T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/280 Esas
KARAR NO : 2024/1038
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 30/12/2021
KARAR TARİHİ : 21/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı firma arasında ... marka ..... model iki adet aracın, her biri 285.000,00-TL bedelle satımı hususunda şifahi olarak anlaşmaya varıldığını, mutabakata istinaden 06.02.2020 tarihinde ... bank T.A.Ş. nezdindeki TR ... İban numaralı davalı şirket hesabına “2 adet ..... araç alımı için kaparo” açıklamasıyla 20.000,00-TL ödeme yapıldığını, kaparo bedelinin gönderimi akabinde aradan geçen 5 ayı aşkın süreçte teslime dair müteaddit kereler taraflar arasında irtibat kurulduğunu ve pandemi süreci de gerekçe gösterilerek gecikme yaşandığı belirtilerek teslim tarihin ötelendiğini, nihayetinde tek araç bakımından teslime hazır olunduğunun davalı firma tarafından bildirimi üzerine, kaparo tutarı mahsup edilerek kalan bakiye bedel 265.000,00-TL’nin ödemesinin de 29.07.2020 tarihinde yatırıldığını, ödeme yapılmasını takiben aracın tesciline dair bilgiler davalı firma satış danışmanı tarafından teyit olunduğunu ve tescil için gerekli olan evrakların elektronik posta yoluyla gönderimi talep edildiğini, ancak davalı şirket tarafından resmi satım işleminin gerçekleştirilemeyeceği, müvekkilleri ile satımı hususunda mutabık kalınan ve satım bedeli tahsil edilen 3008 model aracın müvekkillerine teslim edilemeyeceği bildirildiğini, davalı aleyhine sözleşmenin ifası ve zararın tazminine yönelik İstanbul .... Noterliği’nin 30.07.2020 tarihli ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve yine Bakırköy .... Noterliği’nin 24.09.2020 tarihli ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, yaşananlar akabinde davalı şirketin, 30.10.2020 tarihinde Bursa ... Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde ... D.İş sayılı dosya marifetiyle tevdii mahalli tayini talebinde bulunulduğunu, Bursa ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş ... K. sayılı ve 04.11.2020 tarihli kararıyla talebin kabulüne karar verildiğini, halihazırda Bursa Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi nezdinde ..... Esas sayılı dosya üzerinden istinaf incelemesi halen devam ettiğini belirterek; öncelikle taahhüt edilen doğrultuda ..... marka ..... model aracın teslimi ile gecikmeden doğan zararın temerrüt faizi ile birlikte tazminini, aynen ifadan kaçınılması halinde araç bedelinin dava tarihinde ulaştığı karşılık değerin ve ifanın süresinde ve gereği gibi yerine getirilmemesi neticesinde doğan zararın temerrüt faizi ile tahsil ve tazminini, aracın kayıtlarına İhtiyati Tedbir Konulmasını, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir.
DELİLLER : Davacı tarafça keşide edilen İstanbul ..... Noterliği’nin 30.07.2020 tarihli ve ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi, davalı firma tarafından keşide edilen Kartal ..... Noterliğinin 09.09.2020 tarihli ve ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi, davacı tarafça keşide edilen Bakırköy .... Noterliği’nin 24.09.2020 tarihli ve .... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi, Bursa ..... Sulh Hukuk Mahkemesinin .... D. İş .... K. sayılı dosyası, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesinin ....Esas sayılı dosyası, Davalı şirket hesabına yapılan ödemelerin gösterir davalı şirketin ..... bank T.A.Ş. nezdindeki TR..... İban numaralı hesabına ilişkin hesap hareketleri, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, taraflar arasında iki adet otomobilin satın alınması hususunda şifahi olarak sözleşme akdedilip akdedilmediği, akdedilmiş ise sözleşmenin taraflarca sona erdirilip erdirilmediği, sözleşmenin geçerliliği halinde davacıların sözleşmeye konu aracın sahibi bulundukları şirket adına tescilini talep edip edemeyeceklerine ilişkindir.
Bilirkişiler ...... 06/08/2024 tarihli raporunda; "Taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı ancak taraf beyanlarına göre; .... marka ..... model iki adet aracın, her biri 285.000,00-TL olmak üzere davacılara satışı hususunda anlamış oldukları, 06.02.2020 tarihinde davalı şirket hesabına “2 adet ..... araç alımı için kaparo” açıklamasıyla 20.000,00-TL ödeme yapıldığı, 29.07.2020 tarihinde kaparo tutarı mahsup edilerek 1 adet araç için kalan bakiye olan 265.000,00-TL’nin davalı firma hesabına ödendiği, İstanbul .... Noterliği’nin 30.07.2020 tarihli ve ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve Bakırköy ....Noterliği’nin 24.09.2020 tarihli ve.... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacıların, “Sözleşmenin ifası ve zararın tazmini” talep edilerek davalının temerrüde düşürüldüğü, 09.09.2020 tarih ve Kartal ..... Noterliği’nin ..... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı, “…araç alımından vazgeçtiğinizi bildirmeniz üzerine 29.07.2020 tarihlinde 16:30’da alıcı ..... Tekstil hesabına 285.000.-TL bedelin “..... iade” açıklaması ile iade edildiğini, tarafınızca ayı bedelin yeniden 29.07.2020 tarihinde “... ..... araç alım bedeli” açıklaması ile geri gönderildiğini, yapılan iadenin anlaşılmadığını ve 3.0.07.2020 tarihinde bedelin yeniden kendilerince iade edildiğini ve yine aynı gün hesaplarına araç bedelinin yeniden gönderildiğini, aynı işlemin 07.08.2020, 04.09.2020 ve 07.09.2020 tarihinde de gerçekleştiğini, paranın hesaplarına her seferinde yeniden gönderilmesine rağmen “50.000.-TL zarar tazmini” istenmesinin nedeninin anlaşılamadığını” ihtar ve ihbar etmiştir. Davalı yana ait hesap ekstresinin incelenmesinde; Davacılar tarafından davalı ile ..... marka ..... model aracın satın alınması hususunda yazılı bir sözleşme olmadığı ancak anlaşıldığı kadarıyla; Davacılar tarafından davalıya; 06.02.2020 tarihinde 20.000,00 TL. ve 29.07.2020 tarihinde 265.000,00 TL olmak üzere 285.000,00 TL. ödeme yapıldığı, 285.000,00 TL’nin 29.07.2020 tarihinde davalı tarafından davacılara iade edildiği, ancak bu iadenin kabul edilmediği ve davalıya 285.000,00 TL bedelin geri gönderildiği, 30.07.2020 tarihinde davacının aynı bedeli yeniden davalıya gönderdiği, 07.08.2020 tarihinde de davalının söz konusu bedeli iade ettiği, 04.09.2020 tarihinde davacın aynı bedeli bir kez daha davalıya göndermiş olduğu ve davalının da aynı gün aynı tutarı iade ettiği, Nihayetinde 07.09.2020 tarihinde davacıların tekrar davalıya 285.000,00 TL. göndererek bu tarih itibariyle alacaklı durumda oldukları, Anlaşılmaktadır. İş bu durum dava dosyasında yer alan banka hesap hareketleri ile de örtüşmektedir. Davalı yan, aralarındaki sözleşmenin davacı tarafından feshedildiğini belirtmişse de dava dosyasındaki ..... yazışmalarına göre davacı tarafın ödeme edimini yetine getirdiği, davalı yanın herhangi bir gerekçe göstermeden fesih bildiriminde bulunduğu anlaşılmaktadır. Dava nedeni Satınalma ya konu ..... Marka .... Tip aracın Satınalma tarihi Temmuz 2020 itibarı ile Benzinli 5 alt tip ,Dizel Yakıt 6 alt tip olmak üzere Toplam 11 ayrı versiyon ve Özellikleri olan araç versiyonu olup araç fiyatları bu versiyonlara bağlı olarak değişmektedir. Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerede Davacı ile Davalı Satıcı arasında Dava konusu Araç Alımına ilişkin herhangi bir Araç Tip ve Özelliği tanımlanmamış olup; Aşağıdaki tabloda görüleceği üzere Temmuz 2020 Tarihi itibarı ile ..... Marka ..... Model Yeni bir aracın Fiyatı Benzin Yakıtlı Araçlar için Araç Alt Tip Özellik ve versiyonuna bağlı olarak 296.400 TL – 333.500 TL arasında Dizel Yakıtlı Araçlar için Araç Alt Tip Özellik ve versiyonuna bağlı olarak 283.300 TL – 337.500 TL arasında Değişen fiyatlardadır. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 182.maddesi 1.fıkrasında: “Satım bir sözleşmedir ki, onunla satıcı, satılan nesneyi, alıcının borçlandığı bir satış parası karşılığında, ona teslim ve mülkiyetini geçirme borcunu yüklenmiş olur” biçiminde tanımlanmıştır. 6098 sayılı (yeni) Türk Borçlar Kanunu’nun 207.maddesi 1.fıkrasındaki tanıma göre: “Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir.” Satım sözleşmesi, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun istençleriyle kurulan bir sözleşme olup, borç doğuran sözleşmelerdendir. Satım sözleşmesinin yapılmasıyla, satılanın mülkiyeti hemen alıcıya geçmez. Çünkü satım sözleşmesi, her iki tarafın borç altına girdiği “karşılıklı” sözleşmelerdendir. Sözleşmenin yapılmasıyla satıcı, satılanın mülkiyetini geçirme borcu altına girmekte; buna karşılık alıcı da, satılanın parasını alıcıya vermeyi borçlanmaktadır. Böylece, bir tarafın borcu, öteki tarafın borcunun karşılığını oluşturmaktadır. Her iki taraf da hem borçlu hem alacaklı durumundadır. Satıcı, satılanı bir bedel karşılığında devir ve teslim borcunu yüklendiği için bedel bakımından alacaklı ve satılan bakımından borçludur. Alıcı ise, satılan bakımından alacaklı ve bedel bakımından borçludur. Bu özellikler, satım sözleşmesine “tam iki tarafa borç yükleyen sözleşme” niteliği vermektedir. İşbu dava konusu somut uyuşmazlıkta ise; taraflar arasındaki sözleşmenin şifahi olarak yapılmış bir sözleşme niteliğinde olduğu, davacı taraf ödemeyi gerçekleştirmesine rağmen davalı tarafın ödemeyi somut gerekçe olmaksızın iade ettiği ve satın alınan iki aracıda teslim etmediği ve buna bağlı olarak davacının zararının oluştuğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Sayın Mahkeme’nin kararı doğrultusunda tarafımıza verilen görev çerçevesinde dosya kapsamında yer alan tüm belgelerin üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Yukarıda arz ve izah olunan açıklamalar çerçevesinde, heyetimizce yapılan değerlendirmeler doğrultusunda; Rapor içerisinde de belirtildiği üzere; Dava konusu uyuşmazlığın esası, taraflar arasında şifahi olarak akdedilen sözleşmeye göre; iki adet araç satışına dayalı olarak araç tesliminin yapılması veya aynen ifadan kaçınılması halinde araç bedelinin dava tarihi itibariyle değeri ve ifanın süresinde yerine getirilmemesinden doğan zararın tahsili talebinden ibarettir. Davacılar ve davalı arasında ..... marka ..... model aracın satın alınması hususunda yazılı bir sözleşme olmadığı ancak gerek dosya kapsamı bedeler ve gerekse de .... yazışmalarından anlaşıldığı kadarıyla; Davacılar tarafından davalıya; 06.02.2020 tarihinde 20.000,00 TL. ve 29.07.2020 tarihinde 265.000,00 TL olmak üzere 285.000,00 TL. ödeme yapıldığı, 285.000,00 TL’nin 29.07.2020 tarihinde davalı tarafından davacılara iade edildiği, ancak bu iadenin kabul edilmediği ve davacı tarafından davalıya 285.000,00 TL bedelin geri gönderildiği, 30.07.2020 tarihinde davacının aynı bedeli yeniden davalıya gönderdiği, 07.08.2020 tarihinde de davalının söz konusu bedeli iade ettiği, 04.09.2020 tarihinde davacın aynı bedeli bir kez daha davalıya göndermiş olduğu ve davalının da aynı gün aynı tutarı iade ettiği, Nihayetinde 07.09.2020 tarihinde davacıların tekrar davalıya 285.000,00 TL. göndererek bu tarih itibariyle alacaklı durumda oldukları, Davacıların ödeme edimini yerine getirdiği ve fakat davalının “iki firmanın anlaşmazlığı” gerekçe gösterilerek sözleşmenin davalıca fesih edildiği, Sonuç itibariyle, işbu dava konusu somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında araç alımı konusunda şifahi olarak anlaştıkları, bu doğrultuda davacının davalı yana kaparo ve gerekli olan diğer tutarları ödediği, fakat davalı tarafın somut bir gerekçe göstermeksizin şifahi yaptıkları sözleşmeyi fesh ettiğinin anlaşıldığı, Davacının davalı taraftan 285.000,00 TL alacaklı olduğu, davacının davalı tarafa 07.09.2020 tarihinde göndermiş olduğu 285.000,00 TL nin, davacının " ifanın süresinde ve gereği gibi yerine getirilmemesi neticesinde doğan zararın temerrüt faizi ile tahsil ve tazminini" talebi Sayın Mahkeme tarafından kabul edilmesi durumunda işbu 07.09.2020 tarih itibariyle 16.01.2023 dava tarihine kadar temerrüt faizinin; Faiz İşletilen Süre: 2 yıl 4 ay 9 gün,Faiz İşletilen Tutar: 285.000,00 TL, Faiz Tutarı: 110.730,31 TL, Ödenecek Toplam Tutar: 395.730,31 TL Şeklinde hesap ve tespit edildiği, Sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup; davacı ve davalının diğer sair taleplerinin Takdirinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğunu bildirir, Hukuki nitelendirme ve değerlendirme ile Nihai Takdir Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere; görüş ve kanaatimizi belirten işbu rapor takdir ve tensiplerinize saygı ile arz edilmektedir. Görüş ve kanaatlerimizi belirtir işbu raporumu saygılarımızla arz ederiz." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20/d. maddesi gereğince araç satışlarının geçerli olabilmesi için Noterde satış işleminin yapılması gerekmekte olup harici araç satışı sözleşmeleri gereğince, araç satışı için ödenen bedelin Türk Borçlar Kanunu'nun 77-82. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edilebileceği, somut olayda taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı, davacılar tarafından 06.02.2020 tarihinde davalı şirket hesabına “2 adet ..... araç alımı için kaparo” açıklamasıyla 20.000,00-TL ödeme yapıldığı, 29.07.2020 tarihinde kaparo tutarı mahsup edilerek 1 adet araç için kalan bakiye olan 265.000,00-TL’nin davalı firma hesabına ödendiği, 09.09.2020 tarih ve Kartal ..... Noterliği’nin ..... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı, “…araç alımından vazgeçtiğinizi bildirmeniz üzerine 29.07.2020 tarihlinde 16:30’da alıcı ..... Tekstil hesabına 285.000.-TL bedelin “..... iade” açıklaması ile iade edildiği, 30.07.2020 tarihinde davacının aynı bedeli yeniden davalıya gönderdiği, 07.08.2020 tarihinde de davalının söz konusu bedeli iade ettiği, 04.09.2020 tarihinde davacın aynı bedeli bir kez daha davalıya göndermiş olduğu ve davalının da aynı gün aynı tutarı iade ettiği, Nihayetinde 07.09.2020 tarihinde davacıların tekrar davalıya 285.000,00 TL gönderdiği ve en son davalı şirketin, 30.10.2020 tarihinde Bursa ..... Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde ..... D.İş sayılı dosya marifetiyle tevdii mahalli tayini talebinde bulunduğu, Bursa ..... Sulh Hukuk Mahkemesinin ..... D. İş ...... K. sayılı ve 04.11.2020 tarihli kararıyla talebin kabulüne karar verildiği dikkate alındığında yapılan araç alım sözleşmesi geçerlilik şartlarına uygun yapılmadığından davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ödediği parayı geri isteyebileceği ve davacılar tarafından gönderilen tüm paranın davalı tarafça iade edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, dosya kapsamı itibari ile davacı tarafından geçersiz sayılan araç satış sözleşmesinden dönülmesi sebebi ile ispatlanan zararı bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.( Benzer bir uyuşmazlıkta verilen Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E: 2021/1644, K:2021/1711 sayılı kararı da bu yöndedir.)
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gerekli 427,60-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 170,78-TL harcın mahsubuyla bakiye 256,82-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-AAÜT gereğince hesap edilen 10.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Arabuluculuk ücreti olan 720,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/10/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır