T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/17 Esas
KARAR NO : 2024/1214
Küçükçekmece İcra Dairesi : .... Esas
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2023
KARAR TARİHİ : 04/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/12/2024
Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas, ... Karar 04/01/2024 tarihli görevsizlik kararı üzerine dosyanın Mahkememize gönderildiği, dosyanın yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmekle davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davalının dava dışı 3. kişi ... isimli şahsa bir ilamsız icra takibi başlattığını, takibinin kesinleşmesi sonrasında davalı şirket vekilince Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas numaralı dosyasına 24.10.2023 tarihinde bir haciz talebi sunulduğunu ve müvekkili şirketin adresi, sözde 3. kişi olan icra dosyası borçlusunun iş yeri adresi olarak bildirilerek fiili haciz kararı verilmesi istendiğini, anılan icra dosya borçlusu müvekkili şirket olmadığı gibi, dosyanın borçlusu olan gerçek kişi ... de müvekkili şirketin SGK'lı çalışanı ve/veya ortağı olmadığını, aralarında hiçbir organik bağ bulunmadığını, ...'in müvekkilinin SGK'lı çalışanı veya ortağı dahi olsa, şahsi bir borç nedeniyle şirket tüzel kişiliğine haciz uygulanmasının mümkün olmadığını, hukuka aykırı haciz kararı da dayanak alınarak 25.10.2023 tarihinde müvekkili şirketin adresine fiili hacze gelindiğini, dava dışı 3. kişi ... müvekkil şirket sahibinin kardeşi olduğundan zaman zaman kardeşinin iş yerini ziyaret ettiğini, haciz işlemi için gelindiğinde de, ...'in tesadüfen müvekkil şirketin adresinde bulunduğunu, haciz işlemleri yapıldığını, davalı vekili tarafından malların muhafazasının talep edildiğini, müvekkili şirket yetkilisi haczedilmeye çalışılan menkul eşyanın faturalarını da sunarak istihkak iddiasında bulunduğunu, davalı vekilince istihkak iddiasına dair hukuki ve cezai sorumluluk da üstlenilerek başta şirket bilgisayarları olmak üzere sair menkul eşyanın muhafaza altına alınması istendiğini, belgeye dayalı istihkak iddiası da bulunmasına karşın, hukuksuz bir şekilde anılan eşyanın muhafaza işlemlerine başlanması sonrasında, müvekkili şirket ticaretinin durması ve uğrayacağı maddi zararı göz önünde bulundurarak haciz tehdidi altında kendisine ait olmayan bir borcu ihtirazi kayıtla dosyaya ödemek zorunda kaldığını, davalının müvekkilinin gerçekleştirdiği ödeme ile sebepsiz olarak zenginleştiğini beyanla anılan nedenlerle öncelikle müvekkili lehine ihtiyati haciz kararı verilmesini, müvekkili şirketin hukuka aykırı haciz tehdidi ile ödemek zorunda bırakıldığı tutarın ticari faizi ile beraber iadesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... sözleşmesine istinaden Küçükçekmece Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında 15/11/2022 tarihinde baslatılan icra takibi borçlu yönünden kesinleştiğini, müvekkilinin TTK ve İİK'nın kendisine tanıdığı müracaat haklarını kullanarak alacağını tahsil ettiginden sebepsiz zenginleştiğinden söz edilemeyeceğini, takip borçlusu olmayan davacı tarafından alacaklıya karşı açıldığı anlaşılan işbu davanın hukuki ve usuli temeli bulunmadığını, borcundan kurtulmak suretiyle sebepsiz zenginleştiği söylenebilecek kişinin borçlu olduğunu, ona karşı dava açılması gerektiğini, davacı aleyhine icra takibi yapılmadığından açılan davada davacının dava takip yetkisi bulunmadığından davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın HMK 114/1-e ve HMK 115/2 maddeleri gereği dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, takip dosyasının tarafı olmayan davacı üçüncü kişilerin ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme kurallarına göre takip dosyası borçlusundan geri isteme hakkı bulunmakla birlikte somut dava yönünden davalı takip alacaklısı sebepsiz zenginleşen konumunda olmadığını, dosya borçlusu ... haciz mahallinde hazır bulunduğunu, haciz mahallide çevreden sorulduğunda işyerinin borçluya ait olduğu söylendiğini, haciz mahalline girilmeden önce mahalde görev yapan güvenlik görevlisine borçlu sorulduğunda borçlunun mahalde olduğu beyanı verildiğini, bu beyan tutanağa derç edildiğini, haciz mahallinde bulunulan 3.kişi şirketin yetkilisi borçlu ...'in eşi olduğunu, söz konusu şirket kayden borçlu ...'in kardeşi üzerine olduğunu, dolayısıyla 3. kişi ve borçlu arasında 1.dereceden akrabalık ilişkisi mevcut olduğunu, bu durum taraflar arasında alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik muvaazalı işlemlerin yapıldığına karine oluşturduğunu, dosya borçlusu ile 3. şahıs şirket aynı iş kolunda ticari faaliyette bulunmak suretiyle aralarında organik bağ bulunduğunu, istihkak iddiası alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik olduğunu, borçlunun haciz mahalinde hazır olmasının yanında borçlunun eşi ...'de iş yerinin müdüriyet kısmında olduğunu, yine iş yerinde borçlunun yönetici olduğunu gösterir evrakların bulunmasının yanında borçlunun eşi ...'in yetkilisi olduğu ... Dış Ticaret Limited Şirketi'ne ait kaşe bulunduğunu, icra tutanağına bastırıldığını, gidilen adresin iştigal kolunun haciz tutanağından da anlaşıldığı üzere çorap imalat ve satış olduğunu, borçlu ...'in yetkilisi olduğu Tasfiye Halinde ... Tekstil İmalat ve Çorap Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile aynı iş kolunda ve çok yakın konumlarda olduğunu, 3. kişinin istihkak iddia ettiği yerde borçlu şirkete ait kaşenin bulunması hayatın olağan akışına ters olduğunu, mahalde borçlu şirketin isminin kapıda yazması, borçlulara ait belgelerin bulunması hususlarıyla birlikte değerlendirildiğinde istihkak iddiasının kötüniyetle yapıldığını, alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik olduğunu gösterdiğini, davacı tarafından açılan istihkak davasının iş bu davanın hukuki esaslarını değiştirmeyeceğini, müvekkilinin kötüniyetli olmayıp icra takibinde kesinleşen alacağının tahsiline yönelik olarak takibin devamına yönelik işlemler yaptığını, öte yandan davacının, müvekkilinin yaptığı takipte dosyada ödenen icra harç ve masraflarının da müvekkilinden tahsilini talep etmesinin doğru olmadığını beyanla anılan nedenlerle davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacı şirketin haciz tehdidi altında ödediğini iddia ettiği bedelin sebepsiz zenginleşme kapsamında davalı icra dosya alacaklısından tahsili talebine ilişkindir.
Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı şirketin dava dışı ... aleyhinde 426.787,00 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren 12.417,75 TL yasal faizi ile birlikte toplam 439.204,75 TL'nin tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından alınan 19/06/2024 havale tarihli raporunda; Somut uyuşmazlıkta dosya içeriği, davacıya ait defter ve kayıtlar ile ticaret sicil kayıtları ile BA formları ve SGK kayıtları dikkate alındığında, davacının dava dışı ...'in ortağı olduğunu, Tasfiye Halinde ... Tekstil İmalat Ve Çorap Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nde farklı adreste faaliyet gösterdikleri, benzer alanda faaliyet gösteren bu şirketlerin yetkilisinin ayrı olduğu görüldüğünü, mali anlamda organik bağa rastlanmadığını, tüm bu değerlendirmeler doğrultusunda, davacının haciz tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı 573.890,39 TL tutarın davalı taraftan ticari faiziyle iadesi talebinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; davacının alacaklı dava dışı ...'in borçlu olduğu Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasındaki takip sebebinin ... sözleşmesi olduğu, takip dayanağı belgeler incelendiğinde işin; ...'a ait mesken nitelikteki villanın tadilatına ilişkin olduğu, gerçek kişiye ait borç nedeniyle sermaye şirketleri bakımından organik bağ tespitinin yapılamayacağı, haciz esnasında borçlunun adreste bulunmasının ve buna bağlı olarak icra hukukuna özgü şikayet prosedürünün icra mahkemesi tarafından değerlendirilmesinin bu durumu değiştiremeyeceği, davacının borçlu olmadığı bedeli haciz tehdidi altında ödediği ve davalının sebepsiz zenginleştiği anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kabulü ile; 573.890,39 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gerekli 39.202,45 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 9.800,62 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 29.401,83 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 9.800,62 TL peşin harç olmak üzere toplam 10.070,47 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 11.730,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
AAÜT gereğince hesap edilen 90.083,56 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.04/12/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır