T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/149 Esas
KARAR NO : 2024/740
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/02/2023
KARAR TARİHİ : 04/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/07/2024
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: davacı vekili özetle; Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibi yaptıklarını, 02/06/2022 tarihinde davalı tarafından asıl alacağa, faize ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, taraflar arasında 01/05/2017 tarihli sözleşme doğrultusunda doğan alacaklar için, davacının düzenlemiş olduğu faturalar nedeniyle takibin başlatıldığını, sözleşme gereğince, davalı tarafından İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nden ihale ile alınan işlerin bir bölümünü taşeron olarak üstlendiğini, davacının bu doğrultuda işlerin tamamını eksiksiz ve usulüne uygun olarak tamamladığını, alacakları için ise takibe dayanak gösterdikleri faturaları düzenlediklerini, usulüne uygun olarak düzenledikleri ..... nolu, 17/02/2018 tarihli 253.700,00 TL bedelli ve ..... nolu, 17/12/2018 tarihli, 2.212.866,83 TL bedelli iki adet faturanın davalı şirkete gönderildiğini, ticari defterlere işlendiğini ve faturalara davalı tarafından itiraz edilmediğini, ancak alacağın tahsil edilemediğini, borçlunun faturalarının usulüne uygun şekilde tebliğ alındığı anda borcun muaccel olduğunu ve temerrüde düşüldüğünü, bu nedenle icra takibi içerisinde takip tarihine kadar işlemiş gecikme faizini de talep ettiklerini, davacının sözleşme gereği tüm yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdikten sonra, işin sahibi kurum tarafından işlerin teslim alındığını, geçici ve kesin kabullerin yapıldığını, işin tamamlandığının onaylandığını, davacının alacağının ödenmemesi için ortada bir hukuki gerekçe olmadığını, davalının kötü niyetli olarak ödeme yapmadığını beyanla takibin devamına, davalının alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: faturanın tek başına edimin ifa edildiğini ve alacağın varlığını kanıtlamayacağını, davacının davalı şirket ile ticari ilişkisini, sözleşme şartlarını, uygun ifayı, fatura verilmesine neden olan işin yapılmış olduğunu, fatura bedeli kadar iş yapıldığını, eksiksiz ve tam olarak davalı şirkete teslim edildiğini, yükümlülüklerin yerine getirdiğini ispat etmesi gerektiğini, faturaya yasal süresinde itiraz edilmemiş olmasının bunları tek başına ispat edemeyeceğini, davacının eksiksiz ve tam olarak, sözleşmeye uygun teslim ettiği iddiasını kabul etmediklerini, işin tamamlanmaması nedeniyle hak ediş de bulunmadığını, bu nedenle davalının temerrüde düşürülmesi ve fatura tarihi itibariyle işlemiş faizi de kabul etmediklerini, örnek Yargıtay içtiharlarının bu doğrultuda olduğunu, davacı tarafın kötü niyetli olarak davayı açtığını, davalının davacıya karşı herhangi bir borcu olmadığını, alacağın varlığına dair icra takibinde somut bir delil sunmadıklarını, dilekçeleri ekindeki ve davalı şirketin ticari defterlerine de işlemiş olan cari hesap dökümünde, davacı şirketin kötü niyetli olarak talep ettiği fatura karşılıklarının ödendiğinin açıkça belli olduğunu, hatta davacıya hak edişlerin çok üzerinde ödemeler yapıldığının görüleceğini, hatta davalının alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını, davacı şirketin ticari defterlerinin delil olarak kullanılamayacağını, müvekkili şirketin defterleri ile birbirini doğrulamadıklarını, HMK 200'e göre dava değerinin ispat sınırından yüksel olması nedeniyle senetle ispatı gerektiğini, tanık delili kullanılmasına muvafakatlarının olmadığını, takibe dayanak fatura alacaklarına, faiz ve faiz oranına itiraz ettiklerini beyanla davanın reddine, davacının kötü niyetli hareket ederek icra takibi başlatması nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Büyükçekmece ..... İcra Dairesi'nin ....... Esas sayılı dosyası,
Taraf şirketlerin ticaret sicil kayıtları,
Taraf şirketlerin davaya konu yıllara ilişkin BA-BS formları,
İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nden davaya konu .... İnşaatı işine ait sözleşmeye konu işin yapılıp yapılmadığının tespiti açısından celp edilen kayıtlar,
Banka hesap hareketleri,
Mahkememizce aldırılan 25/04/2024 tarihli bilirkişi raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava B.çekmece ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyasına itirazın iptali, takibin devamı, %20 icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
Asıl konunun; 01/05/2017 tarihli sözleşmenin geçerli olup olmadığı ve alacak hakkı doğup doğmadığı temerrüdün olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Çözüm: Taraflarca sunulan delillerle, HMK, TBK, TTK, ve İİK bakımından değerlendirilmesinin yapılmasıdır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan 25/04/2024 tarihli bilirkişi raporu bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alınmıştır.
Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı icra dosyası ile; mahkememiz dosyası davacısının alacaklı olarak, ile mahkemnemiz dosyası davalısının borçlusu olarak, davalı aleyhine 30/05/2022 tarihli; 253.700,00 TL- 17/02/2018 tarihli, ..... nolu Fatura bedeli alacağı (istenen yıllık reeskont avans), 2.212.866,83 TL - 17/12/2018 tarihli, ..... nolu fatura bedeli alacağı (istenen yıllık reeskont avans), 177.277,22 TL- 17/02/2018 tarihli, ..... nolu fatura bedeli alacağı işlemiş faiz, 1.267.275,48 TL- 17/12/2018 17/12/2018 tarihli, ..... nolu fatura bedeli alacağı işlemiş faiz olmak üzere toplamda 3.911.119,53 TL alacağın icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %15,75 ticari değişen oranlarda faizi ile ile tahsilini talep ettikleri, takibe dayanak olarak ..... ve ...... nolu faturaları gösterdikleri, davalı/borçlu tarafından yapılan itiraz üzerinde takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce görevlendirilen S.M.M.M bilirkişi tarafından taraf şirketlerin ticari defterleri incelenmiş ve tespit edilen hususlar bilirkişi raporuyla dosyaya ibraz edilmiştir.
Davacı ve davalı şirketin karşılıklı BA-BS beyanlarında toplam 6 adet belge karşılığı 10.439.060,00 TL tutarlı BA-BS formlarının birbiriyle uyumlu olduğu görülmüştür.
Tarafların ........sözleşmesine istinaden iş yaptıkları ve işin 01/03/2018-25/10/2018 tarihleri arasında yapılarak nihayete erdiği görülmüştür.
Taraflar arasında sözleşmeden kaynaklı iş ile ilgili eksiklik-aksaklık veya kusur gibi eylemler ile ilgili herhangi bir tutanak- uyarı, somut bilgi ve belgenin dosya içerisinde bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yapılan işin ....... 'ya eksiksiz olarak teslim edildiğinin ........ kayıtlarından anlaşıldığı, davacı-davalı arasında geçici kabul tutanağı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı firmanın düzenlediği hak edişlerde ÖTV-KDV tevkifatı-fiyat farkı-ek teminat farkı gibi kesintilerin de bulunduğu, ve kalan net tutardan fatura tanzim edildiği, toplam net tutarın 10.904.297,02 TL olduğu, kesintiler dahil hak ediş toplamının 11.469.664,00 TL olduğu, aradaki farkın işveren davalı tarafından ödendiği, davalı şirketten davacı şirkete ait ..... Şubesi'ndeki davacı şirketin hesabına yapıldığı hesap ekstreleri ve kayıtlardan anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki işe konu 01/05/2017 tarihli sözleşmenin incelenmesi
Sözleşme bedelinin 18.124.241,48 TL+ KDV olmak üzere 20.625.357,70 TL olduğu, işin anahtar teslim iş olmadığı, davacı işe başlamadan önce başka bir firma tarafından işin bir kısmının yapıldığı, davacının yaptığı iş kadar hak ediş düzenlendiği ve buna istinaden fatura tanzim edildiği, Toplam hakediş 11.469.665,00 TL'nin net fatura kısmı olan 10.904.297,00 TL'lik faturanın davacı tarafından 6 adet fatura şeklinde tanzim edildiği, taraflar arasında iş bitim nedeniyle kesin hesap fatura düzenlenmesi gerektiği, son faturanın eksik olduğu, karşılıklı mutabakata varılmamış olduğu anlaşılmıştır.
Davalı şirket tarafından, davacı şirkete iki defa malzeme faturası tanzim edildiği, bu faturaların 7.190.905,84 TL tutarlı olduğu, davalı şirketin BS form ve kayıtlarında bu faturaların mevcut olduğu, davacı şirketin kayıtlarında bulunmadığı, davacı tarafından bu faturalara itiraz edilmediği, kesin hesap mutabakatına göre, sözleşme gereği %25 fazlası ile yansıtma faturası düzenleneceğinin şirketler arasındaki sözleşmenin 8.7. Maddesinde bahsedildiği görülmüştür.
Taraflar arasındaki hak edişler karşılığının 2018 döneminde düzenlenen 6 adet fatura olduğu, hak ediş tutarlarının 2017-2018 dönemlerini kapsadığı, bu arada davacı şirket hesabına banka yolu ile ödemelerin yapıldığı, 2019 ve 2021 yılı SSK Fark işçilik faturası düzenlendiği, davalı şirket tarafından, davacı şirkete ait çalışan şantiye şefi dava dışı ..... maaş ve elden ödemeler yapıldığı tespit edilmiştir.
Davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında, tüm hak ediş-faturalar-malzeme faturası-ek ödemeler-SSK yansıtma faturalarının mevcut olduğu, davacı şirket kayıtlarında ise sadece fatura kayıtları olduğu, cari hesap mutabakatının bu uyumsuzluk nedeniyle yapılamadığı, hesaplarda-kayıtlarda Faiz-Vade farkı gibi yansıtma faturalarının mevcut olmadığı, sadece 2021 yılında SSK Yansıtma faturası tanzim edildiği mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuyla tespit edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, celp edilen tüm deliller, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına binaen;
Somut olayda; Taraflar arasında 01.05.2017 tarihli sözleşme bulunduğu, iş bu Sözleşme gereği davalı şirketin ...... 'dan ihale ile almış olduğu işlerin bir bölümünü taşeron olarak üstlenen davacı şirket tarafından eksiksiz tamamlandığının anlaşıldığı, iş bu yapılan hizmet karşılığında faturalar düzenlediği, davaya konu icra dosyasında takibe dayanak iki adet fatura tutarı alacağı olarak gösterildiği, davanın asıl kaynağını oluşturan bu iki faturanın, davacı şirketin muhasebe kayıtlarına, banka-çek ödemeleri-malzeme faturası ve SGK Prim yansıtma Faturasının doğru, düzenli, denetime elverişli şekilde intikat ettirilmemesinden kaynaklandığı, taraflar arasında yapılan sözleşmeden kaynaklı olarak 6 adet fatura düzenlendiği, iş bu faturaların BA-BS bildirimlerinin yapıldığı ve uyumlu olduğu, davacı tarafın davalı tarafından adına düzenlenen Malzeme-Yansıtma Faturalarına itiraz etmediği, TTK 21/2 kapsamında kabul ettiği halde kayıtlarına almadığı, davalı tarafından davacının ...... Bankası hesabına havaleler yoluyla ayrıca çekler tanzim edilerek ödemelerin yapılmış olduğu, bu ödemelerin davacı şirketin kanuni defterlerinde düzenli bir şekilde kayıtlı olmadığı, davacı ile davalı arasında iş tesliminde herhangi bir problem olmadığı, eksik-noksan uyuşmazlığı bulunmadığı, tarafların son hak ediş düzenlememesinden kaynaklı olarak hesap bakiye mutabakatı yapılmamış olduğu, takibe konu faturalardan dolayı davacının davalı firmadan fatura alacağının bulunmadığının banka hesabına yapılan ödemelerin banka ekstreleri ve kayıtları ile ve çeklerin incelenmesi neticesinde sabit olduğu anlaşıldığından, davanın reddine karar vermek gerekmiş, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiği, taraflar arasında son hak ediş ve hesap bakiye mutabakatı yapılmaması, çeklerin deftere kaydedilmemesinden kaynaklandığı yargılamada tesbit edildiği bile isteye davalının zararına işlem olmadığı bu nedenle davacı aleyhine kötü niyet tazminatı taleplerinin yasal koşulları oluşmadığı, anlaşıldığından reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın Reddine,
Kötü niyet tazminatı taleplerinin yasal koşulları oluşmadığından reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harcın, peşin alınan 47.236,55 TL harcın mahsubu ile fazla 46.808,95 TL harcın hükmün kesinleşmesine müteakip istem halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 319.333,59 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmaması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalı tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalıya iadesine,
9-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
04/07/2024
Başkan ......
e-imzalıdır
Üye .......
e-imzalıdır
Üye ......
e-imzalıdır
Katip.....
e-imzalıdır