T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/222 Esas
KARAR NO : 2025/276
Küçükçekmece İcra Dairesi : ....
DAVA : İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/03/2024
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacının davalı şirket 15/12/2022 tarihinde davacı şirkete teslim edilmek üzere kutu ve ambalaj yapımı için anlaşıldığını ve 130.000,00-TL ödendiğini, davalının belirlenen tarihte ürünleri teslim etmediğini, ödenen bedeli de iade etmediğini, iade edilmeyen bedelin tahsili maksadıyla Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptalini, takibin devamını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebligata rağmen, cevap dilekçesi sunmadığı, duruşmaya katılmadığı ve kendisini vekille temsil ettirmediği görüldü.
DELİLLER : Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası, Güngören Vergi Dairesi yazı cevabı, İkitelli Vergi Dairesi yazı cevabı, Halkalı Vergi Dairesi yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Davanın, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından avans olarak verilen bedelin iadesi talebine dayalı Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 130.000,00-TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki itirazın iptali davasının yasal süre içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Mahkememize 13/02/2025 tarihinde ibraz edilen bilirkişi raporunda özetle,
Davacı ve davalının 2022 yılında ticari ilişki içerisinde olduğu,
Davacının, “avans” açıklaması ile 15/12/2022 tarihinde 130.000,00-TL bedeli davalıya ... Bankası aracılığı ile gönderdiğini, davacı tarafından davalıya gönderilen 130.000,00-TL ödeme aynı tarihte davacı ... defterine işlendiğini, bedelin davacı tarafça iade edildiğine yönelik bir kaydın görülmediğini,
Malların davacıya teslim edildiğinin ispat yükünün davalıda olduğunu, sevk irsaliyesi, fatura vb hiçbir belge paylaşmadığı gibi yasal defter ve belgelerini ibraz etmediğini,
Davalının mal teslimi yükümlülüğünü yerine getirdiğinin ispata muhtaç olduğu değerlendirilmekle, davacının defter ve kayıtlarında davalıya ödediği görülen 130.000,00-TL bedeli iade almadığı anlaşıldığından söz konusu bedel için takip tarihinden itibaren faiz de talep edebileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü için senede karşı senetle ispat kuralı, avans ödemesinin hukuki niteliği ve edimlerin aynı anda ifa edilmesine ilişkin kuralların bir arada irdelenmesi gerekmektedir.
İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190.maddesine göre “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanun'da öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”
Senetle ispat kuralı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (HMK) 201.maddede yer almıştır. Buna göre, senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen, senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin kanunda belirtilen miktardan az bir miktarda olsa bile tanıkla ispat edilemeyecektir.
Eldeki davada da davacı, kutu ve ambalaj yapımı satışı karşılığı davalıya havale ile yapılan ödemenin avans olduğu, malın teslim edilmemesi nedeni ile iadesi gerekmesine rağmen iade edilmediği fazladan yapılan ödemelerin iadesi için takibe giriştiğini belirterek, davalının takibe yönelik itirazının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Bu durumda davacı avans ödemelerine rağmen malın teslim edilmediğini iddia etmiştir. Bu durumda ispat yükü davacıya ait olup somut olayda edimlerin aynı anda ifası gerektiğinden, bu karinenin aksini ispat külfeti davacıya aittir.
Öte ..., TBK'nın 555 maddesi vd. ve ardından gelen maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal nitelikçe bir ödeme vasıtasıdır. Eş söyleyişle, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. (Arif B. Kocaman, Türk Borçlar Hukukunda Havale, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü Yayını, Ankara 2001; Hukuk Genel Kurulunun 12.03.2003 gün ve 2003/3-118 E., 2003/158 K.; 10.10.2012 gün ve 2012/13-264 E., 2012/700 K. sayılı ilamları).
Somut olayda, havaleci durumundaki davacı, değinilen yasal karine karşısında, davalıya yaptığı dava konusu havalenin, bir borcun ödenmesinden başka bir amaca yönelik bulunduğunu kanıtlama yükümü altındadır. Başka bir ifadeyle, havale kavramından hareketle yapılacak değerlendirmeye göre de, somut olayda kanıtlama yükümlülüğü davacıya aittir.
Bu durumda; davacı, davaya konu ödemelerin ileride teslim alınacak mal karşılığı olarak gönderildiği yolundaki iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür; buna bağlı olarak, tarafların ticari defterlerinin karşılıklı incelenemediği, tek başına davacının defterinde kayıtlı olan bu alacak için başkaca delil ibraz edilmediği, davalının davacı ile aralarındaki ilişkiyi kanıtlama yükümlülüğü bulunmadığı gözetilerek eldeki davada davacı tarafından yapılan ödemeyi usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı ve yemin delilline da açıkça dayanmadığı hususları ile davacının iddialarını ispat edemediği kabulü ile davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.570,08-TL harcın mahsubuyla, fazlaca yatırılan 954,68-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/03/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır