T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/501 Esas
KARAR NO : 2025/871
Küçükçekmece İcra Dairesi : ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/05/2024
KARAR TARİHİ : 13/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin süt ve süt ürünleri satışı ile iştigal olduğunu, davalıya da üretimini ve satışını yaptığı süt ürünlerinden bir miktar ürünün satışını yaptığını, bu ürünlerin satışı ile ilgili olarak 06.01.2021 tarihli KDV dahil 477.820,08-TL meblağlı fatura düzenlenerek davalıya ürünler ile birlikte tesliminin yapıldığını, davalı şirketin ürünleri teslim aldığı halde kısmi ödemeler yaptığını, ancak bu şekilde bir kısmını ödedikten sonra kalan 158.447,20-TL fatura bedelini ödemediğini, bunun üzerine Küçükçekmece İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını, ancak borçlu şirket vekillerinin itirazı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, arabuluculuk sürecinin anlaşamama olarak sonuçlandığını beyan ederek; davalının itirazının iptaline, takibin devamına, asıl alacağn %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLER : Küçükçekmece İcra Dairesi ’nün ... esas sayılı dosyası, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, başlatılan Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerinin subut ve miktarına ilişkindir.
Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Küçükçekmece İcra Dairesi’nin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 158.447,20-TL fatura alacağı, 81.641,55-TL işlemiş faiz olmak üzere 240.088,75-TL'nin tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi ... Ankara .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyası ile alınan 13/05/2025 tarihli raporunda; davacı şirket vekilince, Küçükçekmece İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyası ile, 28/12/2023 tarihinde 158.447,20.-TL asıl alacak ve 81.641,55.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 240.088,75.-TL alacak üzerinden takip yapıldığını, takibin 06/01/2021 tarihli 477.820,08.-TL bedelli faturaya ilişkin olduğunu, davacı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre; davacı şirketin 2021-2022-2023 yılına ait ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde açılış kapanış tasdiklerinin yapıldığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2021 yılı öncesine dayandığını, davalı şirketin 2021 yılına 21.459,68.-TL borç tutarı ile devir geldiğini, davacı şirket tarafından davalıya düzenlenen, dava ve takip konusu yapılan 06/01/2021 tarihli ... sıra numaralı 477.820,08.- TL bedelli e-arşiv faturanın davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, davacı şirketin davalıdan toplam 499.279,56.-TL tutarında ödeme aldığını ancak, 30/11/2021 tarihli ... seri numaralı 158.447,00.-TL tutarında ki ... Bankası çekinin ödenmediğini, buna göre davalı tarafça yapılan ödeme tutarının (499.279,56–158.447,00)= 340.832,56.-TL olduğu tespit edilmekle, davacı şirketin (28/12/2023 takip tarihi) itibari ile (499.279,76 -340.832,56)= 158.447,20.-TL tutarında davalı şirketten alacaklı olduğunu, diğer taraftan, davacı şirketten dava ve takip konusu yapılan faturanın ve fatura içeriği ürünlerin davalı şirkete teslimine ilişkin somut veriler ( nakliye, sevk irsaliyesi, kargo v.s.) talep edilmiş ise de, tarafına ibraz yapılmadığından bu yönde tespit yapılamadığını, BA/BS formları yönünden; dava ve takip konusu yapılan 06/01/2021 tarihli ... sıra numaralı 442.460,00.- TL + KDV= 477.820,08.-TL bedelli e-arşiv faturanın taraflarca bağlı olduğu vergi dairesine BA/BS formları ile beyan edildiğini, işlemiş faiz yönünden; davacı vekilince 158.447,20.-TL tutarında ki asıl alacağa yıllık reeskont avans faizi ile, 81.641,55.-TL işlemiş faiz takip/talep yapıldığını, yapılan hesaplama neticesinde, işlemiş faiz tutarının 68.108,42.-TL olacağını beyan ederek görüş ve kanaatini bildirmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararı)
İncelenen tüm dosya kapsamı, iddia, icra müdürlüğü dosyası, bilirkişi raporu içeriğine göre; eldeki davanın mahiyeti gereği mahkememizce tarafların dayandıkları ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara karar kurulduğu ve ancak belirlenen gün ve saatte davalı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediği, davalı usulune uygun yapılan tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, dava ve takip konusu yapılan 06/01/2021 tarihli ... sıra numaralı 477.820,08.-TL bedelli e-arşiv faturanın taraflarca bağlı olduğu vergi dairesine BA/BS formları ile beyan edildiği, incelenen ticari defterlerine göre davacının, davalıdan 158.447,20.-TL alacaklı olduğu anlaşılmış olup, ticari defter ve kayıtların kesin delil olarak kabul edildiği hususu göz önüne alındığında, dava konusu edilen alacak yönünden davalı tarafın defter ve belge ibraz etmeyerek HMK m. 222/3 hükmü gereği davacı tarafın defterlerinde yer alan kayıtları kabul etmiş sayılması gerekeceği sonuç ve kanaati ile davanın ispat edilen ana para bedeli olan 158.447,20.-TL yönüyle davanın kabulüne, davalı usulüne uygun temerrüde düşürülmediğinden faiz talebinin reddine dair karar vermek gerekmiştir.
Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen KABULÜ ile, davalının Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 158.447,20 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin asıl alacak yönünden aynı koşullar ile devamına, işlemiş faize ilişkin talebin reddine,
2-Hükmedilen dava konusu asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 31.689,44 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 10.823,53-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 2.899,68-TL harcın mahsubuyla bakiye 7.923,85-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 2.899,68-TL peşin harç olmak üzere toplam 3.327,2 avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne davalı vekilinin yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır