T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1190 Esas
KARAR NO : 2025/51
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 14/12/2023
KARAR TARİHİ : 16/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/02/2025
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: davacı vekili özetle; davacının ... Sigorta A.Ş. tarafından "Genişletilmiş Maksimum Kasko" Poliçesi (Poliçe No: ....) ile ..... Dış Ticaret Limited Şirketi adına sigortalı olan ... plakalı araç 10.10.2022 tarihinden kendiliğinden yanmaya başladığını, yangın hasarı nedeniyle pert olduğunu, davadışı sigortalı şirkete ait ... plakalı araç ...Evleri ... Sitesi Eski ... Mah. .... Sk. No:29-33 adresli yerdeki kapalı otoparkta park halinde iken kendiliğinden dış etken olmaksızın yanmaya başladığını, park edilmesinden çok kısa bir süre sonra patlama meydana gelmiş olup yangının çıkış noktası araç motorunun alt kısmı olduğunu, ivedi şekilde itfaiyeye haber verilmiş ve yangın söndürüldüğünü, bağımsız eksper tarafından araçtaki yanmaya bağlı hasar tespit edildiğini ve pertinin daha ekonomik olması sebebiyle rayiç değer ve sovtajı bedeli hesaplanarak, sigortalıya sovtaj düşülerek 1.715.000,00 TL ödeme yapılmıştır. İşbu tutardan prim kesintisi yapılarak ödendiğini, sözü geçen hasarların davacı sigorta şirketince sigortalıya ödenmesi gereği, hasarla ilgili dava ve talep hakları davacı şirkete devredildiğini, sigortalının hasar ile ilgili dava ve talep haklarına davacı şirketin hem TTK Md. 1472 uyarınca hem de temlik beyanıyla halef olduğunu, alanında uzman kişiden yangının çıkış noktası ve sebebine ilişkin tespit için rapor alındığını, ayıplı malın imalatçısı-üreticisi, ithalatçısı, satıcısı, bayisi, acentesi ve belirli marka bir mal satın alınması şartına bağlı olarak kredi verenler ayıplı maldan ve ayıplı malın neden olduğu her çeşit zarardan tüketiciye karşı zincirleme sorumlu olduğunu, Yargıtay .. HD'nin ... E. ... K. Sayılı içtihadına göre distribütörün de sorumluluğu bulunduğunu, dava konusu uyuşmazlığın çözümü için zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığını, anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere rücuen tazminat alacağımız olan 1.715.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 29.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, masraflar ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafın sigortalısı dava dışı ... Dıs Ticaret Limited Şirketinin dava konusu aracı kullanması sırasında yangın çıkması doğrultusunda meydana gelen zarara ilişkin sigortalıya yapılan ödemeyi talep ettiiğini, davacı tarafın halefiyet yoluyla dava dışı sigortalı yerine geçmek suretiyle yasal yollara başvurduğunu ileri sürdüğünü, halefiyet hak sahibi bir kimsenin yerine geçme anlamına geldiği, halef olunan kişinin hakları halefiyet kurumuyla intikal ettiğini, ancak davacının halefiyet yoluyla haklarını kullandığını belirttiği ... Dıs Ticaret Limited Şirketi'nin dava konusu aracı ikinci el olarak satın almış gözüktüğünü, davalı şirketin, dava konusu aracın satıcısı olmadığını, dava dilekçesinde de açılandığı üzere davalı şirketin dava konusu aracın ithalatçısı konumunda olduğunu, araç satış yetkisi de bulunmadığını, dava konusu aracın birden fazla maliki bulunduğunu, aracın ilk alıcısının 2016'da tarihinde ... Ticaret A.Ş. Olduğunu, bu şirketin araç kiralama hizmeti veren bir şirket olduğunu, söz konusu aracın sonrasında davacının sigortalısına satıldığının anlaşıldığını, davacı tarafın atıf yaptığı Yargıtay kararının mülga 4077 sayılı Tüketici Korunması Hakkında Kanuna ilişkin bir karar olup huzurdaki dava ile ilgisi olmadığını, dava konusu olayın tüketici mevzuatı kapsamında olmadığını, davacı tarafın davayı ticaret mahkemesinde açtığı göz önünde tutulduğunda bu husus somut olarak ortada olduğunu, davacı aracın satıcısı olmadığını, bu kapsamda tacir olan davacının ayıba karşı tekeffül hükümleri doğrultusunda davalı şirketten talepte bulunma hakkı bulunmadığını. Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu’nun ayıba karşı tekeffül hükümleri gereğince davalı şirketin alıcıya karşı ayıplı mal kapsamında sorumlu olmayacağının açık olduğunu, Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu nezdinde ayıba bağlı haklar ancak satıcıya karşı ileri sürülebileceğini, Tüketici Kanunu'nda olduğu şekilde ithalatçının bazı haklar yönünden müteselsil sorumluluğu ticari satışlarda bulunmadığını, somut olayda tüketici ilişkisi bulunmasa da 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında ithalatçının sadece ayıpsız misli ile değişim ve ücretsiz onarım yönünden müteselsil sorumluluğu bulunduğunu, Tüketici Mevzuatında dahi ithalatçının müteselsil sorumluluğunun sınırlandırılmış ve parasal talepler dışındaki hususlarla sınırlı tutulduğunu, müteselsil sorumluluk düzenlemesi bulunmayan durumda aracı davacıya satmayan davalı şirketten ayıba karşı talepte bulunulması hukuken mümkün olmadığını, bir başka deyişle, ayıp iddiasına konu mal/araç kim tarafından satılmış ise, bu zincire dahil olan kimse yönünden ayıplı mal sorumluluğu söz konusu olmadığını, dolayısıyla dava konusu araç bakımından, müvekkil şirketin aracın satıcısı olmaması sebebiyle huzurda görülen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, kabul manasına gelmemek kaydıyla davacı tarafın yasanın öngördüğü ayıp ve ihbar yükümlülüğüne aykırı davranmış olup dava hakkını makul süre içerisinde kullanmadığını, dava konusu aracın ticari araç sıfatını haiz olma ihtimali nedeniyle inceleme ve ihbar yükümlülüğünde Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 23. Maddesi uygulama alanı bulabileceğini, aracın önceki malikleri arasında tacirlerin de bulunduğunu, bu durumda ayıp ihbar yükümlüğünün de yerine getirilmesinin şart olduğunu, TTK madde 23 gereği, ticari satımlarda, malın inceletilmesinin ve ayıp bildiriminin, malın teslim tarihinden itibaren 2 ve 8 gün içinde yapılması gerektiği aksi takdirde malın olduğu gibi kabul edilmiş sayılacağının düzenlendiğini, öte yandan TTK madde 18 hükmü gereği, ticari satımlarda, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe ve sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar ve ihtarların, noter aracılığı veya taahhütlü mektupla veya telgrafla veyahut güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılmasının şart olduğunu, somut olay bu bağlamda incelendiğinde yasal süre içerisinde usulüne uygun ayıp ihbarında bulunmayan sigortalısının haklarına halef olduğunu iddia eden davacı taraf, rücu hakkını kaybettiğini, emsal kararlar doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının araçta yangından önce ERG'ye ilişkin ayıp iddiasında bulunulduğu ileri sürülmüşse de davacı tarafından süresinde ve usulüne uygun bir ayıp ihbar bildiriminde bulunmadığını, bu kapsamda davacı tarafından aracın mevcut hali ile kabul edildiği sabit olup dava hakkının ortadan kalktığını, davacı taraf dava dilekçesinde davanın TTK. 1472. Madde uyarınca sigortalının halefi sıfatıyla açıldığını beyan ettiğini, halefiyet nedeniyle intikal eden alacak hangi zamanaşımı süresine tabi ise o zamanaşımı süresinin işlemeye devam edeceğini, yeni bir zamanaşımı süresinin işlemeye başlamayacağını, davacı tarafın dava konusu araçtaki yangının üretim ayıbı kaynaklı çıktığını iddia ettiğini, ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu talepler yönünden zamanaşımı süresi dolduğunu, dava konusu aracın satıcısı müvekkil şirket olmadığını, öncelikle işbu iddiaları kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için kabul edilebileceği düşünüldüğünde dahi davacının iddialarının zamanaşımına uğradığının görüleceğini, dava konusu ihtilaf, dava dışı ve her iki tarafı tacir olan taraflar arasında gerçekleştirilmiş araç alım-satımından kaynaklandığını, bu yönüyle ticari bir satış işlem ve ilişkisi söz konusu olduğunu, buna göre 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girmiş olan 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu'nun “Ticari satışlar ve mal değişimi” başlıklı 23/I hükmü uyarınca, anılan maddede öngörülen özel durumlar saklı kalmak kaydıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde Türk Borçlar Kanunu'nun satış sözleşmesi ile mal değişimine ilişkin hükümlerinin uygulanacağının öngörüldüğünü ve 662 sayılı eski Türk Ticaret Kanunu’nun 25/IV hükmünde öngörülen özel zamanaşımı düzenlemesinin yürürlükten kaldırıldığını, Buna göre, 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girmiş olan 6098 sayılı yeni TBK’nun, tacirler arası ilişkilere “zamanaşımı” başlıklı 231 nci maddesinin uygulanacağını, somut olayda TBK.m.231/II hükmünün uygulama alanı bulamayacağını, keza anılan düzenlemeye göre, “Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden faydalanamaz." şeklinde olduğunu, gerek yasal düzenlemeler ve gerekse garanti belgesi içeriği birlikte değerlendirildiğinde, huzurdaki ihtilafın iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunun açık olduğunu, buna karşın dava konusu aracın 2016 yılında satın ve teslim alındığı ancak huzurdaki dava iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmasının ardından ikame edildiğini, emsal nitelikte Yargıtay .... Hukuk Dairesi’nin 12.03.2014 tarihli .... E. ... K. Sayılı kararı, iki yıllık zamanaşımı süresinin sona ermiş olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiğini, somut olay açısından da derdest dava zamanaşımı süresi sona erdikten sonra, aracın teslim alındığı tarihten itibaren ikame edildiğini, dava konusu talepler yönünden uygulanacak olan 2 yıllık zamanaşımı süresinin sona ermesi ve emsal nitelikteki Yargıtay kararı birlikte değerlendirildiğinde; davanın esasına girilmeden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu araçta üretim hatası veya üretim hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, yaklaşık 7 yıldır sorunsuz kullanıldığını, aracın yangın öncesi de dahil olmak üzere uzun süredir müvekkili şirketin yetkili servisine getirilmediğini, dava konusu araca üretici firmanın desteklemediği, orjinal olmayan donanım ve yazılımların eklenip eklenmediğinin incelenmesi gerektiği, davacı tarafından davalı şirketin yetkili servislerinde gerçekleşmeyen üretici standartlarına uygun olmayan işlemlere ilişkin detaylı açıklama yapılmasının zorunlu olduğunu, nitekim davacı tarafından "Kaldı ki Yangından 7 gün önce aracın özel bir serviste soğutma sıvısı kaçağı problemi sonucu emme manifoldunun değişmiş olması da araçta bilinen yangın çıkışına sebep olacak EGR problemi olduğunun bir göstergesidir" şeklinde beyanda bulunulduğunu, aracın bakımlarının süresinde ve gereken sayıda yaptırılmadığını, aracın bakım kaydının bulunmadığını, periyodik bakımların düzenli yapılmaması nedeniyle araçta meydana gelecek arızalarla doğrudan ilgili olduğunu, davacının kendisinin hazırlattığı, gıyaplarında hazırlanan eksper raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, geri çağırmanın söz konusu olmadığını, davacının aracının model ve tipine ilişkin böyle bir durumun söz konusu olmadığını, mahkemece ilkeleri gereği kabul kararı verilirse dahi hakkaniyet ilkesi gereği aracın kullanımından kaynaklanan değer kaybının ve araçtan elde edilen faydaların dikkate alınması gerektiğini, dosyaya sunulu davacı delillerinin müvekkilinin sorumluluğunu ispatlamaya elverişli olmadığını, faiz talebinin kaza tarihinden itibaren talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin davacı tarafından temerrüde düşürülmediğini, dava değerinin afaki ve soyut olarak hesaplandığını, beyanla davanın öncelikle zamanaşımı ve pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Tarafların ticaret sicil kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden celp edilen kayıtlar,
Dava konusu aracın ruhsat örneği,
Yangın sonrası araç durumunu gösterir fotoğraflar,
... Genişletilmiş Maksimum Kasko Poliçesi örneği,
03/10/2022 tarihli "...." isimli özel servis raporu, itfaiye raporu, dava konusu araca ait davacı tarafça hazırlatılan 17/10/2022 tarihli, ... numaralı rapor,
Mahkememizce aldırılan 28/10/2024 tarihli bilirkişi kök raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı ile ... Dış Ticaret Ltd.Şt adına sigortalı olan ... plakalı aracın 10/10/2022 tarihinde kendiliğinden yanması nedeniyle pert olduğundan bahisle rücuen tazminat talebi isteminden ibarettir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılarak dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan 28/10/2024 tarihli bilirkişi raporu bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alınmıştır.
Dava konusu ... plakalı aracın tescil tarihinin 27/04/2016 tarihi olduğu, sonraki tescil tarihinin 21/06/2021 olduğu, alıcının ise .... Dış Tic. Ltd. Şti. Adına kayıtlı olduğu görülmüştür.
Aracın 23/11/2022 tarihinde, Beyoğlu .... Noterliği'nin 23/11/2022 tarihinde, ... yevmiye numaralı hurda araç satışı ile 35.000,00 TL'ye ... Dış Tic. A.Ş.'ne satıldığı görülmüştür.
Dava konusu araca ait davacı tarafça hazırlatılan 17/10/2022 tarihli, .... dosya numaralı raporda olayın;
"... plakalı ... marka ... tipi 2016 model araç 10-10-2022 tarihi saat yaklaşık 00:50 civarı ... Mah. .... Sok. No:23-33 adresinde kapalı otopark içerisinde park halinde iken yanarak hasarlanmıştır. Araç kullanıcısı ... verdiği beyanda ikamet adresin gelip ortak kullanım alanı olan 24 saat güvenliğin mevcut olduğu kapalı otoparkta aracını nizami şekilde park ettiğini asansöre binip evine devam ederken otopark kısmından patlama sesi üzerine aracının yanına döndüğünü dıştan görünür bir şey olmadığını fakat aracın motor alt kısmından ateş olduğunu fark etiğini belirtmiştir. Yanarak tamamen hasarlan araç daha sonra olay yerine gelen itfaiye tarafından söndürülmüştür Yangın esnasında otoparkta bulunan 1 den fazla araç hasar görmüştür." şeklinde anlatıldığı görülmüştür.
Dava konusu ... plakalı 03/10/2022 tarihli "...." isimli özel serviste, araçta soğutma suyu problemi nedeni ile egzoz manifoldunun değiştirildiği görülmüştür.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi tarafından yapılan incelemede; değişim özel serviste yapıldığı için iyileştirilmiş parçanın mı yoksa yine sorunlu olan parçanın mı takılmış olup olmadığının tespit edilememiş olduğu görülmüştür.
.... Başkanlığı'nın 15/10/2022 tarihli itfaiye olay raporunda; ”aracın park halinde yandığını ve aracın aşırı hararet sonucu l oluşan ağır tahribat ile enkaz yığına dönülmesi sonucu yangının başlangıcına sebebiyet verebilecek emarelere ulaşılmadığı” şeklinde tutanak tutulduğu görülmüştür.
Davacı ile dava dışı ... Dış Tic. firması ile 01.06.2022 tarihinde yapılan Genişletilmiş Maksimum Kasko Poliçesi düzenlendiği görülmüştür.
01/06/2022 tarihli, ... poliçe numaralı ... Genişletilmiş Maksimum Kasko Poliçesi'nin incelenmesi; tramerde kaydı olsun ya da olmasın daha önce ağır hasar gördüğü tespit edilen araçların ağır ya da tam hasara uğraması durumunda aracın ...maddelerdeki koşullara göre belirlenen piyasa rayiç bedelinin %75'i'nin esas salınacağı düzenlenmiştir.
Poliçe Kapsamında Sözleşmenin A.1 maddesinde Kasko teminatı başlığında aracın hangi durumlarda teminat altına alındığının belirtildiği, 4.6 maddesine göre yangından kaynaklı olarak aracın teminat altına alındığı görülmüştür.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden celp edilen kayıtların incelenmesi :
... plakalı aracın 2017-2022 yılları arasında (yanma haricinde) 22 adet çarpışma, dolu-fırtına-yıldırım hasarı, park halinde çarpma, araç dışında cisme çarpma, sel su baskısı birikimi vb. Türden hasar kaydının bulunduğu görülmüştür.
Hasar Bedeli olarak yapılan ödemenin incelenmesi :
Davacı sigorta şirketi bakımından dava dışı ... Firması'na 1.700.196,08 TL tutarında yapılan ödemeyi davacı tarafından tazminat ödemesi yaptığı, sunulu dekont ve davacının ticari defterlerinde kayıt ettiği görülmüştür.
Uyuşmazlık Konusuna ilişkin kanuni altyapı :
Kazanın meydana geldiği ve poliçenin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.2. maddesine göre; onarım masraflarının sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile taşıtın onarım kabul etmez bir hâle geldiğinin tespit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır. Aracın tam hasara uğraması hâlinde, sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere, hasar anındaki sigorta değeri ödenir. Bu durumda, aracın Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin ilgili maddesi hükümleri doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez. Değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği takdirde sigortacının malı olur. Onarım masraflarının sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşsın veya aşmasın, ağır hasarlı aracın onarımının mümkün olduğunun eksper raporu doğrultusunda tespit edilmiş olması durumunda, aracın Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin ilgili maddesi hükümleri doğrultusunda trafikten çekildiğine dair “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez.
Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.2. maddesi gereği, onarım masraflarının sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile taşıtın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tespit edilmesi durumunda araç tam hasara uğramış sayılır. Aracın tam hasara uğraması hâlinde, sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere hasar anındaki sigorta değeri ödenir. Bu durumda, aracın Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin ilgili maddesi hükümleri doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez. Değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği takdirde sigortacının malı olur.
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 32. maddesinde tescil belgesi; aracın teknik özelliklerini, kayıtlı olduğu trafik tescil kuruluşunu ve sahibine ilişkin bilgileri ihtiva eden ve trafik tescil şube veya büroları tarafından düzenlenen belge olarak tanımlanmış ve aracın başkasına satışı veya devri, hurdaya çıkarılması, üzerinde teknik değişiklik yapılması ve kullanım amacının değişmesi hâllerinde kural olarak tescil belgesinin geçersiz sayılacağı belirtilmiştir. Aynı maddede bu kuralın istisnaları; “Üzerinde renk ve teknik değişiklik yapılan veya kullanım amacı değiştirilen araçlara ait tescil belgeleri, sahiplerinin gerekli uygunluğu sağlamaları bakımından Karayolları Trafik Kanunu'nun 32. maddesinin birinci fıkrası gereğince 30 gün süre ile geçerliliğini korur. Hurdaya çıkarılan araçların "hurdaya çıkarılmıştır" şerhi konularak sahiplerine verilen tescil belgeleri, araçların hurda olarak satışlarında sahiplik belgesi olarak kullanılır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Husumet itirazı yönünden değerlendirme :
TTK’nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. Maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.
Rücu genel anlamda, başkasına ait borcu ifa eden kişinin asıl borçluya dönüp bunu istemesi olarak tanımlanmaktadır. Başka bir ifadeyle rücu hakkı, alacaklı karşısında, şahsen borçlu olsun ya da olmasın, üçüncü bir kişinin başkasına ait borcu ifa etmesi halinde, asıl borçludan talep edebileceği bir alacak hakkını ifade etmektedir.
Sigortacının rücu hakkı, zarar sigortalarında geçerli olan halefiyet ilkesinden kaynaklanır. Halefîyet ilkesine göre sigortacı ödediği tazminat dolayısıyla sigortalının haklarına sahip olur ve üçüncü kişilere karşı doğrudan doğruya dava açabilir (TTK.1472). Bu ilkenin bir sonucu olarak sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren kişinin yerine geçer, onun halefi olur. Böylece, zarara neden olan kişilere karşı sigorta ettirenin açabileceği tüm davaları sigortacı açar ve meydana gelen zararın tazminine ilişkin talep haklarını kullanır. Ancak, sigortacı, zararın tamamını karşılamamışsa sigortalının ödenmeyen kısma ilişkin talep hakları sona ermez. Bu durumda sigortacı, tazmin ettiği zarar ölçüsünde sigortalının halefi olur ve zarardan sorumlu olan kişilere karşı rücu hakkını kullanır.
Bu doğrultuda, davacının hatalı/ayıplı üretim iddiası nedeniyle davalıya karşı dava yöneltebileceği anlaşılmakla, davalının pasif husumet itirazı yerinde görülmemiştir.
Zamanaşımı itirazı yönünden değerlendirme :
Aracın arızasının üretimden kaynaklı gizli ayıp mahiyetinde olabileceği, zamana bağlı olarak ortaya çıkabileceği, ayıbın tespitinin yargılamayı gerektirdiği, aracın kullanılmaz hale gelmiş olması ve ayrıca 29/11/2022 tarihli ödeme tarihi, dava tarihi, ve arabuluculuk tarihi de dikkate alınarak davalının zamanaşımı yönünden yaptığı itirazı yerinde görülmememiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, celp edilen ve sunulan bilgi/ belgeler, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına binaen somut olayda;
Dava dışı .... Dış Tic. Ltd. Şti. adına sigortalı olan ... plakalı, .... şasi no.lu, .... markalı, 2016 Model araç, ... Yapı .... Sitesi, ... Mah. .... Sok. No29-33 adresli yerdeki kapalı otoparkta park halinde iken 10/10/2022 tarihinde yanarak hasarlandığı, dosya kapsamında sunulan resimlerden ve itfaiye raporundan görüleceği üzere, yangın nedeniyle aracın ağır hasarlı olduğu ile enkaz yığınına dönüştüğü, davacı tarafından aldırılan 17/10/2022 tarihli raporda her ne kadar "EGR ile ilgili araçların yanmasına sebep olabilecek problem ile ilgili geri çağırma aksiyonu olduğu tespit edilmiştir," şeklinde tespitte bulunulmuş ise de dosya kapsamında davacı tarafından davaya konu model tüm araçların geri çağrılmasının Türkiye'de de satışı yapılan ve üretilen araçlar bakımından uygulanmasına ilişkin belge bulunmadığı, belirtilen problem kaynaklı bir yanma hasarının oluşması ve bu hasarın onarımı için servise başvuru yapıldığına ilişkin davacı tarafından dosyaya sunulan bir bilgi ve belge bulunmadığı, itfaiye raporunda yangının sebebine dair bir değerlendirme yapılmadığı, aracın celp edilen kaza kayıtlarından araçla ilgili olarak geriye doğru yapılan hasar/kaza incelemelerinden, bahse konu araçla ilgili yangın kapsamında herhangi bir kaydının olmadığı, aracın trafiğe çıkış tarihi ile dava konusu yangın tarihi arasında 6 yıl 5 ay 13 gün olduğu, aracın emme manifoldunun .... isimli özel serviste, kaza tarihinden 1 hafta önce değiştiği, değişim tarihi olan 03/10/2022 tarihinde araç kilometresinin 166045 km olduğu, aracın 6 yıl 5 ay 13 gün boyunca kullanıldığı ve 166045 km yol yaptığı ve üretim kusuru/imalat kaynaklı ayıp sebebiyle herhangi bir sorun yaşanmadığı, aracın geriye dönük bakım karnesi, periyodik bakımlarına dair davacı tarafından herhangi bir delil sunulmadığı, araçta kullanılan yazılımın orijinal ve güncel olup olmadığının tespit edilemediği, yangında aracın tamamen hasara uğraması nedeniyle bunun tespitinin mahkememizce görevlendirilen bilirkişiler tarafından da yapılmasının mümkün olmadığı, yangından bir hafta önce değişimi yapılan emme manifoldunun ve aksamının alanında uzman bilirkişi tarafından yangın ve EGR kaynaklı üretim hatası iddiasına ilişkin kritik olarak değerlendirildiği, değişen parçanın menşeinin bilinemediği, tespitinin yapılamadığı, yangından 1 hafta önce değişim yapılması nedeniyle, yangınla doğrudan illiyet bağı olan, kusurlu parça olabileceğinin tespit edildiği anlaşılmakla, davalının 10/10/2022 tarihli yangında yanan ... plakalı araç ile ilgili olarak davalının imalat kaynaklı/hatalı üretimden kaynaklı bir hatasının olduğunun dosya kapsamında ispat edilemediği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harcın, peşin alınan 29.287,92 TL harcın mahsubu ile fazla 28.672,52 TL harcın hükmün kesinleşmesine müteakip istem halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 248.650,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalı tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalıya iadesine,
7-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/01/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır