T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/125 Esas
KARAR NO : 2025/572
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/02/2023
KARAR TARİHİ : 19/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/06/2025
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: davacı vekili özetle; davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu iş nedeniyle davacının, davalıdan cari hesaptan kalan bakiye 74.188,16 USD alacağı bulunduğunu, davacının borcun ödenmesi için davalıya Beşiktaş ... Noterliği'nin 25/07/2022 tarihinde .... yevmiye numaralı ihtarnameyi keşide ettiğini, borç ödenmeyince de davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını, davalının takip dosyasına hem yetki hem esas yönünden itirazda bulunması üzerine takibin durduğunu, davalının yetki itirazının yasal olmadığını, taraflar arasındaki ihtilafın kaynağının ticari ilişkiye dayalı fatura alacağının tahsiline ilişkin olduğunu, ticari merkezin bulunduğu yere göre Bakırköy Adli Yargı çerçevesinin yetkili olduğunu, davalının haksız itirazının iptali için iş bu dava ile huzura gelmiş bulunduklarını, aynı zamanda haksız itiraz ve inkar nedeniyle davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile neticelendiğini beyanla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesine rağmen, davaya ilişkin arabulucuğun Bursa Arabuluculuk bürosunda telekonferans yolu ile gerçekleştirildiğini, Arabuluculuk Kanunu 18/A/4 maddesine göre zorunlu arabuluculuk başvurusunun yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna yapılması gerektiğini, davalı şirketin adresinin Bursa'da olduğunu, HMK 6'ya göre yetkili mahkemenin Bursa Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tartışmasız olduğunu, icra takibine ve arabuluculuk başvurusuna karşı yaptıkları yetki itirazını inceleyen Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi'nin de yetkili arabuluculuk bürosunu Bursa olarak belirlediğini, bu nedenle arabulucuğun Bursa'da gerçekleştiğini, ancak davacı tarafın buna rağmen davayı yine de ısrarla Bakırköy'de açtığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, yetki itirazlarınıın bulunduğunu, davalının herhangi bir borcu olmadığını bildirdiklerini ancak yine de zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının olmayan bir borç için takip başlattığını, ve haksız şekilde dava açtığını, davacının alacağının olduğunu ispat ile mükellef olduğunu, alacağa ilişkin fatura, belge, sözleşme, iş veya hizmet yapıldıysa işin hangi tarihte yapıldığına ilişkin belge, sevk irsaliyesi, teslim tesellüm belgesi sunmadığını, işin hangi tarihte yapıldığını, alacağın neye göre hesaplandığını, neden dolar üzerinden hesap edildiğine ilişkin bir açıklama da yapılmadığını, davalının davacıya bir borcu bulunmadığını, ayrıca davalıya ait bir kısım malların davacı yedinde bulunduğunu, ısrarlı taleplerine rağmen davalıya iade edilmediğini, bu husustaki dava haklarının saklı olduğunu, taraflar arasında herhangi bir cari hesap sözleşmesinin mevcut olmadığını, TTK 89/2 uyarınca cari hesap sözleşmelerinin yazılı olarak yapılmadıkça geçerli olmayacağını, cari hesap sözleşmesi olmadığını beyanla davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine, aksi halde yetki itirazları doğrultusunda dosyanın Bursa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine ve esas yönünden davanın reddine, haksız icra takibi nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Vergi dairesi yazı cevabı,
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası, ticaret sicil kayıtları, talimat mahkemesi aracılığı ile aldırılan 15/04/2024 tarihli bilirkişi raporu, mahkememizce aldırılan 13/06/2024 tarihli bilirkişi raporu ve 24/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına itirazın iptali, takibin devamı, icra inkar tazminatı talebinden ibarettir.
Asıl konunun; taraflar arası ticari ilişki kapsamında cari hesaptan kalan bakiye alacağın bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı görüldü.
Çözüm: Taraflarca sunulan delillerle, HMK, TBK, TTK, ve İİK bakımından değerlendirilmesinin yapılmasıdır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan 13/06/2024 tarihli bilirkişi raporu ve 24/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporu birlikte değerlendirilerek bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunmaları sebebiyle hükme esas alınmıştır.
Mahkememizin 01/02/2024 tarihli celsesinde, davalı vekilinin icra dairesinde yapmış olduğu yetki ve mahkememize yaptığı yetki itirazı ile arabuluculuk itirazının TBK 89.madde ve HMK 6.maddesi dikkate alınarak oy birliği ile reddine karar verilmiştir.
Davacı ... San. Ve Tic. A.ş.’nin , Davalı ... Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesi'nin .... Esas No ile 30.09.2022 tarih başlatılan icra takibi ile, 73.666,44 USD Fiili Ödeme Tarihi Asıl alacak (İstenen: Yıl. En Yüksek Mev. Faizi (USD)), 521,72 USD Fiili Ödeme Tarihi İşlemiş faizi, 74.188,16 USD Fiili Ödeme Tarihi Toplam Alacak olarak, NOT: 1 USD=14,70 TL = 1.090.565,95 TL Harca Esas Değer bedelli olarak, takibe dayanak asıl alacak- Cari hesap borcu- Muavin defter ekstresi, noter ihtarnamesi 73.666,44 USD şeklinde belirterek takip talebi oluşturulduğu, davalı vekilinin borca, tüm faiz ve ferilerine itirazı üzerinde takibin durdurulduğu görülmüştür.
şeklinde belirterek takip talebi oluşturulduğu, davalı vekilinin borca, tüm faiz ve ferilerine itirazı üzerinde takibin durdurulduğu görülmüştür.
Tarafların davaya konu yılları içeren ticari defter ve kayıtları üzerinde mahkememizce ve talimat mahkemesince görevlendirilen bilirkişi aracılığıyla yapılan tespitler sonucu Tarafların davaya konu yıllara ilişkin ticari kayıt ve defterlerinin kendi lehlerine delil olma özelliğine sahip olduğu tespit edilmiştir.
Faturanın ispat kuvvetine ilişkin TTK. m. 21/2 hükmüne göre: “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır”.
Tarafların iddia ve savunmaları, celp edilen tüm deliller, mahkememizce aldırılan bilirkişi kök raporu ve ek raporu ile tüm dosya kapsamına binaen somut olayda; davacı firma tarafından, davalı adına 2021 yılında 163 adet 2022 yılında 91 adet fatura düzenlendiği, düzenlenen faturaların yabancı para birimi USD cinsinden düzenlendiği, faturalar üzerinde kur bilgisi ve Türk Lirası karşılığının yazılı olduğu, e-fatura şeklinde düzenlendiğinden, davalıya ulaştığının anlaşıldığı, dosya kapsamında davalı tarafından iş bu faturalarda yapılan herhangi bir itirazın da bulunmadığı, TTK 21/2 hükmüne göre süresinde itirazda bulunulmadığından faturaları kabul etmiş sayılacağı, celp edilen BA-BS formlarının karşılaştırmasında tarafların BA-BS formları arasında fark olmadığının görüldüğü, birbirleriyle uyumlu olduklarının anlaşıldığı, bu nedenle bu faturaların cari hesaba dahil edilmesi gerektiği, talimat mahkemesi aracılığıyla aldırılan rapor ile mahkememizce aldırılan kök ve ek raporların arasındaki farkın , 2021 yılında davacının davalı adına düzenlediği toplam 165 adet faturanın sadece 38 adedinin dikkate alınarak, davacı ile davalı arasındaki dava konusu 2020 yılı TL ve USD cari hesap bakiyelerinin hazırlanan rapora dahil edilmeden, 2021 yılı içerisinde Davalı tarafından davacı ile olan cari hesabına yapılan ödemelerin hazırlanan rapora dahil edilmeden hazırlandığından kaynaklandığının anlaşıldığı, davalı vekilinin dosyaya sunduğu 22/07/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi ekinde dosyaya sunulan cari hesap ekstresi incelendiğinde, davacı ile davalının birbirleriyle olan 2021 yılı kayıtlarının, 2020 yılından TL devir bakiyesi, 2021 yılında davacının davalı adına düzenlediği faturalar, davalının davacı ile olan cari hesabına istinaden 2021 yılında yaptığı ödemeler bazında birbirleriyle uyumlu olduğunun görüldüğü anlaşıldığından, tarafların ticari defterleri, BA-BS formları birlikte değerlendirildiğinde, 30/09/2022 takip tarihi itibariyle, davacının davalıdan 73.666,44 USD asıl alacağının mevcut olduğu anlaşıldığından, davacının davalı adına düzenlediği son faturanın 13/09/2022 tarihli olması nedeniyle temerrüt tarihi olarak baz alınarak, davanın kısmen kabulü ile, davanın kısmen kabulü ile, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazın 73.666,44 USD asıl alacak ve 411,72 USD işlemiş faiz yönünden iptali le takibin devamına, fazlaya ilişkin faiz taleplerinin reddine, alacağın belirlenebilir ve dolayısıyla likit olması dikkate alınarak davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin takip tarihi itibariyle toplam alacak tutarının %20'si oranında icra inkar tazminatı olan 269.619,17TL % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
-Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazın 73.666,44 USD asıl alacak ve 411,72 USD işlemiş faiz yönünden iptali le takibin devamına, fazlaya ilişkin faiz taleplerinin reddine,
-Asıl alacak üzerinden 269.619,17TL % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 95.487,47 TL harç peşin alınan 16.389,32 TL harcın mahsubu ile eksik 79.098,15 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 14.608,75 TL bilirkişi ücreti, posta masrafı vb. giderler ile toplam harç gideri 16.569,22 TL olmak üzere toplam 31.177,97 TL yargılama giderinin, davanın kabul/red oranına göre hesap edilen 31.131,74 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 378.383,30 TL avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca red edilen miktar üzerinden hesap edilen 4.350,50 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
8-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalı tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalıya iadesine,
9-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin dava açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/06/2025
Başkan ....
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ....
e-imzalıdır