T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1231 Esas
KARAR NO : 2024/518
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/11/2021
KARAR TARİHİ : 14/05/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkilinin uygun şekil ve ölçülerde künefe ocağının imalatı için anlaşmıştıklarını, anlaşma doğrultusunda davalının talep ettiği 14.000-TL 22.12.2020 tarihinde davalının babası ....'in hesabına müvekkilinin ortağı ... tarafından gönderildiğini, imal edilen künefe ocağı ambar nakliyesi ile müvekkilinin işyerine gönderildiğini, müvekkilinin gönderilen tezgahı açtığında tezgahın çizime uygun olmadığını ocaktaki eksiklikler sebebiyle ocağın kullanımının mümkün olmadığını, ayrıca tüm bu kusurların tamirle giderilmesinin de mümkün olmadığını, davalı tarafın gönderilen ocakla ilgili eksik ve kusurlu imalatı kabul ettiklerini, ancak davalının yaptığı ayıplı malı değiştirmemesi ve aldığı ödemeyi de iade etmemesi üzerine ödenen 14.000-TL'nin arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren ticari faiziyle beraber davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini ve tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından, ayıp sebebi ile kanunda sayılan seçimlik haklarına ilişkin müvekkili aleyhine ikame etmiş olduğu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, nitekim 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi gereğince "bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir." hükmü amir olduğunu, müvekkilinin yerleşim yerinin de Diyarbakır olduğundan davanın Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinde ikame edilmesi gerektiğini, yetkili mahkemenin Diyarbakır mahkemeleri olması sebebi ile sayın mahkemenizin yetkisizliğine karar verilmesini, davacı taraf, dava dilekçesinde, künefe ocağının bedelinin bir kısmının ortağı olan ... tarafından ödendiğini beyan ettiğini, bu hususta sayın mahkemenizce, davacı tarafın belirtmiş olduğu ...'ın da davacı taraf olarak eklenmesi gerektiğini, ancak huzurdaki davada ... adına yapılmış zorunlu arabulucu başvurusu bulunmadığını, bu sebeple, sayın mahkemenizce zorunlu dava arkadaşlığı sebebi ile ...'ın davaya davacı olarak eklenmesine, dava şartı ticari arabulucu başvurusu son tutanağını sayın mahkemenize sunmak üzere kendisine süre verilmesini, şayet bu süre zarfında mahkemeniz ara kararı yerine getirilmezse davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizce verilen 13/12/2022 tarih ve ... Esas ... sayılı kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 15/11/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmış olup, davanın mahkememizin ... esasına kaydı yapılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, Davacının siparişi üzerine davalının yaptığı künefe ocağının ayıplı olup olmadığı, ürünün ve yapılan ödemenin iadesinin gerekip gerekmediği, sonuç olarak yapılan 14.000 TL ödemenin iadesi talebine ilişkindir.
Eser sözleşmesi, iş sahibinin ödemeyi taahhüt ettiği ücret karşılığında yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi ve teslim etmeyi üstlendiği iki taraf için hak doğuran ve borç yükleyen bir sözleşmedir. Eser sözleşmesinde iş sahibinin asli borcu TBK'nın 470.maddesi çerçevesinde meydana getirilen eser karşılığında bir miktar paranın ödenmesi, yüklenicinin borcu ise eseri zamanında ve ayıpsız olarak imal ve teslim etmektir.
Eser sözleşmesinde yüklenicinin ayıptan sorumluluğu TBK'nın 474 ile 478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Yüklenicinin ayıptan sorumlu olabilmesi için eserin iş sahibine teslim edilmesi, eserin ayıplı olması, eserin iş sahibi tarafından kabul edilmemesi veya kabul edilmek zorunda olunmaması, eserin iş sahibi tarafından muayene ve ihbar külfetinin yerine getirilmiş olması, eserdeki ayıbın iş sahibinin tutumundan kaynaklanmamış olması ve son olarak ayıplı teslimden doğan hakların süresi içinde kullanılması gerekmektedir. Ayıp, teslim edilen eserde sözleşme ile kararlaştırılmış olan veya dürüstlük kuralına göre olması gereken ya da kanunun öngördüğü niteliklerin bulunmaması olarak nitelendirileceğinden ayıplı bir eserin imali ve teslimi sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediğini gösterir.
Eserin teslim alınmasından sonra açıkça görülen veya usulüne göre yapılan bir muayene ile görülebilen ayıplar açık ayıp, bu şekilde tespit edilemeyen ancak zaman içerisinde eser kullanılırken ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilir.
TBK'nın 474/1.maddesi gereğince açık ayıplar bakımından iş sahibi işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve uygun bir süre içerisinde tespit ettiği ayıpların yükleniciye bildirmekle yükümlüdür. İş sahibi bu külfetleri yerine getirmezse ayıp dolayısıyla kendisine tanınan haklardan yararlanamayacaktır.
Somut olayda; asıl dava bakımından, her ne kadar davacı davalının yaptığı ocağın ayıplı olduğu iddiası ile ayıplı imalat bedeli talebinde bulunmuş ise de, bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere söz konusu ocaktaki ayıbın açık ayıp mahiyetinde olduğu anlaşılmıştır. Eser sözleşmesinde, eserin ayıplı olması durumunda iş sahibi, açık ayıplarda işin yapıldığı ve dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan TBK'nın 474 maddesinde tanınan hakları kullanabileceği hususu göz önüne alındığında, davacının açık ayıp mahiyetinde bulunan dava konusu ocak için davalıya bildirim yükümlülüğünü usulüne uygun şekilde yerine getirmediği, bu doğrultuda davacının, ayıplı olduğu iddia edilen dava konusu ürünün ayıplı olduğu, ürünün davacıya teslim tarihi ve ayıbın davalıya bildirildiği tarihi hususlarında ispat yükünün davacı üzerinde olduğu ve ancak davacı tarafından işbu hususları ispat edilemediği sonuç ve kanaati ile davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafça yatırılan 239,09 TL harçtan mahsubuyla bakiye 188,51 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3- Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,
4-AAÜT gereğince hesap edilen 14.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6--Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.
14/05/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸