T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/322 Esas
KARAR NO : 2025/465
Bakırköy ... İcra Dairesi : ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/03/2024
KARAR TARİHİ : 12/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından 386.387,34 TL cari hesap alacağından dolayı davalı şirket aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emri borçlu tarafa tebliğ edilmiş olduğu, borçlu tarafından 14.02.2024 tarihinde haksız ve mesnetsiz olarak borca itiraz edilerek takibin durdurulmasına sebebiyet verdiği, taraflar arasındaki 01.01.2023 - 06.02.2024 tarihli cari hesap ekstresi uyarınca müvekkili şirketin 386.387,34 TL cari hesap alacağı mevcut olup söz konusu durum 31.12.2023 tarihli cari hesap mutabakatı ile anlaşma altına alındığı, müvekkili şirket tarafından tutulan ticari defter kayıtları incelendiği takdirde taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının açıkça görüleceğini, müvekkili şirketin, takibe dayanak cari hesap ekstresi ve cari hesapta belirtilen işlemlere ilişkin edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmiş olduğunu, işbu husus bakımından herhangi bir itirazlarının bulunmadığını, davalı şirketin borçlu konumda olduğunu ve borcun miktarını bildiği halde yalnızca icra takibinin uzamasına sebebiyet vermek amacıyla borcunu inkâr ettiklerini, davalı şirket tarafından haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli bir şekilde yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, ayrıca her iki tarafın da tacir olması hasebiyle alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketiarasındaki ticari ilişki cari hesap olarak işletilmekte olduğu, müvekkili şirket ile davacı arasındaki alım satım ilişkisinde defalarca kez fatura kesilmiş ve bu faturalara ilişkin tüm bedellerde karşı tarafa eksiksiz ödenmiş olduğu, davacı tarafın cari hesaptan kaynaklı alacağı olduğu iddiası ile müvekkili şirket aleyhine haksız icra takibine girişmişse de cari hesaptan kaynaklı müvekkili şirket’in davacı’ya hiçbir borcu bulunmadığını, her iki tarafın cari hesabı ve ticari defterleri incelendiğinde de herhangi bir borç bulunmadığı görülecek olup, yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda incelenecek cari hesap ekstresi, faturalar ve ödeme dekontları ile ticari defter ve kayıtların incelenmesi sonucunda müvekkili şirket’in davacı’ya tüm borçlarını ödediğini, cari hesaptan kaynaklı herhangi bir borç bulunmadığının tespit edileceğini, müvekkili şirketin davacı tarafa cari hesaptan kaynaklanan tüm borçlarını müvekkili şirketin incelenecek ticari defterlerinden, cari hesaptan ve ödeme dekontlarından görüleceği üzere verilen çeklerle ödemiş olduğu ve nihayetinde cari hesaptan kaynaklı tüm borçların ödendiğini, davacının işbu ödemeleri dikkate almadan müvekkili şirket hakkında haksız icra takibine giriştiğini, müvekkili şirket’in davacı’ya hiçbir borcu bulunmadığından hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddini ve Davacı Şirketin kötü niyetli olarak Müvekkili aleyhine takip başlattığından alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
DELİLLER :Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası, ... bankası, ...bank, İstanbul vergi dairesi, Gaziosmanpaşa vergi dairesi, ...bank, ... bankası yazı cevabı faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki sonucu Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve takibin devamına, icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 386.387,34 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca, faize, faiz oranına, gecikme zammına ve ferilere itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi 02/02/2025 tarihli raporunda; İbraz edilen yasal defterlerin e-defter olduğu ve defter beratlarının süresi içinde Maliye Bakanlığı'na verilmiş olduğu, sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu değerlendirilmiştir. Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... ESAS sayılı doyası ile 07.02.2024 tarihinde 386.387,34.-TL asıl alacak ve 17.800,28.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 404.187,62.-TL alacak için takip başlatıldığı, takibe dayana olarak gösterilen borcun cari hesap alacağı olduğu belirtilmiştir. Tunçman Plastik hesaplarında Jeanci Konfeksiyon, ... nolu hesapta takip edilmiştir. tarafların 2019 yılından bu taraf çalışmakta oldukları görülmüş olup; davalıya ait hesap hareketleri tablolanmıştır. Davacı ... hesaplarında davalının, 2019 yılında 535.413.66.-TL değerinde fatura düzenlendiği, 514.838.00.-TL tahsilat yapıldığı, 31.12.2019 tarihinde 20.575.66.-TL (B) bakiyesi ile hesabın 2020 yılına devrolduğu, 2020 yılında 345.224.41.-TL değerinde fatura düzenlendiği, 302.871.31.-TL tahsilat yapıldığı, 31.12.2021 tarihinde 42.353.10.-TL (B) bakiyesi ile hesabın 2021 yılına devrolduğu, 2021 yılında 596.814.94.-TL değerinde fatura düzenlendiği, 565.662.02.-TL tahsilat yapıldığı, 31.12.2022 tarihinde 31.152.92.-TL (B) bakiyesi ile hesabın 2022 yılına devrolduğu, 2022 yılında 1.264.973.50.-TL değerinde fatura düzenlendiği, 1.228.369.86.-TL tahsilat yapıldığı, 31.12.2022 tarihinde 36.603.64.-TL (B), 2 475.31.-USD (B) bakiyesi ile hesabın 2023 yılına devrolduğu, 2023 yılında 701.220.52.-TL değerinde fatura düzenlendiği, 314.833.18.-TL tahsilat yapıldığı, 31.12.2022 tarihinde 386.387.34.-TL (B), 13.101.74.-USD (B) bakiyesi ile hesabın 2024 yılına devrolduğu, Takip tarihi olan 07.02.2024 tarihinde davacı hesaplarına göre davalının; 386.387,34.-TL, 13.101.74.-USD borçlu durumda olduğu tespit edilmektedir. Davalı ... kayıtlarında ise davalı ... nolu Satıcılar hesabında takip edilmiştir. Davacıya ait hesap hareketleri tablolanmıştır.
2022 yılında 29.946,83.-TL davalının açılış bakiyesi olup; davacı ile mutabık olmadıkları görülmektedir. 2022 yılında davacı hesabına borç kaydı yapıldığı, 1.014.784,12.-TL değerinde alacak kaydı yapıldığı yani aynı bedelde fatura kaydedildiği görülmektedir. Davalı, defalarca talep edilmesine rağmen sadece 2022 yılı kayıtlarını ibraz etmiştir. Davacı ... kayıtlarında 31.12.2022 tarihinde 2.475.31.-USD (B) bakiyesi ile hesabın 2023 yılına devrolduğu tespit edilmişken davalı ... 2022 yılında “0” bakiye ile hesabı kapatmıştır. Ancak dosya kapsamında sunulan mutabakat mektubuna göre taraflar, 31.12.2023 tarihinde “386.387,34.-TL, 13.101.74.-USD ile mutabıktırlar. Takdir sayın mahkemenize aittir. Davacıya ait banka kayıtları dosya içerisine derç edilmiş olmakla birlikte yapılan incelemede; Davacı ... bank hesaplarına yapılmış olan ödemeler tablolanmış olup; tamamı davacı ... defterlerinde işlenmiş durumdadır. Davacı ... bank hesaplarına yapılmış olan ödemeler toplanmış olup; tamamı davacı ... defterlerinde işlenmiş durumdarı.
Dosya içerisinde yer alan B formlarına göre tarafların mutabık oldukları görülmektedir ancak, 2021 yılından bu ... elektronik fatura mükellefleri B formu vermemekte olup; düzenlenen faturalar usulüne uygun ve geçerli bir fatura ise sistemde beyana gerek kalmaksızın her iki tarafça otomatik olarak beyan edilmektedir. Bu sebeple B formlarına göre kanaate varmak çok doğru sonuç vermeyecektir. 31.12.2023 tarihinde tarafların kaşe ve imzası bulunan mutabakat metninde davalının “386.387,34.-TL, 13.101.74.-USD borcunu kabul ettiği görülmektedir.
Diğer ... davalı adına başlatılan takipte davacının faiz talebinde bulunduğu görülmekte olup; dosya kapsamında davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin belge olmadığı görülmektedir.
Bilindiği üzere borçlunun temerrüdü koşulları BK 117. Maddede belirtilmiş olup; buna göre; “Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer” şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda davacının, davalıyı temerrüde düşürmediği anlaşıldığından söz konusu alacak iddiasında haklı olduğu durumda faiz talep edemeyeceği mütalaa edilmektedir. Takdir Sayın Mahkemenize aittir.
Sonuç olarak rapor içerisinde de belirtildiği üzere, Davacı ... e-defter mükellefi olup; defter beratlarının süresi içinde Maliye Bakanlığı'na verildiği görülmüştür. Takip tarihi olan 07.02.2024 tarihinde davacı hesaplarına göre davalının; 386.387,34.-TL, 13.101.74.-USD borçlu durumda olduğu tespit edilmektedir. Davalı tarafından sadece 2022 yılı kayıtları ibraz edildiğinden eksik inceleme ile sonuca ulaşılamadığı ancak; Kabulü Sayın Mahkemeye ait olmakla birlikte Davacı vekili tarafından sunulmuş olan 31.12.2023 tarihinde tarafların kaşe ve imzası bulunan mutabakat metninde “386.387,34.-TL, 13.101.74.-USD davalının davacıya borçlu bulunduğu, Takip tarihi olan 07.02.2024 tarihinde davacı hesaplarına göre davalının; 386.387,34.-TL, 13.101.74.-USD borçlu durumda olduğu, davacının davalıyı temerrüde düşürmediği için faiz talep edemeyeceği, görüş ve kanaatini belirtmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararı)
Somut olayda; Taraflar arasındaki ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafça alacak için takip başlatıldığı, takibe dayana olarak gösterilen borcun cari hesap alacağı olduğu, takip tarihi olan 07.02.2024 tarihinde davacı hesaplarına göre davalının; 386.387,34.-TL borçlu durumda olduğu, davalı tarafça yalnızca 2022 yılı kayıtlarının ibraz edildiği, davacı ... kayıtlarında 31.12.2022 tarihinde 2.475.31.-USD (B) bakiyesi ile hesabın 2023 yılına devrolduğu tespit edilmişken davalı ... 2022 yılında “0” bakiye ile hesabı kapatmış görünmekte ise de davalı tarafça sonraki yıllara ilişkin kayıtlar sunulmadığından sonraki yıllara ait inceleme bulunmadığı, ancak dosya kapsamında sunulan mutabakat mektubuna göre tarafların 31.12.2023 tarihinde 386.387,34.-TL ile mutabık olduklarının hükme esas alınabilecek teknik içeriği barındıran bilirkişi raporu ile tespit olunduğu, açılan davada icra takibindeki istenmiş faizin talep edilmediği, ayrıca taraflar arasında imzalanan mutabakat bulunduğundan alacağın likit olduğu anlaşılmakla yapılan yargılama sonucu davanın ve icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile, 386.387,34-TL asıl alacak yönünden davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin bu miktar yönünden aynı şartlar altında devamına,
2-Asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 77.277,46 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 26.394,12 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 6.598,53 TL harcın mahsubuyla bakiye 19.795,59 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 6.598,53 TL peşin harç olmak üzere toplam 7.026,13 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 5.099,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-AAÜT gereğince hesap edilen 61.821,97 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine,
9-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde açıkça okunup, usulen anlatıldı.
12/05/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸