T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/799 Esas
KARAR NO : 2024/612
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : 18/08/2023
KARAR TARİHİ : 30/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/06/2024
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: davacı vekili özetle; davalı şirketin 16/10/2006 tarihinde, İstanbul merkezinde ... adıyla kurulduğunu, şirketin kurucu ortaklarının dava dışı .... ve davacı ... olduğunu, İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce re'sen kapatılan şirketin işbu karar öncesi merkezinin Bakırköy/İstanbul adresi olduğunu, 06/02/2007 tarihli Ticaret Sicil Gazetesiyle yayımlanan 15/01/2007 tarihli karar sonucu dava dışı .... 'ın hisselerini merhum ......'a devrettiğini ve şirkete dışarıdan müdür olarak atandığını, müvekkilinin davalı firmanın %0.25 pay ortağı olduğunu, şirketin %99.75 pay sahibinin davacının ablası olan .... 'ın 23/02/2022 tarihinde vefat ettiğini, şirketin asıl sahibinin merhum ...... olduğunu, limited şirketin en az 2 ortalık olması gerekmesi nedeniyle, davacının şekilsel olarak pay sahibi olduğunu, şirket işleyişi ve kazancı hususunda bir etkisi ve beklentisi olmadığını, şirketin asıl sahibi ...... mirasçılarının da reddi miras talebinde bulunduklarını, Bakırköy .... Sulh Hukuk Mahkemesi'Nin .... esas ... karar sayılı ilamıyla taleplerinin kabul edildiğini, çoğunluk pay sahibinin vefatından sonra gayri faal olan davalı şirketin 2018 yılında re'sen kapatıldığını, şirket ile hiçbir şekilde alakası olmayan davacının bundan böyle de şirketin devamı yönünde bir arzusu olmadığını, şirketin herhangi bir SGK veya Bağkur borcu bulunmadığını ancak diğer mali kayıtlara ulaşamadıklarını, TTK 636/3 maddesi doğrultusunda haklı sebebin varlığı halinde şirketin feshinin talep edebileceğinin hüküm altına aldığını, kanunun haklı sebepleri açıkça düzenlemediğini, ancak Yargıtay kararlarında Limited Şirket faaliyetinin tamamen durmuş olması ve uzun bir zaman önce fiilen son verilmiş olması nedeniyle devamı ve amacını gerçekleştiremeyecek olan davalı şirketin feshine, feshin uygun görülmemesi halinde pay sahiplerine paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerleri ödenerek, şirketten çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından usulüne uygun olarak davetiye tebliğine rağmen davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLER:
Davalı şirketin ticaret sicil kayıtları,
Mahkememizce aldırılan 17/03/2024 tarihli bilirkişi raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava davalı şirketin feshi, olmadığı takdirde davacının ortaklıktan çıkarılması isteminden ibarettir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan 17/03/2024 tarihli bilirkişi raporu bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alınmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3. maddesine göre; haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
Haklı sebep, kanunda tanımlanmamıştır. Somut olayın özelliğine göre hakim haklı sebebin varlığını takdir edecektir. Haklı sebep, şirketin devam etmesini çekilmez bir hale getiren veya şirket ilişkisini sona erdirmeyi gerektiren herhangi bir olgudur. Objektif veya subjektif bir neden olabilir. Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi, sebepler anılan maddede yer alan haklı sebeplere örnek olarak sayılabilir.
6102 sayılı TTK.'nun 630/2. maddesi uyarınca limited şirketlerde her ortak haklı sebeplerin varlığı halinde yöneticilerin yöneticilik hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir. Aynı kanunun 636/3. maddesi uyarınca da haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme istem yerine davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
TTK. Madde 636-(1) Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer: a)Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle. b) Genel kurul kararı ile. c) İflasın açılması ile. d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde. (2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir.(3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. (4) Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir.(5) Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır.
TTK’nın 376. maddesinin ikinci fıkrasında “Son yıllık bilânçoya göre, sermaye ile kanunî
yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı
takdirde, derhal toplantıya çağrılan genel kurul, sermayenin üçte biri ile yetinme veya
sermayenin tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirket kendiliğinden sona erer.”
hükmüne yer verilmiştir. Son yıllık bilânçodan, zararlar sebebiyle sermaye ile kanunî yedek akçeler toplamının üçte
ikisinin karşılıksız kaldığının anlaşılması durumunda, şirketin yönetim organı (anonim
şirketlerde yönetim kurulu, limited şirketlerde ise müdür veya müdürler kurulu) genel
kurulu acilen toplantıya çağırmalı ve genel kurul da şu iki karardan birini almalıdır:
(a) Sermayenin üçte biri ile yetinilmesi, yani sermayenin azaltılıp zararın bünye dışına
atılması;
(b) Sermayenin tamamlanması.
Davalı şirket ortaklarından hisse oranı %99,75 olan dava dışı ......’ın vefat etmesi sebebiyle varislerinin reddi miras kararı çıkararak mirastan feragat etmeleri ve işletmenin faaliyetine devam etmemesi sebebiyle, %0,25 hisse oranına sahip davacı ...’nın ortaklıktan ayrılmak istemesi veya şirketin fesih edilmesi talebi üzerine dosya açılmıştır.
Davacı ...’ nın vekilinin 18.08.2023 tarihli dava dilekçesi ekindeki belgelerin incelenmesinde; Şirket ortağı ......’ın vefatı nedeniyle varislerinin başvurusu üzerine 25.03.2022 tarih ... yevmiye numaralı Mirasçılık belgesinin alındığı, varislerin ..... Ve .... olduğu görülmüştür.
Şirket ortaklarından vefat eden ......’ın Varislerinin .... ve .... 'ın Bakırköy .... Sulh Mahkemesi ... Esas ve .... sayı Kararı ile ......’ dan kalan mirastan “kayıtsız şartsız” feragat ettikleri anlaşılmıştır.
Dava dosyasına ibraz edilen 2017 yılı yıllık Kurumlar Vergisi Beyannamesi incelendiğinde şirketin 2016 ve 2017 yıllarında zarar ettiği görülmüştür.
İnternet vergi dairesi üzerinden alınan belgede 30.11.2018 tarihi itibari ile Güneşli Vergi Dairesi Müdürlüğünce re’sen terk edildiği, faaliyetine devam ile ilgili herhangi bir dilekçe verilmediği işletmenin 30.11.2018 tarihinden beri gayri faal olduğu anlaşılmıştır.
Dava dosyası kapsamındaki belgelerin incelenmesinde ... Spor Malz. Turizm Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti. nin %99,75 hisse paylı ortağı ......’ın 23.02.2022 tarihinde vefat etmesi ve limitet şirketin 2018 yılından beri gayri faal olması, faaliyetine devam etmemesi, ......’ın varislerinin de reddi miras kararı almaları ve %0,25 hisseli ortağı olan davacı ...’nın da bu şirketle ilgili herhangi bir tasarrufunun olmaması birlikte değerlendirildiğinde davacı ...’nın ortaklıktan ayrılmayı talep ettiği, şirketin herhangi bir ortağı olmadan faaliyetine devam edemeyeceği düşünüldüğünde, ticari ve vergisel olarak bir fayda sağlamayacağı anlaşılmıştır.
Yargıtay da özellikle şirketin faaliyetinin durması ve büyük hisse sahibinin vefat etmesinin ardından mirasçılarının da mirası reddetmesini haklı neden olarak görmektedir. Nitekim Yargıtay .... HD., E. ... K. ... T. ... sayılı kararında “Dava, dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 549/4 ve yargılama sırasında yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 636'ıncı maddesine dayalı limited şirketin haklı nedenle feshi istemine ilişkindir. Her ne kadar mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de davacının, davalı şirkette %2 oranında hisse sahibi olduğu, davalı şirketin herhangi bir faaliyet göstermediği, davacının şirket işleri ve idaresi ile ilgilenebilecek sosyal/ekonomik konumda bulunmadığı, aynı zamanda şirketin tek temsilcisi de olan %98 hisseye sahip ortağın vefatı ile mirasçılarının mirası reddettikleri anlaşılmakla, artık şirketin ayakta tutulmasında bir yarar bulunmadığı ve şirketin feshini gerektirir haklı sebeplerin gerçekleştiği sabittir. 6102 sayılı TTK'nın 636/3'üncü maddesinde belirtilen fesihten başka bir çözüme hükmedilmesinde de yarar bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda mahkemece, öncelikle davalı şirkete, bu davada temsil etmek üzere temsil kayyımı tayin edilmesi ve işin esasına girilerek yukarıda açıklandığı üzere şirketin tasfiyesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddedilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir” şeklinde hüküm kurmuştur.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, celp edilen kayıtlar, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına binaen; somut olayda;
Davacının defter ve belgelere ulaşmaması nedeniyle çeşitli kurumlar üzerinden alınan belgeler üzerinden yapılan incelemede ... Malz. Turizm Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin %99,75 hisse paylı ortağı dava dışı ......’ın vefat etmesi, merhumun varislerinin reddi miras kararı almaları, 2017 Yıllık Kurumlar Vergisi beyannamesinden de anlaşıldığı üzere 2016 ve 2017 yıllarında zarar etmesi, vergi dairesinden celp edilen belgede şirketin 30.11.2018 tarihinden beri gayri faal olması, davacı ve diğer %0,25 paya sahip ortak ...’nın şirketle ilgili herhangi bir tasarrufunun bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde davalı şirketin faaliyetinin de son bulmasından ötürü hukuken şirketin haklı nedenle feshine karar verilmesinde davacının hukuki menfaatinin bulunduğu, şirket ile ilgili olarak ortaklıktan çıkarma kararı verildiği takdirde, şirketin muhatabının kalmayışı ve şirket belgelerinin üçüncü kişilerin eline geçme ihtimali bulunması, şirketin vergisel ve ticari zarara uğramasına neden olabileceği anlaşılmakla; TTK 636/3 maddesi gereğince şirketin feshine karar vermek gerektiği, bu nedenle davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün .... sicil nosunda kayıtlı, davalı ..... Malzemeleri Turizm Tekstil San. Ve Tic. Ltd.Şti. Nin gayrifaal olduğu anlaşılmakla şirketin feshine ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak ... T.C kimlik nolu davacı ...'nın atanmasına, kendisine ücret takdirine yer olmadığına, karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ..... sicil nosunda kayıtlı, davalı ... Malzemeleri Turizm Tekstil San. Ve Tic. Ltd.Şti. Nin gayrifaal olduğu anlaşılmakla şirketin feshine ve tasfiyesine,
2-Tasfiye memuru olarak ... T.C kimlik nolu davacı ...'nın atanmasına, kendisine ücret takdirine yer olmadığına,
3-Masrafı davacı tarafından karşılandığında ticaret sicil müdürlüğüne tesciline,
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harcın, peşin alınan 269,85 TL harçtan mahsubu ile eksik 157,75 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı, 5.411,25 TL bilirkişi ücreti, posta masrafı vb. masraflar ile toplam harç gideri 539,70 TL olmak üzere toplam 5.950,95 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Davalı tarafından dosyaya masraf depo edilmemesi ve yargılama masrafı yapılamaması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı şirketin yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/05/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır