T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/437 Esas
KARAR NO : 2024/613
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 03/05/2023
KARAR TARİHİ : 30/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/06/2024
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: davacı vekili özetle; 09/10/1995 tarihinde kurulan davalı şirketin %40 oranında payının davaıya ait olduğunu, 03/09/2020 tarihinde şirket genel müdürü olarak işe başladığını, 28/06/2021-16/12-2022 tarihleri arasında ise şirketin yönetim kurulu başkanlığını yaptığını, 16/12/2022-10/03/2023 tarihleri arasında dava dışı ...... 'nun, yönetim kurulu başkanlığı yaptığını, 10/03/2023 tarihinde ise bu göreve ...... 'ın yeniden seçildiğini, ...... 'ın şirketi kişisel çıkarları doğrultusunda kullandığını, şirket menfaatlerini düşünmediğini, şirketin mal varlığından faydalandığını, şirket aracını kendi adına tahsis ettiğini, şirket içi pozisyonlarına kendi tanıdık ve akrabalarını getirdiğini, şirket yönetim kurulu üyesi olmadığı dönemlerde bile kendisine oda tahsis ettiğini, davacının bilgi edinme hakkı kapsamında şirket içi işleyişe finansal bilgilere ve yönetime ilişkin bilgi verilmediğini, davalı şirketin 10/03/2023 tarihli Olağan Genel Kurulunda alınan gündemin 2-3-4-5-6-7. Maddelerinin kötü niyetli ve hukuka aykırı olarak alındığını, dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak gerçekleştirilen ve tamamen kişisel çıkarlar doğrultusunda hareket edilen, azınlık konumunda yer alan davacının haklarına zarar verici eylem ve kararlar içeren 10/03/2023 tarihli Olağan Genel Kurulu'nda alınan 2-3-4-5-6 ve 7 'nolu kararların iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davalı şirketin 10/03/2023 tarihli genel kurulunda alınan, iş bu dava ile iptali talep edilen maddelerin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının korunmaya değer bir hak veya çıkarının olması gerektiğini ancak davacının iş bu davada hukuki yararının olmadığını, davacının genel kurulda alınan tüm maddelerin istisnasız iptalini talep ettiğini, davacının iptal gerekçelerini açıkça belirtmesi gerektiğini, gündemin 2. Maddesinin Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... esas sayılı dosyası ile açtığı davada dava konusu yaptığını, bu nedenle aynı hususların yeniden bir başka davaya konu edilmesinin mümkün olmadığını, Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosyasının, davacının iş bu davadaki gündem konularının, 10/03/2023 tarihli, genel kurulda gündeme alınması amacıyla açıldığını, davanın kesin olarak reddine karar verildiğini, davacının 10/03/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısına bizzat iştirak ettiğini, genel kurul esnasında da gündeme madde eklenmesini talep ettiğini, genel kurul toplantılarında gündeme bağlılık ilkesinin uygulanması gerektiğini, TTK 413. Uyarınca gündemde bulunmayan konuların genel kurulda görüşülerek karara bağlanamayacağını, davacının 2 nolu maddeye ilişkin muhalefet şerhi de düşmediğini, davacının dava şartı olan bu hususun yerine getirilmemesi nedeniyle iptal davası açma hakkı olmadığını, davacının 2022 yılı faaliyet ve işlerinden dolayı 10/03/2023 tarihli genel kurulda ibra edilmediğini, davacının yönetim kurulu üyesi olduğu döneme ilişkin ibrazında oy kullanmadığını, 2022 yılı sonunda yönetimin davacıdan devralındığını ve şirketin 2022 yılını zararla kapadığının görüldüğünü, davalı şirketin diğer ortakları tarafından davacıya karşı yöneticinin sorumluluğu davası açılması bakımından genel kurulda alınan kararın bu davaya dayanak olduğunu, davacı ile diğer ortaklar arasında husumetler olduğunu, dilekçelerinde bu davaları ve soruşturmaları bildirdiklerini, davalı şirketin son çıkan EYT yasası ile şirketin kıdemli çalışanlarının emekli olduğunu ve bu nedenle şirketin yüklü kıdem tazminatları ödediğini, davacının, davalı şirkete özel denetçi atanmasını talep ederek bu hususu da gündeme almak istemiş ve gündem dışı diğer talepleri gibi bu talebinin de genel kurulda oy çokluğu ile reddine karar verildiğini, buna ilişkin muhalefet şerhi de olmadığını, bu hususta davacının Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... esas sayılı dosyası ile dava açtığını ve halen derdest olduğunu, davacının 28/06/2021-16/12/2022 tarihleri arasında müvekkilinin tek başına yönetim kurulu üyesi olduğunu, TTK 438 ve 439. Maddesi uyarınca davacının özel denetçi talep etmesinin mümkün olmadığını, davacının bu talebinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu, davacının 2022 yılını zararla kapatan davalı şirkette tek başına yönetim kurulu üyeliği yaptığını, diğer yönetim kurulu üyelerinin 2022 yılı için sadece 14 gün görev yapabildiklerini, davacının bu döneme ilişkin oy çokluğu ile ibra edilmediğini, diğer yönetim kurulu üyelerinin ise 14 günlük dönemlerine ilişkin ibra edildiğini, davacının bu karara karşı da bir muhalefet şerhi sunmadığını, şirketin dağıtacak karı olmadığını, davacının azınlık olmasının şerh koymasına ne gibi bir engel teşkil ettiğini, davacının bu iddiasını anlamlandıramadıklarını, gündemin 7. Maddesinde ise yönetim kurulu üyelerinin ve görev sürelerinin tespitine yönelik karar alındığını, genel kurulda bu hususta 2 önerge sunulduğunu, oylama sonucunda ......'ın 2 yıl süre ile yönetim kurulu seçilmesi ve bu görev nedeniyle aylık ücretinin brüt 55.000,00 TL olmasına yönelik teklif oy çokluğu ile kabul edildiğini, davacının kendi teklifi kabul edilmemiş, yönetim kurulu başkanı olarak seçilmeyince iş bu davada kararın iptalini talep ettiğini, yönetim kurulu üyesinin aldığı sorumluluk ve yapmış olduğu iş karşısında yönetim kurulunca aylık 55.000,00 TL brüt ücret takdir edilmesinin yerinde olduğunu, emsal ücretler göz önüne alındığında, ücretin fahiş olmadığının anlaşıldığını beyanla, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, davaya konu genel kurul tutanakları,
Bakırköy ...... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .... ceza sayılı dava dosyası,
Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dava dosyası,
Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dava dosyası,
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... soruşturma sayılı dosyası,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava davalı şirketin 10/03/2023 tarihli olağan genel kurulunda alınan 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 maddelerinin iptali şartlarının oluşup oluşmadığı isteminden ibarettir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan 14/03/2024 tarihli bilirkişi raporu bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alınmıştır.
Davalı şirketin 2021 ve 2022 yıllarında ticari defterlerini e-defter olarak tuttukları, e-beratlarını 231 sayılı V.U.K. hükümleri gereğince yasal süresinde onayladıkları, fiziki ortamda tutulması zorunlu Envanter Defterlerini 6102 sayılı T.T.K.’nın 64/3 maddesi hükümleri gereği açılış tasdiklerini kanuni süresinde yaptırdıkları, davacı şirkete ait 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı T.T.K. hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu mahkememizce görevlendirilen bilirkişilerce tespit edilmiştir.
Genel Kurul Yönünden Değerlendirme :
Genel kurul kararları, hukuki sonuç doğuran irade beyanı olduklarından hukuki işlem niteliğindedir. Bu bakımdan, genel kurul kararlarının da hukuki işlemin asgari geçerlilik koşullarını taşıması gerekir. Aksi takdirde kararların hükümsüzlüğü söz konusu olur. Genel kurul kararı ile ihlal edilen hukuk kuralının niteliğine göre hükümsüzlük halleri değişir. Bu bağlamda genel kurul kararlarının yokluğundan bahsedilebileceği gibi butlanından ve iptalinden de söz edilebilir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bir kararında (Yargıtay HGK, T. 02.04.2014, E. 2013/11-1048, K. 2014/430) anonim şirket genel kurul kararlarının hükümsüzlük hallerinin iptal, yokluk ve butlan şeklinde olabileceğini belirtmiştir. (Atakan, Murat Can, Kanuna Aykırı Genel Kurul Kararlarının Akıbeti: Toplantı ve Karar Nisapları Özelinde Bir İnceleme, Yargıtay Dergisi, Nisan 2022, Cilt 48, Sayı 2, sf.336). Türk Ticaret Kanunu’nun 622.maddesi gereğince anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümler kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanacağı için, anonim şirketlere ilişkin yaptığımız açıklamalar limited şirketler bakımından da geçerlidir.
Doktrinde iptal, “bireysel (küçük) çıkarlarla ilgili geçerlilik gereklerinin eksikliğinde mağdur tarafından bozdurulabilirliği” olarak tanımlanmıştır. Genel kurul kararının iptali, genel kurul kararının mahkeme tarafından geriye dönük olarak ortadan kaldırılmasını ifade etmektedir. Genel Kurul kararlarının iptali TTK’nın 445. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre bir genel kurul kararının iptal edilebilmesi için bu kararın kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı olması gerekmektedir. Bu noktada belirtmek gerekir ki bir genel kurul kararının iptaline karar verilebilmesi için ilk şart; şeklen de olsa ortada bir genel kurul kararının bulunmasıdır. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi bir kararında (Yargıtay 11. HD, T. 07.02.1984, E. 1984/252, K.1984/ 594) "... oluşmayan ve henüz ortada mevcut olmayan bir genel kurul kararı aleyhine de iptal davası açılması ise yasal olarak mümkün değildir." şeklinde karar vermek suretiyle iptal edilebilirlik için geçerli bir kararın varlığını aradığını belirtmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi bir başka kararında (Yargıtay 11. HD, T. 15.01.2020, E. 2019/1941, K. 2020/435; Yargıtay 11. HD, T. 15/04/2021, E. 2020/5969, K. 2021/3722; Yargıtay 11. HD, T. 23.09.2020, E. 2018/5757, K. 2020/3545) “Davalı yanca sunulan posta alındısı üzerindeki yazılı adrese göre dava konusu genel kurula ilişkin davacıya gönderilen çağrının, davacının muhtarlıkta kayıtlı olduğu ikamet adresine gönderildiği ancak daire kapı numarasının yanlış yazılmış olduğu görülmüştür. Bu bağlamda, genel kurul toplantısına davetin asgari koşullarının oluştuğu ancak eksikliğin bulunduğu, bu durumun ise hukuken yokluk yaptırımı ile değil iptal edilebilirlik yaptırımı ile karşılaşacağı nazara alınmalıdır. Başka bir deyişle, davacıya yapılan çağrı geçersiz değil, usulsüzdür. Bu durum ise davaya konu genel kurulda alınan kararların yoklukla malul olduğu anlamına gelmeyecek ancak iptal edilebilirlik yaptırımına tabi olacaktır.” şeklinde karar vermiş ve dava konusu olan genel kurulun TTK'nın 410 ve devamı maddelerinde yerini bulan çağrı üzerine toplanmış olduğunu belirterek, davacıya usulüne uygun çağrı yapılmadığından, kanunun 445. maddesinde öngörülen iptal nedenlerinin değerlendirilmesi ve bunun sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesinin kararını bozmuştur. (Atakan, Murat Can, Kanuna Aykırı Genel Kurul Kararlarının Akıbeti: Toplantı ve Karar Nisapları Özelinde Bir İnceleme, Yargıtay Dergisi, Nisan 2022, Cilt 48, Sayı 2, sf.352-353).
TTK’nın 445. Maddesine göre; 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.
Atıf yapılan TTK 446.maddeye göre iptal davası açabilmenin şartları aşağıdaki gibi sırlanmıştır. Buna göre;
(1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten,
b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri,
c) Yönetim kurulu,
d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir.
Somut Uyuşmazlık Bakımından Genel Kurulda alınan kararların geçersiz olup olmadığının değerlendirilmesi :
10.03.2023 Tarihli Genel Kurul Toplantısında Alınan 2 Numaralı karar bakımından;
İkinci gündem maddesinin konusu, toplantı başkanlığının seçilmesi ve başkanlığa genel kurul tutanaklarını imza yetkisi verilmesidir.
Toplantı tutanağında gündem maddesinin oybirliği ile kabul edildiği ve ayrıca davacının muhalefet etmediği, herhangi bir şerh de düşmediği anlaşılmıştır.
Davacı diğer gündem maddelerine geçmeden 2. gündem maddesinin görüşülmesi sırasında gündeme madde ekletmek amacıyla teklifte bulunmuş ve bu teklif görüşülerek oy çokluğu ile reddedilmiş olduğu, nisap açısından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının TTK m. 411 çerçevesinde gündeme ek madde eklenmesi talebinin reddinin iptal sebebi teşkil etmediği anlaşılmıştır.
Zira azlık haklarından birini düzenleyen ilgili hükme göre gündeme madde eklenmesi talebinin muhatabı yönetim kurulu olup genel kurulun söz konusu maddeleri gündeme eklemesi açısından herhangi bir zorunluluk bulunmamaktadır. Gündeme madde eklenmesi talebinin reddi durumunda da kanun koyucu izlenecek prosedürü düzenlemektedir (TTK m. 412). Buna rağmen gündem dışında olsa da genel kurulda ek maddeler görüşüldüğü ve talebin reddedildiği tespit edildiğinden 10.03.2023 tarihli Olağan Genel Kurulda alınan 2 numaralı kararın iptali şartların oluşturmamaktadır. Buna ek olarak davacının yine gündemde yer almayan özel denetçi talebinin de 2. gündem maddesi çerçevesinde reddedilmesi, ilgili kararın iptalini doğurmamaktadır. Davacı vekili dilekçesinde söz konusu kararın dayanağı olarak TTK m. 438’e atıf yapmışsa da özel denetçi tayini açısından nihai karar genel kurulun takdirindedir. Genel kurulda bu talebin görüşülmesi ve oylanarak reddedilmesi de yine ilgili kararın iptalini başlı başına doğurmaz. Nitekim bu talebin reddi açısından da kanun koyucu yine özel denetim talebinin yerine getirilebilmesi açısından TTK m. 429’da ayrıca düzenleme yapmıştır.
10.03.2023 Tarihli Genel Kurul Toplantısında Alınan 3 Numaralı Karar karar bakımından;
Davacı vekili, 10.03.2023 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda gündemin 3. maddesi uyarınca 2022 yılı yönetim kurulunun faaliyet raporunun okunup görüşüldüğünü, fakat onaylanmadığını ve bu onaylamama durumunun da gerçeği yansıtmayan verilerden ve şirketin 2022 yılında zarar ettiği haksız iddiasından ileri geldiğini belirterek söz konusu kararın iptalini talep etmiştir. Her ne kadar karar oybirliğine alınmış olsa da davacı taraf görevde olduğu süre ile devam eden dönemin ayrılarak oylanmasını ve kendi görev süresinden sonraki süreç açısından raporun onaylanmaması yönünde oy kullanacağına dönük izlenim vermişse de karar bütün olarak oybirliği ile alınmıştır. Davacının kısmi muhalefet şerhini de tutanağa eklediği görülmektedir. Gündemin 3 numaralı maddesinde “2022 yılı Faaliyet Raporunun okunup, görüşülmesi” hükmü yer almaktadır. Kararın da nisaba uygun şekilde alındığı anlaşılmıştır. Faaliyet raporunun onaylanmasında nihai takdir pay sahiplerinde olup, pay sahiplerinin gerçek iradeleriyle oylamaya katılmaları açısından da kendilerine sunulan verilerin gerçeği yansıtması gerekmektedir. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuyla davalı şirketin 2022 yılında 485.154,36 TL tutarında zarar ettiği görülmektedir. Defterlerin usulüne uygun olduğu hususu da göz önüne alındığında pay sahiplerinin iradesini etkileyebilecek gerçeğe aykırı verilerin bulunmadığı görülmektedir. Fakat genel kurulda davacı aleyhine ileri sürülen kendisi adına şahsi harcamalar yaptığı, şirket kaynakların bilinçsizce ve kötüniyetli olarak kullandığı iddiasını destekleyecek somut veriler gösterilmediği gibi mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda yapılan tespitler de nazara alınarak, Davacı ...... ’nun davalı şirkette yönetici olarak görev yaptığı dönemlere ilişkin davalı şirket tarafından sunulan mali veril analiz sonuçlarına göre, şirketi kötü yönettiğine dair herhangi olumsuz bir kanaat oluşmadığı, sonuç olarak 3 numaralı karar açısından alınan kararın hukuken iptaline sebep teşkil edebilecek somut şartların oluşmadığı anlaşılmıştır.
10.03.2023 Tarihli Genel Kurul Toplantısında Alınan 4 Numaralı Karar karar bakımından;
Genel kurulun 4 numaralı gündem maddesi, 2022 yılı Finansal Tablolar, Bilanço, Gelir Tablosu Hesaplarının okunması, müzakeresi ve onaylanmasına ilişkindir. 10.03.2023 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı'nın 4. Maddesi uyarınca 2022 yılı finansal tabloları, bilançosu, gelir tablosu okunup görüşülmüş ve onaylanmamıştır. Buna gerekçe olarak da bazı pay sahipleri tarafından davacının yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığı 2022 yılında şirketin büyük zararla kapatıldığı, davacının şirket nakitlerini ve döviz cinsinden mevduat hesaplarındaki rakamları erittiği ve kişisel harcamalar yaptığı iddiası ileri sürülmüştür. Söz konusu kararın da oybirliği ile alındığı. davacının kendi faaliyet dönemi için değil, sonraki dönem için raporun onaylanmaması yönünde oy verdiği izlenimi oluşsa da nihayetinde rapor oybirliği ile onaylanmamıştır. Davacı ve ayrıca 2022 yılı ikinci döneminde yönetim kurulunda yönetici konumundan olan bazı pay sahipleri birbirleri aleyhine sorumluluk davası açacaklarını beyan etmişlerdir. Tüm bu hususlar dahilinde alınan kararın hukuken geçerli olduğu, tarafların iddialarının sorumluluk davasının konusu olduğu, şirketin 2022 yılında zarar ettiği rapora da yansıdığından 4 numaralı günden maddesinin iptal şartlarının oluşmadığı anlaşılmıştır.
10.03.2023 Tarihli Genel Kurul Toplantısında Alınan 5 Numaralı Karar karar bakımından;
Genel kurulun 5 numaralı gündem maddesi, yönetim kurulu üyelerinin 2022 yılı faaliyet ve işlemler ile ilgili ibrasına ilişkin olduğu, karar sonucunda davacı dışında kendi dönemlerine ilişkin olarak diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra edildiği, davacının kanun gereği oy kullanamadığından ötürü kendi yönetici olduğu döneme ilişkin ise ibra edilmediği anlaşılmaktadır. Karar, Kanun gereği oy kullanamayan davacı dışındaki pay sahiplerinin oy çokluğu ile alınmıştır. Kararın nisaba uygun alındığı görülmektedir. Davacı kendi yöneticilik faaliyeti açısından alınan ibra edilmeme kararı ile diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra kararının iptalini talep etmektedir. Davacı kendisi dışındaki yönetim kurulu üyelerinin ibra edilme kararına karşı muhalefet şerhini belirtip olumsuz oy vermişse de kendi ibrasına ilişkin oy kullanamadığından muhalefet şehrinde de bulunamamıştır. İbra kararı her ne karar pay sahipleri hakkında ise onların oy kullanamamaları sonucunu doğursa da oy hakkından yoksun pay sahiplerinin de muhalefetlerini tutanağa geçirtmek şartıyla alınan karara karşı iptal davası açabilmeleri kabul edilmektedir. Zira oy hakkından yoksun pay sahiplerinin toplantıya katılma ve düşüncülerini açıklama hakkı bulunmakta olup sadece oy kullanamadığı için dava hakkına sahip olmadığını düşünmek doğru olmaz. Nitekim davacı da ibra edilmesi gerektiğine yönelik beyanının da teknik olarak muhalefet şerhi anlamına gelmese de tutanağa ekletmiştir. Durum bu olmakla birlikte mahkememizce aldırılan üyemizin 2022 yılına ilişkin şirket verilerine dair açıklamaları ve gerekse de kayıtlar dahilinde genel kurulun aldığı ibraya ilişkin kararlar takdir hakkı bağlamında değerlendirilmelidir. Bu çerçevede alınan kararların iptal şartlarını oluşmadığı, davacının kendisi dışındaki yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmemesi gerektiğine ilişkin somut veriler sunmadığı, ilgililer hakkında her ne karar dava dışı yürütülen soruşturma dosyaları bulunsa da bunların kesinlik kazanmadığı görülmektedir. Ayrıca ilgililerin iddiası esas itibariyle sorumluluk davasına konu olması gerektiğinden ileride açılacak dava ve buna ilişkin genel kurul kararı bağlamında değerlendirme yapılmalıdır.
10.03.2023 Tarihli Genel Kurul Toplantısında Alınan 6 Numaralı Karar bakımından;
Genel kurulun 6 numaralı gündem maddesi, 2022 yılı faaliyet kârının değerlendirilmesi, dağıtılıp dağıtılmaması ve oranı hakkında karar verilmesine ilişkindir. Madde görüşülmüş ve oyçokluğuyla reddedilmiştir. Red kararının nisaplara uygun bir şekilde alındığı görülmektedir. Davacının karara olumsuz oy verdiği fakat herhangi bir muhalefet şerhi düşmediği tutanaktan anlaşılmaktadır. Şirketlerin genel kurulda kâr payının dağıtılması/dağıtılmaması yönünde karar alması mümkündür. Zira yukarıda da vurgulandığı üzere genel kurul, sermaye şirketlerinin en geniş yetkilere sahip organıdır. Bununla birlikte söz konusu kararın dürüstlük kuralına da uygun olması gerekir. Davalı şirketin 2021 yılı Net 2.786.435,83 TL kâr elde ettiği kayıtlara yansımıştır. Buna karşılık bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere şirketin 2022 yılında 485.154,36 TL tutarında zarar ettiği ve bunun Faaliyet Giderleri bölümünde bulunan Genel Yönetim Giderlerinin 4.493.989,56 TL tutara çıkmasından kaynaklandığı; sebebinin de amortisman giderlerinin kaynaklandığı tespit edilmiştir. Şirketin kâr payı dağıtılmamasının sebebi yeni bir yatırım ya da ihtiyati bir yedek akçe ayırmak gibi makul sebepler olabilir. Nitekim davacı da şirketin kurulduğu günden beri kâr dağıtmadığını iddia etmiştir. Fakat 2022 yılı itibariyle şirketin zarar ettiği de tablolardan anlaşılmaktadır. Sonuç olarak genel kurul toplantısında alınan 6 numaralı kararın iptali iptali şartlarının oluşmadığı anlaşılmıştır.
10.03.2023 Tarihli Genel Kurul Toplantısında Alınan 7 Numaralı Karar bakımından;
Genel kurulun 6 numaralı gündem maddesi, Yönetim kurulu üye seçimi, ücretleri ve sürelerine ilişkindir. Madde görüşülmüş, evvela davacının kendi yönetim kurulu üyeliği için verdiği teklif oy çokluğu ile reddedilmiş; ...... ’ın üyeliği de oy çokluğu ile kabul edilmiştir. Ayrıca üyelere belirli bir miktar ücret takdiri yapılmıştır. Kararın nisaplara uygun bir şekilde alındığı tespit edilmektedir. Davacı taraf muhalefet şerhini de tutanağa eklemiştir. Davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin belirlenmesi açısından davacının iptal davası açmasını hakkın kötüye kullanılmasına aykırılık olarak nitelendirmiş; ayrıca üye için belirlenen ücretlerin fahiş olup olmadığını, ücret takdirinde genel kurulun yapıldığı dönemde şirketin ortaklık yapısı, finansal durumu, şirketin geçmiş uygulamaları, ortaklık yapısı ve mali durum açısından davacı şirketle aynı-benzer durumda bulunan şirketlerin yöneticilerinin aldığı emsal ücretler göz önünde bulundurulduğunu tespit edilmiştir. Genel kurulun 7 numaralı kararın iptaline karar verilmesini gerektiren bir sebep olmadığı anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, celp edilen tüm deliller, mahkememizce aldırılan 14/03/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına binaen;
Somut olayda; davacı ...... ’nun davalı şirkette yönetici olarak görev yaptığı dönemlere ilişkin davalı şirket tarafından sunulan mali veril analiz sonuçlarına göre, şirketi kötü yönettiğine dair herhangi olumsuz bir kanaat oluşmadığı, davalı şirket eski yönetici ve şirket ortağı ...... hakkında dava dilekçesinde belirtilen iddiaların değerlendirilmesi konusunda somut bilgi ve belgelerin sunulmamasından kaynaklı, talep edilen tespitlerin yapılamadığı, sunulan 2021 ve 2022 dönemlerine ait belgeler dahilinde çalıştırılan personellerden ........’a yakınlık olarak soyadı benzerliğinden ötürü........ ismine rastlanıldığı, diğer personellerin ........ ile olan yakınlık ve akrabalık bağlarının bilirkişi raporuyla tespit edilmesinin mümkün olmadığı, dava dışı ...... Platformları Ve İnternet Hizmetleri Limited Şirketi'nin merkez adresinin ...... Yeşilköy olarak tescil edildiği, davalı şirket ile aynı adreste faaliyet gösterdikleri, davalı şirketin; çalışanlarının, muhasebe hizmetlerinin, sekreterya hizmetlerinin veya kira ile ilgili gelir veya giderlerinin, dava dışı şirketin aynı adreste faaliyet göstermelerinden ötürü bu hizmetlerin ortak kullanıldığına kanaat getirilse dahi, ortak olarak kullanılan bu hizmetlerin davalı şirkete ne kadar tutarda ekonomik yük bindirdiğinin bu aşamada tespitinin mümkün olmadığı, ticari defterler üzerinde yapılan incelemelerde tespit edilen bir hususta 2021 yılı kayıtlarında ...... Reklam Promosyon Ve Org. San. Tic. Ltd. Şti'ne 1.810.146,99 TL borcun göründüğü, 2021 döneminde yönetim kurulu başkanı olan davacı ..... yönetiminde olduğu göz önüne alınarak bu tutarın 331- Ortaklara Borçlar – ...... hesabına alacak kaydedilerek ...... ’nun şirketten alacaklı konumuna getirildiği, bu dönemlerde muhasebe kayıtlarının kimin tarafından yürütüldüğünün veya kimin kontrolünde olduğunun dosya kapsamında tespit edilemediği, detayları yukarıda açıklandığı üzere, 10.03.2023 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda alınan ve dava konusu edilen 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 numaralı kararlar bakımından hukuken de iptal şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın Reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harcın, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile eksik 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Davalı tarafından dosyaya masraf depo edilmemesi ve yargılama gideri yapılmaması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/05/2024
Başkan ......
e-imzalıdır
Üye .....
e-imzalıdır
Üye .....
e-imzalıdır
Katip ....
e-imzalıdır