T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/24 Esas
KARAR NO : 2025/160
Küçükçekmece İcra Dairesi : ...
Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas Sayılı Dosyası
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/01/2024
KARAR TARİHİ : 17/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkil şirket arasındaki cari hesap alacağına ilişkin olarak, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü .... Esasıyla takip başlatıldığını, davalı kısmi itiraz dilekçesini 18.09.2023 tarihinde sunduğunu, Davalının, davacı alacaklıya olan 324.083,48TL cari hesap alacağı İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 14.08.2023 tarihinde icra takibine konu edilmiş, davalı borçlunun yetki itirazı sebebiyle dosya yetkili icra müdürlüğüne gönderilerek Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nğn ... Esas sayılı dosya numarasını aldığını, icra takibi 324.083,48TL cari hesap alacağı üzerinden başlatılmış olduğunu, takipten sonra davalı borçlu tarafından müvekkili şirkete 29.08.2023 tarihinde 134.103,48TL ödeme yapıldığını, kalan tutar 189.980,00TL davalı borçlunun borcunun devam etmekte olduğunu, davalı tarafından borcuna ilişkin tebliğ edilen ödeme emrine kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalının kendisi adına tahakkuk ettirilen tutarı ödememesi sebebiyle aleyhine başlatılan Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibine kötü niyetli olarak itiraz etmesi nedeniyle davalının itirazının iptalini, asıl alacak miktarı üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı huzrdaki davayı ödeme tarihinden sonra açmasına rağmen bu meblağı düşmediğini, takibin tamamı üzerinden iptalini talep ettiğini, gerek ödemenin dava tarihi öncesi yapılmış olması, gerekse İcra Hakimliğinde diğer alacak kalemlerinin talep edilmesi nedeniyle mükerrer hesaplama ve ödemeye meydan vermemek için derdestlik itirazlarının bulunduğunu, ödeme makbuzunda açıklama kısmında mutabakat sonucu kararlaştırılan bedelin yatırıldığının yazıldığını, bu bedelin davalı tarafından icra baskısı altında ödenmek zorunda kalındığını, müvekkilince icra takibine konu alacağın tamamının kabul edilmemekte olduğunu, davacı tarafla taşeron sözleşmesi (işveren/fason tedarikçi işveren) yapıldığı, bakiye alacak için (icra baskısı altında) müvekkilince alacaklının İBAN numarasına ...bank'tan 29.08.2023 tarihinde 134.103,48 TL hesaptan havale gönderildiğini, açıklama kısmından da anlaşılacağı üzere "fason yapılan boya işinin hatalı yapılması nedeniyle mutabakat sonucu kalan bakiye ödemesi" yapıldığının yazıldığını, aksine müvekkilinin alacaklı durumda olduğunu, davacı tarafın dilekçesinde, bu ödemeden hiç bahsedilmediğini, diğer kalan bakiye kısım için alacaklı taraf taşeron sözleşmesinin gereklerini yerine getirmediğini, eksik bıraktığı işlerin müvekkili tarafından tamamlandığını, bu nedenle karşı tarafa fatura kesildiğini, ancak faturanın haksız olarak iade edildiğini, davacının delil olarak sunduğu bir adet mailin de kabul etmenin mümkün olmadığını, tek yanlı olan mailde, müvekkili şirket yetkilisinin indirmeden kaynaklı hatayı kabul yönünde beyanı olduğunu, şirketle ilgisi olmayan nakliye şoförünün şirket nezdinde malların zaten dağıtıp döküldüğüne dair dedikodu mahiyetindeki beyanı olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığını, malların usulünce indirildiğini, henüz etraflarında sarılı koruma ipleri olduğu halde boya döküntüleri, kabarmalar, kimi yerlerde boyasız, kimi yerlerde dağınık boya, boya kırılmaları, pütürlü, kimi yerlerde seyrek, kimi yerlerde taşmış boyalar şeklinde ayıplı olduğunun çok açık olduğunu, davacının mailinde müvekkili şirket nezdinde bu hataların olduğu beyanın samimi olmadığını, müvekkilinin daha kullanma fırsatı olmadan bu ayıpların olduğunun sabit olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesi ile Davalı ile müvekkili şirket arasındaki cari hesap alacağına ilişkin olarak, Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının kısmi itiraz dilekçesini 18.09.2023 tarihinde sunduğunu, itirazın haksız ve kötü niyet olduğunu, Davalı borçlu tarafından takipten sonra 134.103,48 TL asıl alacağın ödendiğini, bu alacağın ferisi olan icra takip giderleri, işlemiş faiz, vekalet ücreti gibi giderlerin ödenmediğini, davalı aleyhine ikame edilen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davasına konu edilen bakiye alacağa ek olarak davalının 18.880,78 TL'lik haricen tahsilatın ferileri yönünden de borcu bulunduğunu, davanın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Birleşen dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, huzurdaki ... esas sayılı dosya ile birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının aynı icra dosyasına ait olduğunu, ... esas sayılı dosya doğrudan itirazın iptali davası olduğundan, tüm deliller ile bu dosyada yargılama yapılacağından, davacının ayrıca Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyadan dava açmasında ve birleştirme talep etmesinde hukuki yarar bulunmadığından bu nedenle ayrıca, birleşen dosyada hukuki yarar yokluğundan davanın reddini istemiştir.
DELİLLER : Küçükçekmece İcra Dairesi ’nün ... esas sayılı dosyası, Kadıköy .... . Noterliği, Tepecik Vergi Dairesi, İkitelli Vergi Dairesi, yazı cevapları, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, başlatılan Küçükçekmece İcra Dairesi .... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Küçükçekmece İcra Dairesi’nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 325.570,71 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi 20/01/2025 tarihli raporunda; dava konusu ve verilen görev neticesinde yapılan incelemede; takip tarihi olan 14/08/2023 tarihi itibariyle davacının davalıdan 324.083,48 TL alacağı olacağı değerlendirilmiştir.
Davacı ve davalının dosya kapsamında incelenen ticari defterlerine göre, Dava konusu Takip Tarihi 14.08.2023 tarihi ile Dava Tarihi 08.01.2024 tarihi arasında tarafların ticari defterlerinde kayıtlar olduğu, ilgili kayıtların değerlendirmesinin, Davacının ticari defterlerine göre ,dava tarihi 08.01.2024 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 189,980,00 TL Alacağı olduğu, Davalının ticari defterlerine göre, dava tarihi 08.01.2024 tarihi itibariyle, davalının davacıdan 3.220,00 TL alacağı olduğu,
Davacı ve davalının dava tarihi 08.01.2024 tarihi itibariyle ticari defterleri arasındaki FARKIN, Davalının davacı adına düzenlediği, Tablo 1 de detayı sunulan , 06.09.2023 tarihli , 193.200,00 TL lik faturanın davalının 2023 yılı ticari defterlerine kayıtlı iken davacının 2023 Ticari defterlerine kayıtlı olmadığından kaynaklı olduğu,
Davalı davacı adına düzenlediği Tablo 1 te detayı sunulu dava konusu faturaya dayanak evrak sunmamış, ilgili faturaya açıklama olarak ,
...
Alıcı: ben
Merhaba ... Hanım,
İstemiş olduğunuz evraklar ektedir. Firma ile yaşadığımız anlaşmazlık aşağıdaki gibidir.
* ...., bizim fason boya yapan firmamızdır. Bize yapmış olduğu boyalı ürünleri müşterimize teslim ettik kısa bir süre sonra müşterimizden şikayetler gelmiştir.
Firmamız,
Müşterinin deposundan montajlı olan ürünleri söküp, tekrar başka yerde boyatıp müşterimizin deposuna teslim etmiştir. Bu süre zarfında yaşanan maddi kayıp ....e yansıtılmıştır.
Saygılarımızla,
.... “
beyanında bulunmuşlar ,
Davacının dava konusu tablo 1 de detayı sunulan faturayı, Kadıköy ..... Noter ,... no ile, 08.09.2023 tarihinde 8 günlük yasal süre içerisinde davalıya gönderdiği İHTAR ile iade ettiği ,
İlgili İhtarın, “06.09.2023 tarihli ,... numaralı, 193.200,00TL bedelle temel fatura olarak müvekkil adına kestiğiniz “Montaj ve işçilik bedeli ,Sprey boya bedeli ,Boyama işçiliği" içerikli faturanın müvekkil tarafından aleyhinize icra takibi başladıktan ve bu takibe kötü niyetli itiraz ettikten sonra gerçeğe ve hukuka aykırı olarak kesilmş ve borcunuzu ödemekten kaçmak maksatuyla gerçeğe ve hukuka aykırı olarak kesilmiş ve borcunuzu ödemekten kaçmak maksadıyla düzenlenmiş olması sebebiyle müvekkil şirket tarafından kabul edilmeyerek kayıtlara alınmadığını bildiririz. 06.09.2023 tarihli ,... numaralı ,193.200,00TL bedelle temel faturanın içeriğinin usul ve hukuka aykırı olarak düzenlenmiş olması sebebiyle ihtarnamemiz iade ettiğimizi bildiririz Şeklinde olduğu görülmüştür.
Tüm bunlar değerlendirildiğinde,
Davacının , davalı tarafından adına düzenlenen dava konusu Tablo | detayı sunuulan ,06.09.2023 tarihli,... numaralı ,193.200,00TL bedelli temel faturaya TTK göre 8 günlük yasal süre içerisinde davalıya iade/itiraz ettiğinden, İlgili faturanın Mali açıdan davacı ile davalı arasındaki cari hesaba dahil edilmemesi hususu değerlendirilmiş,
Davalı tarafından davacı adına düzenlenen dava konusu tablo | de detayı sunuulan ,06.09.2023 tarihli,.... numaralı ,193.200,00TL bedelle temel faturanın içeriğinin değerlendirmesi uzmanlık alanım dışında olduğundan yapılamamış, kounun değerlendirmesinin Mahkememiz Takdirinde olduğu değerlendirilmiştir.
Davacı ve davalının incelenen 2023,2024 ticari defterlerine göre, davalının Takip tarihi 14.08.2023 tarihinden sonra davacı ile cari hesabına istinaden 29.08.2023 tarihinde 134.108,48 TL ödeme yaptığı görülmüştür.
Takip öncesi dönem için talep edilen faiz miktarı ile takip tarihinden sonraki dönem için talep edilen faiz oranına ilişkin inceleme ve değerlendirmeler;
Davacı tarafın takip konusu yapmış olduğu 324.083,48 TL cari hesap alacağı için takip öncesi döneme ait 1.487,23 TL işlemiş ticari reeskont avans faizi hesaplayarak alacağı ile birlikte tahsilini talep ettiği görülmüştür. 6098 sayılı TBK'nun “Borçlunun temerrüdü” başlıklı 117.maddesinde “ Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. (,)) Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır. "denilmiştir. Davacı taraf, alacağının dayanağı olarak “Cari Hesap Sözleşmesi” olduğunu iddia etmiş ise de, tarafların TTK'nun 89 ila 101.maddesine uygun olarak aralarında yapmış olduğu bir cari hesap sözleşmesi görülememiştir. O nedenle, davacı alacaklının cari hesap sözleşmesi olarak iddia ettiği belgenin, ancak cari hesap listesi şeklinde kabulü gerekebilecektir. Taraflar arasında TTK'na uygun cari hesap sözleşmesi olmadığı için, alacaklının borçludan temerrüt faizi talep edebilmesi için, daha öncede borçluyu borcu ödemede temerrüde düşürmüş olması gerekmektedir. Borcun ifa edileceği gün, tartaflarca belirlenmemiş ve arada ayrıca bir sözleşme olmadığı için, sözleşme ile de borcun ifa edileceği gün belirlenmediğinden, alacaklının borçluya belirli bir ödeme imkanı tanıyarak daha önceden bildirimde bulunarak borçluyu temerrüde düşürmüş olması gerekmektedir. Davacı alacaklının davalı borçluyu daha önceden bildirimde bulunarak temerrüde düşürdüğüne ilişkin herhangi bir belge sunulamamış olduğundan, borçlunun takip tarihinden önce temerrüde di ün olamayacağı için, davacının davalıdan takip konusu yapmış olduğu alacağına takip öncesi dönem için temerrüt faizi isteyemeceğine kanaat getirilmiştir. O nedenle, borçlunun temerrüdünü ancak takibin açıldığı 14/08/2023 olarak kabul etmek gerekmektedir. Davacı alacaklı, takip konusu yapmış olduğu fatura alacağına takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık 9616,75 ve değişen oranlarda ticari reeskont (avans) faizi talep etmiştir. Davacı ve davalının TTK'da tacir olarak tanımlanan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerinden olduğu hususunda bir tereddüt yoktur. 6102 sayılı TTK'nun 3.maddesinde ticari iş “ (1) Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. ”; 19.maddesinde “ (1) Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. (2) Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır.”; 8$.maddesinde “(1) Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir. (2) Üç aydan aşağı olmamak üzere, faizin anaparaya eklenerek birlikte tekrar faiz yürütülmesi şartı, yalnız cari hesaplarla her iki taraf bakımından da ticari iş niteliğinde olan ödünç sözleşmelerinde geçerlidir. Şu şartla ki, bu fikra, sözleşenleri tacir olmayanlara uygulanmaz. (3) Tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklıdır. (4) Bu maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına aykırı olarak işletilen faiz yok hükmündedir.” ; 9.maddesinde “ (1) Ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında, ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.” Ve 10.maddesinde “ (1) Aksine sözleşme yoksa, ticari bir borcun faizi, vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işlemeye başlar.” denilmiştir. TTK'nun yukarıdaki hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, tacir olan taraflar arasında cari hesap sözleşmesi akdedilmediği gibi, faize ilişkin olarak herhangi bir sözleşme de yapılmadığı için, davacı alacaklının davalı borçlusundan 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un 2/2.maddesi uyarınca, Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı üzerinden (yani, avans faizi) temerrüt faizi talep etme hakkı bulunmaktadır. Merkez Bankası tarafından belirlenen ve Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren avans faiz oranları, 3095 sayılı Yasa yönünden Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte hemen uygulanmamaktadır. Avans faiz oranları, 3095 sayılı Yasa yönünden 31 Aralık'da günü yürürlükte olan avans faiz oranı yılın birinci yarısı olan 1 Ocak gününden itibaren yılın son gününe kadar uygulanmakta ancak, 30 Haziran'daki avans faiz oranı, 31 Aralık günü uygulanan avans faiz oranından beş puan veya daha çok farklı ise, yılın ikinci yarısı olan 1 Temmuz'da 30 Haziran günündeki avans faiz oranı uygulanmaktadır. 3095 sayılı Yasa yönünden takibin açıldığı 14/08/2023 tarihi itibariyle uygulanmakta olan avans faiz oranı yıllık 9616,75 olup, bu faiz oranı, davacı alacaklının talebi ile uyuşmaktadır. Ancak, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işletilecek avans faiz oranının yıllık 9016,75 ve değişen oranlarda uygulanması gerekmektedir. Faiz hesaplamaları sırasında bir yıl, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 15/04/2013 tarih, 2013/1852 E.-2013/5670 K. Sayılı ve benzer konulardaki içtihatları gereğince 365 gün olarak dikkate alınmaktadır. Takip tarihinden sonra ve fakat işbu davanın açıldığı tarihten önce 29/08/2023 tarihinde haricen yapılan 134.103,48 TL miktarındaki kısmi ödemenin dosya borcundan mahsubu sırasında avans faiz oranı 14/08/2023-01/01/2024 tarihleri arasında yıllık 9016,75 ; 01/01/2024-08/01/2024 tarihleri arasında yıllık 9044,25 oranında uygulanmak suretiyle faiz hesabı yapılacaktır.
Takip tarihinden sonra ve fakat işbu davanın açıldığı tarihten önce 29/08/2023 tarihinde davalı borçlunun davacı alacaklıya haricen yapmış olduğu 134.103,48 TL miktarındaki ödeme, davacı alacaklının da kabulünde olduğu gibi, davacının bu harici ödemeyi takip dosyasına da bildirerek harcını da ödediği anlaşılmıştır. Borçlunun takip tarihinden sonra ve fakat dava tarihinden önce takip alacağına istinaden yapmış olduğu ödemenin dikkate alınarak davanın açıldığı tarih itibariyle davalının davacıya herhangi bir borcunun kalıp kalmadığı, varsa bakiye dosya borcunun ne miktar olduğunun hesaplanmak suretiyle, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı, ayrıca taraflardan birinin lehine mahkemece tazminata hükmedilecek ise, tazminata esas alacağın ayrıca tespit edilmesi de gerekmektedir.
Davacının dava açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığına ilişkin benzer bir konuda daha önce verilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 03/05/2017 tarih, 2017/80 E.-2017/889 K. Sayılı içtihadında “..Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır. Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede borçlunun iraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu itirazın iptali davası açılmamış iken, itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira, itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar bulunmayacaktır. Bunun gibi, takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenmiş olan miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukuki yararın mevcut olmayacağı kuşkusuzdur. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.04.2007 gün ve 2007/19-159 E., 2007/220 K.; 04.07.2007 gün ve 2007/13-453 E., 2007/453 K; 19.10.2011 gün ve 2011/19-532 E., 2011/640 K.; 09.02.2011 gün ve 2011/13-29 E., 56 K. sayılı kararları). (.) Sonuç itibariyle icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması halinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla, takipten sonra, ancak dava açılmadan önce yapılmış olan ödeme yönünden dava açılmasında davacı tarafın hukuki yararı bulunmamaktadır. ” denilmiştir.
Takip; bir vekil (avukat) aracılığıyla yürütülmekte olduğundan, takip tarihi itibariyle tespit edilen 324.083,48 TL alacağın icra vekalet ücreti, işbu davanın açıldığı 08/01/2024 tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarife'sinin 3.Kısmına göre, nispi oranlar üzerinden 50.612,52 TL olarak hesaplanmıştır. Takip öncesi döneme ait temerrüt faizi hesaplanmamıştır. Alacaklının takip dosyasında yapmış olduğu (peşin harç hariç olup, peşin harç, takibin sonunda asıl harçtan mahsup edilmek suretiyle alacaklıya böylece iade edilmekte olduğundan borçlunun borcuna eklenmemektedir) harç ve masraflar 299.85 TL hesaplanmıştır. İİK'nun 15/1.maddesi gereğince, borçlunun ödemekle yükümlü olduğu icra tahsil harcı (134.103,48 TL x 902,27 3.044,15 TL) * (189.980,00 TL x 964,55— 8.644,09) — 11.688.24 TL olarak hesaplanmıştır. Buna göre, 29/08/2023 tarihinde yapılan 134.103,48 TL miktarındaki kısmi ödemeden öncelikle (50.612,52 TL * 299,85 TL * 11.688,24 TL—) 62.600,61 TL olacaktır. Yukarıdaki açıklamalardan sonra işbu davanın açıldığı 08/01/2024 tarihi itibariyle bakiye dosya borcu ayrıca hesaplanarak aşağıdaki tabloda ayrıntılı olarak gösterilecektir. Yukarıdaki tabloda da açıkça görüleceği üzere, davalının takipten sonra ve fakat işbu davanın açıldığı tarihten önce 29/08/2023 tarihinde yapmış olduğu 134.103,48 TL'lik kısmi ödemenin TBK'nun 100.maddesi gereğince, öncelikle faiz, masraf, icra tahsil harcı ile Yargıtay içtihatlarına göre, masraflardan sayılan icra vekalet ücretine mahsup edilmek suretiyle işbu davanın açıldığı 08/01/2024 tarihi itibariyle yapılan hesaplamada asıl alacaktan 254.811,46 TL, fer'i alacaklardan 16.779,16 TL olmak üzere toplam (254.811,46 TL * 16.779,16 TL>) 271.590,62 TL davalının icra dosyasına bakiye borcunun kaldığı tespit edilmiştir.
Sonuç ve kanaat olarak; davalının davacıya takip tarihi olan 14/08/2023 tarihi itibariyle 324.083,48 TL borcunun bulunduğunun tespit edildiğine, davacı alacaklının takip öncesi döneme ait talep etmiş olduğu 1.487,23 TL işlemiş faizin, takip öncesinde davacının davalıyı temerrüde düşürmediğinin tespit edilmesi nedeniyle, davacının takip öncesi döneme ait işlemiş faiz talebinin dikkate alınmamış olduğuna, davalının davacıya takip tarihinden sonra ve fakat işbu davanın açıldığı 08/01/2024 tarihinden önce 29/08/2023 tarihinde haricen yaptığı 134.103,48 TL'lik kısmi ödemenin, TBK'nun 100.maddesi gereğince, öncelikle işlemiş faiz, icra masrafları, icra tahsil harcı ile Yargıtay içtihatlarına göre masraflardan sayılan icra vekalet ücretine mahsup edilmek suretiyle dava tarihi itibariyle yapılan hesaplaması sonucunda davalının takibin yapıldığı Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına asıl alacaktan 254.811,46 TL, fer'i alacaklardan 16.779,16 TL olmak üzere toplam 271.590,62 TL bakiye borcunun kalmış olduğunun anlaşıldığına, davacının Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden 189.980,00 TL alacak talebi ile işleyecek avans faizi (ticari reeskont avans denilmek suretiyle) talebinde bulunduğunun anlaşıldığına, Davacının icra masrafları, işlemiş faiz ve icra vekalet ücreti dahil fer'i alacaklardan dolayı işbu dosya ile birleşen Bakırköy... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası üzerinden (271.590,62 TL (-) 189.980,00 TL=) 81.610,62 TL alacak talebinde bulunabilecek iken, bu miktarın altında olacak şekilde 18.880,78 TL alacak talebinde bulunmuş olduğunun anlaşıldığına; bu durumda, taleple bağlılık ilkesi (HMK.m.26) gereğince, davacının birleşen dava yönünden talebinin hukuken değerlendirmesinin Sayın mahkeminize ait olduğuna kanaat getirildiğine,
Dava konusu uyuşmazlık kapsamında davacı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2023 yılı ticari defterlerinin yevmiye kapanış tasdikinin yapılmadığı, bu itibarla, TTK hükümlerine uygun tutulmadığı, 2024 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakla, davacı şirkete ait 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil kabiliyetinin bulunmadığı, 2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil kabiliyetinin bulunduğunun mahkemenin takdirinde olduğuna,
Dava konusu uyuşmazlık kapsamında davalı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakla, davalı şirkete ait 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil kabiliyetinin değerlendirilmesinin Sayın mahkemeniz takdirinde olduğuna, davacı ve davalının dosya kapsamında incelenen ticari defterlerine göre, takip tarihi olan 14/08/2023 tarihi itibariyle ticari defterlerinde fark olmadığının tespit edildiğini bildirmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, bilirkişi raporu ve ek raporu içeriğine göre; Tarafların ticari defterlerine göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 324.083,48 TL alacaklı olduğu, tarafların BA-BS formlarının birbirleri ile uyumlu olduğu, davalı tarafça düzenlenen faturanın davacı tarafça iade edildiği, takip tarihinden sonra ve fakat dava tarihten önce 29/08/2023 tarihinde davalının davacıya 134.103,48 TL haricen ödeme yaptığı, davacı alacaklının da kabulünde olan bu ödemenin davacı tarafından takip dosyasına bildirerek harcının ödendiği, ödemenin TBK'nun 100.maddesi gereğince, öncelikle faiz, masraf, icra tahsil harcı ile Yargıtay içtihatlarına göre, masraflardan sayılan icra vekalet ücretine mahsup edilmesi gerektiği anlaşılmıştır ve mahkememizce alınan ve hükme esas alınabilecek teknik içeriği barındıran bilirkişi raporuna göre de tespit edilmiştir.
TBK’nun 474. Maddesi “İş sahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır.”şeklindedir. Bu madde ile kastedilen açık ayıplardır. Usulüne uygun yapılacak kontrol ile farkedilebilecek ayıplar açık ayıp sayılır. Eserde açık bir ayıp varsa iş sahibi makul süre içerisinde bunu yükleniciye bildirmek zorundadır. Eğer makul süre içerisinde ihbar yükümlüğü kullanılmazsa iş sahibi eseri kabul etmiş sayılacaktır.
Davalı tarafın cevap dilekçesinde beyan ettiği açık ayıp mahiyetindeki ayıplara ilişkin davalı tarafından malın muayene edilerek ayıplı olup olmadığı hususunda tacir için gerekli olan yükümlülükleri yerine getirerek gerekli ayıp ihbarında bulunduğuna ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmıştır.
Birleşen dosya yönünden, davalı tarafça takibe itiraz edilmiş olup ayrıca takipten sonra ve davadan önce ödeme yapıldığı, davacının takibin fer'ileri yönünden devamına karar verilmesini talep ettiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/(19)11-445 esas 2022/1077 karar sayılı örnek ilamında da görüleceği üzere asıl alacak davadan önce ödenmiş olmakla birlikte icra takibinde talep edilen icra harç ve masraflarıyla icra vekalet ücreti ödenmemiş olup, alacağın fer'isi durumundaki bu kalem talepler yönünden davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, icra inkar tazminatı yönünden asıl alacak dava tarihinden önce ödenmiş olduğundan davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına esas alınabilecek matrah da bulunmadığından davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığı anlaşılmış olup yapılan yargılama sonrası aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Emsal Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 2023/617 Esas 2024/1843 Karar)
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A) ASIL DAVA OLAN ... ESAS SAYILI DOSYA BAKIMINDAN
1-Davanın kabulü ile, 189.980,00-TL asıl alacak yönünden davalının Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin bu miktar yönünden aynı şartlar altında devamına,
2-Asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 37.996,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
B) BİRLEŞEN DAVA OLAN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... ESAS SAYILI DOSYASI BAKIMINDAN
1-Davanın kabulü ile, davalının Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibe vaki itirazın15.836,64 TL vekalet ücreti ve 3.044,14 TL tahsil harcı olmak üzere toplam 18.880,78 TL yönünden iptali ile, takibin bu alacak kalemlerini oluşturan bu miktar yönünden devamına,
2-İcra inkar tazminatı talebinin reddine,
C) Asıl Dava Olan ... Esas Sayılı Dosya Bakımından
1-Alınması gerekli 12.977,53 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 3.244,39 TL harcın mahsubuyla bakiye 9.733,14 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 3.244,39 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.671,99 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 9.105,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-AAÜT gereğince hesap edilen 30.396,80 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
D) Birleşen Dava Olan Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas Sayılı Dosyası Bakımından
1-Alınması gerekli 1.289,69 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 427,60 TL harcın mahsubuyla bakiye 862,09 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-AAÜT gereğince hesap edilen 18.880,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk ücreti olan 3.200,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
F)-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzünde davalı vekilinin yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır