T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1206 Esas
KARAR NO : 2025/803
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 18/12/2023
KARAR TARİHİ : 25/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2025
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA BAKIMINDAN :
TALEP: davacı vekili özetle; davacıların, ....... Çimento Ve Yapı Malzemeleri Yatırım Ticaret Sanayi A.Ş.'nin pay sahipleri olduğunu, şirketin 2021 yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantısı 21.09.2023 tarihinde 14:00'da yapıldığını, davalı şirketin 2021 yılına ait yapılan genel kurulunda gündemin 5. Maddesi ile müzakere edilen yönetim kurulu üyelerinin ibrası hususunda oy çokluğu ile YK üyelerinin ibra edilmesi yönünde karar alındığını, ancak alınan ibra kararının usul ve yasaya aykırı olarak gerçekleştirildiğini, pay devirleri kanuna karşı hile amacı ile muvazaalı olarak yapıldığını, ....... Çimento Şirketi'nin bir aile şirketi olup pay sahiplerinin tamamının aile bireylerinden oluştuğunu, davacılar ..... ve ......'un babaları ve .....'un eşi .....'un 03.06.2010 tarihinde vefatı ile müteveffanın hisselerinin davacılara geçtiğini ve bundan sonraki dönemde yönetim kurulu başkanı müteveffanın kardeşi ....... olduğunu, .....'un yönetim kurulu başkanı olduğu on üç yıllık sürede şirket hiç kar payı dağıtmadığını ve davacıların yönetimden uzak tutulduğunu, şirketin kar yapmadığını gösteren finansal tabloların şirket yönetimi ile ilgili ciddi sıkıntıların ve dahi yolsuzlukların bulunduğuna delalet etmediğini, ancak, yapılan genel kurulda YK üyesinin eşi ve altsoyunun oylamada oy kullanmasının, hisselerin kanuna karşı hile amacı ile muvazaalı olarak devri ve vekaleten kullanılan oylarla usule aykırı olarak yönetim kurulunun ibra edilmesi dolayısıyla şirketin sorumluluğuna gidilmesi mümkün olmadığını, davacıların ibra oylamasında yönetim kurulunun ibra edilmemesi yönünde oy kullandığını ve muhalefet şerhi sunduklarını, .......: 3.589,25, .......: 5.384,38, .....: 5.384,38 Toplam 14.358,01 adet hisseye sahip olduğunu, .... .......'un 13 yıldır yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalı şirkette sadece 360,00 adet hisse sahibi olduğunu, hisselerini TTK 436'da düzenlenen oydan yoksunluk hükmünü, kanuna karşı hile amacı ile dolanarak ibrasını sağlamak amacıyla eşi ve çocuklarına muvazaalı olarak devrettiğini, onların oyları ile ibra konusunda hiçbir sorun yaşamadığını, .... .......'un eşi ...'un hissesi 14.000,00 adet ve yönetim kurulu üyesi olmayan, oğlu ...'un hissesi 1.052,50 adet, oğlu . .......'un hissesi 1.052,50 adet olduğunu, şirketin diğer yönetim kurulu üyesi .....'un 2.151,00 adet ve diğer yönetim kurulu üyesi ... .......'un hissesi 46,00 adet olduğunu, bu durumda, davalı şirketteki yönetim kurulu üyelerinin toplam hissesi 2.557,00 iken hiç bir zaman yönetim kurulu üyesi olamayan davacı ortak eş ve çocuklarının hissesinin ise 16.105,00 olduğunu, TK m. 436/2 uyarınca pay devirleri kanuna karşı hile / muvazaalı olması nedeniyle yok hükmünde olduğundan ibra oylamasında kullanılan oylar da yok hükmünde ve nisaba esas alınmaması gerektiğini, TMK m. 2 uyarınca pay devirlerinin kan una karşı hileli / muvazaalı olarak yapılması ve ibra oylamasında YK üyelerinin paylarından doğan oylarının yine YK üyelerinin talimatıyla ibra oylamasında kullanılmasının kanunun dolanılması amacıyla yapıldığını, muvazaa nedeniyle dürüstlük kuralına ve hukuka aykırı olduğunu, TBK 19. Maddesi uyarınca, tarafların gerçek iradelerin pay devrine ilişkin olmadığını, ibra lehine oy kullandığını, hileli muvazaalı işlem söz konusu olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin eşi, alt ve üst soyunun ibra oylamasında kullandıkları oyun nisaba esas alınmaması gerektiğini, yönetim kurulu üyelerinin ibra oylamasında diğer pay sahiplerinin oylarını vekaleten kullanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, genel kurulda alınan yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararın iptalini istemede hukuki yararlarının mevcut olduğunu beyanla ....... Çimento ve Yapı Malzemeleri Yatırım Ticaret Sanayi A.Ş.'nin 21.09.2023 tarihinde yapılan 2021 yıllına ait olağan genel kurulunda gündemin 5. Maddesi ile alınan yönetim kurulunun ibrası kararlarının iptaline, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin davalı şirket adına yönetim kurulu üyelerine karşı sadece sorumluluk davası açılması için şirkete kayyum atanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA BAKIMINDAN :
TALEP: davacı vekili özetle;
davacıların, ....... Çimento Ve Yapı Malzemeleri Yatırım Ticaret Sanayi A.Ş.'nin pay sahipleri olduğunu, şirketin 2022 yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantısı 21.09.2023 tarihinde 15:00'da yapıldığını, davalı şirketin 2022 yılına ait yapılan genel kurulunda gündemin 5. Maddesi ile müzakere edilen yönetim kurulu üyelerinin ibrası hususunda oy çokluğu ile YK üyelerinin ibra edilmesi yönünde karar alındığını, ancak alınan ibra kararının usul ve yasaya aykırı olarak gerçekleştirildiğini, pay devirleri kanuna karşı hile amacı ile muvazaalı olarak yapıldığını, ....... Çimento Şirketi'nin bir aile şirketi olup pay sahiplerinin tamamının aile bireylerinden oluştuğunu, davacılar .... ve ......'un babaları ve .....'un eşi ...'un 03.06.2010 tarihinde vefatı ile müteveffanın hisselerinin davacılara geçtiğini ve bundan sonraki dönemde yönetim kurulu başkanı müteveffanın kardeşi ..... olduğunu, ........'un yönetim kurulu başkanı olduğu on üç yıllık sürede şirket hiç kar payı dağıtmadığını ve davacıların yönetimden uzak tutulduğunu, şirketin kar yapmadığını gösteren finansal tabloların şirket yönetimi ile ilgili ciddi sıkıntıların ve dahi yolsuzlukların bulunduğuna delalet etmediğini, ancak, yapılan genel kurulda YK üyesinin eşi ve altsoyunun oylamada oy kullanmasının, hisselerin kanuna karşı hile amacı ile muvazaalı olarak devri ve vekaleten kullanılan oylarla usule aykırı olarak yönetim kurulunun ibra edilmesi dolayısıyla şirketin sorumluluğuna gidilmesi mümkün olmadığını, davacıların ibra oylamasında yönetim kurulunun ibra edilmemesi yönünde oy kullandığını ve muhalefet şerhi sunduklarını,...: 3.589,25, .......: 5.384,38, ........ .......: 5.384,38 Toplam 14.358,01 adet hisseye sahip olduğunu, .... .......'un 13 yıldır yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalı şirkette sadece 360,00 adet hisse sahibi olduğunu, hisselerini TTK 436'da düzenlenen oydan yoksunluk hükmünü, kanuna karşı hile amacı ile dolanarak ibrasını sağlamak amacıyla eşi ve çocuklarına muvazaalı olarak devrettiğini, onların oyları ile ibra konusunda hiçbir sorun yaşamadığını, .... .......'un eşi ...'un hissesi 14.000,00 adet ve yönetim kurulu üyesi olmayan, oğlu ....'un hissesi 1.052,50 adet, oğlu .....'un hissesi 1.052,50 adet olduğunu, şirketin diğer yönetim kurulu üyesi ....'un 2.151,00 adet ve diğer yönetim kurulu üyesi....'un hissesi 46,00 adet olduğunu, bu durumda, davalı şirketteki yönetim kurulu üyelerinin toplam hissesi 2.557,00 iken hiç bir zaman yönetim kurulu üyesi olamayan davacı ortak eş ve çocuklarının hissesinin ise 16.105,00 olduğunu, TK m. 436/2 uyarınca pay devirleri kanuna karşı hile / muvazaalı olması nedeniyle yok hükmünde olduğundan ibra oylamasında kullanılan oylar da yok hükmünde ve nisaba esas alınmaması gerektiğini, TMK m. 2 uyarınca pay devirlerinin kan una karşı hileli / muvazaalı olarak yapılması ve ibra oylamasında YK üyelerinin paylarından doğan oylarının yine YK üyelerinin talimatıyla ibra oylamasında kullanılmasının kanunun dolanılması amacıyla yapıldığını, muvazaa nedeniyle dürüstlük kuralına ve hukuka aykırı olduğunu, TBK 19. Maddesi uyarınca, tarafların gerçek iradelerin pay devrine ilişkin olmadığını, ibra lehine oy kullandığını, hileli muvazaalı işlem söz konusu olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin eşi, alt ve üst soyunun ibra oylamasında kullandıkları oyun nisaba esas alınmaması gerektiğini, yönetim kurulu üyelerinin ibra oylamasında diğer pay sahiplerinin oylarını vekaleten kullanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, genel kurulda alınan yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararın iptalini istemede hukuki yararlarının mevcut olduğunu beyanla ....... Çimento ve Yapı Malzemeleri Yatırım Ticaret Sanayi A.Ş.'nin 21.09.2023 tarihinde yapılan 2022 yıllına ait olağan genel kurulunda gündemin 5. Maddesi ile alınan yönetim kurulunun ibrası kararlarının iptaline, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin davalı şirket adına yönetim kurulu üyelerine karşı sadece sorumluluk davası açılması için şirkete kayyum atanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ASIL VE BİRLEŞEN DAVA BAKIMINDAN :
SAVUNMA: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:
pay devirlerinin mülkiyet hakkı kapsamında, bizzat hak sahibi tarafından yasal mevzuata uygun olarak yapıldığını, davacııların ....'un bizzat kendi mülkiyetinde bulunan, dilediğine satabileceği, bağışlayabileceği hisselerin devrini kötü niyetli olarak göstermeye çalıştığını, davaya konu genel kurullarda zaten şirket yönetim kurulu üyeleriyle, yönetimde görevli imza yetkisine haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanmadığını, şirket yönetiminde bulunmayan pay sahiplerinin ibra oylamasında oy ku1landığını, davacıların niyet okuyuculuğu yaptığını, böyle bir iddia ve yetkilerinin bulunmadığını, muvazaa iddiasının davacılar tarafından ispat edilmesi gerektiğini, buna ilişkin hiçbir delil sunamadıklarından, sözleşmenin yorumlanmasıyla ilgili TBK 19'u yersiz bir şekilde dilekçede kullandıklarını, genel kurul oy kullanma hakkı ile bu maddenin hiç bir ilgisinin bulunmadığını, dava dilekçesinde TTK 436. Maddesinin de çarpıtılmaya çalışıldığını, buna göre kişisel nitelikteki bir işte oy kullanılamayacağının düzenlendiğini, yönetim ibrasına ilişkin kararın ise kişisel olmadığını, şirkete ilişkin genel kurulun olmazsa olmazı olan bir madde olduğunu, iş bu maddenin yönetim kurulu üyelerinin ibraya ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamamasından bahsettiğini, dava dilekçesinde sunulan emsal kararın davacının beyanlarını destekleyici hiçbir niteliği olmadığını, TTK 395 şirketle işlem yapma, şirkete borçlanma yasağı ve TTK 396 Rekabet yasağı konusunda yani gerçekten kişisel nitelikteki işlemlerle ilgili yetki istenmesi durumunda eş ve altsoyun oy veremeyeceğinin belirtildiğini, yani davacıların sunduğu kararın cevaplarını teyit ettiğini, Yargıtayın istikrar bulan kararlarına bakıldığında durumun davacıların iddia ettiklerinin tam aksi olduğu yani tarafımızın cevap ve beyanları doğrultusunda kararlar verildiği açıkça görüldüğünü, .....'a ibra oyu veren eş ve çocuğunun oyunun şahsi bir iş olmadığını ve ibranın geçerli olduğunu, yasal bir düzenleme olmamasına rağmen davacıların bu konudaki doktrin görüşleri sunduğunu, yönetim kurulu üyelerinin ibrasının oylanmasında vekaleten kullanılan oyun usul ve yasaya aykırılık teşkil etmediğini, şirketin kar dağıtamaması durumunun geçici olduğunu, mevcut ekonomik koşullar ve sektör sıkıntılarından kaynaklı olduğunu, zorlu küresel kriz esnasında şirket ortaklarından para almadan şirketin ayakta kaldığını, bu durumun yüksek kredi borcunu beraberinde getirdiğini, şirketin kredi limitlerinin bu nedenle dolduğunu, sektörde bilinen inşaat firmalarının dahi battığı, iflas ettiği bir dönemde bunların yaşanmasının normal olduğunu, beyanla davacıların tedbir taleplerinin reddine, davalı şirketin 2022 yılı aktif toplamı büyüklüğünün %25'inden aşağı olmamak kaydıyla teminat gösterilmesine karar verilmesini, bu teminat gösterilmeden davanın esasına girilmemesine karar verilmesini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Ticaret sicil kayıtları, davalı şirketin 2021 ve 2022 yılına ilişkin genel kurul toplantı tutanakları, hazirun defteri vb., mahkememizce aldırılan 15/10/2024 tarihli bilirkişi raporu, 12/06/2025 tarihli bilirkişi ek raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl davanın; 21/09/2023 tarihinde yapılan davalı şirketin 2021 yılına ait genel kurulunda gündemin 5.maddesinde görüşülerek alınan yönetim kurulunun ibrası kararının iptali ve yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası açılması için kayyım atanması isteminden ibarettir.
Birleşen davanın; 21/09/2023 tarihinde yapılan davalı şirketin 2022 yılına ait genel kurulunda gündemin 5.maddesinde görüşülerek alınan yönetim kurulunun ibrası kararının iptali ve yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası açılması için kayyım isteminden ibarettir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememiz tarafından aldırılan mahkememizce aldırılan 15/10/2024 tarihli bilirkişi raporu, 12/06/2025 tarihli bilirkişi ek raporu bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunmaları sebebiyle birlikte değerlendirilerek hükme esas alınmıştır.
Asıl ve birleşen davada uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için; davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde mahkememizce görevlendirilen bilirkişilerce inceleme yapılmıştır.
ASIL DAVA BAKIMINDAN :
Davalı ....... Çimento Ve Yapı Malzemeleri Yatırım Tic Aş.’nin 23.02.2023 Tarihli 2021 Yılına Ait Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı Tetkiki :
Davalı şirketin 23.02.2023 tarihinde yapılan, azınlık talebi üzerine ertelenen 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının, 21.09.2023 tarihinde yapıldığı, 6102 Sayılı T.T. Kanununun 414.c. maddesine göre yapılan toplantıya ait şirketin hazirun cetvelinin tetkiki ile, şirketin toplam 4.210.000,00 TL sermayesine tekabül eden 42.100,00 adet hisseden 2.404.637,50 TL lik sermayeye karşılık, 24.046,38 adet hissenin asaleten 1.458.462,50 TL'lik hisseye karşılık 14.584,63 adet hissenin vekaleten-temsilen olmak üzere toplam 3.863.100 TL sermayeye karşılık, 38.631 adet hissenin toplantıda temsil edildiği, davacılar: 1-..... (vekaleten, .) 2-.....(asaleten) 3-... (vekaleten, ....) toplantıya katıldığı görülmüştür.
İptali istenilen gündemin 5. Maddesinin yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin olduğu, yapılan oylamada kendi paylarından kaynaklanan oy haklarını kullanmamak kaydı ile yapılan oylamada yönetim kurulu üyelerini tek tek ibrasına ilişkin yapılan oylamada, 16.509 adet red oyuna karşılık, 19.565 adet kabul oyuyla ve oy çokluğu ile yönetim kurulunun ibra edildiği, ....... vekili .... ile ........ ....... ve dava dışı ... vekili .....'ın gündemin 5. Maddesine ilişkin muhalefet şerhi verdikleri, tutanağa ek olarak işlendiği görüldü.
BİRLEŞEN DAVA BAKIMINDAN :
Davalı ....... Çimento Ve Yapı Malzemeleri Yatırım Tic Aş.’nin 23.02.2023 Tarihli 2022 Yılına Ait Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı Tetkiki :
Davalı şirketin 2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının, 21.09.2023 tarihinde yapıldığı, 6102 Sayılı T.T. Kanununun 414.c. maddesine göre yapılan toplantıya ait şirketin hazirun Cetvelinin tetkiki ile, şirketin Toplam 4.210.000,00 TL sermayesine tekabül eden 42.100,00 adet hisseden, 2.404.637,50 TL'lik sermayeye karşılık, 24.046,38 adet hissenin asaleten, 1.458.462,50 TL lik hisseye karşılık 14.584,63 adet hissenin vekaleten-temsilen olmak üzere, toplam 3.863.100 TL sermayeye karşılık,38.631 adet hissenin toplantıda temsil edildiği, davacılar: 1-.... (vekaleten, ..) 2-...(asaleten) 3-..... (vekaleten, .....) toplantıya katıldığı görülmüştür.
İptali istenilen gündemin 5. Maddesinin yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin olduğu, yapılan oylamada kendi paylarından kaynaklanan oy haklarını kullanmamak kaydı ile yapılan oylamada yönetim kurulu üyelerini tek tek ibrasına ilişkin yapılan oylamada, 16.509 adet red oyuna karşılık, 19.565 adet kabul oyuyla ve oy çokluğu ile yönetim kurulunun ibra edildiği, .... ve ..... vekili .... ile ....... ve dava dışı ... vekili ......'ın gündemin 5. Maddesine ilişkin muhalefet şerhi verdikleri, tutanağa ek olarak işlendiği görüldü.
Ticaret Sicil Kayıtlarının İncelenmesi :
Davalı şirketin ....... Çimento Ve Yapı Malzemeleri Yatırım Tic A.Ş. Sermayesi: 4.210.000,00 TL, Ana Sözleşme Tescil Tarihi: 03.12.1986 olduğu, yönetim kurulu üyelerinin ise, Yönetim Kurulu Başkanının .... .......,yönetim Kurulu üyelerinin ise ..... ve .... olduğu, şirketin son tescilini: 17.10.2023 tarihinde yaptırdığı görülmüştür.
Soruna ilişkin olarak :
Anonim şirketlerde ancak genel kurulun alabileceği ibra kararı, yönetim kurulunu, denetçileri ve ortaklık yöneticisi olan müdürleri bir hesap yılı sonunda, o yıla ait iş ve faaliyetlerini onaylama ve ortaklığın, ibra edilenlere karşı ibra konusu iş ve eylemlerinden dolayı bir alacak veya hak sürmeyeceği ve onları sorumlu tutmayacağı anlamına gelmektedir.
Alınacak ibra kararının kendisinden beklenen sonucu doğurabilmesi için Türk Ticaret Kanunu’nda belirtilen usule uygun bir şekilde alınması ve getirilen yasaklara uyulması gerekir. Bu yasaklardan biri de oydan yoksunluk halidir.
Oydan yoksunluk hali, TTK’nın 436. maddesinde düzenlenmiştir.
Buna göre;
Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz.
Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz.
436’ncı maddenin birinci fıkrasında, şirketin işleyişine ilişkin olarak genel bir oydan yoksunluk hali düzenlenmiştir. Bu hükme göre, için, pay sahibinin bizzat kendisi, eşi, alt veya üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şirket ile anonim şirket arasında şahsi bir iş veya işlem yahut bir davanın olması halinde pay sahibinin oy hakkından yoksun olacaktır.
436’ncı maddesinin ikinci fıkrasında ise yönetim kurulu üyelerinin ibralarında oy hakkından yoksunluk konusu özel olarak düzenlenmiş olup, oydan yoksun kişi olarak yalnızca yönetim kurulu üyesinin kendisi sayılmıştır. Ancak doktrindeki bir görüşe göre; yönetim kurulu üyelerinin ibrasında, yönetim kurulu üyelerinin eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri de oydan yoksun olacaklardır.
((POROY, Reha, Çamoğlu, Ersin, Tekinalp, Ünal: Ortaklıklar Hukuku I. Vedat Kitapçılık, İstanbul 2014, s.409; Aytaç: 1982, s.119; Çamoğlu, Ersin: Anonim Ortaklık Yönetim Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu, Vedat Kitapçılık, İstanbul 2010, s. 232; Çelik, 2007, s.139) ALTAŞ, Anonim Şirkette İbra Kararı Alınırken Uyulacak Usul ve Oy Hakkından Yoksunluk Hali; ÖNDER, KARADEMİR: İbra Kararında Oy Hakkından Yoksunluk)
Aksi görüşe göre ise, yönetim kurulu üyeleri ile yönetimde görevli imza yetkisine sahip kişilerin, yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oy hakkından yoksun oldukları halde, birinci fıkrada sayılan yakınları nasıl ki yönetim kurulu üyesi seçiminde oy kullanabiliyorsa ibra kararında da oy kullanabilir. (HELVACI: 1995, s.104; PULAŞLI, Hasan: Şirketler Hukuku Şerhi C.2, Adalet Yayınevi, Ankara 2015, s.1477; AKDAĞ GÜNEY: 2016, S.1441; YASAMAN: 2013, S.84) ALTAŞ, Anonim Şirkette İbra Kararı Alınırken Uyulacak Usul ve Oy Hakkından Yoksunluk Hali; ÖNDER, KARADEMİR: İbra Kararında Oy Hakkından Yoksunluk)
Zira 2. Fıkra hükmünde ibraya ilişkin özel bir düzenleme yer almakta ve kanun koyucu bu hükümde oy hakkından yoksun kişiyi yalnızca yönetim kurulu üyesi olarak belirtmektedir.
Ayrıca emsal Yargıtay tarafından da da açık bir şekilde 2. görüş kapsamında karar verildiği bilinmektedir. (emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2013/13148 E. – 2014/16463 K. sayılı ve 14.10.2014 Tarihli kararı) Netice itibariyle, kanun lafzı ve Yargıtay uygulaması da dikkate alındığında, ibra kararlarında yalnızca yönetim kurulu üyelerinin oy hakkından yoksun olduğu söylenecektir.
Yönetim kurulu üyelerinin ibra kararı sırasında oy kullanmalarını yasaklayan TTK 436/2 hükmünde, yukarıda açıklandığı üzere yönetim kurulu üyelerinin sadece kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanmaları yasaklanmıştır. Bu düzenlemenin zıt anlamından ise yönetim kurulu üyelerinin başkalarına ait paylardan kaynaklanan oy haklarını temsilen (vekaleten) kullanmalarının mümkün olduğu anlaşılmaktadır.
Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğin m. 19/4 hükmünde de ortaklık yönetim kurulu üyelerinin, ibra edilmelerine ilişkin kararlarda yönetim kurulu üyesi olmayan diğer pay sahiplerinin oy haklarını temsilen kullanabileceği açıkça düzenlenmiştir.
Yargıtay kararları da yönetim kurulu üyesinin ibra oylamasında, oy hakkı bulunan başka bir ortağı temsilen oy kullanmasının TTK m. 436/2’ye aykırı olmadığı yönündedir. (emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2018/4050 E.- 2020/2455 K. sayılı ve 09.03.2020 tarihli kararı, Yargıtay 11. HD’nin 2015/10455 E. – 2016/5038 K. sayılı ve 04.05.2016 Tarihli kararı)
Ayrıca yönetim kurulu başkanı .... ......., genel kurulda yapılan YK üyelerinin ibra oylamasında 1.730 adet hisse sahibi ablası ......'nu ve 1.730 adet hisse sahibi kız kardeşi ....'yi vekaleten temsil ederek ibra oylamasında olumlu oy kullanmıştır.
Söz konusu vekalet ilişkisinin hukuka uygun olduğu ve kullanılan oyların bu anlamda geçerli olduğu anlaşılmıştır.
Diğer yandan davacı taraf yönetim kurulu üyesinin eş ve çocuklarına yaptığı pay devrinin muvazaalı olduğu yönünde iddialarının farklı bir davada ayrı bir yargılamayı gerektirmesi anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, celp edilen tüm deliller, mahkememizce aldırılan kök ve ek raporlar uyarınca; asıl davada davalı şirketin 21/09/2023 tarihinde yapılan 2021 yılına ait genel kurulunda gündemin 5.maddesinde görüşülerek alınan yönetim kurulunun ibrası kararının iptali ve birleşen davada yine 21/09/2023 tarihinde yapılan 2021 yılına ait genel kurulunda gündemin 5.maddesinde görüşülerek alınan yönetim kurulunun ibrası kararının iptali istemleri bakımından, şirketin mali durumuna ilişkin hususlarda da yapılan mahkememizce görevlendirilen bilirkişilerce yapılan incelemeler doğrultusunda, yönetim kurulu üyeleri ile yönetimde görevli imza yetkisine sahip kişilerin, yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oy hakkından yoksun oldukları halde, birinci fıkrada sayılan yakınları nasıl ki yönetim kurulu üyesi seçiminde oy kullanabiliyorsa ibra kararında da oy kullanabileceği, ibra kararlarında yalnızca yönetim kurulu üyelerinin oy hakkından yoksun olduğu, Yönetim kurulu üyelerinin ibra kararı sırasında oy kullanmalarını yasaklayan TTK 436/2 hükmünde, yukarıda açıklandığı üzere yönetim kurulu üyelerinin sadece kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanmalarının yasaklandığı, bu düzenlemenin zıt anlamından ise yönetim kurulu üyelerinin başkalarına ait paylardan kaynaklanan oy haklarını temsilen veya vekaleten kullanmalarının mümkün olduğunun anlaşılması gerektiği, yukarıda belirtilen emsal Yargıtay kararının da bu doğrultuda olduğu, ibra oylamasındaki vekalet ilişkisinin hukuka uygun olduğu ve kullanılan oyların bu anlamda geçerli olduğu, alınan kararların iptalini gerektirecek hukuka aykırılık bulunmadığı, yukarıda detaylıca anlatıldığı şekliyle, asıl ve birleşen davalarda kararların iptali şartlarının oluşmadığı ve bu aşamada alınan kararların hukuka uygun olduğu, davacının asıl ve birleşen davalarda yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası açılmasını gerektirir, somut bir delil ve belge de sunmadığı, davacıların asıl ve birleşen davalardaki muvaaza iddialarının ise farklı bir davada ayrı bir yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından asıl davanın ve birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Asıl davanın reddine,
Birleşen Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı davanın reddine,
Asıl Dava Bakımından Harç Ve Yargılama Giderleri :
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harcın peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile eksik 345,55 TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Davalı tarafından dosyaya masraf depo edilmemesi nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Birleşen Dava Bakımından Harç Ve Yargılama Giderleri :
7-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harcın peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile eksik 345,55 TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
8-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
10-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine,
12-Davalı tarafından dosyaya masraf depo edilmemesi nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2025
Başkan .....
e-imzalıdır
Üye.....
e-imzalıdır
Üye .....
e-imzalıdır
Katip....
e-imzalıdır