T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/431 Esas
KARAR NO : 2024/512
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/01/2024
KARAR TARİHİ : 13/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı dava dilekçesinde özetle;takip alacaklısı çeklerinden dolayı yaptığı icra takibi ile ilgili Dava dışı takip borçlusu olarak alacaklı .... 'e borcu olmadığının tespit edilmesini, davalının haksız ve kötü niyetli icra takibi yapmış olması nedeni ile dava değerinin % 20 'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı kararıyla, görevsizlik kararı verildiği, taraflarca dosyanın istinaf edilmemesi üzerine dosyanın Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderildiği, Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosunca mahkememize dosyanın yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı görülmüştür.
Dava, davacının dava dışı takip borçlusu olarak alacaklı ...'e borçlu olmadığının tespiti, davalının dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi isteminden ibarettir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2018/2531 K. 2018/11280 T. 19.06.2018).
Yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde somut olaya bakıldığında; davacı her ne kadar İİK.89. maddeye dayalı menfi tespit talebinde bulunmuş ise de, İİK’dan kaynaklanan işbu davanın ticari dava niteliğinde bulunmadığı, taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişkinin bulunmadığı, bu hususta uyuşmazlığın giderildiği Yargıtay 11. HD' nin 2023/5228 Esas, 2023/6468 Karar numaralı ilamı doğrutusunda, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görevi kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmakla, HGK'nın 2017/15-2141 E. 2019/442 K. sayılı ilamı da gözetilerek usul ekonomisi gereği dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu mahkememizin görevsizliğine, dosyanın, görev uyuşmazlığının giderilmesi bakımından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla;açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2- Görevli Mahkemenin Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA ;
3- 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararına karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kararın kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren olumsuz görev uyuşmazlığının halli için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine ; GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalının yüzünde açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır