T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/209 Esas
KARAR NO : 2025/395
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/02/2024
KARAR TARİHİ : 21/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Alacaklı müvekkili ... Boya Tekstil Akses. San Ve Tic. Ltd. Şti. tekstil aksesuarları ve kumaş boyama işi yapan ticari bir şirket olduğunu, davacı müvekkili ile davalı .... Teks Örme İnş. San. Ve Tic. A.Ş. arasında sürekli olarak devam eden ticari bir ilişki bulunduğunu, bu ilişki gereği davacı müvekkilinin kumaş boyama işi yaptığını ve boyadığı kumaşları davalıya teslim ettiğini, müvekkilinin bu hizmetlerinin karşılığını (para alacağı) faturalandırarak davalıdan aldığını, ancak 14.09.2023 - 18.09.2023 - 27.09.2023 tarihli faturalara konu işler bakımından davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını ve müvekkilinin maddi olarak zarara uğratıldığını, taraflarınca, 18/10/2023 tarihinde Bakırköy ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip yolu ile borçlu hakkında takibe geçilmiş olup ödeme emrinin borçluya 18.10.2023 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiğini, müvekkilinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla takip tarihi itibariyle, 37.331,51-TL alacağın ödenmemesi ile başlatılan takibe davalı tarafın 18.10.2023 tarihinde asıl alacağa, asıl alacağa işletilen ve işletilecek olan faize, faiz oranına ve tüm fer'ilere haksız ve kötü niyetli olarak itirazı neticesinde takip durduğunu, davalı tarafından edilen itirazın iptali ve takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, takibin devamına davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili davalı şirketin, tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkiline ait bir kısım kumaşların boya işlemlerininin davacı tarafça yapıldığını, yapılan işlerin karşılığının da müvekkili davalı tarafından davacı tarafa ödendiğini, ancak davacı tarafın, karışılığında hizmet vermeksizin/mal satışı olmaksızın müvekkili davalı şirkete hitaben 14.09.2023 tarihli 4.377,60-TL, 18.09.2023 tarihli 29.364,00-TL ve 27.09.2023 tarihli 2.880,00-TL bedelli üç adet fatura tanzim ettiğini ve bu faturaları alacağa dayanak yaptığını, müvekkili davalı tarafın, teslim aldığı bu faturalara karşı iade faturası düzenlediğini, davacı tarafın da bu iade faturasını defterlerine işlediğini, bu kapsamda, her ne kadar davacı taraf söz konusu 3 adet fatura kapsamında davalı taraftan alacaklı olduğu gerekçesi ile huzurdaki davayı açmış ise de, fatura kapsamında müvekkiline herhangi bir hizmet verilmediği/mal satılmadığı gerekçesi ile müvekkili davalı tarafından faturaların iadesinin yapıldığını, iade faturasının da davacı tarafından defterlerine işlendiğini, dava dilekçesinde davacı tarafın, müvekkili davalının çalışanı olan birisi ile whatsapp üzerinden yazışma yaptıklarını, bu yazışmada davalının fatura konusu kumaşları kendi ticari işinde kullandığını beyan ettiğini iddia ettiğini, öncelikle yazışmanın yapıldığı iddia edilen ,.... isimli çalışanın iş akdinin, uzun bir süre önce sona ermiş olduğunu, halihazırda müvekkili davalının çalışanı olmadığını, kendisi ile irtibata geçilemediği için bu yazışmanın kendisi tarafından yapılıp yapılmadığının da ispata muhtaç olduğunu, davanın tarafları arasında dava konusu olay evvelinde de ticari ilişkinin bulunduğunu, bu yazışmanın dava konusu olaydan önceki bir uyuşmazlıktan kaynaklı olabileceğini de beyan ettiklerini, bu kapsamda, davacı tarafından mahkeme dosyasına sunulan ... yazışmasının teyide muhtaç olduğunu, teyit edilse dahi dava konusu olayla ilgili olduğu yönünde bir ibare bulunmadığını, ... isimli kişinin şirketi temsil ve şirket adına onay yetkisinin bulunmadığını, netice itibarıyla, davacı yanın iddiaları mesnetsiz olup, Mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde de haklılıklarının sübuta ereceğini, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, haksız ve kötü niyetli davanın reddini istemiştir.
DELİLLER : Bakırköy ... İcra Dairesi ’nün ... esas sayılı dosyası, Bakırköy ... Noterliği, Güneşli Vergi Dairesi, Esenyurt Vergi Dairesi yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacının, bakiye cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Bakırköy ... İcra Dairesi’nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 37.331,51 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi 14.11.2024 tarihli raporunda; Taraf kayıtları ile dava dosyası içeriğindeki veriler karşılaştırıldığında; İş bu davaya konu 3 adet fatura; 14.09.2023 tarihinde .... nolu 4377,60.-TL bedelli, 19.09.2023 tarihli .... nolu 29.364.-TL bedelli ve 27.09.2023 tarihli ... nolu 2.880.-TL bedelli satış faturaları olup; Davacı tarafından düzenlenen bu faturalar için davalı iade faturası düzenlemiştir. Ardından yine davacı tarafından aynı bedelli 1 adet fatura davalı adına düzenlenmiş, davalı aynı bedelle iade faturası düzenlemiştir. Taraflarca birbirleri adına aynı bedel için birçok kez fatura düzenlenmiştir. 18.10.2023 olan takip tarihinde davacı defter ve kayıtlarına göre davalı, 35.874,09.-TL (B), davalı defter ve kayıtlarına göre 35.874,09.-TL davacı (B) bakiyesine sahiptir. 4.4. Davacı .... Boya, .... Teks adına 04.10.2023 tarihinde Bakırköy ... Noterliği'nin .... yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ederek; “...müvekkil tarafından yapılan hizmetlerin fiyat bilgisi önceden sizinle paylaşılmış olup; boyanan kumaşlarda usulsüzlük yapılmayıp tarafınıza teslim edilmiştir. Konu kısmında bilgileri yazılı iade faturasının hiçbir gerekçesi yoktur. Dolayısıyla ilgili faturayı kabul etmediğimizi bildirir, tarafımıza tevdii edilen iade faturasını aynen iade ederiz... “ diyerek ihtarname ekinde ... nolu 36.621,60.-TL bedelli fatura ile birlikte 04.10.2023 tarihinde davalı şirkete tebliğini sağlamıştır. B Formlarında inceleme yapıldığında tarafların mutabık oldukları görülmektedir zira 2021 yılından bu yana e-fatura statüsündeki faturalar için B formu bildirim zorunluluğu kalkmış ve GIB portaldan bu faturalar bildirime gerek olmaksızın sisteme yansımaktadır. ... boya 2023 BS/BA ve .... 2023 BS/BA formları incelenmiştir.
Dava dosyası içinde yer alan 04.10.2023 tarihli whatsapp yazışmada davalı yanca “ürünlerin eksik olduğu ve fiyatlamada problem olduğu” bilgisi paylaşılmışsa da gerek dava dosyası içerisinde gerekse de inceleme sırasında bu duruma ilişkin bir bilginin karşı tarafla paylaşıldığına ilişkin bir belge bulunulmadığı görülmüştür. Faturalar üzerinde “sevk irsaliyesi yerine geçer” ifadesi bulunduğu ve davacı yanca da ayrıca fatura içeriği ürünlere ait ayrı bir sevk irsaliyesinin düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından 14.09.2023 tarihinde ... nolu 4377,60.-TL bedelli, 18.09.2023 tarihli .... nolu 29.364.-TL bedelli ve 27.09.2023 tarihli .... nolu 2.880.-TL bedelli faturalar için davalı ilk olarak 27.09.2023 tarihinde ve tek seferde iade faturası düzenlemiştir. 14.09.2024 tarihli ve 4.377,60.-TL bedelli fatura için iade faturasının 13 gün sonra yani yasal süresinden sonra iade faturası düzenlendiği ve fakat 19.09.2023 tarihli faturaya 8 gün sonra, 27.09.2023 tarihli faturaya ise aynı gün itirazda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Hal böyleyken davacının fatura içeriği söz konusu ürünleri -14.09.2023 tarihinde .... nolu 4377,60.-TL bedelli fatura için davalının bildirim ve iade süresini geçirmesi sebebi ile davalının ürünleri eksiksiz teslim almış olduğunun kabul edilebileceği, Ancak 18.09.2023 tarihli .... nolu 29.364.-TL bedelli fatura için ve 27.09.2023 tarihli ... nolu 2.880.-TL bedelli fatura için yasal süresinde düzenlenen faturalar için takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
Verilen görev doğrultusunda yapılan incelemede takdir ve hukuki nitelendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Hem davacı hem de davalı tarafından ibraz edilen yasal defterlerin süresi içinde defter beratlarının Maliye Bakanlığı'na verilmiş olduğu ve sahipleri lehine delil olma özelliğine haiz olduğu değerlendirilmiştir. Huzurdaki dava, itirazın iptal davası olup; davalı adına düzenlenen faturalara davalının bir kısmı yasal süresinde olmak üzere iade faturası keşide ettiği görülmektedir. Davacı tarafından davalı adına düzenlenen e-faturalarda “irsaliye yerine geçer” ifadesi yer almakta olup; mal teslimi içeren faturaların imzasız olduğu görülmekle birlikte; davalının ürünleri almadığına yönelik bir iddiası olmadığı da anlaşılmaktadır. 04.10.2023 tarihli .... yazışmasında davalı tarafından 1 top ürünün eksik olmasından kaynaklı olarak iade faturası düzenlendiği belirtilmiştir ancak; Davacının düzenlediği 14.09.2023, 18.09.2023 ve 27.09.2023 tarihli faturalara ilişkin 04.10.2023 tarihinden önce davacının edimini eksik ya da ayıplı ifa ettiğini davalı tarafından bildirildiğine ilişkin dosya içerisinde bir bilgi yer almamaktadır. Bilindiği üzere, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23. maddesine göre tacirler arasındaki ticari satışlarda satılanın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli değilse, alıcı, teslim tarihinden itibaren sekiz gün içerisinde satılanın gözden geçirilmesini sağlamakla yükümlüdür.
Hal böyle olunca, davacının, takip tarihi itibarıyla davalıdan 37.331,51.-TL alacaklı olup olmadığı hukuki takdir ve değerlendirme tamamen Sayın Mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir.
Bilirkişi 11.03.2025 tarihli raporunda; Taraf kayıtları ile dava dosyası içeriğindeki veriler karşılaştırıldığında; İş bu davaya konu 3 adet faturanın; 14.09.2023 tarihinde ... nolu 4377,60.-TL bedelli, 19.09.2023 tarihli .... nolu 29.364.-TL bedelli ve 27.09.2023 tarihli .... nolu 2.880.-TL bedelli satış faturaları olduğu ve davacı tarafından düzenlenen bu faturalar için davalının iade faturası düzenlediğini, yine davacı tarafından aynı bedelli 1 adet faturanın davalı adına düzenlendiğini, davalının ise aynı bedelle iade faturası düzenlediği, 18.10.2023 olan takip tarihinde davacı defter ve kayıtlarına göre davalı, 35.874,09.-TL (B), davalı defter ve kayıtlarına göre 35.874,09.-TL davacı (B) bakiyesine sahip olduğu, Davacı ...., .... Teks adına 04.10.2023 tarihinde Bakırköy .... Noterliği'nin .... yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ederek; “...müvekkil tarafından yapılan hizmetlerin fiyat bilgisi önceden sizinle paylaşılmış olup; boyanan kumaşlarda usulsüzlük yapılmayıp tarafınıza teslim edilmiştir. Konu kısmında bilgileri yazılı iade faturasının hiçbir gerekçesi yoktur. Dolayısıyla ilgili faturayı kabul etmediğimizi bildirir, tarafımıza tevdii edilen iade faturasını aynen iade ederiz... “ diyerek ihtarname ekinde .... nolu 36.621,60.-TL bedelli fatura ile birlikte 04.10.2023 tarihinde davalı şirkete tebliğini sağladığı, 04.10.2023 tarihli yazışmada davalı yanca “ürünlerin eksik olduğu ve fiyatlamada problem olduğu” bilgisi paylaşılmışsa da gerek dava dosyası içerisinde gerekse de inceleme sırasında bu duruma ilişkin bir bilginin karşı tarafla paylaşıldığına ilişkin bir belge bulunulmadığı Faturalar üzerinde “sevk irsaliyesi yerine geçer” ifadesi bulunduğu ve davacı yanca da ayrıca fatura içeriği ürünlere ait ayrı bir sevk irsaliyesinin düzenlenmediği, Davacı tarafından 14.09.2023 tarihinde .... nolu 4377,60.-TL bedelli, 18.09.2023 tarihli .... nolu 29.364.-TL bedelli ve 27.09.2023 tarihli .... nolu 2.880.-TL bedelli faturalar için davalı ilk olarak 27.09.2023 tarihinde ve tek seferde iade faturası düzenlemiştir. 14.09.2024 tarihli ve 4.377,60.-TL bedelli fatura için iade faturasının 13 gün sonra yani yasal süresinden sonra iade faturası düzenlendiği ve fakat 19.09.2023 tarihli faturaya 8 gün sonra, 27.09.2023 tarihli faturaya ise aynı gün itirazda bulunulduğu, Hal böyleyken davacının fatura içeriği söz konusu ürünleri -14.09.2023 tarihinde ... nolu 4377,60.-TL bedelli fatura için davalının bildirim ve iade süresini geçirmesi sebebi ile davalının ürünleri eksiksiz teslim almış olduğunun kabul edilebileceği, ancak 18.09.2023 tarihli .... nolu 29.364.-TL bedelli fatura için ve 27.09.2023 tarihli ... nolu 2.880.-TL bedelli fatura için yasal süresinde düzenlenen faturalar için takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Raporlanmıştır.
Yapılan itirazlar doğrultusunda yeniden inceleme yapıldığında; 14.09.2023 tarihinde davalı adına ....Boya tarafından .... nolu fatura, 18.09.2023 tarihinde ... nolu fatura ve 27.09.2023 tarihinde .... nolu faturaları düzenlenmiştir. ...., 27.09.2023 tarihinde .... nolu ve 36.621,60.-TL değerindeki iade faturasını davacı adına keşide etmiştir. Fatura açıklamasında “.... nolu faturalara istinaden” düzenlendiği belirtilmiştir.
Sayın davacı vekili, fatura tarihinin sehven yanlış yazıldığını ve faturaya itiraz süresinin de bu sebeple hatalı olduğunu belirtmiştir. Kök raporda 1 faturada tapataj hatası yapılmış, maddi hatanın düzeltilmesi ile davalı tarafından 14.09.2023 ve 18.09.2023 tarihli faturalar için davalı yasal süresinden sonra, 27.09.2023 tarihli fatura için ise yasal süresinde iade faturası düzenlediği anlaşılmaktadır.
28.09.2023 tarihinde ..... Boya tarafından davalı adına bu kez, .... nolu “iade” açıklamalı 36.621,60.-TL değerinde satış faturası düzenlenmiştir. ...., iş bu faturaya istinaden 29.09.2023 tarihinde ... nolu fatura ile yasal süresinde iade faturası düzenlenmiştir. ...., 16.10.2023 tarihinde .... nolu faturayı davacı ..... Boya adına düzenlemiş, bu sefer de ..... Boya, 17.10.2023 tarihinde yasal süresinde bu faturaya istinaden iade faturası düzenlenmiştir.
Sayın davalı vekilinin de belirttiği gibi elbette sadece faturanın düzenlenmiş olması bir tarafı alacaklı hale getirmez. Fatura düzenlenmesine ilave olarak faturayı düzenleyen tacir aradaki ilişkiyi ve malın teslimini de kanıtlamalıdır. Mal tesliminden veya hizmet ifasından önce fatura düzenlenmiş olması gelirin malın teslim edildiği veya hizmetin tamamlandığı dönem olmasına mani olmayacaktır. Hatta bu konuda bir çok yargı kararı mevcuttur. Örneğin; “Salt faturanın bildirilmesi alacak hakkı doğurmaz; satış sözleşmesine dayanan davacı tacir, bu ilişkiyi ve malın teslimini kanıtlamalıdır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 03.04.1978 1978/1788 E. Ve 1978/1687 K.
Kök raporda da belirtildiği üzere; davacı tarafından davalı adına düzenlenen e-faturalarda “irsaliye yerine geçer” ifadesi yer almakta ise de mal teslimi içeren faturaların imzasız olduğu görülmüş ve raporlanmıştır. Ancak davalının ürünleri teslim almadığına yönelik bir iddiası olmadığı da belirtilmiştir. Dosya kapsamında yer alan 04.10.2023 tarihli whatsap yazışmasında -yazışmaların doğruluğunun tarafımca kontrol edilmesinin mümkün olmadığından kabul ve takdiri tamamen Sayın mahkemenize ait olmak üzere - davalı tarafından 1 top ürünün eksik olmasından kaynaklı olarak iade faturası düzenlendiği” belirtilmiştir. söz konusu yazışma geçerli kabul edilirse bu durumda kök raporda belirtildiği üzere takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 37.331,51.-TL alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir. Zira; davacının düzenlediği 14.09.2023, 18.09.2023 ve 27.09.2023 tarihli faturalara ilişkin 04.10.2023 tarihinden önce davacının edimini eksik ya da ayıplı ifa ettiğini davalı tarafından bildirildiğine ilişkin dosya içerisinde bir bilgi yer almamaktadır.
Verilen görev doğrultusunda yapılan incelemede takdir ve hukuki nitelendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere;
Davacı ..... Boya'nın davalı ... Teks'e karşı 18.10.2023 tarihli takipte belirtilen 37.331,51.-TL alacak talebinin; -.... yazışmalarının kabulü halinde- mal tesliminin davalıya yapıldığı ve ürün tesliminin eksik ya da ayıplı olduğu yönünde davalının herhangi bir bilgi veya belge sunmadığı görüldüğünden takibin geçerli olabileceği mütalaa edilmiştir.
Davalının, davacıya ait 14.09.2023, 18.09.2023 ve 27.09.2023 tarihli faturalara ilişkin inceleme yapıldığında 27.09.2023 tarihli faturaya süresinde ancak diğer 2 faturaya ise süresinden sonra iade faturası düzenlediği anlaşılmaktadır. İş bu ek raporda kök raporda yer verilen görüş ve kanaatini bildirmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasında kumaş boyama işi kaynaklı ticari ilişkinin bulunduğu, icra takibinin cari hesap alacağına dayalı olarak başlatıldığı, yargılama esnasında tanzim edilen bilirkişi raporunda takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 37.331,51.-TL alacaklı olabileceği mütalaa edilmiş ise de, 14.09.2023 ve 18.09.2023 tarihli faturalar için davalının yasal süresinden sonra, 27.09.2023 tarihli 2.880,00-TL bedelli fatura için ise yasal süresinde iade faturası düzenlediği ve davalı tarafından süresinden sonra düzenlenen faturalara ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı bu haliyle iade faturasının hangi sebeple düzenlendiğinin ispatlanamadığı, 27.09.2023 tarihli 2.880,00-TL bedelli fatura için ise yasal süresinde iade faturası düzenlediği anlaşılmakla davanın bu fatura bedeli yönünden reddi ile likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile; 34.451,51 TL asıl alacak yönünden davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptali ile takibin kabul edilen miktar yönünden aynı koşullarda devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Kabul edilen asıl alacağın %20'sine tekabül eden 6.890,30 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gerekli 2.353,38 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 450,87 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.902,51 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 450,87 TL peşin harç olmak üzere toplam 878,47 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 5.419,09 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 5.001,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 2.880,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine
8-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin kabul ve red oranı üzerinden takdiren 2.879,00 TL sinin davalıdan, geri kalan 241,00 TL sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
9-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair,6100 sayılı HMK'nun ilgili maddeleri gereğince dava değerinin istinaf/temyiz sınırının altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/04/2025
Katip ....
¸ .m
Hakim ....