T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/123 Esas
KARAR NO : 2024/617
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/02/2024
KARAR TARİHİ : 03/06/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın ithalat maksadıyla .... menşeili 2023 model .... Şase numaralı motoryatı satın aldığını, bu satın alma işinin gümrük müşavirliğinin davalı yan tarafından gerçekleştirildiğini, beyannameleri davalı yanın hazırladığını, müvekkilinin de gerekli ödemeyi yaptığını, davalı yanın ithalat konusu ürünün fiyatının 168.824,00 Euro olmasına rağmen beyannamede ürün fiyatını 118.824,00-Euro olarak işlemesi sebebiyle müvekkili şirket aleyhine Gümrük Müdürlüğü tarafından 459.041,48-TL idari para cezası kesildiğini, müvekkili şirketin para cezasını ödedikten sonra davalı ile görüştüğünü ve davalı yanın ceza bedelini ödeyeceğini belirttiğini, müvekkilinin rücu hakkını kullanmakla Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, ancak davalı yanın itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalı yanın gümrük beyannamesinde hatalı bildirim yapması sebebiyle, bu ihlal ile davalının müvekkili aleyhine tahakkuk eden cezalardan müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı yanın .... konuşmalarında cezaya sebep olan işlemi kendisinin gerçekleştirdiğini ve ödeme yapacağını açıkça ikrar ve beyan ettiğini, bu itibarla davalı yanın ile ilgili icra takibine itirazının kötü niyetli olduğunu beyan ederek; karşı tarafın sonradan ibraz edeceği delillere karşı delil sunma haklarını saklı tutmak kaydıyla, Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmesini, alacağın likit olması ve davalı borçlunun kötü niyetinin sabit olması iddiasıyla borçlunun takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
Dava, davacının alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2018/2531 K. 2018/11280 T. 19.06.2018)
Yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde somut olaya bakıldığında; davalının gerçek kişi olduğu, vergi dairesi ve ticaret sicil yazı cevabına göre davalının ticari işletme kaydının olmadığı, serbest meslek sahibi olan davalının tacir vasfına haiz olmadığı, davacı vekili tarafından ikame dilen dava dilekçesi veya ekinde davalının tacir olduğu ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmelerinden kaynaklı olduğuna dair bir delil ibraz edilmediği, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olarak da kanunda sayılı dava türlerinden olmadığı bu doğrultuda davanın mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği, TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görevi kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmakla, mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA,
3-HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzünde davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/06/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır