T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/517 Esas
KARAR NO : 2025/800
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/05/2023
KARAR TARİHİ : 25/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/10/2025
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: davacı vekili özetle;
Davacı ile davalı arasındaki ticari ilişki gereği davalı şirketin "sipariş emri" isimli yazışmalarla davacı şirkete sipariş verdiğini, davacı şirketin ise bu sipariş emirleri doğrultusunda ürünleri davalıya göndererek fatura düzenlediğini, davalı tarafından gönderilen siparişlerde 60 günlük vadelerle ödeme yapılacağının belirtildiğini, davacı şirket ise vadesinde ödeme olmaması durumunda ödeme yapıldığı tarihteki süt fiyatının değişmiş olması halinde ödeme yapıldığı tarihteki süt fiyatı dikkate alınarak fiyat farkı faturası düzenleneceğini belirttiğini, bu duruma ise davalı şirkette satın alma sorumlusu olarak çalışan .... tarafından yazılı onaylar verildiğini, sonrasında ise davalı tarafın ödemelerinin vadesine uygun yapamadığını, ödeme yaptığı tarihlerde ise süt fiyatlarında değişiklik olduğu için davacı şirketin davalı taraftan gelen yazılı onaylar doğrultusunda fiyat farkı düzenlendiğini, taraflar arasında anlaşma bulunduğunu, anlaşma gereği .... Konseyi tarafından belirlenen tavsiye niteliğindeki birim fiyat üzerinden fiyatın belirlendiğini, fiyat farkı düzenleneceğinin .... ile .... arasındaki 03.08.2021, 30.07.2021, 14.07.2021, 12.07.2021, 24.06.2021, 16.06.2021, 14.06.2021, 03.06.2021, 25.05.2021 ve farklı tarihlerdeki e-posta yazışmalarıyla ortada olduğunu, bunların detaylı incelenmesi durumunda haklı olduklarının ortaya çıkacağını, davalı şirket mali işler müdürü ...'ıın, ... adresinden gönderdiği 02.12.2021 tarihli e postada ki ifadesi ile aslında 02.12.2021 tarihinde davalı davacıya 3.760.375,48 TL borçlu olduğunu kabul ettiğini, taraflar arasında bu şekilde ilerleyen ticari ilişki sonrasında işbu davanın açıldığı tarih itibariyle davacı şirketin 10.770.425,72 TL alacağı bulunduğunu, uyuşmazlık noktasının davalının yazılı onaylarına istinaden düzenlenen fiyat farkı faturalarından kaynaklandığını, fiyat farkı faturalarını davalının onaylamasına rağmen ödemediğini, kötüniyetli olduğu açık olduğunu, davacı tarafından keşide edilen, Konya .... Noterliği 23.08.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ve Konya .... Noterliği 19.04.2023 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamaleri ile ticari ilişkiden kaynaklı alacaklarını talep ettiklerini ayrıca davalı tarafından iade edilen fiyat farkı faturalarının iadesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirttiklerini, arabuluculuk sürecinin anlaşamama olarak sonuçlandığını, davalıya satılan ürün bedellerine ilişkin düzenlenen faturalardan ve davalının yazılı onayına dayanılarak düzenlenen fiyat farkı faturalarından kaynaklı davalı ile davacı şirket arasında oluşan ticari ilişki kapsamındaki alacaklarının fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL'sinin vade tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi birlikte davalıdan tahsiline yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının herhangi bir hak ve alacağı olmadığını, olsa dahi, bu alacakların zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisini dosyaya sunulan ilgili fatura ,mail ve cari ekstrelerini kabul etmek mümkün olmadığını, davacı yan tarafından iddia edilen cari hesap ilişkisinin kabulünün mümkün olmadığını, fiyat farkı faturasının kabul etmediklerini, dava dilekçesinde belirtilen faturada hangi malların alım-satımına ilişkin olarak düzenlendiğini belirtmediğini, davaya konu alacağın tam olarak ne olduğunu dayandırdığının anlaşılmadığını, davacı yanın alacağını neye dayandırdığı dosyaya sunduğu belgelerden açık ve net bir şekilde anlaşılamadığını, hal böyleyken iddialarına itibar edilmesi mümkün değildir. bu husus davacının davayı somutlaştırma yükümlülüğüne de aykırı olduğunu, (HMK md. 119/e-f; md. 194) Emsal Yargıtay kararları uyarınca da davacının talep ettiği alacaklarını, içeriğini ve kaynağını kalem kalem açıklaması ve alacakların varlığını somut delillerle ispatlaması gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi dahi geçmeyen sonradan sunulan delillere de muvafakatlerinin olmadığını, . Faturalarda malların kime teslim edildiğinin de belli olmadığını, davacı tarafın tek taraflı düzenlemiş olduğu faturalara dayanarak alacak talebinde bulunmasının hukuki olmadıığını, mallara ait teslim faturası ve sevk irsaliyesinin gerektiğini, taraflar arasında herhangi bir sözleşme olmadan fiyat farkı iddiası ile fatura kesilip istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, beraber fiyat farkının neye ve ne zamana göre istediğinin belli olmadığını, fiyat farkının oluştuğunu iddia ettiği mallara ait fatura dahi sunmadığını, söz konusu maillere, içeriklerine itiraz ettiklerini, bunların delil olarak kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca mail taraflarının söz konusu işleme yetkili de olmadıklarını, davacının talep ettiği faizlerin de ihtar şartı yokluğundan temerrüt tahakkuk etmediği için hukuka aykırı olduğunu, davalıya yapılan herhangi bir ihtar bulunmadığından davacının faiz talebi hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve faizin kabulü mümkün olmadığını beyanla, dava dilekçesi HMK md. 119/e-f ile HMK md. 194 emredici hükümleri şartlarını taşımadığından davanın usulden reddine, ayrıca esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
BA-BS formları, ihtarnameler, talimat mahkemesi aracılığıyla aldırılan 17/02/2024 tarihli bilirkişi raporu, mahkememizce aldırılan 12/11/2024 tarihli bilirkişi raporu, 05/02/2025 tarihli ve 13/05/2025 tarihli ek bilirkişi raporları,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı fatura ve fiyat farkına ilişkin faturalara dayalı olduğu iddia edilen alacağın tespiti isteminden ibarettir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Talimat mahkemesi aracılığıyla aldırılan 17/02/2024 tarihli bilirkişi raporu, mahkememizce aldırılan 12/11/2024 tarihli bilirkişi raporu, 05/02/2025 tarihli ve 13/05/2025 tarihli ek bilirkişi raporları , bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunmaları sebebiyle birlikte değerlendirilerek hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili 21/03/2025 tarihli dilekçesi ile harcını tamamlayarak dava değerini 10.770.425,72 TL olarak ıslah etmiştir.
Davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için talimat mahkemesi aracılığıyla görevlendirilen bilirkişi tarafından tespit edildiği üzere, davacının dava konusu ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu anlaşılmıştır.
Davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2021 yılından öncesine dayandığı, dava tarihi itibariyle kendi ticari kayıtlarına göre, davacının davalıdan 10.770.425,72 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının ticari defterlerinde davalının düzenlemiş olduğu bir iade fatura kaydının bulunmadığı, tarafların 2021 yılı BA/BS formlarının mutabık olduğu görülmüştür.
2022 ve 2023 yıllarında BA/BS formlarında elektronik belgelerin bildirilme zorunluluğu kaldırılmıştır.
TTK’nın 21’inci maddesinin 2’nci fıkrasında faturaya itiraz ile ilgili şu hükme yer verilmiştir: “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Bu şekilde faturayı düzenleyen lehine faturadaki bilgilerin doğru olduğu yönünde bir adi karine oluşturulmuştur. Faturayı alan tarafın TTK’nın 21’inci maddesinin 2’nci fıkrasında belirtilen sekiz günlük süre içinde itiraz etmemesi, sadece ispat yükünün yer değiştirmesini sağlar; yoksa bir hak düşürücü süre ya da zamanaşımı süresi olarak değerlendirilemez. Dolayısıyla faturaya itiraz etmemiş olan kişi iddiasını ispat etmek zorunda kalır. 397 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde de belirtildiği üzere, elektronik fatura kâğıt faturadan farklı bir belge türü olmayıp, kâğıt fatura ile aynı hukuki niteliklere sahiptir. Bu kapsamda elektronik ortamda düzenlenen faturaların da malın teslimi ve/veya hizmetin ifasından itibaren yedi gün içerisinde düzenlenmesi gerekir ve fatura eline geçen kişi 8 gün içinde itiraz etmediği takdirde içeriğini kabul etmiş sayılır.
Tarafların iddia ve savunmaları, celp edilen tüm deliller, talimat mahkemesi aracılığıyla ve mahkememiz tarafından aldırılan bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına binaen;
Somut olayda; taraflar arasında ticari ilişkiye dayanak bir yazılı sözleşme bulunmadığı, ancak cari hesaba dayalı olarak 2021 ve öncesinden beri çalıştıkları, dosya kapsamındaki mailler, taraflar arasındaki kısmı ödemelere göre ticari ilişkinin devam ediyor olması nedeniyle taraflar arasında süregelen ticari ilişkinin bu şekilde varlığı konusunda bir şüphe bulunmadığı, davalı tarafından cari hesap ekstresi sunulmadığından, davacının kayıtlarına riayet edilerek yapılan hesaplamada davalının ortalama 16 gün ara ile davacıya ödeme yaptığı ancak yapılan ödemelerin fatura bedellerini karşılamadığının Mali Müşavir bilirkişi tarafından tespitinin yapıldığı, davacı şirket tarafından davalı adına ödemelerin zamanında yapılmaması nedeniyle fiyat farkına ilişkin faturalar düzenlediği, düzenlenen fiyat farkı faturalarına ilişkin ihtarnameler keşide ettiği, davalıya bu ihtarnamelerin tebliğ edildiği, davacı tarafından 04/08/2022 tarihinde davalı adına 4.024.475,75.-TL değerinde ... nolu ve ... nolu 31/03/2023 tarihli 3.022.539,13.-TL bedelli faturayı fiyat farkı faturası düzenlendiği, davalı tarafından ... numaralı ve ... numaralı iade faturaları düzenlenmesine rağmen, düzenlenen iade faturalarını yasal süresinden sonra düzenlendiği anlaşıldığından, dava konusu faturalara süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura bedeline sessiz kalınması, HMK. m. 222 hükmü uyarınca usulüne uygun tutulan davacının defterlerinin lehine takdiri delil oluşturması, davacının mali inceleme bölümünde tespit edilen dava konusu alacak oranında alacaklı olduğu anlaşılmakla davacının ıslah dilekçesi ve tarihi de dikkate alınarak, davanın kabulü ile, 50.000,00TL'nin 31.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile 10.720.425,72TL'nin ıslah tarihi olan 21.03.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE,
50.000,00TL'nin 31.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile 10.720.425,72TL'nin ıslah tarihi olan 21.03.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 735.727,79 TL harcın peşin alınan 184.785,83 TL harcın mahsubu ile bakiye 550.941,96 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 8.763,75 TL posta masrafı, bilirkişi ücreti vb. giderler ile toplam harç gideri 184.965,73 TL olmak üzere toplam 193.749,48 TL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 707.408,51 TL avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
25/09/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır