T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/253 Esas
KARAR NO : 2024/1259
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/03/2024
KARAR TARİHİ : 16/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile ticari ilişki içerisinde olan müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğu bedeli tahsil edememesi üzerine davalı hakkında Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... E. sayılı dosyası tahtında takip başlatıldığı, davalının yaptığı itirazla takibin durduğunu belirterek; takibin devamını, davanın kabulünü ve yargı ve harç giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Faturaların tebliğ edilmediği ve temerrüt koşullarının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLER : Bakırköy ...... İcra Dairesi ’nün ..... esas sayılı dosyası, Küçükçekmece Vergi Dairesinin yazısı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, Başlatılan Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Bakırköy ...... İcra Dairesi’nün .... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 7.152,30 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi 09/11/2024 tarihli raporunda; Davacı yanca ibraz edilen yasa defterlere ait defter beratlarının süresi içinde Maliye Bakanlığı'na verilmiş olduğu ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu değerlednirilmiştir, taraflar arasında yazılı bir sözleşmeye rastlanılmamıştır.
Davacı .... TİCARET VE SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ, “..... MAH...... CAD. NO..... KÜÇÜKÇEKMECE” adresinde “Petrol ve petrolden elde edilen benzin, mazot, fuel-oil, gazyağı, madeni yağ, likit, petrol gazı gibi bilumum petrol müştaklarının dağıtımı, ticareti ithali ve ihracı. Otomobil, kamyon, otobüs, traktör, ekskavatör, dozer, greyder gibi vasıtaların yolüş ve inşaat makinelerinin benzinli,dizelli ve elektrikli motorların,her türlü yedek parçalarının ticareti,alım ve satımı imali ithali ve ihracı ve ana Hakiki veya hükmi şahıslarla konusu ile ilgili her türlü şirket kurabilir evvelce kurulmuş şirketlere iştirak edebilir aynı konuda faaliyet gösteren şirketlere ait hisse senetleri icl tahviller alabilir satabilir alabilir satabilir devredebilir rehin ve sair husularda teminat olarak gösterebilir. Her türlü menkul ve gayrimenkuller ile kara ve deniz vasıtalarını iktisap edebilir kiralayabilir satabilir kiraya verebilir 3.şahıslardan ipotek alabilir. Bunları sigorta ettirebilir. Arsalarını tevhit ve ifraz edebilir mevcut rehin ve ipotekleri fek tadil ve terkin edebilir ve 3.7.2013 tarihinde tescil edilen genel kurul kararı ve tadil metninde yazılı olan diğer işler,” iştigal etmek üzere faaliyette bulunan ve ...... sicil numarası ile İto'da kaydı bulnan bir şirkettir.
Davalı ..... MÜMESSİLLİK VE TEKSTİL SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ise; “..... MAH..... CAD. ..... PLAZA SİTESİ NO:88B/I BAKIRKÖY” adresinde “Dış giyim eşyası imalatı, dokuma, örme (trikotaj) ve tığ işi (kroşe), vb. kumaştan olanlar (kaban, palto, ceket, pantolon, takım elbise, döpiyes, anorak, yağmurluk, gece kıyafetleri vb.) (iş giysileri ve terzilerin faaliyetleri hariç)” işi ile iştigal edip ......sicil numarası ile Ticaret Odası'nda kayıtlıdır. Fatura içerikleri incelendiğinde davalının davacıdan akaryakıt alımı yaptığı ve davacı tarafından adına düzenlenen e-faturaların Gelir İdaresi Başkanlığı'na ait portal üzerinden elektronik olarak tebliğ aldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere e-fatura niteliğindeki faturalar, usulüne uygun ve geçerli olarak düzenlendiğinde 2022 yılından bu yana Ba/Bs formları ile beyan edilmemekte olup; faturaya sistem üzerinden itirazda bulunulmadığı taktirde B formlarında bildirime gerek olmaksınızn e-belge açıklaması ile iki taraf kayıtlarında da otomatik olarak yer almaktadır. Her iki şirket B formlrında bu durum aşağıdaki gibi olduğu görülmüş olup; davacı yanca düzenlenen faturaların usulüne uygun olarak düzenlendiği ve davalının iş bu faturalara itirazda bulunmadığı da görülmektedir. Takip tarihi olan 08.01.2024 tarihinde davacı kayıtlarına göre davalının 6.751,14.-TL (B) olduğu anlaşılmaktadır. Davalı yanca defter ve belge de ibraz edilmemiş olup; bu konuda örnek bir yargı kararında özetle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
“HMK 222. maddeye göre ticari davalarda resen dahi defter ve belgeler incelenebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onaylan yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır ( HMK 222/2 ). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtların aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onaylan bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4 1.Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıktan ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar.
Somut olayda hukuki ihtilaf davacının davalıya mal satışı ve teslimi yapıp yapmadığı ve buna bağlı olarak da alacaklı olup olmadığı ve miktarı noktasındadır. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın da defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde davacı tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. ...Davalı yanın defter ve belge ibraz etmemesi karşısında eldeki davada davalı yanın kayıtlarının davacı kayıtlarını destekler mahiyette olduğunun kabulü zorunludur. “(İSTANBUL BAM 16. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2017/3912 - 2020/340) Dolayısıyla defter ve belge ibraz etmeyen davalıların davacı defter ve belgelerine riayet etmesi takdiri Sayın Mahkemenize aitti Davacı tarafından davalı adına yapılan takipte 6.751,14.-TL asıl alacak ve 401,16.-TL işlemiş faiz talep edilmiş olup; davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin dosya içerisinde bir belge yer almadığı görülmüştür. Ancak, davacı yanca düzenlenmiş olan faturalar üzerinde; Faturaların vadesinin düzenlenme tarihinden itibaren 7 gün olduğu ve 8 gün içinde itiraz edilmedi; taktirde kabul edilmiş olacağı, aylık 963 vade farkı talep edileceği bilgileri yer almıştır. BK. 117. maddesine göre muaccel bir borcun borçlusu ya alacaklının ihtarıyla ya da taraflarca ortaklaşa kararlaştırılan bir ödeme gününün mevcut olması halinde mütemerrit olurve faiz de bu şekilde işlemeye başlar. Bu sebeple davacının alacak talebinin sözleşme kurallarına uygun olarak değerlendirilmesi ve özellikle borçlunun temerrüdünün de bu kapsamda belirlenip belirlenemeyeceğinin takdiri Sayın Mahkemenize aittir. Bu noktada fatura üzerinde yer alan açıklamanın ihtara gerek kalmadığı ve temerrüd koşullarının oluştuğu yönünde değerlendirilmesi halinde;
Davacının alacaklı olduğu görülen 06.11.2023 tarihli 3000.-TL bedelli fatura, 20.11.2023 tarihli 1.200.-TL değerindeki fatura ile 30.11.2023 tarihli faturanın 2551,14.-TL'si için, 6.151,14.-TL değerindeki alacak için 417,60.-TL işlemiş faiz hesaplanmaktadır.
Rapor içeriğinde yapılan değerlendirmeler, dosyada sunulan bilgi ve belgelerle sınırlı olarak yapılan tespit ve incelemeler neticesinde:
Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır.
Davacı tarafından ibraz edilen yasal defterlerin e-defter olduğu ve defter beratlarının süresi içinde
Maliye Bakanlığı'na verildiği,
Davacı yan defter ve kayıtlarına göre davalı, takip tarihi olan 08.01.2024 tarihinde 6.751,14.-TL (B) bakiyesine sahip olup; söz konusu bakiye bedel için davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı görülmüştür.
Davalı yana ait defter ve belge ibraz edilmemiş, söz konusu borcun ödendiğine ilişkin ödeme dekontu sunulmamıştır.
Davalının temerrüde düşürülmediği ve davacının BK 117. Madde gereği faiz talep edemeyeceği mütalaa edilse de davalı adına düzenlenen fatura içeriklerinde 7 gün sonra fatura vadesinin dolacağı ve 8 gün sonra faturanın kesinleşeceği yer aldığından davalının vadeden haberdar olduğu kabul edilirse; 6.751,14.-TL asıl alacak için 417,60.-TL faiz talep edilebileceği hesaplanmaktadır.
Ancak taleple bağlılık ilkesine göre bu rakamın en fazla 401,16.-TL (işlemiş faiz) olabileceği, hususları tespit edildiğini bildirmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararı)
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; eldeki davanın mahiyeti gereği mahkememizce tarafların dayandıkları ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara karar kurulduğu ve ancak belirlenen gün ve saatte davalı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediği, davalı usulune uygun yapılan ihtara rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, incelenen ticari defterlerine göre davacının, davalıdan 6.751,14-TL alacaklı olduğu anlaşılmış olup, ticari defter ve kayıtların kesin delil olarak kabul edildiği hususu göz önüne alındığında, dava konusu edilen alacak yönünden davalı tarafın defter ve belge ibraz etmeyerek HMK m. 222/3 hükmü gereği davacı tarafın defterlerinde yer alan kayıtları kabul etmiş sayılması gerekeceği sonuç ve kanaati ile davanın ispat edilen ana para bedeli olan 6.751,14-TL yönüyle davanın kabulüne, davalı usulüne uygun temerrüde düşürülmediğinden faiz talebinin reddine dair karar vermek gerekmiştir.
Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile 6.751,14-TL asıl alacak yönünden davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin bu miktar yönünden aynen devamına; fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilecek olan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 461,17 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 427,60 TL harcın mahsubuyla bakiye 33,57 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 4.565,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 4.308,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-AAÜT gereğince hesap edilen 6.751,14 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 401,16 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine
8-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin kabul red oranı üzerinden 3.398,00 TL'sinin davalıdan , 202,00 TL sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
9-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair,6100 sayılı HMK'nun ilgili maddeleri gereğince dava değerinin istinaf/temyiz sınırının altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/12/2024
Katip
Hakim