme yapılmaz ise geçiş ücreti ile birlikte 1 (bir) katı, geçiş tarihini izleyen 45 gün içerisinde ödeme yapılmaz ise geçiş ücreti ile birlikte 4 (dört) katı cezanın ödenmek zorunda kalınacağını, ödemenin geciktirilmesi halinde tutara eklenecek diğer masrafların neler olduğunu belirtir ihlalli geçiş bildirimini ("İGB") alması akabinde bariyer kalkar ve geçişin sağlanacağını, İGB sadece bilgilendirme amaçlı olarak düzenlenerek ihlalli geçiş anında, araç sürücüsüne teslim edilmekte olduğunu, müvekkili şirket geçiş tarihi itibari ile araç sahiplerine geçiş ücretini ödeyebilmeleri için bir çok ödeme kanalı sunmakta olduğunu, araç sahipleri geçiş tarihinden itibaren 15 gün içerisinde araç plakası üzerinden Müvekkili Şirkete ve KGMye ait internet sitesi ve gerçek kişiler açısından e-devlet (Otoyol, Köprü ve Tünel Geçiş, İhlalli Geçiş ve Borç Sorgulama)üzerinden sorgu yaparak geçiş ücretini ceza tahakkuk etmeden ödeyebilmekte, geçiş ücreti herhangi bir nedenle tahsil edilemedi ise bunu tespit edebilmekte olduğu, araç sahipleri, temin edilen araç sahiplik bilgilerine istinaden plakaya ilave olarak aynı şekilde T.C. Kimlik numarası ve Vergi numarası üzerinden de sorgulama ve ödeme yapılabildiğini, araç sahiplerinin bu kapsamda geçiş ücretinin müvekkili şirketten kaynaklanan nedenlerle ödenememesi iddiası tamamen haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, huzurdaki işbu davaya konu uyuşmazlık esasına konu ihlalli geçiş fiili kapsamında davalıya 18/03/2022 tarihinde/tarihlerinde İhlalli Geçiş İhtarnamesi ile davalı posta yolu ile bilgilendirildiğini, ihlalli geçişler nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibinden gönderilen ödeme emri, davalıya tebliğ edildiğini, borçlu, müvekkili şirkete borcu olmadığını öne sürmek suretiyle borcun tamamına itiraz ettiğini, itiraz konusu alacak hakkında takibin devamı amacıyla belirterek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait araç ile belirtilen otoyolda iddia edildiği gibi ihlalli bir geçiş söz konusu olmadığını, müvekkili şirkete ait araçta ogs sistemi mevcut olup bu sistem ile birlikte kontrollü bir geçiş gerçekleştirildiğini, davacı tarafça tüm video ve fotoğrafların dosyaya ibraz edilmesi gerekmekte olduğunu, ibraz edildiği takdirde davacının iddialarının haksız ve hatalı olduğunun ortaya çıkacağını, davacı tarafçada belirtildiği üzere ücret toplama sisteminin OGS için OGS bankasından provizyon alamaması halinde geçiş halinde gişede bariyerler açılmamakta olduğu, aksi halde nakit gişesinden nakit ya da kredi kartı ile ödeme kabul edildiği, bu yolla da ödenmemesi halinde ihlalli geçiş yapıldığının bildirildiği ve bir belge olarak bildirimin verildiğini, ancak müvekkili şirkete ait araç ile OGS sistemi herhangi bir hata vermeksizin geçiş sağladığını, bu hususa ilişkin müvekkili şirkete ait plakanın kayıtlı olduğu banka /PTT 'ye müzekkere yazılarak iddia edilen tarihe ait kayıtların gönderilmesini talep ederek, bakiyeye ve kesintilere ilişkin hesap dökümlerinin çıkarılması ile haklılıklarının sübut bulacağını, hesapta bakiye olmasına rağmen cezalı geçiş yapıldığının kabul edilemeyeceğini, huzurdaki davada ispat yükü davacıda olmakla haksız soyut iddialarla dolu davanın esastan reddine karar verilmesini ayrıca haksız yere ve kötü niyetli icra takibi başlatan davacı aleyhine İİK 67/2 kapsamında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, haksız yere icra takibi yoluna giden davacının tazminat ödemesi gerektiğinden takip tutarı üzerinden tazminatın hesaplanarak davalıya ödenmesini istemiştir.
DELİLLER : Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası, Karayolları Bölge Müdürlüğü, Posta ve Telgraf Teşkilatı, Türkiye Noterler Birliği yazı cevapları, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, başlatılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı icra dosyasına yapmış olduğu itirazında müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü’nün ...esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 1.635,00 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın halli için teknik inceleme yapılması gerektiğinden dosyanın bilirkişiye tevdine dair 01/04/2024 tarihli celsede ara karar kurulmuş ve bilirkişi ücretinin davacı tarafça yatırılması için ihtarlı kesin süre verilmiştir. İhtarlı kesin süre içerisinde davacı vekilinin bilirkişi ücretine ilişkin delil avansını yatırmadığı görülmüştür.
HMK'nın 266. maddesi uyarınca “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz....” şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda, mahkememizin 01/04/2024 tarihli celsesinde delil avansı niteliğinde olan bilirkişi giderinin yatırılması hususunda davacı vekiline kesin süre verilmiş olup, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçlar açık olarak anlatılmış ve anlatılanlar tutanağa geçirilmiştir. Bilirkişi giderinin davacı tarafça verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı, iki haftalık kesin süre içerisinde masraf yatırılması gerekirken makul süreyi aşacak şekilde 04/10/2024 tarihinde masrafın yatırıldığı, bu şekliyle celse talikine sebebiyet verildiği, dosyadaki bilgi ve belgeler dikkate alındığında davacının davasını ispatlayamadığı, usulüne uygun olarak verilmiş kesin sürenin tüm tarafları ve mahkemeyi bağladığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 26/11/2021 gün 2019/1785 esas 2021/1453 karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2022/1305 esas 2022/1267 karar sayılı ilamı)
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 269,85 TL harcın mahsubuyla bakiye TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-AAÜT gereğince hesap edilen 1.635,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair,6100 sayılı HMK'nun ilgili maddeleri gereğince dava değerinin istinaf/temyiz sınırının altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzünde davalı vekilinin yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/01/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸