T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/117 Esas
KARAR NO : 2024/744
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : 05/02/2024
KARAR TARİHİ : 04/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/07/2024
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: davacı özetle; ...'nin kurucusu olduğunu, şirketin bulunduğu binada yangın çıktığını, şirkete ait eşyaların hasar gördüğünü, Milli Eğitim Bakanlığı'ndan onay beklediği bir süreçte bu beklenmedik olay nedeniyle şirketin pasifize olduğunu, daha sonrasında şirketi canlandıramadığını, şirketin vergi borcu olmadığını, şirketin amacını gerçekleştiremdiğini, defterlere ulaşamadığını, tasfiye etmek için süreçte defterlere ulaşamaması ve zayi belgesi almak için hak düşürücü süreyi de kaçırmış olduğunu, genel kurul toplantı ve müzakere defterini çıkaramamasından dolayı şirketi kendiliğinden fesh edemediğini, İTO ile görüşmesi neticesinde tek yolun mahkeme yoluyla fesh olduğunu bildirdiklerini, mesleğinin öğretmenlik olduğunu, tacirlik ve tacirlerin sıfatları hakkında bilgi sahibi olmadığını, basiretli bir tacir sıfatıyla değerlendirilmemesinin talep edildiğini, yeterli bilgi ve donanıma sahip olmadığını, şirket fesh edilmemesi dolayısıyla, şirkete ait sigorta bulunduğunu, farklı bir alternatif sigortadan yararlanamayacağını beyanla ...'nin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER:
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .... soruşturma sayılı dosyası,
Feshi talep edilen davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, vergi dairesi kayıtları,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava davalı şirketin feshi ve tasfiyesi isteminden ibarettir.
Limited şirketlerin feshini düzenleyen TTK 636/3 düzenlemesi şu şekildedir: ''Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.''
Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için gerekli olan unsurlardır. Diğer bir anlatımla, dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı tarihte hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığını kendiliğinden araştırıp inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartlarının davanın açıldığı tarih itibariyle bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda mahkemece mesmu (dinlenebilir) olmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK, 6100 sayılı Kanun) 114. maddesinde;
"Dava şartları şunlardır:
a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.
b) Yargı yolunun caiz olması.
c) Mahkemenin görevli olması.
ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.
d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.
e) Dava takip yetkisine sahip olunması.
f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.
g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.
ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.
h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.
(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." düzenlemesi yer almaktadır. Bu hükme göre, dava şartlarından bazıları olumlu (davanın açılması sırasında var olması gerekli), bazıları ise olumsuz (davanın açılması sırasında bulunmaması gereken) şartlardır.
6100 sayılı Kanun'un 115. maddesinin 1. fıkrasında ise, “MADDE 115- (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
Somut olayda; davacının davalı şirketin tek ortağı olduğu, tek ortak bulunması halinde ortağın yazılı olarak alacağı bir genel kurul kararı ile şirketin feshine karar verilebileceği, ayrıca vergi dairesinden feshi talep edilen şirketin vergi, borcu ve vergi ceza ihbarnamesi olduğunun bildirildiği, dolayısıyla şirketin ayrıca feshini talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı takdir ve sonucuna varılmıştır.
Bu düzenlemeler ışığında somut olayda, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davanın HMK 114/h ve 115/1 maddesi uyarınca hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın HMK 114/h ve 115/1 maddesi uyarınca hukuki yarar yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
.04/07/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır