T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/36 Esas
KARAR NO : 2025/525
DAVA : Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/01/2024
KARAR TARİHİ : 27/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacının davalı kooperatif tarafından Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davacının davalıya herhangi bir borcunun olmadığını, takip ile Genel Kurul kararlarıyla kararlaştırılan aidat ve ödemelerin tahsilinin istendiğini, davacının ise 22/08/2016 tarihinde davalı kooperatife üye olduğu ardından Bakırköy .... Noterliği .... yevmiye numarası ile taşınmaz teslimine ve taşınmazın nasıl inşa edileceğine dair sözleşmenin yapıldığı, sözleşmeye uygun hareket etmediğini, davalı tarafından yapılan icra takibinde ödenmeyen aidat bedellerinin, kooperatif ortak giderlerinin ve bunlara işleyen fahiş faiz bedellerinin tahsilinin talep edildiği, ancak davacının kooperatif üyesi olduğu süreden beri aidatların hakkaniyetle belirlenmediği, mevcut yönetim tarafından tüm üyeler arasında eşitlik ilkesi içinde aidat toplanması gerekirken bazı üyeler ayrıcalıklı indirimlerin yapıldığını, takibe konu ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, takipten tesadüfen haberdar olduğunu belirterek, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin durdurulmasını, takibin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, davalının bir yapı kooperatifi olduğunu, davacının da bu kooperatif üyesi olduğunu, genel kurul kararlarıyla ortaklardan tahsil edilecek aidat ve ortak giderlerin tahsiline dair kararların alındığını, davacının genel kurul kararlarıyla doğan alacaklarını kooperatife ödemediğini, kooperatifin 2017 yılında ortakların kararıyla kentsel dönüşüm sürecine girdiği, yüklenici firma ile kooperatif inşaatlarının yapılması için kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığı ancak davacının bu sözleşmenin tarafı olmadığını, davacının davasının reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER : Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosya sureti, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Davanın, Davacının, davalı tarafından aleyhine başlatılan Bakırköy .... İcra Dairesi ... sayılı takibindeki borçtan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ve alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talebi sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememize ibraz edilen 07/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle,
Davacı davalı kooperatifin 22.08.2016 tarihinden beri üyesi olup taraflar arasında bu yönde bir uyuşmazlık bulunmadığı, Davacı davalı kooperatif genel kurul toplantılarına ister katılsın veya katılmasın, iptal edilmedikçe kesinleşen genel kurulda alınan tüm kararların kendisini bağladığı ,
Davacının , icra takinde alacak dayanağı gösterilen davalı kooperatif genel kurul toplantılarına katıldığı ve bu hususun hazirun cetvelindeki tatbik imzalarından tespit edildiği, Davacı icra takibinde alacak dayanağı gösterilen genel kurul kararlarının iptal edildiği yönünde iddia ileri sürmediğinden genel kurul kararlarının kesinleştiğinin kabul edildiği, Alacak dayanağı gösterilen genel kurullarda kabul edilen aidat ve diğer ödemelere ilişkin ödeme vade tarihi ve miktarı gereğince bu ödemelerin davacıdan tahsilinin istenebileceği ,
Davalı kooperatifin alacak dayanağı gösterilen genel kurul kararlarının şahsi nitelikte olmadığı , ödeme tarihi ve miktarı genel kurulca belirlenerek üyelerden tahsil edilmesine dair alınan kararların üyeye tebliğ zorunluluğu bulunmadığından, iptal edilmedikçe kooperatif üyesinin sözleşme niteliğindeki genel kurul kararları ile bağlı olduğu, temerrüde düşürmek için alınan bu genel kurul kararlarının ayrıca üyeye tebliğ edilmesi gerekmediği, genel kurulca belirlenen ödeme tarihinin kesin vade tarihi olması nedeniyle , genel kurulca kararlaştırılan aidat ve diğer ödeme yükümlülüklerinden davalının üye sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğu , davalının kararlaştırılan ödemeleri belirlenen ödeme tarihinde genel kurul kararları gereği davalı kooperatife yerine getirmesi gerekeceği,
1163 sayılı kanunun 23. Maddesinde tanımlanan eşitlik prensibi içinde ödeme yükümünü yerine getiren ancak davacı gibi henüz kendisine konut teslim edilmeyen diğer kooperatif üyelerinin varlığı dikkate alındığında davacının da konutların bitirilmesini diğer üyeler gibi beklemek yükümlülüğünde olduğu,
Kooperatif genel kurulunca belirlenen aidatların gecikmesi durumunda alınacak temerrüt faizinin, yasal temerrüt faiz oranından daha fazla miktarda kararlaştırılabilecek ise de taraflar, uygulanacak temerrüt faizi oranını belirlerken, 6098 Sayılı T.B.K.nın 120/2. maddesinde öngörülmüş olan sınırlamayı dikkate almak zorunda oldukları,
Davalı Kooperatifin, 2012 yılında yürürlüğe giren TBK.nun 120.maddesine ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, kooperatif genel kurul toplantılarında kararlaştırılan faiz oranlarının, yasal faizin %100 fazlasını aşamayacağı, bu nedenle davalı kooperatif tarafından icra takibine konu edilen asıl alacağa, genel kurul kararları doğrultusunda aylık %3 üzerinden gecikme faizinin tahsili yönünde karar alınsa bile davacıdan talep edilemeyeceği,
Alacak dayanağı gösterilen, 30.04.2017 tarihli genel kurulda ortaklardan yasal gecikme faizinin tahsiline karar verildiğinden icra takibi ile bu dönem asıl alacaklara aylık %3 gecikme faizi işletilemeyeceği,
Alacak dayanağı gösterilen 03.06.2018 tarihli genel kurulda ortaklardan gecikme faizinin tahsiline dair karar alınmamış ise de bir önceki (30.04.2017 tarihli) genel kurulda kararlaştırıldığı üzere bu oran devam edeceğinden bu dönemde de geciken ödemelere yasal gecikme faizi işletilebileceği,
03.06.2021 ve 18.06.2023 tarihinde yapılan genel kurullarda ödemelerin zamanında yapılmaması halinde aylık %3 gecikme faizinin üyelerden tahsiline karar verilmiş ise de aylık %3 gecikme zammının tahsiline dair verilen bu genel kurul kararlarının 6098 Sayılı T.B.K.nın 120/2. maddesinde öngörülmüş olan yasal sınırlamayı dikkate almadan kararlaştırılmış olduğundan davacının gecikme faiz oranına yönelik yaptığı itirazların yerinde olduğunun değerlendirildiği,
Davacıdan tahsili talep edilen asıl alacak tutarı 42.450.TL nin genel kurul kararlarıyla uyumlu olup, davacının Bakırköy .... İcra Dairesi .... E sayılı takibine konu borçtan dolayı, davalıya kooperatife 42.450.TL tutarında borçlu olduğu,
Davacının genel kurul kararlarına ve 2012 yılında yürürlüğe giren TBK.nun 120.madde sınırlamasına göre asıl alacak tutarı 42.450.TL ye işleyecek davalı kooperatife ödenmesi gereken gecikme faiz tutar hesabının ,yasal faiz ve aylık %1,5 /yıllık %18 gecikme faiz oranından 5.222,69.TL olarak hesaplandığı,
Davalı kooperatifin 08.05.2023 tarihli icra takibinde davacıdan asıl alacak ve gecikme faizi olmak üzere toplamda 84.822,00.TL nin tahsili talep edilmiş ise takibe konu bu tutardan 37.149,31.TL lik gecikme faizinden borçlu olmadığı ve 37.149,31. TL gecikme faiz yönünden menfi tespit talebinin yerinde olduğu yönündeki bilirkişi görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememize ibraz edilen 05/03/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle,
2021 yılından itibaren Genel kurul kararıyla aylık %3 gecikme faizinin kararlaştırıldığı dikkate alındığında 42.450,00-TL ana paraya 08/05/2023 takip tarihine kadar işleyecek gecikme faizi toplamı 20.739,60-TL olarak hesap edilmekle, 08/05/2023 takip tarihi itibariyle ana para ve gecikme faizi toplam alacağın 63.189,60-TL olarak hesaplandığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Dava konusu somut olayda, davacının, davalı kooperatifçe başlatılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti istemi ile eldeki dava ikame edilmekle, davacının, davalı kooperatifin üyesi olduğu ve bu hususta bir uyuşmazlığın bulunmadığı görülmüş olup 1163 sayılı kanunun 23. Maddesinde tanımlanan eşitlik prensibi içinde ödeme yükümünü yerine getiren ancak davacı gibi henüz kendisine konut teslim edilmeyen diğer kooperatif üyelerinin varlığı dikkate alındığında davacının da konutların bitirilmesini diğer üyeler gibi beklemek yükümlülüğünde olduğu, genel kurulca alınan aidat kararlarının usulüne uygun alındığı ve ancak kooperatif genel kurulunca belirlenen aidatların gecikmesi durumunda alınacak temerrüt faizinin, yasal temerrüt faiz oranından daha fazla miktarda kararlaştırılabilecek ise de taraflar, uygulanacak temerrüt faizi oranını belirlerken, 6098 Sayılı T.B.K.nın 120/2. maddesinde öngörülmüş olan sınırlamayı dikkate almak zorunda oldukları bilirkişi tarafından tespit edilmiş ise de Yargıtay .... HD ... esas .... karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 42. maddesine göre genel kurul bütün üyeleri temsil eden en yetkili organ olup, kanun veya anasözleşme ile genel kurula tanınmış olan konular hakkında karar verme yetkisini haizdir. Konut Yapı Kooperatifi Tip Anasözleşmesi'nin 23/1. maddesinin 6. bendi uyarınca ortaklardan tahsil edilecek taksit miktar ve ödeme şartları ile gecikme halinde uygulanacak esasları tespit etmek genel kurulun yetkisi dahilindedir. Genel kurulca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidatın süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır. Genel kurul kararları, üyeler ile kooperatif arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup, kooperatif ve üyeler arasında ayrıca faiz oranları ile ilgili sözleşme yapılmasına gerek yoktur. Ayrıca genel kurullarca kararlaştırılan faiz oranları daha sonraki yıllarda değiştirilmediği ve iptal edilmediği sürece genel kurula katılmasa dahi tüm üyeleri bağlar. Bu durumda, 818 sayılı BK’nın 101/2. (6098 sayılı TBK m. 117.) maddesi hükmü karşısında, genel kurulun belirlediği tarih kesin vade olup, üyenin bir ihtarla ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek kalmadan, borcun ifasının istenebileceği kuşkusuzdur. Anılan yasal düzenlemeler ve yerleşik emsal içtihatlar göz önüne alınarak bilirkişi tarafından yapılan hesaplama doğrultusunda 42.450,00 asıl alacak ve %3 faiz oranı ile hesap edilen 20.739,60 TL faiz alacağı olmak üzere davacının borçlu olduğunun ve takibe konu edilen bakiye 21.632,40 TL bakımından ise borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın Kısmen KABULÜ Kısmen REDDİ İle;
a)Davacının Bakırköy .... İcra Dairesi .... sayılı takibine konu alacak bakımından, 21.632,40 TL faiz alacağı yönüyle davalı tarafa borçlu olmadığının TESPİTİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
b)Tarafların kötüniyet tazminat taleplerinin REDDİNE,
2-Alınması gerekli 1.477,70-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.873,38-TL harcın mahsubuyla fazlaca yatırılan 395,68-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 1.873,38-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.300,98-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça 742,00-TL posta/tebligat ve 4.000,00-TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 4.742,00-TL olarak yapılan yargılama giderinin 935,11-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Kabul edilen miktar üzerinden AAÜT gereğince hesap edilen 21.632,40-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Reddedilen miktar üzerinden AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin, 615,26-TL'sinin davalıdan alınarak, 2.504,74-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır