T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/805 Esas
KARAR NO : 2025/198
Bakırköy ... İcra Dairesi : ... Esas
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/08/2023
KARAR TARİHİ : 26/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı tarafın siparişi üzerine müvekkili tarafından üretilip davalıya verilmek üzere çeşitli zamanlarda etiket imalatı yapıldığını ve ürünler davalıya teslim edildiğini ancak cari hesap bedelleri davalıdan alınamadığını, ödenmeyen alacağın tahsili amacıyla 10/07/2023 tarihinde davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, icra takibinden sonra davalı borçlu şirket 13.07.2023 tarihinde müvekkiline cari hesap borcu ile örtüşen kendi borcunu da kabul anlamına gelecek şekilde 100.067,46 TL ödediğini ancak borcun ferilerinden olan icra vekalet ücreti tahsil harcı gibi alacak kalemlerini ödemekten imtina ettiğini, davalı borçlunun yapılan borç ödemesinden sonra haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu beyanla anılan nedenlerle itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf borç muaccel olmaksızın haksız ve kötü niyetli şekilde icra takibi başlattığını, müvekkilinin davacıdan ihtiyacı doğdukça aksesuar satın aldığını, davacıdan alınan mallar karşılıklı rıza ile cari hesap ilişkisi içerisinde ödendiğini, davacının sunmuş olduğu cari hesap ekstresi eksik ve yanıltıcı olduğunu hükme esas alınmaması gerektiğini, cari hesap ilişkisinin varlığının kabul edilmemesi halinde dahi borç muaccel hale gelmediğini, müvekkili şirket temerrüde düşmediğini, müvekkili şirket tarafından 06.07.2023 tarihi öncesinde müvekkili şirketin borç bakiyesi 100.067,46 TL olduğunu, 06.07.2023 tarihinde davacı tarafa 98.491,00 TL ödeme yapıldığını, 06.07.2023 tarihinde müvekkilin geçmişe dönük olarak ödememiş olduğu bakiye yalnızca 1.576,46 TL olduğunu, icra emrinin tebliğinden önce yapılan ödemelerden tahsil harcı alınmayacağını beyanla anılan nedenlerle davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 100.065,87 TL asıl alacağın tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından alınan 23/04/2024 havale tarihli raporunda; gerek davacı ve gerekse davalı ticari defterleri birbirini tasdik edici mahiyette olduğunu, bakiyelerin uyuştuğunu, davalı vekilinin dilekçesinde belirtmiş olduğu 98.491,00 TL'nin ödeme olmadığını, iade faturası olduğunu, bu iade faturasının da her iki tarafın ticari defterlerindeki ... nolu belge kaydıyla iptal edildiğini yani 98.491,00 TL tutarlı bir ödemenin söz konusu olmadığını, davalının takip bakiyesi için yapmış olduğu ödemenin 100.067,46 TL olduğunu, 13.07.2023 tarihinde yani 10.07.2023 olan takip tarihinden sonra yapılan bir ödeme olduğunu, bu minvalde davacının takip masraf, harç, vekalet ücreti yönünden talebinin kabulü/takdirinin hukuki nitelik arz etmekle Sayın Mahkemeye ait olduğunu, takibe konu asıl alacağın ödendiğini, bu konuda ihtilafın olmadığını bildirmişlerdir.
Bilirkişi heyeti tarafından alınan 04/12/2024 havale tarihli ek raporunda; icra takibi 10.07.2023 tarihinde başlatıldığını, takip tarihinden 3 gün sonra ödeme yapılmış olduğundan, icra dosyasında 13.07.2023 ödeme tarihi itibariyle dosya kapak hesabı toplam 121.170,86 TL, ödeme 100.065,87 TL olduğunu ödeme öncelikle TBK md 100'e göre mahsup edildiğinde, takip dosyasına kalan borcun 21.104,99 TL olarak hesap ve tespit edildiğini bildirmiştir.
Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede borçlunun itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu itirazın iptali davası açılmamış iken, itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira, itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar bulunmayacaktır.
Diğer yandan, icra takibine başlanılmasından sonra, itirazın iptali davasının açıldığı tarihten önce TBK 100. maddesine göre, yapılan kısmi ödemenin öncelikle işlemiş faiz, takip masraflarına, ferilere mahsup edileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Ayrıca, itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce icra dosyası üzerinde işlem yapılamayacağından, icra takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ve icra giderleri hakkında mahkemece bir karar verilmesi gereklidir.
TBK 100 gereği yapılan ödeme öncelikle ferilere mahsup edileceğinden, dava tarihi itibariyle kalacak miktarın daima asıl alacak olacağı da gözönünde bulundurulmalı, dava tarihi itibariyle hesaplanan alacağa göre hüküm verilmelidir. Buna göre TBK'nun 100. Madde uyarınca yapılan kısmi ödemelerin ödeme tarihleri itibariyle alacak tutarı ferileriyle birlikte hesaplanarak öncelikle ferilerinden mahsup edilmek suretiyle kalan bakiyeye karara verilmesi gerektiği içtihatlarda kabul edilmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporuna göre; davacının cari hesabı dayalı ilamsız icra takibi yaptığı, davalının itirazı ile takibin durduğu, davalı tarafından takibe konu asıl alacağın ödendiği, davacı tarafından ödeme emrinde yapılan ödemelerin önce ferilerden mahsup edileceğinin davalı tarafa ihtar edildiği, davalı tarafından icra kapak hesabında belirtilen tüm borç ödenmedikçe ödemelerin kısmi ödeme olarak kabul edileceği, TBK 100. maddesi uyarınca yapılan ödemelerin öncelikle ferilerden mahsup edileceği ve kalan bakiyenin daima asıl alacak olacağı gözetildiğinde buna uygun olarak hesaplanan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kabulü ile; 16.009,88 TL asıl alacak yönünden davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin asıl alacak yönünden devamına; Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı kanunun 2/2. Maddesi gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda avans faiz oranı uygulanmasına,
Kabul edilen asıl alacağın %20'sine tekabül eden 3.201,97 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Alınması gerekli 1.093,63 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 269,85 TL harcın mahsubuyla bakiye 823,78 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç olmak üzere toplam 539,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 7.726,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
AAÜT gereğince hesap edilen 16.009,88 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır