T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/712 Esas
KARAR NO : 2025/224
DAVA : Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ : 18/06/2019
KARAR TARİHİ : 05/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/03/2025
Mahkememizin ... Esas, .... Karar 23/10/2020 tarihli kararı ile davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar 13/07/2023 tarihli ilamı ile Mahkememiz kararının kaldırıldığı, dosyanın Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmekle davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin büyük araçlara egzos üretimi yaptığını, 2017 yılında yabancı firmalardan gelen iş teklifleri üzerine kapama kenetleme, montaj dişini yapabilmek için almaya karar verdiği makinayı davalıya yaptırdığını, taleplerini ve taahhütlerini sözlü olarak belirttiğini ve davalı tarafça kabul edildiğini, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, sonuç olarak davalı ile 3 ayrı makina yapılması hususunda sözlü olarak anlaşıldığı ve 2017 yılının 7.ayında makinaların müvekkiline teslim edileceğinin kararlaştırılmasına rağmen makinelerin 2018 yılının 5.ayında teslim edildiğini, teslimden sonra her 3 makineninde çalışmadığını, bu hususun davalıya bildirildiğini, müvekkilinin uzunca bir süre oyalandığını, geç teslim nedeniyle yabancı firmaların siparişlerini geri çektiklerini, makinelerin teslim edildikten sonra çalışmaması nedeniyle aynı iş için daha fazla işçi çalıştırılmak zorunda kalındığını, bu nedenle uğranılmış olan zararın faiziyle tahsilinin gerektiğini ayrıca ayıplı makineler için davalı tarafa ödenen 245.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı usulüne uygun meşruhatlı davatiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
Dava, ticari satıştan kaynaklı makinenin ayıplı olduğundan bahisle bedelinin iadesi ve geç teslim nedeniyle kazanç kaybı ile kâr mahrumiyeti istemlerine ilişkindir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... Esas, .... Karar 13/07/2023 tarihli ilamı ile "...mahkemece tarafların tüm delilleri toplanarak dava konusu makineler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, satışa konu makinelerin ayıplı olup olmadığı, ayıp mevcutsa niteliği ve bunun sonucuna göre ayıp nedeniyle sözleşmeden dönme koşullarının oluşup oluşmadığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmadığını" bildirmiştir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Makine Bilirkişisi tarafından alınan 12/02/2024 havale tarihli raporunda; dava konusu makinanın çalışması için gereken şartların-koşulların oluşmaması neticesinde makinanın çalışır duruma geçmediğini, davaya konu otomatik sıvama makinesi , kenet açma makinesi, gövde dikiş makinelerinin üretilen ürünler adına bir bütün olarak düşünüldüğünde üretilmesi istenilen ürünlerin olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle, tüketicinin makinalardan makul olarak beklediği faydaları sağlayamadığını, davaya konu üretim yapan makinalar vasıtasıyla istenilen ürünlerin üretilememesi sebeplerinden ötürü davaya konu makinaların ayıplı olduğunu, garanti süresi malın teslim tarihinden itibaren başlamak üzere asgari iki yıl olduğu göz önüne alındığında TKHK'nun 11. maddesine göre davacının satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme koşulunun oluştuğunu bildirmiştir.
Davacı şirketin ticari defterlerinin incelemesi için Muhasebeci ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı (Borçlar Hukuku) bilirkişisi tarafından alınan 26/07/2024 havale tarihli raporunda; dava, ticari satıştan kaynaklı makinenin ayıplı olduğundan bahisle bedelinin iadesi ve geç teslim nedeniyle kazanç kaybı ile kâr mahrumiyeti istemlerine ilişkin açıldığını, davacının dava konusu faturaların ve ödemelerin kaydedildiği dönemi kapsayan 2017,2018 yılına ait ticari defterlerinden tutulması gereken Yevmiye, Defter-i Kebir, Envanter Defteri açılış tasdikleri yapılmış olduğunu, kapanış tasdiki zorunlu olan yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yapılmış olduğu görüldüğünü, 6102 Sayılı Yeni TTK'nun 64. maddesinde ifade edilen belirli kanuni şartları tam olarak taşıdığından sahibi lehine delil olma özelliği bulunduğunu, Mahkemenizce, tarafımıza verilen sınırlı görevlendirme ile davacı tarafın Ticari defter kayıtları incelenmesi istenildiğini, dava konusu dönemi kapsayan davacının 2017,2018 yılına ait ticari defterleri incelendiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 07.06.2017 tarihinde davacının, davalıya makine imalatı için verilen sipariş avansı ile başladığını, cari hesap şeklinde çalışıldığı ve davalı ile ilgili işlemlerini 159 Verilen sipariş avanslar ana hesabına alt hesabı olarak 159.064 ... hesabında takip edildiğini, 2017 yılından devirle gelen 79.000,00TL bakiyenin açılış kaydı ile kaydedildiği ve 2018 yılı içinde herhangi bir kayıt yapılmayarak devirle gelen bakiyeyi koruduğunu, 2018 yılı sonunda kapanış kaydı ile gelecek yıla devir kaydı yapıldığını ancak dayanak belgeler incelendiğinde davacı tarafından dosya içerisinde bulunan ödeme belgelerinde davacının, davalıya verdiği verilen Çek no:...., vade: 28.02.2018, 4.000,00 TL ile verilen çek no: ...., vade: 31.05.2018, 3.000,00 TL tutarlı çeklerin davalının avans hesabına alınmadığı ve 103-verilen çekler ve ödeme emirleri hesabı kullanılmayarak doğrudan ödeme tarihlerinde 331 Ortaklara Borçlar hesabı borç tarafına ve 102 Bankalar hesabının alacak tarafına kayıt yapılarak söz konusu çeklerin bankadan ödendiğini, dolayısıyla hatalı kayıtların sonraki yılda düzeltme kaydıyla düzeltilebileceği hususu dikkate alındığında, davalı adına verilen toplamda 7.000,00 TL 159.064 ... Avans hesabına eklendiğinde (79.000,00 TL+7.000,00TL)=86.000,00 TL davacının, davalıya makine yapımı için ödeme yaptığı sonucuna ulaşılacağını, dava konusu makineler ile ilgili, dava dosyasının içerisinde fotokopisi bulunan davalı ... tarafından dava dışı ... Kiralama A.Ş adına 12.04.2018 tarihli, ... nolu, (KDV dahil) 202.000 TL bedelle irsaliyeli fatura kestiğini, davacı taraf ise dava dışı ... Kiralama A.Ş. ile 11.04.2018 tarih ... tescil ve ... no lu Finansal Kiralama sözleşmesi imzalandığını ve davacının 2018 yılına ait ticari defterinde, yevmiye no:62, yevmiye tarihi: 30.04.2018 tarihli yevmiye kaydında söz konusu sözleşmedeki ödeme planına istinaden KDV'siz Kira bedeli 248.206,45 TL için tahakkuk kaydı yapıldığı ve ödeme planına göre yapılan ödemelerin dava dışı 320.319 ... Kiralama A.Ş adına cari hesap açılarak bu hesapta takip edildiğini, dava dışı ... Kiralama A.Ş. vekili tarafından 15.04.2024 tarihli cevabı yazısı ekinde mahkemenize gönderdiği "..." numaralı finansal kiralama sözleşmesine ait kira tarihlerinin, fatura tarihlerinin, faturalara ilişkin seri numaralarının, kira bedellerinin ve ödeme tutarlarının gösterildiği listede kira tutarı (Anapara+faiz) 200.129,18 TL+ 47.913,27TL=248.042,45 TL olduğu ve “%1 KDV oranı ile Fatura kesilerek ödenen tutarın (KDV dahil) 250.522,79 TL olduğu görüldüğünü ayrıca dava dilekçesinin ekinde konulan ödeme belgelerin içindeki ödeme bilgi formu başlıklı belgede ödeme tarihi 13.04.2018, tutar 123.000,00 TL belirtildiği ve bununla ilgili davacının ticari defterlerinde herhangi bir kayda rastlanmadığını, davacının 2017,2018 yıllarına ait ticari defterler üzerinden tespit edildiğini, taleple bağlılık ilkesi gereği, dava konusu makinelerin, davacı tarafa Teslim Tarihi: 01.05.2018 ile davalı tarafından dava konusu makinelerin alınmasının kabul edildiği tarih 29.01.2019 olduğu düşünüldüğünde, söz konusu makinelerin 273 gün davacıda olduğunu, davacı şirketin 2018 Yılında 273 günlük cirosunun 3.559.881,63 TL olduğunu, 2017 yılı ve 2019 yılı 273 günlük ciro ortalamasının ise 3.234.496,08 TL olduğu hesaplanmış olup aradaki farkın 325.385,55 TL ortalama satışın üstünde satış yapıldığının tespit edildiğini bildirmişlerdir.
Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı (Borçlar Hukuku) bilirkişisi tarafından alınan 25/11/2024 havale tarihli raporunda; dosya kapsamında yer alan tüm belgelerin ve daha önce alınan raporlar, istinaf kaldırma kararı, davacı vekilinin itirazları doğrultusunda yapılan inceleme neticesinde; davalıya ödenen 209.000,00 TL, dava tarihi itibarıyla 287.267,41 TL olarak hesap ve tespit edildiğini, kar kaybı talebine yönelik hesaplama yapabilmek için sunulan veriler yetersiz olduğunu, hesaplama yapılamadığını, Leasing için ödenen faiz, 50.688,51 TL olduğu anlaşıldığını, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere işbu dava konusu somut olayda davaya konu olan makinelerin gizli ayıplı olduğunu, sözleşmeden dönme koşullarının oluştuğunu, davacı ve davalının diğer sair taleplerinin Takdirinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğunu bildirmişlerdir.
Davacı vekili 21/01/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde talep edilen 245.000,00TL'yi 5.688,51 TL artırarak toplam 250.688,51 TL talep ettiklerini, davalıya yapılan 209.000,00 TL'nin dava tarihi itibariyle 287.267,41 TL hesaplandığından 78.267,41 TL arttırdığını beyan etmiş ve talep edilen tutarlar yönünden noksan harcın ikmal etmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29/11/2022 tarih, 2021/(13)3-431 Esas, 2022/1614 Karar sayılı ilamında; "Ayıplı mal ile ilgili davalarda bedel iadesi yönünde seçimlik hak kullanılmışsa sözleşmeden dönme mahiyetindeki bu seçimin tabiatı gereği malın da karşı tarafa iadesinin gerektiği açıktır yine faizin makinelerin davalıya tesliminden itibaren işletilmesi ve faizin başlangıcında aynı anda ifa kuralı gereği malın davalıya iadesi anının dikkate alınmasında bir engel bulunmamaktadır. " şeklinde belirtilmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, istinaf ilamı, bilirkişi raporu içeriğine göre; davanın ayıplı satım nedeniyle sözleşmeden dönmeye ilişkin olduğu, davacının meydana gelen doğrudan zararlarının tanzimini isteyebileceği davacının menfi zararları ile birlikte dolaylı zarar kapsamında değerlendirilen ve alıcının sözleşmenin ifası neticesinde elde edebileceği menfaat olan müspet zararlarını talep edemeyeceği, leasing sözleşmesi ile alınan ürünler için ödenen bedelin 250.688,51 TL olduğu ve ürünlerin iadesiyle faizin başlayacağı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne diar aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kısmen kabulü ile; KNT 200, 02/04/2018 üretim tarihli, 2,2 kwA güç, 2018 0426 seri numaralı, DKM 150, 02/04/2018 üretim tarihli, 2,2 kwA güç, 2018 0427 seri numaralı, SVM 250, 02/04/2018 üretim tarihli, 5,5 kwA güç, 2018 0425 seri numaralı makinelerin masrafının davalı tarafından karşılanmak üzere davalıya iadesiyle 250.688,51 TL'nin iade tarihinden itibaren işlemeye başlayacak avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
Alınması gerekli 17.124,53 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 4.354,76 TL peşin harç ve 1.433,76 TL ıslah harcının mahsubuyla bakiye 11.336,01TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvurma harcı, 4.354,76 TL peşin harç ve 1.433,76 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.788,52 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 24.151,10TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 11.254,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
AAÜT gereğince hesap edilen 40.110,16 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden reddedilen kısım yönünden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin kabul ve red oranı üzerinden takdiren 615,00 TL'nin davalıdan, 705,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.05/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır