T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/609 Esas
KARAR NO : 2024/566
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/06/2023
KARAR TARİHİ : 22/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 13/09/2022 tarihinde Sanayi Bölgesinde Sanayi İmarlı ticari nitelikli arsanın satış bedeli olarak 45.625.000,00 TL belirtilen Arnavutköy ... ... Ada ... Parsel sayılı 2.867 m2 sanayi imarlı taşınmaza ilişkin olarak taşınmaz gösterme belgesi imzalandığını, yer gösterme belgesinin TBK Madde 520'de yer alan koşulları sağladığı ve simsarlık sözleşmesi niteliğinde bulunduğunu, müvekkilinin sözleşmede belirtilen emlakların satın alınması için aracılığı davalı tarafça kabul edildiğini, taşınmaz gösterme belgesine aykırı olarak davaya konu taşınmazın davalının yetkilisi olduğu şirket tarafından sözleşmeyle hüküm altına alınan komisyon alacağı ödenmemek amacıyla müvekkili aradan çıkarılmak suretiyle satın alınmış olması nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL komisyon bedelinin ihtarda belirtilen sürenin geçmesi ile muaccel hale gelen 10/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, davanın taşınmazı satın alan ... Dış. Tic. Ltd. Şti.'ne ihbarını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın görevli mahkemede açılmadığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, dava konusu taşınmazın müvekkili tarafından 31/10/2022 tarihinde satın alındığını ancak söz konusu taşınmaz davacı firma aracılığıyla değil ... Hizmetleri A.Ş.- ... Hizmetleri A.Ş. Aracılığı ile görüşüldüğünü ve satın alındığını, taraflar yalnızca Arnavutköy ...da bulunan ... ada ... parseldeki taşınmaz ve ... ada ... parseldeki taşınmazın gösterilmesi için taşınmaz gösterme belgesi imzaladıklarını, bu taşınmazların müvekkili tarafından satın alınmadığını, simsarlık sözleşmesinde simsarın ücrete hak kazanabilmesi için bu sözleşmenin taraflar arasında kurulmuş olması gerektiğini, 6 numaralı parselde bulunan taşınmaz için yapılan sözleşme gerçeğe aykırı şekilde davacı tarafından 7 olarak değiştirildiğini, sözleşmenin tercüme ile birlikte imzalanmış olduğundan sözleşmenin geçerli olma şartlarını taşıdığını, söz konusu taşınmazla ilgili olarak simsarlık sözleşmesi imzalandığının kabulü anlamına gelmemek üzere simsarlık sözleşmesi ilk olarak ... Hizmetleri A.Ş.- ... Hizmetleri A.Ş. Arasında imzalandığından satış işlemi de yine aynı taraflar arasında gerçekleştirildiğini, uyuşmazlığa konu taşınmazın tapuda müvekkili adına tescilinin 31/10/2022 tarihinde gerçekleştiğini, davacının ise taşınmaza ilişkin tek yetkili satıcı olunduğu lanse edilerek satış ilanı girildiğini, davacının müvekkiline ait taşınmazın satışına ilişkin hiçbir yetkisi bulunmadığını beyanla anılan nedenlerle davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan ücret alacağına ilişkindir.
Davacı vekili 04/03/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde talep edilen 10.000,00 TL'yi 890.000,00 TL artırarak toplam 900.000,00 TL talep ettiği, talep edilen tutar üzerinden noksan harcın yatırıldığı görülmüştür.
TBK'nın 520/3. maddesinde simsarlık sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması gerektiği belirtilmiş olup yazılı şeklin unsurlarının mevcut olup olmadığının genel hükümlere göre belirlenmesi gerekir. TBK'nın 14. maddesi uyarınca, sözleşmede tarafların imzalarının bulunması şarttır. Diğer yandan, bu belgenin simsarlık sözleşmesi sayılabilmesi için simsarlık sözleşmesinin asli unsurlarını da içermesi gerekir. Dava dilekçesinde eklenen ve aslı mahkememiz kasasında muhafaza edilen 19/09/2022 tarihli taşınmaz yer gösterim belgesinin simsarlık sözleşmesinin unsurlarını taşıdığı anlaşılmaktadır.
Davalı tarafından 6 numaralı parsel için taşınmaz yer gösteriminin yapıldığı ve sözleşmenin imzalandığı belirtilerek tahrifat iddiasında bulunulmuşsa da sözleşme içeriğinden 7 parselin kalın bir şekilde yazıldığı ve üzerinden geçildiği hemen üst kısmında da (7) açıklamasına yer verildiği, 6 parsel için sözleşme yapıldığına dair davalı tarafından hiçbir delil ibraz edilmediği, 6 parselin tapu kayıtlarından anılan tarihlerde satım işlemine konu olmadığı, yine 6 parselin davacı portföyünde olduğuna dair de herhangi bir delil sunulmadığı görülmüş, tahrifat iddiasının teknik inceleme ile belirlenmesi mahkememizce mümkün görülmediğinden bu yönde bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır.
Davacı tarafından; 7 parsel için davalıyla taşınmaz yer gösterimi sözleşmesinin imzalandığını, sonrasında davalının tek ortağı ve yetkilisi olduğu şirket adına taşınmaz satımının gerçekleştiği iddia edilmiştir. Ticaret sicil kayıtlarından davalının, taşınmazı satın alan ihbar olunan Sunton şirketinin yetkilisi olduğu anlaşılmıştır. Davalının Türk Vatandaşı olduğu, dava takibine ilişkin genel vekaletnamenin Türkçe düzenlendiği, tapu resmi senedinde davalının okudum beyanıyla Türkçe hazırlanan senedi imzaladığı görülmekle, davalının altında imzası olan sözleşmeye ilişkin Türkçe bilmediği ve bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğu savunmasına itibar edilmemiştir.
Davacı tarafından uyuşmazlığı konu taşınmazın satımını gerçekleştiren mülk sahibine dava açıldığı, davanın en son İstanbul ... Tüketici Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasına kayıtlı olduğu, yine davacı tarafından satıcının vekili ile aralarında geçen yazışmaları delil olarak dosyamıza ibraz ettiği anlaşılmıştır. Taşınmazın ...'ye ait ait olduğu, taşınmaz devrinin vekili olan eşi ... tarafından gerçekleştiği, davacı ile ...'ye ait yazışmaların dosyaya sunulduğu, içeriğinden 7 parsel ile ilgili görüştükleri ve davacı tarafından çalışmaya başlandığının belirtildiği görülmüştür.
Mülk sahibinin veya onun adına vekilinin simsarla ayrıca yazılı bir sözleşme yapıp yapmamasının uyuşmazlığa konu simsarlık sözleşmesinin geçerliliğine etkisi yoktur. Zira, simsarın ücrete hak kazanması için simsar ile gayrimenkul sahibi arasında sözleşme bulunmasına veya gayrimenkul malikinin rıza göstermesine, simsara yetki vermesine de gerek yoktur (Yargıtay HGK'nun 2014/1 E- 2015/1539 K sayılı, 10.06.2015 tarihli kararı). Bu nedenle davacı tarafla mülk sahibi arasında görülen İstanbul ... Tüketici Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasının neticesi beklenmemiştir.
Davalı tarafından daha önceki tarihte 7 parsele ilişin dava dışı emlak şirketiyle görüştükleri ve sözleşme imzaladıkları, yine satıma aracılık eden emlakçının mülk sahibi tarafından da yetkilendirildiği savunulmuşsa da ilgili sözleşmelerin her zaman düzenlenebileceği, ihbar olunan şirket tarafından BA/BS formunun düzenlenmediği ve davalı tarafından kapora ödemesine ilişkin dekont sunulmadığı dikkate alınmıştır.
Geçerli bir sözleşmenin mevcudiyeti halinde, TBK'nın 521/1. maddesi uyarınca simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır. Tellallık sözleşmesi, tellal ile bu sözleşmeyi imzalayan kişi arasında hak ve borç doğuran bir sözleşmedir. Davalı, şartların gerçekleşmesi halinde, davacıya karşı sözleşme ile yükümlendiği ücretten sorumludur (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2015/36598 E 2015/35239 K. 02/12/2015 T.). TBK'nın 521/1. maddesi uyarınca; simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır.
Arnavutköy Tapu Müdürlüğünün 31.10.2022 tarih, 47104 yevmiye numaralı resmi senedinden taşınmaz satımının gerçekleştiği görülmüştür.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları içeriğine göre; davacı emlakçı ile davalı arasında geçerli taşınmaz yer gösterimi sözleşmesinin imzalandığı, dosya kapsamından 7 parsel için sözleşme ilişkisinin kurulduğuna mahkememizce kanaat getirildiği, aksini gösterir savunmaların davalı tarafından ispatlanamadığı, söz konusu taşınmazın davalının yetkisi olduğu şirket adına satın alındığı böylelikle davacı simsarın sözleşme kapsamında ücrete hak kazandığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair, dava ve ıslah dilekçesi dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kabulü ile; 10.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 10/02/2023, 890.000,00 TL'nin ıslah tarihi olan 04/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gerekli 61.479,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 179,90 TL peşin harç ve 15.199,00TL ıslah harcının mahsubuyla bakiye 46.100,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç, 15.199,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 15.558,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafça posta / tebligat gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 320,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
AAÜT gereğince hesap edilen 129.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır