T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/354 Esas
KARAR NO : 2024/601
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/06/2023
KARAR TARİHİ : 29/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/06/2024
Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas ... Karar 14/11/2023 tarihli görevsizlik kararı üzerine dosyasının mahkememize gönderildiği, dosyasının Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmekle davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta Şirketi tarafından müvekkili adına İstanbul ... İcra Dairesi Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyası ile haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibi başlatıldığını, Z.M.M Sigorta poliçesi sözleşme ilişkisi kurulan araç sürücüsü ve ruhsat sahibinin 3. Kişilere vermiş olduğu zararları tazmin etmeyi üstlenen ve bu sebeple yapılan bir sigorta olduğunu, bu sigortanın kapmasına üçüncü kişilere verilen bedensel zararlar ve maddi zararlar girdiğini, .... plaka sayılı araçta meydana gelen zarardan sorumluluk sigorta şirketinin ödemesi gereken bir tazminat sorumluluğunda olduğunu, kanunda sınırlı sayıda belirtilen bu rücu sebepleri davaya konu olayda mevcut olmadığından davalı sigorta şirketinin iş bu icra takibini açmakta kötüniyetli ve haksız kazanç elde etmeye çalıştığını beyanla anılan nedenlerle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, icra takinin iptalini, takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı aleyhine % 40 tazminata hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi ile sigortalı ... arasında ... plakalı araç için ... poliçe numaralı ve 04.03.2021-04.03.2022 tarihlerini kapsayan 04.03.2021 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, davacı tarafın 17.04.2021 tarihinde ... plakalı araca çarpması nedeniyle meydana gelen maddi zararı müvekkili sigorta şirketi karşıladığını, müvekkili şirket sigortalısının, ehliyetsiz olarak araç kullanması ve söz konusu kazaya sebep olması dolayısıyla rücu şartları oluştuğundan icra takibi başlatıldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Dava, ZMMS poliçesi akit dışı davacı sürücünün Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı dosyasında davalı ZMMS sigortacısına rücuya dayalı borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı şirketin davacı aleyhinde 57.854,90 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren 2.382,35 TL yasal faizi ile birlikte toplam 60.237,25 TL'nin tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin 24/07/2017 tarih, ..... Esas, ... Karar sayılı ilamında; "Kara yolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçe Genel Şartlarının B.4/2.maddesinde “Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir” hükmü mevcuttur. Şu halde, davacı sigortacı söz konusu davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan akidine karşı açabilecektir. Somut olayda, davacı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında 3. kişilere ödediği tazminatı sigorta ettiren davalı .... ile sigortalıya ait aracın sürücüsü .... 'ten tazminini talep etmiş olup, davalı sürücü sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Bu durumda, mahkemece bu davalı hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yukarıda açıklandığı şekilde, hatalı gerekçe ile hüküm kurulmuş olması da doğru görülmemiştir" şeklindedir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin 20/07/2017 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamında; "Davacı ile davalıların miras bırakanı arasındaki hukuki ilişkinin 2918 sayılı yasanın 91 ve TTK'nın 1401. maddeleri gereğince yapılması zorunlu ZMMS poliçesine dayalı olduğu tartışmasızdır. Bu durumda hukuki ilişkiye dayalı sigorta poliçesinin tanzim tarihi itibariyle davada taraf ehliyeti husunun değerlendirilmesi gerekir. Türk Medeni Kanunu'nun 9, HMK'nın 51 ve 114/1.d maddelerindeki düzenleme ve poliçe de taraf olarak görülen murisin ölüm tarihi göz önünde bulundurulduğunda hukuki ilişkiye dayanak ZMMS poliçesinin davalıların miras bırakanı tarafından düzenlenmediği, bu nedenle 02/11/2010 başlangıç 02/011/2011 bitiş tarihli sigorta poliçesine dayanarak davacının davalılar aleyhinde icra takibi başlatması ve mevcut davada davalılara husumet yöneltmesi yasal olarak mümkün değildir. İtirazın iptali davasında davalı (borçlu) yararına kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için geçerli bir icra takibinin bulunması, süresi içinde borçlu tarafından ödeme emrine itiraz edilerek takibin durdurulması ve bir yıllık yasal süre içinde itirazın iptali davası açılmış olması, davanın davalı (borçlu) lehine sonuçlanmasıdır. Borçlu yararına kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için itirazın iptali davasının kısmen veya tamamen reddedilmiş olması gerekir. Alacaklının takibinde haksız olması tek başına yeterli olmayıp, ayrıca davacı alacaklının takibinde kötüniyetli olduğunun da kanıtlanması gerekir. (Yarg. HGK. 12.03.2003 Tarih 19-109/152). Davacı alacaklı icra takibinde haksız olmakla birlikte kötüniyetli olduğu usulen ispatlanmadığından davalıların haksız icra tazminatına yönelik istinaf taleplerinin şartları oluşmadığından reddi gerekir." şeklindedir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları içeriğine göre; davacı sigortacının ZMMS Genel Şartlar B.4/2 kapsamında poliçenin tarafı olan sigortalı .... 'na karşı rücu hakkını kullanabileceği, araç sürücüsü olan davacının poliçenin tarafı olamadığı, bu nedenle davacı aleyhine icra takibi yapılamayacağı anlaşılmakla davacının kötü niyeti ispatlanamadığından aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kabulü ile, davacının Büyükçekmece .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine,
Davacının tazminat talebinin reddine,
Alınması gerekli 4.114,81 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.028,71 TL harcın mahsubuyla bakiye 3.086,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 4.114,81 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.208,61 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafça posta / tebligat gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 746,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.29/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır