T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/150 Esas
KARAR NO : 2024/623
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/03/2022
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 07/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; 12.02.2021 tarihinde ...... Topt. Çarşısı 7. Ada'da çıkan yangında müvekkili şirketin Güneşli İstoç Topt. Çarşısı 7 Ada No:16 adresindeki iş yerinin tamamen yandığını, itfaiye raporunda belirtildiği üzere yangın 18-24 no'lu taşınmazda başladığı, bu taşınmazın sahibi (1) numaralı davalı ..... olup, kiracısı ise dava dışı ..... Eşyaları San.ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, yangın sonrası (dava dışı) kiracı ....... Mutfak Eşyaları San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından Bakırköy ..... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...... D.İş sayılı dosyası üzerinden yaptırılan tesbitte ; yangının davalılar ..... Hiz. ve Gayrimenkul A.Ş.'nin malik, ..... Hediyelik Eşya Ürün. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ise kiracı olarak bulunduğu 11 no'lu taşınmazdan kaynaklandığı belirtilmiş ise de bu dosyadaki raporlara sadece yangının yayılma sürecindeki kusur yönünden katılmanın mümkün olduğu, zira itfaiye raporu ile bu tespit dosyasındaki raporlar birlikte değerlendiriliğinde yangının 18-24 no'lu taşınmazda başladığı ve 11 no'lu dükkanın kusuru nedeniyle yayıldığı anlaşıldığı, Bakırköy ...... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ..... D.İş dosyasındaki raporlarda yangının çıkış yeri olarak ........ Çiçekçilik (11 no'lu iş yeri) gösterilmesinin nedeni bu iş yerindeki yanma olgusunun çok daha yoğun olduğu, Bakırköy ...... SHM'nin ..... D.İş dosyasına sunulan 29.03.2021 tarihli raporun ilgili kısmında aynen; "Yukarıdaki fotoğraflarda görüldüğü gibi, yangının yayılmasına sebebiyet veren arka cepheye kapı açmış olan iş yeri sahiplerinin, yasak olmasına rağmen sokağa istiflediği mallar ve üzerlerine sermiş oldukları yanıcı plastik/polimer malzeme olan plastik brandalardır. Yani yangın başladığı yerde bitebilecek iken yanındaki iş yerlerine rüzgarın da etkisini alarak sirayet etmiştir. Yasak olmasına rağmen bu emtiaları sokaklara depo niyetine istifleyen üstlerine de brandalama yapan iş yerleri sahipleri ve buna izin veren durumuna düşen site yönetimi de sorumludur." şeklinde olduğu, yangın sonucu yanan ticari ürün bakımından 170.851,24 TL'nin yangın (haksız fiil) tarihi olan 12.02.2021 tarihinden itibaren en yüksek oranda avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, itfaiye raporunda tespit edilmiş olan 2 adet bilgisayar, TV, kamera sistemi, telefonlar, buzdolabı, klima ve diğer demirbaşlar bakımından belirsiz alacak davasının kabulüne, müvekkilinin miktarını tam ve kesin belirleyemediği bu zararlarının mahkemece belirlenmesini ve haksız fiil (yangın) tarihi olan 12.02.2021 tarihinden itibaren en yüksek oranda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..... Yatırım Hizmetleri cevap dilekçesi: Haksız hukuka, usule aykırı davanın öncelikle hak düşürücü süre içerisinde açılmamasına ilişkin itirazımız doğrultusunda usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın husumet itirazımız doğrultusunda reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ........ Çiçekçilik Hediyelik Eşya Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi cevap dilekçesinde ; re'sen göz önüne alınacak hukuki ve maddi nedenlerle, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen taleplerin usulden reddine; hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve hukuka aykırı davanın tümüyle esastan reddine; davanın dava dışı ....... Mutfak Eşyaları San ve Tic Ltd Şti'ye, ....... Yönetimi'ne ve ..... Sigorta A.Ş.'ye ihbar edilmesine; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini davalı müvekkil şirket adına talep etmiştir.
Davalı ..... cevap dilekçesinde; Davacının iddiaları hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olup, davaya konu zarar bakımından müvekkile kusur atfedilmesi mümkün olmadığından işbu davanın esastan reddi gerekmektedir.Huzurdaki davanın konusu haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasıdır. Davacı 12.02.2022 tarihinde çıkan yangında iş yerinin zarar gördüğünü ve bu zarardan Müvekkilin Borçlar Kanunu kapsamında yapı maliki sıfatıyla (TBK m.69) sorumlu olduğunu iddia ettiği, somut olayda; davacı ile müvekkil arasında ticari ilişki bulunmadığı gibi, söz konusu dava TTK 4 ve 5 maddelerinde tarif edilen ticari davalar arasında da sayılmadığı, davanın ticari bir dava niteliği taşımadığını, müvekkil ile davacı arasındaki davaya konu ilişki TBK'nun haksız fiiline ilişkin hükümlerinden kaynaklanmakta olup, TTK 4. Maddesinde tarif edilen her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olma şartını taşımadığını, huzurdaki davada Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı açıktır. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilen usuli bir dava şartı olmadığını, kamu düzenine ilişkin görev hususunun mahkemece re'sen göz önüne alınarak, Mahkemenin görevsizliğine karar verilmesini ve görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini , her halde davanın esastan reddine , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, davalıların kusuru ile 12/02/2021 tarihinde çıkan ve yayılan yangın nedeniyle davacı şirketin iş yerinin tamamen yanması sonucu oluşan zararın tazmini taleplerine ilişkindir.
Mahkememizce verilen 31/01/2023 tarih ve ..... Esas ..... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin 30/01/2024 tarih ve ...... esas, ..... Karar sayılı ilamıyla kaldırıldığı, davanın mahkememizin .... esasına kaydı yapıldı.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2018/2531 K. 2018/11280 T. 19.06.2018)
Yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde somut olaya bakıldığında; Davacının iş yerinde çıkan yangın sonucu yangının davalıların bulunduğu taşınmazdan kaynaklandığını belirterek, yangın sonucu yanan ticari ürün bakımından 170.851,24 TL'nin yangın (haksız fiil) tarihi olan 12.02.2021 tarihinden itibaren en yüksek oranda avans faizi ile birlikte, itfaiye raporunda tespit edilmiş olan 2 adet bilgisayar, TV, kamera sistemi, telefonlar, buzdolabı, klima ve diğer demirbaşlar bakımından belirsiz alacak davasının kabulü ile, davacının miktarını tam ve kesin belirleyemediği bu zararlarının mahkemece belirlenmesini ve haksız fiil (yangın) tarihi olan 12.02.2021 tarihinden itibaren en yüksek oranda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin 30/01/2024 tarih ve ..... esas, ..... sayılı kararında; "... mahkemece davada görevli olup olmadığının yukarıda açıklanan mevuzat hükümleri de dikkate alınarak usulünce araştırılması, taraflardan bu yönde bilgi alınması,ilgili Vergi Dairesine davalı gerçek kişinin vergi mükellefi olup olmadığı , beyan ettiği matrah,tuttuğu defterler, vergi matrahına göre Bakanlar Kurulunca ilan edilen miktarlar itibarıyla tacir niteliğinde olup olmadığı ,Ticaret Odasından tacir kaydı bulunup bulunmadığı,buna göre davanın ticari dava niteliğinde olup olmadığı ve davada mahkemenin görevli olup olmadığının tesbiti ile ,mahkeme görevli olduğu takdirde yargılamaya devam edilmesi, aksi takdirde genel mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik-dava şartı yokluğu nedeniyle HMK' nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gereklidir...." denilmiş olmakla, kaldırma kararı doğrultusunda mahkememizce yapılan araştırma sonucunda davalı .......' in tacir kaydının bulunmadığı ve yine uyuşmazlığın tarafları ticari işi sayılacak bir husus ile meydana gelmediği, eldeki dava konusunun haksız fiile dayalı tazminat olduğu anlaşılmakla, davanın mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği, TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görevi kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmakla, Mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli Bakırköy Asiye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA,
3-HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/06/2024
Katip .....
Hakim ....
¸