T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/392 Esas
KARAR NO : 2025/201
Büyükçekmece İcra Dairesi : ... Esas
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/04/2024
KARAR TARİHİ : 26/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili hakkında .... Bankası A.Ş. .... Şubesine ait ... çek numaralı ve 30.10.2023 keşide tarihli, 300.000.00 TL bedelli çek ile ilgili olarak karşılıksız işlemi yapılmasına neden olmak'' suçunu işlendiğinden bahisle Büyükçekmece .. İcra Ceza Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı dava ve Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas dosyası ile icra takibi açıldığını, müvekkilinin rızası ve bilgisi dışında müvekkilinin imzasını kaşe imza yaptırıp kullanmak suretiyle çeklerin karşılıksız kalmasına ve müvekkili hakkında davalar ve icra takipleri açılmasına sebebiyet veren şirket ortağı ... hakkında İstanbul Anadolu ve Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığında şikayette bulunduğunu, dava konusu çekteki imza ve yazıların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin herhangi bir ilgisi ve sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin keşidecisi olmadığı bir çek yüzünden hem icra takibine uğradığını, hem de şirket ve yetkilisi .... hakkında ceza davası açıldığını beyanla anılan nedenlerle müvekkilinin davalı şirkete söz konusu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitini, icra takibinin iptalini, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Menfi Tespit davasına konu olan çekler ile birlikte farklı tarihlerde farklı bankalardan almış olduğu çekleri iradesini sakatlayan hiç bir baskı altında olmadan banka şubelerinde şirket ortağı olduğu belirtilen ...'e elden teslim edildiğini, teslim edilen çeklerin ... tarafından imalat ve ham madde alımında kullanılmış olduğu da davacının bilgisi dahilinde olduğu verdiği Cumhuriyet Savcılığındaki ifadesi ile sabit olduğunu, dava dilekçesinde de "şirket ortağı" olarak ifade edilen ...'in temsilci sıfatıyla hareket ederek çekleri kullandığını veya kullanabilecek olduğunu bilen kötü niyetli davacının başka kişiyi kendisinin temsilcisiymiş gibi davrandığını gördüğü ve bu durumu düzeltme imkanı olduğu halde düzeltmeyerek katlanma yoluyla yarattığı görünüşün hukuki sonuçlarına da davacının katlanmak zorunda olduğunu, kambiyo senedine bir başkası adına imza attığı iddia edilen ... iş bu çekleri davacının iddia ettiği gibi piyasa da kullansa dahi açıklanan gerekçelerle kötü niyetle ileri sürülen iddialar karşısında senet hamilini iyi niyetli üçüncü kişi davalı şirketi sorumlu tutarak çeklerin iptaline karar vermek müvekkili şirkete karşı adil olmayan hakkaniyete aykırı sonuçlar doğuracağını beyanla anılan nedenlerle davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibine konu ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait ... çek numaralı 30/10/2023 keşide tarihli 300.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacının keşideci imzasının sahteliğine dayalı, davalıya karşı borçlu olup olmadığının tespitine ilişkindir.
HMK'nın 266. maddesi uyarınca “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz....” şeklinde düzenlenmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın halli için teknik inceleme yapılması gerektiğinden dosyanın bilirkişiye tevdine dair 20/11/2024 tarihli celsede ara karar kurulmuş ve bilirkişi ücretinin davacı tarafça yatırılması için ihtarlı kesin süre verilmiştir. İhtarlı kesin süre içerisinde davacı vekilinin bilirkişi ücretine ilişkin delil avansını yatırmadığı görülmüştür.
Davacı vekilinin celse arasında vekillikten çekilme dilekçesi sunduğu, gerekli masraf yatırıldığında çekilme dilekçesinin tebliğine dair ara karar kurulduğu, davacı vekili tarafından masrafın karşılanmadığı anlaşılmıştır.
Davalı vekili 26/02/2025 tarihli duruşmada "biz davacı tarafından takip edilmeyen dosyayı takip etmek istiyoruz, Mahkemenizce daha önce gerekli ihtarlar yapılarak kesin süre verilmiştir, buna rağmen de gerekli ücretler yatırılmamıştır, bu şekilde ispatlanamayan davanın reddini talep ediyoruz" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Somut olayda, mahkememizin 20/11/2024 tarihli celsesinde delil avansı niteliğinde olan bilirkişi giderinin yatırılması hususunda davacı vekiline kesin süre verilmiş olup, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçlar açık olarak anlatılmış ve anlatılanlar tutanağa geçirilmiştir. Bilirkişi giderinin davacı tarafça verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı, keşideci imzasının sahteliğine ilişkin iddianın teknik inceleme ile değerlendirilebileceği, dosyadaki bilgi ve belgeler dikkate alındığında davacının davasını ispatlayamadığı, usulüne uygun olarak verilmiş kesin sürenin tüm tarafları ve mahkemeyi bağladığı anlaşılmakla davanın reddi ile tedbir kararı verilmediğinden tazminat talebinin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın reddine,
Şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 5.123,25 TL harcın mahsubuyla bakiye fazla yatırılan 4.507,85 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
AAÜT gereğince hesap edilen 48.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Arabuluculuk ücreti olan 3.800,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ....
e-imzalıdır