T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/42 Esas
KARAR NO : 2024/735
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 24/05/2023
KARAR TARİHİ : 03/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/07/2024
Mahkememizin ...... Esas ..... Karar 29/09/2023 tarihli kararı ile görevsizlik kararı verildiği, kararın istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi ..... Esas ..... Karar 14/12/2023 tarihli kararı ile Mahkememiz kararının kaldırıldığı, dosyanın yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmekle davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Bakırköy ..... Noterliğinin 19.10.2018 tarih ..... yevmiye sayılı Taşıt Kira (Taşıma) sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında ortaya çıkan alacak-borç ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafından borca ve yetkiye itiraz edildiğini, takibin durduğunu, borçlunun adresinin Avcılar/İstanbul olduğunu, yerleşim yeri adresinin genel yetkili Mahkeme olduğu bilindiğine göre davalının yetki itirazı usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin davalı borçludan alacağı ticari defter ve kayıtlarından sabit olduğunu, başlatılan icra takibine ilişkin alacağının likit olduğunu, bu nedenle itiraz eden borçlunun ödemesi gereken miktarlarca yüzde %30 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, borçlunun taşınır taşınmaz mal ve 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki uyuşmazlıkta görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, müvekkilinin tacir sıfatı bulunmadığını, huzurdaki davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, icra takibinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, kötü niyetli başlatılan icra takibinin yetkili icra dairesinde açılmadığını, yetkili icra müdürlüğünün Küçükçekmece İcra Müdürlüğü olduğunu, müvekkili ile davacı ..... firması arasında mülkiyeti evveliyatında müvekkiline ait bulunan .... plaka sayılı (Çekici) ve ..... plaka sayılı (Yarı Römork ) ..... Marka araçlar hakkında Bakırköy ..... Noterliğinin 19.10.2018 tarih ..... yevmiye sayılı Taşıt Kira (Taşıma) sözleşmesi imzalandığını, taşıma bedeli olarak 3.500,00 EURO ödeneceği konusunda taraflar anlaşıldığını, davalı müvekkiline ödenen bedellerden, müvekkil davalı adına ........ firması tarafından keşide edilen çeklerden ve yine ........ firması tarafından düzenlenen navlun bedeli açıklamalı verilen makbuzlardan aşikar olduğunu, ..... plaka sayılı ( Çekici ) ve ..... plaka sayılı ( Yarı Römork) ..... Marka araçları 11.05.2018 tarihinde ''.... '' adlı şirketinden kredi karşılığında satın aldığını, davacının ........ firması davalı müvekkilinden hiçbir şekilde icazet almayıp usul ve yasaya aykırı olarak, müvekkilinden navlun bedeli karşılığı kiraladığı ..... plaka sayılı (Çekici) ve ..... plaka sayılı (Yarı Römork) Renault Tırsan Marka araçların kredi borcundan dolayı bağlanmaması, kendisini garanti altına almak için müvekkiline yapması gereken navlun ücret ödemesini yapmayıp, ..... adlı şirkete kredi borçlarını ödediğini, davacı tarafça dosyaya sunulan .... adına yapılan ödemeler incelendiğinde görüleceği üzere '..... adına ..... plaka sayılı araç borç kapama'' açıklamalı şekilde yatırıldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Dava, davacının, taşıma sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla Küçükçekmece İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 273.894,41 TL asıl alacağın tahsili için cari hesap alacağına dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi ..... Esas ..... Karar 14/12/2023 tarihli kararı ile "....taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi ilişkisinin TTK'da düzenlenmesi nedeniyle, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan dava, mutlak ticari davadır. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup, mahkemelerce yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gereken dava şartı niteliğindedir. Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan davalarda görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olup, kira sözleşmesi bulunmaması nedeniyle sulh hukuk mahkemesinin görevli olmadığını...." bildirmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından alınan 02/05/2024 havale tarihli raporunda; taraflar arasında 19.10.2018 Tarihinde Bakırköy ..... Noterliğinin ..... yevmiye Numaralı "Taşıt Kiralama (Taşıma) Sözleşmesi" düzenlendiğini, davacı vekili vasıtası ile 21.09.2022 Tarihinde Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas Sayılı dosya ile davalı borçlu aleyhine asıl alacak 273.894,41 TL cari hesap alacağı için takip başlatılmış ise de yapılan incelemede davacı tarafın davalı tarafından kesilen faturalar düşülmeden, cari hesap toplam bakiye yapılan eft tutarları üzerinden açıldığı görülmüş ise de; detaylıca verilen davacı taraf 2018-2019-2020 yılı yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre davacı taraf davalı tarafa yukarıda seri numaraları ve tarihleri belirtilen toplam 273.894,41 TL tutarın hizmeti karşılığı ödeme yaptığını, davalı tarafından 76.617.60 TL'lik fatura kesildiği, davacının davalı tarafa fazla ödeme 197.276,81 TL tutarında ödeme yaptığı ve alacaklı olduğunu bildirmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
6100 sayılı HMK'nun 200. maddesine göre; Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.
6100 sayılı HMK'nun 222. maddesine göre; ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulması, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılması ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması gerektiği, bu şartlara uygun biçimde tutulmuş defter kayıtlarının, sahiplerinin lehine delil olarak değerlendirilmesinin ise diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması şartlarına bağlıdır.
Bir kimsenin kendi oluşturduğu belgelerle iddia ve savunmasını ispatlaması mümkün değilken ticari defterler bu durumun istisnasını oluşturur.
Ticari defterlerin delil olması için tarafların tacir olmasının gerekmesi ve işin de ticari iş olmasının aranması, tacir olan tarafın kendisi tarafından oluşturulan kayıtlarla iddia ve savunmalarını ispat etme olanağına sahipken, tacir olmayan tarafın ticari defterleri olmadığı için bu olanağa sahip olmamasından kaynaklanmaktadır. Bu durum aynı zamanda silahların eşitliği ilkesinin de bir sonucudur.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasında taşıma ilişkisinin bulunduğu, davalı tarafın tacir olmadığı ve ticari defter tutma yükümlülüğünün bulunmadığı, uyuşmazlığın taşıma sözleşmesinden kaynaklanması sebebiyle mahkememizin görevli kabul edildiği, davalıya ait aracın sözleşme kapsamında davacıya bırakıldığı, davacı tarafından yapılmış olan ödemelerin neye istinaden yapıldığının belirlenemediği, yapılan ödemeleri karşılar şekilde davalı tarafından fatura düzenlenmemiş olmasının tek başına davacı iddialarını ispatlamadığı, davalıya borç veya avans ödemesi yapılıp yapılmadığının mevcut delillerden anlaşılamadığı, davacı tarafından açıkça yemin deliline de dayanılmadığı görülmekle ispatlamayan davanın reddi ile davacının icra takibi yapmasında kötü niyeti bulunmadığından tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın reddine,
Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
Alınması gerekli 427,60 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 3.369,00 TL harcın mahsubuyla bakiye fazla yatırılan 2.941,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
AAÜT gereğince hesap edilen 31.564,29 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.03/07/2024
Katip ......
e-imzalıdır
Hakim ....
e-imzalıdır