T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/274 Esas
KARAR NO : 2024/784
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/03/2023
KARAR TARİHİ : 17/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 09/04/2018 tarihli belirsiz iş sözleşmesi imzalandığını, davalının istifa dilekçesi ile istifa ettiğini, davalının kanun ve taraflar arasında akdedilen sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, davalının yazılım tasarım mühendisi olarak görev yaptığını, görevi ve pozisyonu gereği şirket uhdesinde önemli bir konumda olduğunu, işten kendi isteği ile ayrılan davalının müvekkili şirket ile benzer konumda işler yapan Sancaktepe'de bulunan ... isimli firmada çalışmaya başladığını, müvekkili ile aynı işleri yapan işyerinde işe başlaması sözleşme hükümlerini ihlal ettiği ettiğini gösterdiğini beyanla anılan nedenlerle davalının rekabet yasağına aykırı davranışı sebebiyle müvekkili şirketin uğradığı zararın tespiti ile davalının son brüt ücretinin 12 katı olan cezai şart bedelinin şimdilik 1.000,00 TL'sinin davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğini, müvekkilinin dava dışı .... San. A.Ş. İle rekabet yasağına ilişkin sözleşme akdedildiğini, davacı ile imza altına alınmış hiçbir rekabet yasağı sözleşmesi bulunmadığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, işçinin rekabet yasağını ve buna bağlı olarak ceza koşulunu düzenleyen sözleşmede, sadece işçi aleyhine ceza koşulu getirildiği, bunun karşılığında işverene bir yükümlülük getirilmediği anlaşıldığını, bu nedenle sözleşmedeki ceza koşulunun geçersiz olduğunu, TBK'nın 420/1. maddesindeki düzenleme emredici bir hüküm olduğunu bu kapsamda davanın açıkça reddi gerektiğini, müvekkilinin davacının iş yerinin üretim sırlarını bilebilecek konumda olmadığını, davacının işyeri ile dava dışı müvekkili işçinin yeni iş yeri olan .... firmasının faaliyet konularının birbirinden tamamen farklı olduğunu, rekabet yasağı sözleşmesinde belirtilen yer sınırlamasının işçinin ekonomik geleceğini ölçüsüz ve hakkaniyeti aykırı olarak tehlikeye girmesini önleyecek nitelikte olmaması nedeniyle de geçersiz olduğunu, dava dilekçesinde müvekkilinin iş tanımı dahi hatalı belirtildiğini, müvekkilinin Motor Teknolojileri Müdürlüğünde Motor Performans ve Kalibrasyon Mühendisi olarak görev yaptığını beyanla anılan nedenlerle davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, rekabet sözleşmesinin ihlalinden kaynaklanan cezai şart talebine ilişkindir.
Davalı tanığı ...'in mahkememizde alınan beyanında "davalı benim üniversiteden öğrencim olur, kendisini o nedenle tanıdım birlikte iş hayatında çalışmadık, ben ... Üniversitesi Makine mühendisliği bölümünde öğretim üyesiyim, davalı lisans öğrencimdir, aynı zamanda master öğrencisi olarak da üniversitede eğitim gördü, davalı ...'da orada motorla ile ilgili çalışmaktaydı sonrasında çalıştığı yerdeki pozisyonuna ilişkin bir bilgim yoktur, davacının evleneceği için davacı şirketten ayrıldığını davalının bana anlatmasından bilirim, davalının şirketlerdeki pozisyonu ve şirketlerden ayrılış ve başlayışına ilişkin benim bizzat görgüye dayalı tanıklığım yoktur, ben üniversitedeki görevim sebebiyle sektörü ve şirketleri iyi bilirim, davacı şirketi ile davalının daha sonra çalışmaya başladığı .... şirketinin %1-2 kadar benzerliği vardır, birbirlerinden ayrı olarak çalışırlar, ... şirketi motor, şanziman elektrikli araç tasarımı üzerine çalışır, davacı .... şirketi ise içten yanmalı motor, şanziman ve traktör üretimi yapar" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ....'in talimat mahkemesinde alınan beyanında "benim davalı ile bir akrabalığım yoktur, davacı şirkette sigortalı olarak çalıştım, arge mühendisi olarak çalıştım, 2014-2015 yıllarında çalışıyordum. Benim taraflara karşı açtığım dava yoktur. Davalı da benim gibi arge mühendisi olarak çalışırdı. Ben davalı ile hiç birlikte çalışma yapmadım, davalı benden sonra işe girmiş ve çıkmış. Davalı davacı işyerinden ayrıldıktan sonra .... mühendislik şirketinde çalışmaya başlamış. Ben şu an da davalı ile aynı işyerinde çalışmaktayım. Davalının davacı işyerinden ayrılması evlilik sebebi ileymiş ben bu durumu davalının kendisinden öğrendim. Davacı işyeri ile avl işyerinin faaliyet gösterdikleri alanlar farklıdır. Davacı şirket motor ve traktör üreten bir şirket ... şirketi ise mühendislik hizmeti satan bir işyeri idir. ....nin faaliyet alanlarından hiçbiri davacının faaliyet alanına girmez, davacı da ben de tümosandaki görevlerimizden farklı görevlerle çalışmaktayız. ... üreticiye araçların modellerine ... şirketi gibi mühendislik hizmeti veren şirketlerden alırdı bizde bu hazırda bulanan modeller üzerinden ....da çalışmalar yapardık.işte ... şirkete ....ın yeni model almak üzere hizmet aldığı şirket yürütür. Yani modelleri tasarlayan ... şirketidir, ... bu modelleri satın alan ve akabinde üretim yapan yerdir."şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ...'ın talimat mahkemesinde alınan beyanında "Davalı ...'la iş arkadaşıyız, davalı ile 2021 Nisan ayında ben staj yaparken tanıştık, Haziran 20'sinde benim stajım bitti, Eylül 2021'de de ben zaten aynı şirkette işe başladım, çalıştığım ekipte davalı ile aynıydı, ikimizde motor test ve kalibirasyon mühendisliği yapıyorduk o da aynı işi yapıyordu, Eylül 2021 tarihinde de davalı istifa ederek işten ayrıldı, işten neden ayrıldığını tam olarak bilemiyorum, Eylül ayında davalı evlenmişti, evlilik izninden döndükten sonra da işten ayrıldı, davalı şu anda .... şirketinde çalışmaktadır ve bu şirketin iş alanı bizden farklıdır, aynı işi yapmıyoruz, ayrıca sektörler de aynı değildir, biz ayrıca sahada çalışıyorduk, şirketin sırlarına ulaşabilecek bir konumda değildik, bu hususunda dikkate alınmasını talep ediyoruz, ayrıca ben ....'ın üretim fabrikasında staj yaptım, mühendisiliğe İstanbul Lokasyonundaki ofiste başladım, ikisi birbirinden tamamen farklı olduğunu düşünüyorum, zaten üretim Konya'da yapılmaktadır, zaten üretime ait sırlarda Konya'dadır İstanbul ofisinin böyle bir bağı yoktur, tanıklık ücreti talebim yoktur."şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi 27/03/2024 havale tarihli raporunda; davacının davalı şirkette çalıştığı pozisyon itibariyle işyeri sırlarına vakıf olup onu kullanma ihtimali ve zarara sebebiyet verme ihtimali de söz konusu olabileceğinden TBK 444 anlamında bu koşulun davaya konu şartlarının gerçekleştiği ancak sözleşmenin “Rekabet Etme Yasağı” başlıklı hükmünün coğrafi kapsam açısından Marmara bölgesi ve Ankara, İzmir, Sakarya ve Adana illerini kapsamasının TBK 444'e aykırılık teşkil edeceğini, buna mukabil TBK 445/2 hükmü gereğince hakim aşırı gördüğü aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir hükmü çerçevesinde Sayın Mahkemece coğrafi yer yönünden rekabet yasağını sınırlandırılması kanaati hasıl olduğunda TBK 182/2'deki "hâkim aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir" şeklindeki hüküm dikkate alınarak hak ve nesafet kuralınca sözleşmede kararlaştırılan brüt ücretin 10 katı tutarında cezai şarttan tenkis yapılıp yapılmayacağı hususunun TBK m. 182 uyarınca Sayın Mahkemenin takdirinde olduğunu bildirmiştir.
Davacı vekili 24/04/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00 TL'yi 124.303,76 TL artırarak toplam 125.303,76 TL talep etmiş ve noksan harcı yatırmıştır.
Davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna itirazda bulunulmuşsa da itirazların hukuki nitelik kapsamında olduğu görülmüştür.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; davalının 09/04/2018 ile 21/09/2021 tarihleri arasında davacı şirkette motor teknolojileri müdürlüğü performans ve kalibrasyon mühendisi olarak çalıştığı, iş ilişkisinin istifa ile son bulduğu, taraflar arasında haksız fesihe ilişkin bir uyuşmazlığın bulunmadığı, davacının 04/10/2021 tarihinde dava dışı .... şirketinde mühendis olarak işe başladığı, şirketin iştigal konusunun; otomotiv ve araç sistemleri, emisyonları, parçaları üstüne araştırma, geliştirme ve ölçüm çalışmalarına bulunmak olduğu, ticaret sicil kayıtları ile bilirkişi tarafından yapılan tespitler birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket ile davalının çalıştığı iş alanlarının benzer olduğu, rekabet yasağı sözleşmesinde "motor geliştirme alanı" olarak açıkça düzenlemenin bulunduğu, dosya kapsamında 09/04/2018 tarihli ve tarihsiz olmak üzere iki adet sözleşmenin olduğu, tarihsiz sözleşmede; coğrafi kapsam açısından Marmara bölgesi ve Ankara, İzmir, Sakarya ve Adana illerini kapsamasının TBK 444'e aykırılık teşkil edeceği, bu nedenle TBK 445/2 maddesi gereğince rekabet yasağı sözleşmesinin yer bakınından sınırlandırılması gerektiği, bu durumun hakimin müdahalesi ile giderilebilecek bir hükümsüzlük hali olduğu, rekabet yasağı hükmünün aynı il sınırları olan İstanbul ili için geçerli olduğunun mahkememizce kabul edildiği, davalının çalıştığı pozisyon itibariyle davacı şirkete ait işyeri sırlarına vakıf olduğu, bu nedenle dava dışı firmada çalışmaya başlamasının davacı bakımından zarar tehlikesi oluşturduğu, tarafların sözleşmede kararlaştırdıkları ceza koşulunun miktarı, sözleşmenin sona eriş şekli, davalının eylemleri, çalışma süresi ve elde edilen gelir dikkate alındığında mahkememizce tazminat miktarından yüzde atmış oranında indirim yapılarak, talep miktarının yüzde kırkı üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve takdiri indirim sebebiyle reddedilen miktar üzerinden yarılama gideri hesaplanmamıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kısmen kabulü ile ceza koşulunun indirilmesi (%60 takdiri indirim yapılarak %40 üzerinden kabulü ile) suretiyle 10.000,00-TL'sinin dava tarihi olan 22/03/2023 tarihinden, 40.121,50-TL'sinin ıslah tarihi olan 24/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin isteminin takdiri indirim nedeniyle reddine,
Alınması gerekli 3.423,80 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 179,90 TL peşin harç ve 2.123,00TL ıslah harcının mahsubuyla bakiye 1.120,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç, 2.123,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.482,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 3.737,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Takdiri indirim yapıldığından reddedilen kısım yönünden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep halinde davalıya iadesine,
Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır