T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1247 Esas
KARAR NO : 2025/230
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2023
KARAR TARİHİ : 10/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket, 07.11.2023 tarihinde davalı şirketten .... nolu faturadan görüleceği üzere 217 kg baskılı poşet ve | adette kalıp bedeli olarak 14.421,60 TL ödeyerek söz konusu ürünleri satın almıştır. 08.11.2023 tarihinde müvekkil şirkete teslim edilen ürünlerin aynı gün içerisinde gelen paketleri açıldığında üzerindeki yazıların silindiği, bazı yerlerde boyaların çıktığı, kulplarının yırtık, eksik olduğu görülmüştür 16.11.2023 tarihli ihtarame keşide edilerek (malların ayıplı olduğu belirtilerek sözleşmeden dönüldüğü belirtilmiş. Noter masrafı olarak 917,00 TL ödenmiştir. Davalının gönderdiği ayıplı poşetlerin teslim alınması sırasında kargo bedeli olarak 1.800,00- TL ödenmiştir.” denilerek fatura bedeli ve yapılan masrafların ödenmesini talep etmiştir.
Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLER : .... bankası, İstanbul Vergi Dairesi, Antalya Vergi dairesi, Beylikdüzü Vergi Dairesi, Antalya Kurumlar Vergi Dairesi yazıları, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, ticari ilişkiden kaynaklı ayıplı olduğu iddia edilen malların teslimi dolayısıyla sözleşmenin feshi sonucunda ödendiği iddia edilen alacağı, kargo bedelinin. İhtarnamenin bedeline ilişkin alacak istemine ilişkindir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi 09/09/2024 tarihli raporunda; Davacının inceleme konusu olan ve temin edilen 2023 yılı ticari defterleri e-defter kapsamında tutulduğu ve GİB onaylı beratların zamanında oluşturulup yüklendiği tespit edilmiştir. Defter verilme dönemi geçici vergi dönemleri olacak şekilde tercih edildiği görülmektedir. 2023/09-10-11-12. aylara ait berat raporlarının zamanında tasdik ettirildiği tespit edilmiştir. Dava konusu işlemlerin olduğu dönemlere ait tekil no ve ETTN numaraları belirtilmiştir.
1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinini talebi üzerine karar verebilir.
2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır, denilmektedir.
İş bu raporun bir sonraki bölümünde detaylı açıklanacağı üzere, dava konusu işlemlerin yasal defterlere kaydedildiği, bu durumun sahibinin lehine teşkil ettiği tespit edilmiştir.
C. Uyuşmazlığa konu olan faturanın ve ödemelerin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı dair tespitler:
Davacı tarafın 2023 yılı yevmiye defterinde, davalıya ait .... Verilen Sipariş Avansları hesabında takip edilmekte olup muavin kayıtları aşağıdaki gibidir. Dava konusu faturanın davacıya ait yasal defterlerde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir.
22.09.2023 tarihinde davalıya gönderilen 5.000,00 TL'nin yanlış kayıtla, 131-Ortaklardan Alacaklar hesabına kaydedildiği tespit edilmiştir.
.... yevmiye nolu 22.09.2023 tarihli kaydın, 01.10.2023 tarihinde .... yevmiye numarası ile düzeltildiği ve 131- Ortaklardan Alacaklar hesabından doğru olacak şekilde, .... avans hesabına kaydedildiği görülmektedir
07.11.2023 tarihinde davalı adına gönderilen 9.421,60 TL'nin .... avans hesabına kaydedildiği görülmektedir.
Davalı tarafından düzenlenen 07.11.2023 tarih .... nolu KDV dahil 14.421,60 TL tutarlı faturanın kayıtlara alınmadığı, fatura içeriğindeki ürünlerin aynı tarihli sevk irsaliyesi düzenlendiği, 08.11.2023 tarihinde teslim alındığı tespit edilmiştir.
Davalının 31.12.2023 tarihi itibariyle, 14.421,60 TL alınan avans bakiyesi bulunmaktadır.
D. Dava konusu faturaya itiraz edilip edilmediği ve dava tarihi itibariyle taraflar arasındaki borç alacak durumuna dair tespitler:
Sayın Mahkeme tarafından, ilgili vergi dairesi müdürlüklerine gönderilen müzekkereye istinaden tarafların 2023 yılına ait BA-BS formları gönderilmiştir. Her iki firmanın da BA-BS formlarında herhangi bir kayıt bulunmamaktadır.
Firmalar, faturaların kendisine iletildiği tarihten itibaren 8 günlük süre içinde, TTK 18. maddesi 3. Fıkrasında belirtilen; noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile itiraz etmesi zorunludur. TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında “Bir fatura alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz (8) gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Bu minvalde, davacı firmanın 16.11.2023 tarihli ... yevmiye nolu ihtarname içeriğinde ayıplı mal olması nedeniyle, ödenen bedellerin iadesinin talep edildiği ve davalı tarafından düzenlenen faturanın da kabul edilmediği belirtilmiştir. Davacı firmanın kanunla belirlenen itiraz şeklini yerine getirdiği tespit edilmiştir.
Davacının kanunda ön görülen itiraz şekline istinaden, dava konusu faturayı kayıtlarına almadığı, bununla beraber davalının da BA-BS formunda davacı firmaya rastlanmadığı, bu durumda, davalı firmanın da iade ya da iptal talebini kabul ettiği kanaatine varılmıştır. Buna paralel, 14.421,60 TL tutarında düzenlenen faturanın kayıtlara alınmaması nedeniyle, davalı firmanın davacı firmaya, 14.421,60 TL borçlu olduğu anlamına gelmektedir.
Bununla beraber, gelen ürünlerin kargo bedeli olarak 1.800,00 TL ödeme yapıldığı ve bu ödemeye ait ... Nak. Ltd. Şti. firmasının fatura düzenlediği, ilgili faturanın kayıtlara alındığı, ek olarak ihtarname masrafi olarak 917,10 TL noter ödemesi yapıldığı tespit edilmiştir.
Davacı vekilinin talebine istinaden, asıl alacak tutarlarına muaccel hale geldiği tarihlerden itibaren faiz işletilmiş olup hesaplamalar aşağıdaki tabloda detaylıca yapılmıştır.
Merkez Bankası Kanunu'nun 45. Maddesine göre Avans İşlemlerinde Uygulanan Faiz Oranı belirtilmiştir.
Ödeme ve masraf tarihlerinden itibaren, dava tarihine kadar avans/yasal faiz işletilmiş ve nihai borç 18.168,73 TL olarak hesaplanmıştır.
28/12/2023 dava tarihi itibariyle, davacının davalıdan 17/138,60 TL asıl+1.030,13 TL işlemiş faiz dahil toplam 18.168,73 TL alacağı bulunmaktadır.
Sonuç ve kanaat olarak;Mali Müşavir; Davacı tarafın inceleme konusu olan 2023 yılı ticari defterlerinin, TTK'nın 64. maddesi gereğince zamanında açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, bu durumun sahibinin aleyhine delil olabileceği,
Dava konusu faturanın, davacı tarafın ticari defter kayıtlarında olmadı ilgili faturaya zamanında kanunun ön gördüğü şekilde itiraz edildiği,
Her iki tarafın BA-BS formlarında, karşılıklı olarak herhangi bir kaydının bulunmadığı,
Davacı tarafın, sipariş verilen mallar için toplamda 14.421,60 TL avans para gönderdiği,
Gelen mallar için 1.800,00 TL nakliye ve fatura iptali/itirazı için notere 917,00 TL ödeme yapıldığı,
Toplamda yapılan ödeme ve masrafın 17.138,60 TL olduğu tespit edilmiş olup;
Takdir Sayın Mahkemenin olmak üzere;
Davacıya ait yasal defterlerin baz alınması durumunda 28.12.2023 dava tarihi itibariyle, davacının davalıdan 17.138,60 TL asılt 1.030,13 TL işlemiş faiz dahil toplam 18.168,73 TL alacağı bulunmaktadır.
Kimya Mühendisi; Resimler de görüleceği üzere Ambalajlarda Grafik, Tasarım ve Baskı Hataları olduğu,
Ambalajların tek düze boyutta olmayıp boyut farkı tespit edildiği,
Ambalajlardan bazılarında üretim hatalarından kaynaklı tutma yerlerinde yırtıkların olduğu,
Baskı yazılarının silik ve orantısız basıldığı tespit edilmiştir.
Yukarıda bahsi geçen tüm kusurların üretim hatasından kaynaklandığı dolayısıyla ürünlerin “Ayıplı Mal” olduğu kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Bilirkişi 01/01/2025 tarihli raporunda; incelenen dosya kapsamı ve itirazlar incelenmekle;
4.2. Davalı ..., davacı tarafından iş bu davaya konu edilen .... nolu 07.11.2023 tarihli 14.421,60.-TL değerindeki satış faturasını davacı adına keşide etmiş olup; fatura içeriğinde davacıya 217 adet baskılı poşet ile 1 adet kalıp bedeli” satışını gerçekleştirmiş olup; gerek ürünlerin gerekse de faturanın davalı yanca kendilerine teslimini ikrar etmiştir.
4.3. Davacı, söz konusu ürünlerin ayıplı olduğunu tespit ettiğini davalıya 16.11.2023 tarihinde Antalya .... Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bildirmiş, ödenen bedelin iadesini talep etmiş ve 07.11.2023 tarihli faturayı kabul etmediğini ve iade ettiğini bildirmiştir.
4.4. Yine davacının davalı adına daha önce -Antalya .... Noterliği'nin ... yevmiye nolu 16.11.223 tarihinde keşide ettiği ihtarnamenin aynısını bu seferde 20.05.2024 tarihinde .... yevmiye nolu ihtarnamesi ile yeniden gönderdiği görülmektedir.
4.5. Davacının davalı adına yaptığı ödemelere ait detaylar şu şekildedir; 07.11.2023 tarihinde ... Bnk aracılığı ile 9.421,60.-TL, 22.09.2023 tarihinde ... Bnk aracılığı ile 5.000,00.-TL, toplamda 14.421,60.-TL bedel, davacı tarafından davalı hesaplarına gönderilmiştir.
4.6. Yapılan bilirkişi incelemesinde davacının, davalı tarafından adına düzenlenmiş olan satış faturasını kayıtlarına almadığı ve yapılan 5.000.-TL ödemenin sehven önce ortaklardan alacaklar hesabına kayda alındığı sonra ise avans olarak kayda alındığı belirtildiği, 9.421,60.-TL bedelin ise avans hesabına kayda alındığı tespit edilmiştir.
4.7. Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere taraf B formlarında inceleme yapıldığında her iki şirketin de söz konusu faturayı beyan etmedikleri görülmektedir.
4.8. Sayın Mahkemeniz 04.11.2024 tarihinde davalı defterlerinde inceleme yapmak üzere karar vermiş ancak davalı yanca inceleme gününde katılım sağlanmadığı gibi, defter ve belge de ibraz edilmemiş, yerinde inceleme de talep etmemiştir.
Bu konuda örnek bir yargı kararında özetle:“HMK 222. maddeye göre ticari davalarda resen dahi defter ve belgeler incelenebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onaylan yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır ( HMK 222/2 ). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtların aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onaylan bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur ( HMK 222/4 ).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıktan ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar.
Somut olayda hukuki ihtilaf davacının davalıya mal satışı ve teslimi yapıp yapmadığı ve buna bağlı olarak da alacaklı olup olmadığı ve miktarı noktasındadır. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın da defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde davacı tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. ...Davalı ... defter ve belge ibraz etmemesi karşısında eldeki davada davalı ... kayıtlarının davacı kayıtlarını destekler mahiyette olduğunun kabulü zorunludur. “(İSTANBUL BAM 16. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2017/3912 - 2020/340) denmiştir.. Dolayısıyla defter ve belge ibraz etmeyen davalının davacı defter ve belgelerine riayet etmesi takdiri Sayın Mahkemenize aittir. Diğer ... davacı, söz konusu ürünlerin kargo bedeli olarak 1.800,00 TL ödeme yapıldığını ve ihtarname bedeli olarak da 917,10 TL noter ödemesi yapıldığını beyan ve ifade etmiştir. Dosya içerisinde yer alan belgeler ile talimat yolu ile alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacı tarafından 1.800.-TL kargo bedeli ile 917,10.-TL noter masrafı yapıldığı belgelenmektedir. Sayın davacı vekili, yapılan ödemelerin ödeme tarihlerinden itibaren ticari avans faizi ile ödenmesini talep etmiş olup;
BK 117. Maddede Borçlunu Temerrüt koşulları belirtilmiş olup; Madde 117 - Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Şeklinde düzenlenmiştir.
Davacı yanca, davalının 16.11.2023 tarihinde davalının temerrüde düşürüldüğü, bu ihtarnamede ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içinde iadesi talep edildiği, tebliğ şerhine göre ihtarnamenin 21.11.2023 tarihinde davalıya tebliğ edildiği ve 7 gün sonra muaccel hale geleceğinden; 28.12.2023 tarihinden dava tarihine kadar geçen süre için 595,09.-TL faiz talep edebileceği hesaplanmaktadır.
Rapor içerisinde de belirtildiği üzere,Davacı ... defterlerinde talimat yolu ile inceleme yapılmış ve davalıya sipariş verdiği mallar için toplamda 14.421,60 TL avans para gönderdiği, gelen mallar için 1800 TL nakliye ve davalı tarafından gönderilen malzemenin ayıplı olduğunu ve faturayı kabul etmediğini belirten ihtarname için notere 917 TL ödeme yapıldığı tespit edilmiştir.
Teknik bilirkişi incelemesinde; grafik tasarım ve baskı hataları olduğu, ambalajların tekdüze boyutta olmayıp boyutlarında farklılık bulunduğu, ambalajlardan bazılarında üretim hatalarından kaynaklı tutma yerlerinde yırtıkların olduğu, baskı yazılarının silik ve orantısız basıldığı, tespit edilmiş bahsi geçen tüm kusurların “Üretim Hatası"ndan kaynaklandığı dolayısıyla ürünlerin “Ayıplı mal” olduğu kanaate ile rapor düzenlenmiştir.
Davalı yanca defter ve belgeler ibraz edilmemiş olup; yüksek yargı kararları gereğince davalının, davacının defter ve belgelerine riayet etmesi gerektiği hususunun takdir ve değerlendirmesi Sayın Mahkemeye aittir.
Sayın Mahkemeniz, davacının iddialarında haklı olduğu kanaatinde ise; davalının 16.11.2023 tarihinde davalının temerrüde düşürüldüğü, bu ihtarnamede ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içinde iadesi talep edildiği, tebliğ şerhine göre ihtarnamenin 21.11.2023 tarihinde davalıya tebliğ edildiği ve 7 gün sonra muaccel hale geldiği, 28.12.2023 tarihinden dava tarihine kadar geçen süre için 595,09.-TL faiz talep edebileceğinin hesaplandığını bildirmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararı)
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; eldeki davanın mahiyeti gereği mahkememizce ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara karar kurulduğu ve ancak belirlenen gün ve saatte davalı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediği, davalı usulune uygun yapılan tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, ambalajlarda Grafik, Tasarım ve Baskı Hataları ve boyut farkı tespit edildiği, ambalajlardan bazılarında üretim hatalarından kaynaklı tutma yerlerinde yırtıkların olduğu, baskı yazılarının silik ve orantısız basıldığı tespit edildiği, bu kusurların üretim hatasından kaynaklandığı dolayısıyla ürünlerin “Ayıplı Mal” olduğu kanaatine varıldığı, incelenen ticari defterlerine göre davacının, davalıdan 14.421,60-TL alacaklı olduğu anlaşılmış olup, ticari defter ve kayıtların kesin delil olarak kabul edildiği hususu göz önüne alındığında, dava konusu edilen alacak yönünden davalı tarafın defter ve belge ibraz etmeyerek HMK m. 222/3 hükmü gereği davacı tarafın defterlerinde yer alan kayıtları kabul etmiş sayılması gerekeceği sonuç ve kanaati ile davanın temerrüt tarihi de dikkate alınarak ispat edilen 14.421,60-TL ve belgelendirdiği1.800.-TL kargo bedeli yönüyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile 14.421,60-TL'nin temerrüt tarihi olan 28/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-1.800,00 TL kargo bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gerekli 1.108,10 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 292,69 TL harcın mahsubuyla bakiye 815,41 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 292,69 TL peşin harç ve 917,00 TL ihtarname bedeli olmak üzere toplam 1.479,54 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 14.973,13 TL ve İhtarname bedeli olan 917,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-AAÜT gereğince hesap edilen 16.221,60 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 2.400,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair,6100 sayılı HMK'nun ilgili maddeleri gereğince dava değerinin istinaf/temyiz sınırının altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzünde davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır