T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/965 Esas
KARAR NO : 2025/630
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 10/11/2016
KARAR TARİHİ : 07/07/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ... nolu zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı ...'e ait ... plakalı aracın, dava dışı ...'in istiap haddi aşımı ile sevk ve idaresinde ... istikametinden gelip .... istikametine seyrederken .... Mevkii .... AVM karşısı güney yolda aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek, gidişe göre yolun solunda bulunan su kanalına girip orta bariyerlere ve aydınlatma direğine aracının ön kısımlarıyla çarpması ve savrularak arka kısımlarıyla bariyerlere tekrar çarpması neticesinde tek taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, araç içerisinde bulunan yolculardan ...'ın söz konusu kazada yaralandığını, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiğini, kural ihlali yapan ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, kazadan vefat eden ... için mirasçıları tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, ancak müvekkili şirket ile davacı mirasçılar arasında yapılan sulh anlaşması gereği hak sahiplerine 06/08/2015 tarihinde 17.177,30-TL tazminat ödendiğini, sigortalı ...'in kusursuz sorumluluğu ve müvekkili şirketin sigortalısına rücu hakkı doğduğunu, borçlu aleyhine rücuen tazminat alacağın ödeme tarihi olan 06/08/2015 tarihinden itabaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili için İstanbul ..... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, ödeme emri gönderildiğini, borçluların süresinde yetki itirazında bulunduklarını, bu nedenle dosyanın Bakırköy .... İcra Müdürlüğü .... esas sayılı dosyaya kaydının yapıldığı, borçlulara yeniden ödeme emri gönderildiğini ancak borçlular vekilinin süresinde itiraz etmesi üzerine takibin durduğundan bahisle Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap dilekçesi ibraz etmemiş, 04/06/2020 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçe sunmuştur.
Davalı vekili 04/06/2020 tarihli dilekçe ile; 10.04.2020 tarihli bilirkişi raporu kabul etmediklerini, mahkemece gerekli görülmesi halinde kaza mahallinde keşif icra ederek, Dosyanın içinde trafik polisi, hukukçu ve karayollarından bir mühendisin de bulunduğu Bilirkişi Heyetine veya İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne yeniden rapor alınması için tevdiine, davacının haksız ve mesnetsiz davanın reddine, Yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası, ... Üniversitesi yazı cevabı, trafik kayıtları, adli tıp raporu, trafik sigorta poliçesi, kaza tespit tutanağı, ödeme makbuz örnekleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı alacaklı tarafından davalı ve diğer borçlu aleyhine istihap haddini aşar şekilde araç kullanmak suretiyle poliçe genel şartnamesine aykırı davranmak suretiyle doğan alacağın tahsili için 17.177,30 TL asıl alacak 566,14 TL faiz olduğu halde ilamsız takip yapıldığı, borçluların borca ve fer'ilerine itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin rücuen tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali takibin devamı istemine ilişkindir.
04/07/2013 günü saat 19.20 sıralarında .... Karayolu üzerinde ... istikametinden .... istikametine seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin ..... Alışveriş Merkezi karşısında direksiyon hakimiyetini kaybedip gidiş istikametine göre yolun sol tarafında bulunan su kanalına girip ön kısmıyla orta bariyerlere ve aydınlatma direğine çarpıp savrularak arka kısmıyla bariyerlere çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir.
Dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağından kaza mahallinin meskun mahal olduğu, yolun bölünmüş yol, zeminin asfalt kaplama, yol yüzeyinin kuru, havanın açık, vaktin gündüz, yolun eğimsiz düz, yol genişliğinin 7 m olduğu, aracın gidiş istikametine göre yolun sağ tarafında 2 m genişliğinde arıza şeridi bulunduğu, yolun sağ şeridi üzerinden sola yönelen 42 m savrulma ve fren izi bulunduğu, aracın istiap haddinin 2 kişi aşıldığının belirtildiği görülmüştür.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.a maddesinde; tazminatı gerektiren olay işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasdi bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, sigortacının sigortalısına rücu edebileceği hüküm altına almıştır. Genel Şartların bu maddesinde "tam kusur" dan değil, "kasıt" veya "ağır kusur" dan söz edilmekte olup ağır kusur kavramının kasta yakın bir kusurun varlığını ifade ettiği kabul edilmektedir.
Adli Tıp Kurumunun .... sayılı 14/11/2019 tarihli kusur raporuna göre; dava dışı sürücü ...'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaati ile rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Dosyada mübrez 22.02.2019 tarihli Makine Mühendisi trafik kazaları hasar ve kusur uzmanı ... ve SMMM .... tarafından düzenlenen bilirkişi kusur raporunda: "Dava dışı Müteveffa/Yolcu ...'ın kendisinin ölümü ile sonuçlanan dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde Kusursuz olduğu, ... plaka numaralı, 1999 model, .... BENZİNLİ tip, ... marka otomobilin sürücüsü / dava dışı ...'in dava konusu ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu, ... plaka numaralı otomobilde yolcu olarak bulunan, kaza mağdurları, ..., ..., ...'ın, dava konusu ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesinde Kusursuz oldukları, Davalı ...'in 04.07.2013 kaza tarihi itibarıyla, ... plaka numaralı otomobilin sahibi ve işleteni olması nedeniyle, 2918 Sayılı K.T.K.'nun 85. Maddesi içeriğine göre, dava konusu ölümlü yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesinde, dava dışı sürücü ...'in kusuru oranında olmak üzere, sorumluluğunun bulunduğu," belirtilmiştir.
Poliçe: 04.07.2013 kaza tarihinde davalı tarafa ait ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş. nezdinde 20.03.2013-20.03.2014 tarihleri arasında geçerli .... poliçe nolu Z.M.S.S. poliçesi ile sigortalı olduğu, poliçe konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacı sigorta şirketi tarafından sunulan 06.08.2015 EFT havale listesinde .... nolu dosya hakkında .... hesabına 17.177,30-TL Eft yapıldığı görülmüştür.
Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. (Değişik:RG-2/2/2016-29612)(l) Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a)Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b)(Değişik:RG-2/2/2016-29612)(1) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c)Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç)Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d)Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.l. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e)Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f)Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez.
Mahkememizden verilen 09/02/2021 tarih ve ... Esas .... sayılı kararında; "Davanın KISMEN KABULÜ ile; Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile 17.177,30 TL bakımından takibin devamına, %10.5 avans faizinin 27/11/2015 takip tarihi itibariyle işletilmesine, davalıdan tahsiline, faiz bakımından fazlaya ilişkin talebin reddine, " şeklinde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 12/09/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamında; " Dosya kapsamındaki tüm iddia ve savunmalar ile deliller göz önünde bulundurulmak suretiyle, mahkemece davalı sigortalının kaza esnasında istiap haddini aşar şekilde yolcu taşıyıp taşımadığı (taşınan yolcu sayısı- yolcuların yaş ve ağırlıkları- araç istiap haddi vs. gözetilip), anılan tarzda bir taşıma varsa istiap haddi aşımının kazanın meydana gelmesinde münhasıran etkili olup olmadığı konularında, .... veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek uzman bilirkişi heyetinden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor alınarak, rapor sonucuna göre müterafik kusur bulunup bulunmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemiş olması doğru olmamıştır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2018/4497 Esas 2020/326 Karar).Kabule göre de; mahkemece, taşımanın hatır için olduğu değerlendirilerek tazminattan hatır indirimi yapılabilmesi için davalının bu yönde savunma getirmesi ve taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartlarını ortaya koyması gerekmektedir. Davalı tarafın, süresinde dosyaya cevap dilekçesi sunmadığı, hatır taşıması olduğuna dair iddiası ve savunması olmadığına göre İlk Derece Mahkemesince hatır indirimi yapılmamış olmasında bir isabetsizlik yoktur. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. " gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılarak, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
Bilirkişi 24/06/2024 havale tarihli raporunda özetle; Dosya içerisinde bulunan Ölümlü/Yaralanmalı ve Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağından, kaza mahallinin yerleşim yeri içi olduğu, yolun bölünmüş yol, zeminin asfalt kaplama, yol yüzeyinin kuru, havanın açık, vaktin gündüz, yolun eğimsiz düz, yol genişliğinin 7 m olduğu, aracın gidiş istikametine göre yolun sağ tarafında 2 m genişliğinde banket (arıza şeridi) bulunduğu, yolun sağ şeridi üzerinden sola yönelen 42 m savrulma ve fren izi bulunduğu, aracın istiap haddinin 2 kişi aşıldığının belirtildiği görülmüştür. Kazanın Münhasıran Davacıya Sigortalı Aracın İstiap Haddinin Aşılması Nedeniyle Meydana Gelip Gelmediği Yönünden İnceleme Ve Kanaat:
Olaya ilişkin olarak düzenlenen kaza tespit tutanağında, kaza anında
Sürücü ... (22)
Yolcu ... (20)
... (17)
... (23)
...(20)
... (13)
.... (25)
olduğu belirtilmiştir. Araçta 5 yetişkin 2 çocuk olduğu anlaşılmaktadır. Ölen ...'ün otopsi raporuna göre ağırlığı 45-50 Kg civarındadır. Yolcuların kaza anındaki ağırlıkları yönünden dosyada bir belge olmadığından, ağırlıklarının ortalama ağırlık cinsinden hesaplanması gerekmiştir. Buna göre yetişkin şahıslardan erkek olan ... ve ....'ın ortalama 80'er Kg ağırlığında ve kadın olan ..., ..., ....'nin ortalama 60'ar Kg ağırlığında olduğu, çocukların ise ortalama 40 Kg ağırlığında olduğu kabulüyle toplam yolcu ağırlığı 420 Kg olarak hesaplanmıştır. Ayrıca araçtaki şahısların ifadelerine göre denize yüzmeye gittikleri için yanlarında şahsi ağırlıkları olduğu, her bir yolcunun şahsi ağırlığının 15 Kg olduğu kabulüyle toplam 105 Kg şahsi ağırlığı olduğu da dikkate alındığında, araçtaki yolcu ve yük ağırlığının toplam 525 Kg olduğu anlaşılmaktadır. Dosyada bulunan sigorta poliçesine göre ... plakalı ... marka ... (Y) tipi 4+1 kişi taşıma kapasiteli aracın istiap haddi, yapılan araştırmaya göre toplam yüklü ağırlığı 1470 Kg ve aracın yüksüz ağırlığı 940 Kg olup buna göre: 1470 - 940 = 530 Kg'dır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 3.maddesine göre: Taşıma sınırı (Kapasite) : Bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu sayısıdır. Yukarıdaki tanımdan, taşıma kapasitesinin YÜK veya YOLCU cinsinden belirlendiği anlaşılmaktadır. Dava konusu araç YOLCU TAŞIMA amacıyla tasarlanıp imal edildiğinden aracın taşıma kapasitesinin YOLCU SAYISI bakımından değerlendirilmesi gerekir. Araçtaki toplam yükün ortalama 525 Kg olduğu dikkate alındığında, aracın istiap haddi sınırında yüklendiği anlaşılmaktadır. Ancak yolcu sayısı olarak 4+1 kişi taşıma kapasitesi olan araçta 6+1 kişi bulunduğundan, aracın istiap haddinin aşıldığı anlaşılmaktadır. SONUÇ: Yukarıda açıklandığı üzere: Dava konusu aracın yolcu taşıma kapasitesinin aşıldığı, Dava konusu kazanın münhasıran aracın yolcu taşıma kapasitesinin aşılması nedeniyle meydana geldiği, Görüş ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Bilirkişi 09.04.2025 havale tarihli ek raporunda özetle; dosya kapsamında yapılan inceleme ve kök rapora yapılan itirazlar neticesinde; Davalı vekili her ne kadar kök rapora "araçtaki toplam ağırlığın hatalı hesaplandığı" bakımından itiraz etmişse de, kök raporda istiap haddi aşılmasına karar verirken toplam ağırlık değil toplam yolcu sayısı dikkate alınmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin itirazlarına itibar edilememiştir. Davalı vekilinin itiraz dilekçesinde belirttiği Hatır Taşıması ve Müterafik Kusur yönünden yapılması gereken değerlendirmeler Sayın Mahkemenin takdirinde olduğundan bu yönde teknik bir görüş oluşturmamız mümkün değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklandığı üzere: Dava konusu aracın yolcu taşıma kapasitesinin aşıldığı, Ağırlık bakımından bir istiap haddi değerlendirmesi yapılmadığı, Dava konusu kazanın münhasıran aracın yolcu taşıma kapasitesinin aşılması nedeniyle meydana geldiği, Hatır Taşıması ve Müterafik Kusur yönünden yapılacak değerlendirmelerin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğunu bildirmiştir.
Somut olayda;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve Trafik kazası tespit tutanağından sürücü ...'in alkol miktarının sıfır olarak belirtildiği, ... Sigorta A.Ş. tarafından 07.04.2013 tarihinde ... plakalı araç sürücüsünün Asli ve Tam Kusuru sonucu meydana gelen kazada yolcu olarak bulunan ...'ın vefat etmesi sonucu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) Genel Şartları'nın A. 5 teminat türleri kapsamında hak sahiplerine ödemiş olduğu destekten yoksun kalma tazminatını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) Genel Şartları'nın B.4- Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının İşletene Rücu Hakkı başlıklı maddesinin (ç) bendinde " ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise," hükmü gereğince yapılan ödeme de dikkate alınarak ana para tazminatın sigortacının işletene rücu hakkının bulunduğu, İstinaf bozma ilamı doğrultusunda davalı sigortalının kaza esnasında istiap haddini aşar şekilde yolcu taşıyıp taşımadığı, anılan tarzda bir taşıma varsa istiap haddi aşımının kazanın meydana gelmesinde münhasıran etkili olup olmadığı konularında, ....'den seçilen uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmış, alınan raporda dava konusu aracın yolcu taşıma kapasitesinin aşıldığı, dava konusu kazanın münhasıran aracın yolcu taşıma kapasitesinin aşılması nedeniyle meydana geldiği tespit edilmiş olup hatır taşıması olduğuna dair iddia bulunmadığı da dikkate alınarak yapılan yargılama sonucu aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Müterafik kusur yönünden; Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde müterafik kusur söz konusudur. Müterafik kusurun varlığı halinde 6098 sayılı TBK'nun 52. Maddesi gereğince belirlenen tazminattan indirim yapılması gerekir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından, mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir. Araç sürücüsünün alkollü olduğunu bilindiği halde araca kendi isteğiyle binmesi durumunda hesaplanan tazminattan müterafik kusur nedeni ile yerleşik uygulama doğrultusunda % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak tazminatın belirlenmesi cihetine gidilmelidir. ( 04.04.2022 tarih ve 2021/13491 E. -2022/6733 K.,23.03.2022 tarih ve 2021/11590 E. - 2022/5710 K. )
Maddi olaya ilişkin , müteveffanın araç sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği halde araca kendi isteğiyle bindiği iddia edilmiş ise de, ceza davası kapsamında ''ATK Kimya İhtisas Dairesinin raporunda, sanığa ait kanda 0.08 promil etil alkol bulunduğu, Mahkemenin gerekçesinde ''... bir kısım mağdurlarca sanığın alkollü olduğu belirtilmişse de, yukarıda belirtilen alkol raporu karşısında belirlenen oranın etken konumda olduğunun kabulünün mümkün bulunmadığı, sanığın TCK nın 85/2. Maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği sonuç ve kanısına varılmıştır.'' şeklinde olduğu, kararın kesinleştiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, yolcuya bu şartlarda müterafik kusur yüklenmesinin olayın oluşuna ve hukuka aykırı olacağı anlaşıldığından davalı tarafın bu yöne ilişkin itirazı da yerinde görülmemiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile 17.177,30 TL bakımından takibin devamına, %10.5 avans faizinin 27/11/2015 takip tarihi itibariyle işletilmesine, davalıdan tahsiline, faiz bakımından fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alınması gerekli 1.173,38 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 303,02 TL harcın mahsubuyla bakiye 870,36 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 29,20 TL başvurma harcı, 303,02 TL peşin harç olmak üzere toplam 332,22 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 14.617,19 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 14.150,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalının yaptığı 300,00 TL yargılama giderlerinin kabul ve red oranı üzerinden takdiren 10,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-AAÜT gereğince hesap edilen 17.177,30 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-AAÜT gereğince hesap edilen 566,14 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine,
9-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.
07/07/2025
Katip ....
¸
Hakim ....
¸