T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/534 Esas
KARAR NO : 2024/578
DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 27/05/2023
KARAR TARİHİ : 27/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirket ile arasındaki ticari ilişkinden kaynaklı olarak alacağına istinaden takip başlattığını, ancak; davalı şirket alacaklılardan mal kaçırma kastı ile, T.C. Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne .... Esas sayılı dosya ile konkordato talebinde bulunduğunu yargılama neticesinde; Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas ve .... sayılı Karar ile 26.04.2023 tarihinde davanın kabulüne, davacı şirketin konkordato projesinin İİK md 305 vd. maddeleri uyarınca tasdikine karar verildiğini, "İİK’nun 308/b maddesi gereğince alacakları itiraza uğramış alacaklıların tasdik kararının ilanından itibaren 1 ay içinde dava açmakta muhtariyetlerine" hüküm kurulduğunu, konkordatonun tasdikine ilişkin verilen karar TTSG'de 28.04.... tarihinde ilan edildiğini, yasal süresi içerisinde alacağın kabul edilmeyen kısmı bakımından çekişmeli alacak davası açma zorunluluğu hasıl olduğunu, Keşidecisinin .... TİC. LTD. ŞTİ olduğu 25.08.2021 vade tarihli, ... Seri Numaralı ve 20.000,00 TL bedelli çek alacağına istinaden T.C. Bursa 15. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibi başlatıldığını, borçlunun ödediği 15.000,00-TL bedelin icra dosyasına bildirildiğini, geçici mühlet tarihi itibariyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.790,27 TL haklı alacaklarının bulunduğunu, müvekkili ile konkordato talep eden şirket arasındaki ticari ilişki nedeni ile ise müvekkilinin cari hesap ekstresine göre 18.077,86 TL alacağına kavuşabilmesi için T.C. Bursa .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibi başlatıldığını ekte sunmuş olduğu kapak hesabına göre geçici mühlet tarihi itibariyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 23.936,92 TL alacaklarının bulunduğunu müvekkilin alacağının bir kısmının çekişmeli hale gelmesi nedeniyle, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 308/b maddesi uyarınca işbu çekişmeli alacak davasının ikame edilme zorunluluğu doğduğunu, söz konusu davanın yasal süresi içerisinde açılmış olduğunu, aynı maddenin 2. Fıkrasında ise, kanun koyucu tarafından çekişmeli alacaklıların haklarının korunması amacıyla özel bir ihtiyati tedbir türü düzenlendiğini, buna göre; çekişmeli alacaklara isabet eden payın kararın kesinleşmesine karar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bankaya yatırılması mümkün olduğunu belirterek, müvekkil şirketin hak kaybına uğramaması adına, İİK 308/b Maddesi 2. Fıkrası uyarınca, çekişmeli hale gelen ve işbu davanın konusu oluşturan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kısmi olarak, 13.861,81-TL alacağının da konkordato projesinin tasdikine ilişkin kararda belirtilen taksit tarihlerinde, mahkemece gösterilecek banka hesabına bloke koyulması şeklinde ihtiyati tedbir olarak talep etmiştir.
Mahkememizin 30/05/2023 tarihli ara kararında; davacı vekilinin İİK 308/b gereğince davalıdan teminat alınması talebinin tasdik kararını veren mahkemeden talep edebileceği anlaşıldığından reddine karar verilmiştir.
Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLER : T.C. Bursa .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası, T.C. Bursa ..... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası, T.C. Bursa ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.İş, dosyası, T.C. Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.İş, dosyası, T.C. Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ve ... Karar sayılı dosyası, Takibe dayanak çek, cari hesap ekstresi, icra takiplerinin kapak hesapları, tarafların ticari defter ve kayıtları, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, İİK Madde 308/b gereğince davacı şirketin çekişmeli hale gelen alacağının, konkordato şartları uyarınca ödenmesi talepli çekişmeli alacak davasına ilişkindir.
Bilirkişi ... ve Av. ....'dan oluşan bilirkişi heyetinin 06/03/2024 tarihli raporunda; "Yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucu; Davalı şirket hakkında Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı Tarafından 15.10.2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere geçici mühlet kararı verildiği, davacı şirket kayıtlarında davalı şirketin geçici mühlet tarihinde 35.407,86-TL borçlu olduğu, alacaklı şirket vekili tarafından Bursa .... İcra Dairesi .... Esas sayılı dosyasına 13.10.2021 tarihinde haricen tahsil edildiği bildirilen 18.000,00-TL mahsup edildiğinde 15.10.2021 geçici mühlet tarihi itibariyle 17.407,86-TL bakiye borç kaldığı, 20.10.2021 tarihinde 8.000,00-TL tahsilat yapıldığı görülmektedir. Davacı şirket tarafından borçlu şirket aleyhine başlatılan icra takipleri dolayısıyla asıl alacak, işlemiş faiz, icra harç ve giderleri, icra vekalet ücreti dahil olmak üzere toplam dosya borcunun 15.10.2021 geçici mühlet tarihi itibariyle Bursa .... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyasında 8.549,58-TL, Bursa .... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyasında 23.936,92-TL olmak üzere toplam 32.486,50-TL olarak hesaplandığı, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında konkordato nisabında 18.077,86-TL alacağın hesaba katılmasına karar verildiğinden, 14.408,64-TL alacağın konkordato projesinde yer almadığı görülmektedir. Dava değeri, 13.861,81-TL olup; davacı şirketin alacağını tahsil etmediği görülmekte olup, takdir Sayın Mahkemenize aittir." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
"6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararı)
Yukarıda belirtilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir.
Takip yasağı İcra ve İflas Kanunu’nun iki maddesinde düzenlenmiştir. Bunlardan
ilki tatil hallerini düzenleyen 51 inci maddedir. Anılan maddenin ikinci fıkrasına göre
konkordato mühleti verilen borçlu hakkında takip yapılamaz. Takip yasağı ayrıca İİK
. 294’te düzenlenmiştir. Bahsi geçen maddenin birinci fıkrasına göre, mühlet içinde
borçlu aleyhine 21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanun’a göre yapılan takipler de dâhil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz
ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları
uygulanmaz.
Takip yasağı geçici konkordato mühletinin verilmesiyle başlar. Konkordato mühletinin
verildiği tarih itibarıyla (varsa) derdest takipler durur. Bunun için mühlet kararının ilanına gerek yoktur.
Yasak, mühlet kararının verilmesiyle başladığından mühlet talebi incelendiği sırada
borçlu aleyhine takip yapılabileceği gibi, mühlet kararından önce yapılan işlemler de
geçerliliğini korur.
Somut olayda, davalı tarafın ticari defter kayıtları veya belgeleri üzerinde inceleme yapılamadığı, davacının lehine delil teşkil eden defter ve kayıtlarının aksini kesin delille ispat edilmediği görülmüş ve dosya kapsamında alınan gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere, davalı şirket hakkında Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesince 15/10/2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere geçici mühlet kararı verildiği, davacı şirket kayıtlarında davalı şirketin geçici mühlet tarihinde 35.407,86-TL borçlu olduğu, davacı tarafından Bursa .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına 13/10/2021 tarihinde haricen tahsil edildiği bildirilen 18.000,00-TL mahsup edildiğinde 15/10/2021 geçici mühlet tarihi itibariyle 17.407,86-TL bakiye borç kaldığı, 20/10/2021 tarihinde 8.000,00-TL tahsilat yapıldığı, 15/10/2021 geçici mühlet tarihi itibariyle Bursa .... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyasında 8.549,58-TL, Bursa .... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyasında 23.936,92-TL olmak üzere toplam borcun32.486,50-TL olarak hesaplandığı, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında konkordato nisabında 18.077,86-TL alacağın hesaba katılmasına karar verildiği anlaşılmış olup,
davacı şirketin Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesince verilen geçici mühlet kararının,
alacaklının icra takibi başlattığı gün, ancak icra takibine ilişkin harçların yattığı
saatten daha sonra yazıldığı, bu nedenle söz konusu takibin geçici
mühlet kararından önce başlatıldığı anlaşılmış olup davanın kabulüne ilişkin taleple bağlı kalınarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile; 13.861,81-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine
2-Alınması gerekli 946,90-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 236,73-TL harcın mahsubuyla bakiye 710,17-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvurma harcı, 236,73-TL peşin harç olmak üzere toplam 416,63-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 6.350,50-TLyargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-AAÜT gereğince hesap edilen 13.861,81-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair,6100 sayılı HMK'nun ilgili maddeleri gereğince dava değerinin istinaf/temyiz sınırının altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzünde davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı.27/05/2024
Katip ....
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır