T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/999 Esas
KARAR NO : 2025/21
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/08/2017
KARAR TARİHİ : 08/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 06/02/2025
Mahkememizin ... Esas, ... Karar 03/03/2021 tarihli kararı ile davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... Esas, .... Karar 05/10/2023 tarihli ilamı ile Mahkememiz kararının kaldırıldığı, dosyanın yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmekle davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı kooperatifin süt ve süt ürünleri imalatı ve pazarlaması yaptığını, davalı borçlu ile cari hesap usulü ticari ürün alım satımı yaptığını, borçlu tarafından yapılan ödemelerden sonra davacının 25.920,00 TL alacağı olduğunu, bu alacağın tahsili için İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, yetki itirazı üzerine dosyanın Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe devam edildiği, davalı borçlunun borca ve tüm ferilerine itiraz etmesi nedeni ile takibin durduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, borcunu ödememek ve zaman kazanmak düşüncesiyle takibe itiraz ettiğini beyanla anılan nedenlerle itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının alacak talebinin hangi ticari ilişkiden kaynaklandığına ilişkin bir açıklamada bulunmadığını, davacının kendine göre tanzim ettiği eksik dönemleri içeren cari hesap ekstresine dayanarak alacak talebinde bulunduğunu, müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, tam aksine davacının davalıya borçlu olduğunu, bir çok ürünün davacı tarafından müvekkiline teslim edilmediğini beyanla anılan nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Dava, cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle başlatılan takibe karşı itirazın iptali talebine ilişkindir.
Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 25.920,00 TL asıl alacak, 3.990,97 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.910,97 TL alacağa takip tarihinden itibaren işlemiş faizi ile birlikte tahsili için cari hesaba dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar 05/10/2023 tarihli ilamında "Mahkemece, davanın bakiye açık hesap alacağına dayalı icra takibine vaki itirazın iptali davası ve davacının alacağını HMK'nın 222. maddesi kapsamında ispat etmesinin mümkün olduğu gözetilerek, ticari defterlerinin bulunduğu yerin tam olarak tespiti ile başka bir il mahkemesi veya savcılığı nezdinde bulunmakta ise, talimat mahkemesi aracılığıyla defterler üzerinde inceleme yapılması, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadıkları, birbirlerini teyit edip etmedikleri, sunduğu faturaların defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, takip tarihi itibariyle defterlerine göre alacağının bulunup bulunmadığı, davacının ticari defterleri ile davalı tarafından sunulan muavin kayıtları arasındaki farkın hangi sebepten (fatura kaydı-ödeme kaydı) kaynaklandığı konusunda denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınması, alınacak rapora göre tarafların BA-BS formları da değerledirilerek kayıtları arasındaki farkın davalı tarafın kayıtlarında bulunan, davacının defterlerinde ise kayıtlı olmayan ödemelerden kaynaklanması halinde davalı tarafça bu ödemeleri ispata yarar delil sunulup sunulmadığının değerlendirilmesi, bu değerlendirmeden sonra gerekli olması halinde davacı tarafa yemin delili de hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini" bildirmiştir.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83. ilâ 85. ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Talimat Mahkemesince alınan 03/04/2024 havale tarihli raporunda; davacı tarafından sunulan 2012-2015 yılları Yevmiye ve Büyük defterlerinin Açılış ve Kapanış onaylarının, Türk Ticaret Kanunu’nun 64’uncu madde hükümlerinde belirlenen usule uygun olarak ve belirlenen sürelerde yapıldığını ve TT Kanun’un 65. Maddesi hükümlerine uygun olarak tutulduğu görüldüğünü, 2016 yılı ticari defterin mahkemeye sunulmamış olmasından dolayı bu yıla ait açılış ve kapanış bilgilerine ulaşılamadığını, davacı kooperatife ait 2016 Muavin defter incelendiğinde kayıtlarda olan son işlemin 13.04.2016 tarihinde olduğu görüldüğünü, son cari hesap bakiyesininde 25.920,07 TL olduğunun tespit edildiğini bildirmiştir.
Talimat Mahkemesince alınan 04/11/2024 havale tarihli ek raporunda; davacı tarafından sunulan 2012-2016 yılları Yevmiye ve Büyük defterlerinin Açılış ve Kapanış onaylarının, Türk Ticaret Kanunu’nun 64’uncu madde hükümlerinde belirlenen usule uygun olarak ve belirlenen sürelerde yapıldığı ve TT Kanun’un 65. Maddesi hükümlerine uygun olarak tutulduğu görüldüğünü, önceki raporda eksik olan 2016 yılı ticari defterin mahkemeye sunulması ile yapılan inceleme sonucunda davacı kooperatife ait 2016 yevmiye defteri incelendiğinde kayıtlarda olan son işlemin 13.04.2016 tarihinde olduğu görüldüğünü, son cari hesap bakiyesininde 25.920,07 TL olduğu tespit edildiğini, 2016 yevmiye defterinde ... nolu yevmiye kapanış kaydında cari hesap bakiyesininde 25.920,07 TL olarak kaydedildiğini bildirmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, istinaf ilamı, bilirkişi raporu içeriğine göre; davanın cari hesaba dayalı olarak açıldığı, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre 25.920,07 TL alacak kaydının bulunuğu ancak ticari defterin sahibi lehine delil teşkil etmesi için tarafların tacir olmasının ve defter kayıtlarının karşılıklı olarak birbiriyle uyumlu olmasının gerektiği, davalının ticari defter tutma yükümlülüğünün bulunmaması nedeniyle sadece davacı ticari defterlerine göre alacak iddiasının ispatlanamayacağı, davalı gerçek kişinin ölümü nedeniyle davanın mirasçılara karşı yürütüldüğü bu nedenle de davacıya yemin delilinin hatırlatılamadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın reddine,
Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
Alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı tarafça yatırılan 293,10 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 322,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalılar tarafça posta / tebligat gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 200,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
AAÜT gereğince hesap edilen 25.920,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/01/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır