T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/1022 Esas
KARAR NO: 2025/9
(Kapatılan)Küçükçekmece .... İcra Dairesi: ...
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/01/2022
KARAR TARİHİ: 06/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketine nakliyat abonman sigorta poliçesi ile sigortalı ..... Motor firmasının 284 adet uç freze emtialarının davalı .... firması organizasyonunda Türkiye’den ABD’ye taşınması sırasında kayıp olduğu, 27.08.2019 tarihinde Eskişehir’den İstanbul’a sevk edilen ve davalıya teslim edilen emtianın 28.08.2019 tarihinde dava dışı .... Havayolları vasıtası ile sevk edildiğini, oradan .... Havaalanında yine davalının yetkililerince yükün teslim alınarak ABD’de Cornish adresine gönderimi sırasında kayıp gerçekleştiğini, Sigorta ekspertiz çalışmasında zararın 10.067,80 USD hesaplandığı ve davacı tarafından ödendiğini, TTK m.886 gereği davalının sorumluluğunun tam tazmin gerektirdiği, kayıp olgusunun açıklanamadığını, davalı aleyhine Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takibe girişilmiş ve rücu alacağı talep edilmiş ise de davalının itirazı ile takibin durdurulduğu, itirazın iptali ve takibin devamı kararı verilmesi gerektiği hususları ileri sürülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, taşıma aracılığı işi ile iştigal etmekte, fiili taşıma işini gerçekleştirmediğini, Taşıma işinin fiili olarak müvekkili şirket tarafından yapılmadığını, müvekkili şirketin sadece bu taşımayı gerçekleştirecek taşıyıcıları temin ettiğini, Gerek Varşova Sözleşmesinin 26. Maddesinde gerekse Hava Taşıma Senedi özel şartları 10. maddesinde belirtildiği üzere, göre hasar halinde teslim alan kişinin hasarın fark edilmesinden sonra derhal taşıyıcıya yazılı olarak şikayette bulunması ve bu şikayetin her halükarda 14 gün içinde yapılması gerektiğini, Belirtilen süre içinde yazılı bildirim yapılmaması halinde taşıyıcı aleyhine takibat yapılamayacağını, Bu süre hak düşürücü süre olup gerekli bildirimin yapılmaması halinde tazminat talebinde bulunulamayacağını, somut olayda süresinde hasar ihbarı yapıldığına dair herhangi bir delil sunulmadığını, davacı şirketin sigortalının haklarına halef olduğundan tazminat talep hakkı düşmüş bulunduğunu, davayı ve iddiaları kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin taşıyan sıfatı ile sorumluluğu sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER : (Kapatılan)Küçükçekmece .... İcra Dairesi ’nün ... esas sayılı dosyası, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacının, taşıma sözleşmesinden kaynaklı alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 10.067,80 Euro asıl alacak , 10,07 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.077,87 Euro ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi havale 25.07.2022 tarihli raporunda; Davalının taşıma işleri organizasyonunu yaptığı, dava dışı ... firmasına ait yükün, havayolu taşıması sonunda karayolu taşıma adımında kayıp olması sebebi ile davacı yan ödediği nakliyat emtia sigorta tazminatını halefiyete dayanarak davalıya rücu etmektedir. Davalı yan fiili taşıyıcı olmadığı, hasar ihbarı yapılmadığı, sorumlu tutulamayacağı, sorumlu olsa bile sınırlı sorumluluktan yararlanması gerektiği hususlarında itiraz etmektedir. Davacının giriştiği takibe davalı yanca itiraz edilmekle, işbu itirazın iptali davası ikame edilmiştir.
Emtia ile İlgili İrdeleme: Sigortalı .... SANAYİ A.Ş. ile davalı şirket arasında 19/07/2019 tarihinde akdedilen sözleşme hükümlerine göre taşınırken KAYIP OLAN EMTİA, sigortalı ..... tarafından .... şirketine 27.08.2019 tarih .... fatura nolu 284 adet 50 USD DEĞERİNDE toplam 14.200 USD tutarındaki Blisk EndMill (uç freze) .... ( BİLEME) yapılmak üzere gönderilen emtiadır. Fatura tarihinde TCMB USD kuru 5,8029 üzerinden mal ve hizmet bedeli 82.401,18 TL tutarında olduğu görülmektedir. Söz konusu emtianın bileme amaçlı gönderilmiş olan uç freze 38 kg net ve 54 kg brüt ağırlıkta olduğu anlaşılmaktadır. 27.11.2019 tarihli ekspertiz raporunda 284 adet Blisk End Mill (uç freze) 50 USD/ADET 14.200,00 USD emtia bedelli Blisk End Mill revizyon bedeli 4.132,20 USD toplam değerden düşüldükten sonra 10.667,80 USD emtia bedeli olmaktadır. Kalite kontrol raporuna göre yurt içinde bileme yapılamayan 284 adet freze bıçakları ... bileme amaçlı yurt dışına gönderilerek bilemesi yaptırılabilmektedir. Bu durumda 10.667,80 USD x 5,8029 = 61.904,18 TL olay tarihi kurlarından uğranılan zarar hesaplanmaktadır. Bu miktarlar ve kıymetler gözetildiğinde, söz konusu teknolojik ürünlerin rayiçlere uygun kadri marufunda zarar miktarlarına işaret ettiği değerlendirilmektedir. Kayıp tam zayi olduğu için de tüm zarar üzerinden tazminat olarak bu miktara itibar edilebilecektir.
Sigorta Açısından İrdelemeler: Davacı, 31.12.2018-31.12.2019 dönemini kapsayan .... numaralı nakliyat abonman sigorta poliçesi tahtında yaptığı 10.067,80 USD sigorta tazminatı ödemesine dayanarak sigortalısı .... firmasına halef sıfatı ile rücu talep etmektedir. Davacı ödemesine istinaden 10.067,80 USD sigorta tazminatı için “makbuz ve ibraname” almış, içeriğinde sigortalısının haklarını temlik aldığı da görülmektedir. Davacı ödeme öncesi, .... firmasına sigorta ekspertiz çalışması yaptırmış, KAYIP emtia kıymetleri gözetilerek hazırlanan sigorta ekspertiz raporunda 10.067,80 USD ve karşılığı 58.185,84 TL zarar hesaplandığı da görülmektedir. Bu bilgilere göre, davacı yan sigortalısına yaptığı 10.067,80 USD ödemesi ile sınırlı olmak üzere, taşıma sürecinde kayıp-tam zayi kaynaklı zarardan sorumlu olanlara karşı TTK m.1472 ve TBK m.183 hükümlerine göre rücu edebileceği değerlendirilmektedir.
Lojistik ve Taşıma Süreci Açısından İrdelemeler: Taşıma süreci multimodal taşıma şeklinde organize edilmiştir. Her ne kadar taraflar arasında sözleşmeye göre FIATA Kurallarına atıf veya özel sorumluluk şartları tespit edilmiş olsa da taşıyıcının sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan sözleşme şartları geçersizdir. Bu nedenle hukuki mevzuatta öngörülen sorumluluk şartlarına göre taşıyıcının sorumluluğu belirlenmek gerekir. Türkiye’nin taraf olduğu bir multimodal taşıma konvansiyonu yoktur. BM Cenevre Konvansiyonu multimodal taşımaları düzenlemekte ise de yürürlük kazanmamıştır. Bu nedenle TTK m.902 ve devamı hükümlerine göre sorumluluk değerlendirmesi gerekir. Davacının sigorta tazminatı ödeme mesnedi olan KAYIP-zayiat ABD’de karayolu taşıma adımında meydana gelmiş, zararın meydana geldiği aşama belirli olmakla, uluslararası taşıma karakteri de gözetilerek CMR konvansiyon hükümlerine göre sorumluluk ve tazminat değerlendirmesi gerekir. Bu durumda KAYIP, sebebi açıklanamadığı sürece CMR m.29 kapsamında ağır kusura dayandığı kabul edilecektir. Davalı “akdi taşıyıcıdır”. Fiilen taşımada zarar verenlere rücu hakkı olmakla birlikte kendisi de akden meydana gelen zarardan sorumludur. Bu nedenle 10.067,80 USD tazminattan davalının sorumlu olduğu değerlendirilmektedir. Öte yandan, sınırlı sorumluluk uygulaması yapılacak olsa "Hasara konu emtianın net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33SDR'dir. Ödenecek tazminat miktarı, gönderenin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 SDR'dir. Buna göre;
54,00kgx8,33=449,82 SDR. Hasar tarihi olan 24.09.2019 tarihi itibari ile
1 SDR=7.9658 TL , 1 SDR=614,31 USD'dir.
Buna göre tazminat tutarı aşağıdaki gibidir.
449,82x7.9658=3.583,13TL
449,82x1.36568=614,31USD"olduğu tespit edilmiştir.” Şeklinde sigorta ekspertiz raporu tespitleri yerindedir.
Bu çerçevede, davalı tam tazminattan sorumlu olduğu kanaati ile 10.067,80 USD tazminatı rücuen ödemelidir. Ancak sınırlı sorumluluk uygulanacak olsa, davalı 614,31 USD tazminattan sorumlu tutulabilir. Burada, iddia edildiği gibi havayolu taşımalarında Montreal Konvansiyonunda yer alan birim kg başına 22 SDR sınırlı sorumluluk uygulanamaz. Zira, zarar meydana gelme taşıma adımı karayolu taşıması adımı olarak tespit edilmiştir.
SONUÇ VE KANAAT
Mahkeme görevlendirmesi gözetilerek yapılan iddia savunmalar ile sunulan deliller üzerinden dosya kapsamına göre inceleme, değerlendirmeler neticesinde; Davacının ödemesinin, sigorta poliçesi şartlarına uygun, sigorta ekspertiz raporuna dayanan bir tazminat ödemesi olduğu, davacının sigortalısına yasal ve akdi halefiyet şartlarının mevcut olduğunun değerlendirildiği, Meydana gelen zararın 10.067,80 USD tutarında somut olaya uygun kadri marufunda miktarlara işaret ettiği, Meydana gelen zararın, kombine-multimodal taşıma sürecinde, ABD’de karayolu taşıma adımında meydana geldiği gözetilerek, zarar yeri güzergah belirlenebilmekle, CMR konvansiyon hükümlerine göre davalının sorumluluk tespiti gerektiği, Davalının akdi taşımasını üstlendiği taşımada meydana gelen zarardan akden sorumlu olduğu, fiili taşıyıcılarına iç ilişkide rücu hakkının işbu dava konusu olmadığı, Davalının akdi taşıyıcı sıfatı ile CMR m.29 gereği tam tazmin sorumlusu olduğu ve 10.067,80 USD tazminatı rücuen karşılaması gerektiğinin değerlendirildiği,
Sayın mahkemece davalı yana CMR m.29 kapsamında kusur izafe edilmemesi halinde davalının ödemesi gereken tazminatın 614,31 USD hesaplandığını bildirmiştir.
Bilirkişi havale 10.12.2022 tarihli raporunda; A-Davacı Vekili İtiraz ve Beyanları ile Değerlendirmesi: Davacı vekili, 18.08.2022 tarihli beyan ve itirazlarını havi dilekçesini sunmuş, davanın kabulünü talep etmiş, bilirkişi raporunun CMR m.29 kapsamında davacının tüm tazminat talebinin kabulü gerektiğini teyit ettiği, alacağın temlikinde de 10.067,80 USD temlik alındığı ve davacının bu miktar temlik alacaklısı olduğu savunulmuştur. Ancak bu madde kapsamında bir kusur değerlendirmesi olmaması hali için 614,31 USD sınırlı sorumluluk tavanı hesaplandığı, taraflar arasında sözleşme şartlarında 4.maddede kilogram başına 19 SDR sınırlı sorumluluk tavanı belirlendiği, hesaplamanın bu miktar üzerinden yapılması gerektiği ileri sürülmüştür. Değerlendirildiğinde, taraflar arasında sözleşme “karma taşıma” yani TTK m.902 ve devamına göre “değişik tür araçlar ile taşıma” edimlerini içermekte ise de; sözleşme şartlarında 4.maddede davalının sorumluluğu birim bürüt kg başına 19 SDR ile sınırlı tutulmuştur. Taraflar, uluslararası taşıma sözleşmelerinde, mevzuat ve uluslararası konvansiyonlarda yer alan sınırlı sorumluluk hükümlerinden ayrılarak daha yüksek sınırlı sorumluluk limitleri belirleyebilirler. Ancak, mevzuat ve konvansiyonlardan daha düşük sınırlı sorumluluk limiti belirleyemezler. Esasen, 2020 yılı öncesi Montreal Konvansiyonunun havayolu ile kargo taşımalarda sınırlı sorumluluk limiti olan 19 SDR taraflarca sözleşmelerine alınmıştır. Somut olayda, zayi hava taşıma sürecinde meydana gelmiş olsa idi 19 SDR sınırlı sorumluluk limiti gerek sözleşme gerekse konvansiyon gereği kabul edilen sınır olarak uygulanacaktı. Ancak somut olayda zarar havayolu+karayolu taşıması şeklinde karma taşıma sürecinin karayolu adımında meydana gelmiştir. Bu durumda, taraflar sabit bir sınırlı sorumluluk birim kg başına 19 SDR kabul etmekle, CMR m.23/3 hükmünün karşısında davalının sorumluluğu konvansiyon değil sözleşmeye göre hesaplanmak gerekir. KÖK raporda doğrudan konvansiyon uygulaması sehven, taraflar arasında sözleşmenin 4.maddesinin karayolu taşıma adımında uygulanmamasından kaynaklanmıştır.
54,00 kg x 19 SDR = 1.026 SDR sınırlı sorumluluk limiti hesaplanmakta,
24.09.2019 tarihli SDR kuru 7,9658 TL Olmakla,
1.026,00 SDR x 7,9658 = 8.172,91 TL
USD/SDR kuru 1,36568 USD/SDR olmakla da,
1.026,00 SDR x 1,36568= 1.401,19 USD sınırlı sorumlu tazminat limiti hesaplanmaktadır.
KÖK raporda hesaplanan 614,31 USD sınırlı sorumluluk tavanı CMR konvansiyon hükmü gereği birim kg başına 8,33 SDR hesabı ile belirlenmiş iken; işbu EK raporda taraflar arası sözleşme gereği, karayolu adımı da olsa uygulanacak 4.madde hükmü gözetildiğinde birim bürüt kg başına 19 SDR hesabı ile davalının sorumlu tutulabileceği tazminat 1.401,19 USD hesaplanmıştır.
Neticeten, davalının tam tazmin sorumlusu kabul edilmesi halinde tazminat 10.067,80 USD, sayın mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise sınırlı sorumlu tazminat 1.401,19 USD olduğu hesaplamasının nihai takdiri yüce mahkemeye aittir.
B-Davalı Vekili İtiraz ve Beyanları ile Değerlendirmesi: Davalı taşma işleri organizatörü vekili, 18.08.2022 tarihli beyan ve itirazlarını havi dilekçesini sunmuş, itirazlar gözetilerek öncelikle yeni bir bilirkişi heyetinde rapor alınmasına karar verilmesini, davanın hak düşümü ve haksız talepler bakımından reddine karar verilmesini talep etmiştir:
Süresinde hasar ihbarı yapılmadığından Varşova Konv. m.26/2 gereği dava hakkının düştüğü iddiasını ileri sürmüştür.
Değerlendirildiğinde, Montreal Konvansiyonu m.31/2 hükmü incelendiğinde, hasar veya kısmi zayi halinde, sorumluluk cihetine gidildiğinde, taşıma sürecinde hasar meydana geldiği karinesi bakımından açık hasar ve eksiklikte derhal ve sonradan anlaşılan hasarlarda taşıyıcıya karşı 14 günlük bildirim şartı vardır. Somut olayda ise HİÇ TESLİM ETMEME-KAYIP iddiasına dayanan zarar söz konusudur. Yük henüz alıcısına teslim edilmediği sürece bir bildirim süresi başlangıcı da olmayacaktır. Bu gibi tam zayi-hiç teslim etmeme-kayıp kaynaklı taleplerde, zamanaşımı süresi içinde alacaklının hakkını kullanması yeteri olacaktır.
Somut olayda, hava taşıması bitmiş, yük ABD yurtiçi taşıyıcısına tam ve sağlam teslim edilmiş, yurtiçi taşıyıcı sorumluluğunda kayıp sebebi ile zayi söz konusudur. Burada hava taşıma sürecine ilişkin bir bildirim gereği de yoktur. Davalının sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı değerlendirmelerine itiraz edilmekte, ağır kusur iddiasının ispatlanmadığı ileri sürülmektedir. Değerlendirildiğinde, CMR m.3 hükmü, TTK m.879 hükmü ile eşdeğer bir hüküm olup, taşıyıcılar taşıma sürecinde yararlandıkları adam ve yardımcılar ile alt taşıyıcı gibi sözleşmeli çalışanların fiil ve ihmallerinden kendi fiil ve ihmali gibi sorumlu olmaktadır. Bu durumda, ABD’de yurt içi taşımayı yapan .... firmasının sorumluluk alanında olan kayıp kaynaklı zarardan davalı yan “akdi taşıyıcı” sıfatı ile sorumlu olup; davalının kendi kusuru olmasa da .... firmasının kusuru ile aynı kusurlu eylem içinde gibi değerlendirilecektir.
Somut olayda, kargo kayıp olmuştur. Kayıp sebebi açıklanamıyorsa CMR m.29 ve atfı gereği TTK m.886 kapsamında ağır kusur olarak değerlendirilmek gerekir. Hakimiyet alanında olan eşyanın akıbetini açıklayamamak, davalının bu derece ağır kusuruna işaret etmektedir. Tam bir ispat şartı aranmaksızın bu değerlendirme yapılmak gerekmekte olup, nihai takdir ve değerlendirmesi yüce mahkemeye aittir.
Davacı ödemesinin hatır için ex-gratia yapılan bir ödeme olduğu, zararın taşıma sürecinde meydana geldiğinin ispatlanamadığı ileri sürülmüştür. Değerlendirmesinde, davalının taşıma sürecine aldığı emtia, taşıma süreci sonunda alıcısına teslim edilmemiştir. Alıcısına teslimi ispat külfeti taşıyıcı üzerindedir. Taşıyıcı taşımaya aldığı emtianın varma yerinde alıcısına teslimini değil, ancak kendi alt taşıyıcısına teslimini ispatlamaktadır. Davalının varma yerinde kapı teslimi taahhüdü bakımından alt taşıyıcı da davalı için hareket ettiği değerlendirilmekle, zayi-kayıp zararı taşıma sürecinde ve davalının sorumluluğunda olduğu kanaatine varılmakta olup, nihai takdir yüce mahkemeye aittir.
EK SONUÇ
Yüce mahkeme görevlendirmesi çerçevesinde yapılan EK incelemeler neticesinde,
Davacı yan itirazları bakımından sınırlı sorumluluk limitinin 8,33 SDR şeklinde konvansiyon hükmüne dayanan KÖK rapor tespitine karşın, taraflar arasında sözleşmede yer alan 19 SDR esasına göre belirlenmesi gerektiği itirazının yerinde olduğu, buna göre davalının tam tazmin sorumlusu olduğu miktarın 10.067,80 USD, sayın mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise sınırlı sorumlu olduğu miktarın ise 1.401,19 USD hesaplandığı,
Davalı yan itirazları inceleme ve değerlendirmesinde, davalının tüm taşıma sürecinden sorumlu olduğu ve karayolu taşıması sürecinde yükün kayıp olduğu gözetilerek; KÖK rapor sonuç ve kanaatlerinin değişmediğini bildirmiştir.
Mahkememizden verilen 15/05/2023 tarih ve ... Esas .... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 07/11/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla BOZULMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak 06/01/2025 tarihinden ... karar numarası ile karara çıkarılmıştır.
Mahkememizden verilen 15/05/2023 tarih ve ... Esas ... sayılı kararında;
"Dava konusu yapılan Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından başlatılan icra takibi sebebiyle düzenlenen takip talebi ve ödeme emrinde 10.077,87 Euro alacak talebinde bulunulmakla birlikte, yabancı para ile talep edilen alacakların Türk parası karşılığının gösterilmediği anlaşılmaktadır.
Yargıtay .....Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayı ve 22/05/2019 tarih, ...Esas, ... Karar sayı ve 23/03/2016 tarih, .... Esas, ... Karar sayı, 21/04/2010 tarih, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayı ve 25/06/2008 tarih, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12.05.1999 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı,Y...HD.nin .... E.,... K.sayı ve 20/6/2013 tarih,Y....HD.nin ... E.,...K.sayı ve 24/06/2015 tarihli kararı v.b içtihatları gibi Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulaması, Antalya BAM .... HD ... esas, ... karar sayılı ilamı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesinin ...esas ...karar sayılı ilamı uyarınca; İİK’nun 58/3. maddesine göre alacağın Türk parası ile tutarının takip talepnamesinde gösterilmesi zorunludur. Aynı zorunluluk, İİK’nun 60/1. maddesi gereğince ödeme emri için de geçerlidir. Bu zorunluluğun yerine getirilmemesi kamu düzeni ve devletin hükümranlık hakları ile ilgili olup, süresiz şikayet nedeni olduğu gibi, takibin her safhasında doğrudan doğruya göz önünde tutulmalıdır. Takip talepnamesinde veya ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının gösterilmemiş olması halinde icra takibine yönelik itiraza müteakip açılacak itirazın iptali veya kaldırılması davasının,yasaya uygun takip yapılmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekir.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda; dava konusu yapılan icra takibindeki takip talebi ve ödeme emrinde belirtilen hukuka aykırılığın kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle mahkemece resen gözetilerek davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine." kararı verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 07/11/2024 tarih ve .... Esas .... Kararında; "... davacının varlığını iddia ettiği yabancı para cinsinden rücuen tazminat alacağını takibe koyduğu, böylece alacağını devlet aracılığı ile tahsil etmek isteyen davacının, devletin egemenlik hakkı kapsamında 492 Sayılı Harçlar Kanunu'na göre alacağın takip tarihindeki harca esas TL değeri üzerinden harç ödediği, İİK'nın 58. maddesindeki düzenlemenin de, icra takip harcın belirlenmesine ilişkin olduğu, UYAP ortamında başlatılan takiplerde harcın sistem tarafından otomatik olarak hesaplanıp tahsil edilmiş olması, icra mahkemesinde şikayet konusu yapılmamış ve itirazın iptali davası tarihi itibariyle iptal edilmemiş ve ayakta bir takibin mevcut olması karşısında, mahkemece işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.
Sonuç itibariyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nın 355, 353/1-a4 maddeleri uyarınca kaldırılmasına," karar verilmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, hükme esas almaya uygun bilirkişi raporu içeriğine göre; Dava dışı firmaya ait yükün, havayolu taşıması sonunda karayolu taşıma adımında kayıp olması sebebi ile davacı yanın ödediği nakliyat emtia sigorta tazminatını halefiyete dayanarak taşıma işleri organizasyonunu yapan davalıdan talep ettiği, makbuz ve ibraname içeriğine göre sigortanın sigortalısının haklarını temlik aldığının görüldüğü, davalının, CMR konvansiyon hükümlerine göre sorumluluk tespiti gerektiği, akdi taşıyıcı olduğu ve fiilen taşımada zarar verenlere rücu hakkı olmakla birlikte kendisi de akden meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, zararın, hiç teslim etmeme-kayıp kaynaklı olduğu, kayıp sebebinin açıklanamaması durumunun CMR m.29 ve atfı gereği TTK m.886 kapsamında ağır kusur olarak değerlendirildiği, zararın 10.067,80 USD olarak hesaplandığı ve kadri maruf olduğu anlaşılmakla davacının davasını ispat ettiği sonuç ve kanaati ile davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile; davalının Küçükçekmece .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin aynı koşullarda devamına,
2-Alınması gerekli 5.375,38 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 949,09 TL harcın mahsubuyla bakiye 4.426,29 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 949,09 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.029,79 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 3.403,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine,
8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/01/2025
Katip ....
¸
Hakim ....
¸