T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/296 Esas
KARAR NO: 2023/1207
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/03/2023
KARAR TARİHİ: 15/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 01/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin; davalı/ borçlu şirkete çeşitli tarihlerde fatura karşılığı mal sattığını, davalı borçlu şirketin zamanla borcunu ödememesi nedeniyle, ödenmeyen bakiye 80.517,09 TL borç için Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından haksız olarak takibe itiraz edildiğini, takibin durduğunu, borçlu tarafından yapılan yetkiye itirazın haksız olduğunu beyanla itirazın iptalini, takibin devamını, borçlu aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında iplik alım satımına yönelik sözleşme yapıldığını, sözleşme kapsamında davacı tarafından yetkilendirilen ...'ın iplikleri teslim edeceğini, müvekkilinin de karşılığında çek keşide ederek ...'a teslim edeceğini, ipliklerin karşılığında 50.000,00 TL çek keşide edildiğini, ...'ın da çeki davacıya teslim ettiğini, taraflar arasında yine aynı hususlar kapsamında yüz yüze telefonla anlaşmalar yapıldığını, 80.000,00 TL tutarında ... ... seri no 02/04/2022 tarihli çek keşide edilerek ... isimli şahsa verildiğini, davacının çekin kendisine teslim edilmediğini bilgisi haricinde ...'ın başkasına ciro ettiğini, mükerrer ödeme elde etmek gayesi ile iddia ettiğini, davacının basiretli tacir gibi davranmadığını, çek zayi davası açmadığını, müvekkilinin ... adına suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını, beyanla davanın reddini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava, davacının, faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 80.517,09 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren 14.760,55 TL yasal faizi ile birlikte toplam 95.277,64 TL'nin tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi 28/08/2023 havale tarihli raporunda; davalı tarafça ticari defterler incelemeye sunulmadığını, taraflar arasında davacı tarafından düzenlenen faturalar yönünden ihtilafın olmadığını, ihtilafın ödeme noktasında olduğunu, bu ihtilafın da 80.000,00 TL tutarlı çekin davacı defterlerine kaydedilmemiş olmasından kaynaklandığını, beyanlara geçen diğer çek olan 50.000,00 TL tutarlı çekin davacı defterine kayıtlı olduğunu, davacı defterlerine göre, davacının davalıdan 80.517,09 TL alacaklı olduğunu, davalı tarafın sunduğu cari hesaba göre ise davalının davacıya olan borcunun 517,09 TL olduğunu, yukarıda izah edildiği üzere farkın 80.000,00 TL tutarlı çekin davacı kayıtlarına alınmamasından kaynaklandığını, 50.000,00 TL ve 80.000,00 TL tutarlı çeklerinin ikisininde davacı şirkete verilmek üzere ...'a teslim edildiğini, 50.000,00 TL tutarlı çek için makbuz düzenlendiği ve davacı kayıtlarına alındığını, 80.000,00 TL tutarlı çekin kaydedilmediğini, makbuz düzenlenmediğini, ancak her iki çekin davacı namına düzenlendiğini, ayrıca davacı tarafından dava dışı ... ünvanlı firmaya ciro edildiğini, çekin son bulunduranı tarafından bankaya ibraz edilerek tahsil edildiğini, her iki çekin de davacı tarafından aynı firmaya ciro edilmişse de, incelenen davacı defterindeki ... cari hesabında 50.000,00 TL tutarlı çekin görüldüğünü, ancak 80.000,00 TL tutarlı çekin yer almadığını, bununla beraber, çekin dava dışı ... tarafından yine dava dışı ... İnşaat unvanlı firmaya ciro edildiğini, çek sinsilesi dikkate alındığında, bu çekin davacıya verildiğini , davacı tarafından ... 'e, ... in de ... İnşaat'a, onun da...'e ciro edildiği ve tahsil ile sonuçlandığının görüldüğünü, neticede çek bir ödeme aracı olduğundan ve çek sinsilesine göre de davacıya verilen çekin davacı tarafından ciro edildiği dikkate alındığında, ödeme olarak dikkate alınabileceğinin düşünüldüğünü, ancak huzura gelen ihtilafta ...'ın tahsil yetkisi hususunda hukuki nitelik arz eden ihtilafın bulunduğunu, bu hukuki ihtilafın takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, nitekim 50.000,00 TL ve 80.000,00 TL tutarlı çeklerinin ikisinin de bu kişiye teslim edildiğini, bu kişiye teslim edilen çeklerin sadece 50.000,00 TL olanının davacı tarafından kayda alındığını, 80.000,00 TL olanının kayda alınmadığını, durum bu olmakla beraber, 80.000,00 TL tutarlı çekte davacı cirosunun yer aldığını, bu noktada konunun hukuki yorumu Sayın Mahkemeye bırakılarak terditli hesaplama yapıldığında; davalı tarafından verilen 50.000,00 TL ve 80.000,00 TL tutarlı çeklerin her ikisinde de davacı şirketin cirosunun bulunması, bu çeklerin davacı şirket tarafından dava dışı ... unvanlı firmaya ciro edilmiş olması, ciro sinsilesinin son halkası tarafından da bankaya ibraz edilerek tahsil edilmiş olması, bu iki çekin de ... isimli davacı şirket çalışanına teslim edilmiş olması ve bu çeklerden 50.000,00 TL tutarlı olanının davacı tarafından kayda alınmış olması ve tahsilat makbuzu düzenlenmiş olması durumları dikkate alınarak, aynı şahsa verilen ve ciro sinsilesine göre davacının cirosu olan bu çekin dikkate alınması, yani ödeme olarak kabul edilmesi gerektiği yönünde Sayın Mahkemece kanaate varılması halinde, takipte talep edilebilecek asıl alacak tutarının 517,09 TL olarak hesap ve tespit edildiğini, temerrüt faizi yönünden ise, takip öncesinde davalı şirketin ihtarname ve benzeri bir yazı gönderilerek temerrüde düşürüldüğünü gösteren belgenin yada taraflar arasında vade tarihi ve vade farkı hususunda yazılı bir anlaşmanın bulunmadığını, bu husus dikkate alındığında, takip öncesi için temerrüt tarihinin tespit edilemediğini, ancak, temerrüt ve temerrüt tarihi hukuki nitelik arz ettiğinden nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olduğundan, davacı vekilinin TTK. 1530/4 md gereğince fatura tarihinden itibaren bir aylık sürenin son bulmasından itibaren temerrüt faizi talep edilebileceği yönünde beyan ve talebinin uygun bulunması durumunda TCMB'nin TTK md 1530 hükmü uyarınca uygulanacağı duyurduğu gecikme faizi oranları dikkate alınmak suretiyle faiz tespit edilerek, takipte; 517,09 TL Asıl Alacak 22,48 TL 30.09.2021-31.12.2021 arası faiz %17,25, 54,43 TL 01.01.2021 - 24.11.2021 arası faiz % 11,25, =594,01 TL toplam alacak talep edilebileceğinin hesap ve tespit edildiğini, Sayın Mahkemece yapılacak hukuki değerlendirme neticesinde, 80.000,00 TL tutarlı çekin ödeme olarak kabul edilemeyeceği yönünde kanaat hasıl olması durumunda, takipte 80.517,09 TL Asıl Alacak 3.399,37 TL 30.09.2021-31.12.2021 arası faiz %17,25, 8.475,80 TL 01.01.2021 - 24.11.2021 arası faiz % 11,25= 92.392,26 TL TL toplam alacak talep edilebileceğini bildirmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasında satım sözleşmesinden kaynaklı ticari ilişkinin bulunduğu, davalı tarafın teslim aldığı ürünlere ilişkin ilk olarak ...'a lehtarı davacı şirket olan 50.000 TL bedelli çeki teslim ettiği, çekin davacı şirket tarafından ciro yolu ile ... şirketine verildiği, bu çekin davacının kayıtlarına alındığı, sonrasında davalı tarafından 02/04/2022 tarihli çekin de aynı şekilde ...'a teslim edildiği, bu çekin davacı kayıtlarına alınmadığı ve davacı tarafından 80.517,09 TL satıştan doğan ticari alacak nedeniyle icra takibinin yapıldığı, uyuşmazlığa konu olan 80.000 TL bedelli çekte davacı olan şirketin cirosunun bulunduğu ve 50.000 TL bedelli çekte olduğu şekilde ...'e ciro edildiği, her iki çekin de son hamil tarafından tahsil edildiği, davacının üzerinde cirosu bulunan çeke ilişkin sahtelik veya menfi tespit davası açmadığı, çekin rıza dışı elinden çıktığına dair de çek iptali davasının bulunmadığı, ciro silsilesinin görünüşte düzgün olduğu, davalının ürünleri kendisine teslim ettiğini belirten kişiye bir önceki ticari alışverişte olduğu gibi çek teslimi ile borcunu çek miktarı doğrultusunda ödemiş kabul edilmiş gerektiği, davacının temsilcisi olarak hareket eden ... ile davacı arasındaki ilişkinin kendi iç ilişkilerinin olduğu, ticari satıma ilişkin 80.517,09 TL olarak açılan icra takibinde, davalının 80.000 TL'lik çeki teslim ederek çek miktarı kadar borcunu ödediği, çekte davacı şirketin cirosunun bulunduğu ve çekin tahsil ediliği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davalı taraf takip öncesi dönemde usulüne uygun temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin reddine, faturaya dayalı bakiye alacak miktarı likit olduğundan kabul edilen miktar yönünden icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, üzerinde davacının cirosu bulunan çekin banka yolu ile tahsil edildiği de göz önüne alındığında davacının icra takibi yapmasında kötü niyetli kabul edilmesi gerektiğinden davalının kötü niyet tazminat talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kısmen kabulü ile 517,09 TL asıl alacak yönünden davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin asıl alacak yönünden devamına; Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı kanunun 2/2. Maddesi gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda avans faiz oranı uygulanmasına,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
Kabul edilen asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 103,42 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Reddedilen asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 16.000,00 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Alınması gerekli 269,85 TL harcın davacı tarafça yatırılan 1.150,72 TL harçtan mahsubuyla bakiye fazla yatırılan 880,87 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç olmak üzere toplam 449,75 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 2.563,75 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 16,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
AAÜT gereğince hesap edilen 517,09 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin kabul ve red oranı üzerinden takdiren 20,00 TL'sinin davalıdan 3.100,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, kabul edilen kısım yönünden kesin, reddedilen kısım yönünden 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345. maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekilinin yüzünde açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/11/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸