T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/551 Esas
KARAR NO : 2025/123
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 03/01/2023
KARAR TARİHİ : 06/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2025
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının bir süre Tasfiye Halinde ... Gıda İşletmeciliği San. Ve Tic. Ltd. Şti'de 1998 yılı Aralık ayından itibaren çalışmış olduğunu, davacının meclise sunulan ve yakında yürürlüğe girmesi beklenen EYT imkanından faydalanmak istediğini, ancak bu kapsamda yaptığı araştırmada Tasfiye Halinde ... Gıda İşletmeciliği San. Ve Tic. Ltd. Şti'de sigortalılık giriş kaydının geç yapıldığını ve bir süre sigortasız çalıştığını öğrenmiş bulunduğunu, Tasfiye Halinde .... Gıda İşletmeciliği San. Ve Tic. Ltd. Şti' ye karşı İş Mahkemesinde hizmet tespit davası açmak istediğini, ancak Tasfiye Halinde .... Gıda İşletmeciliği San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin araştırmamız sonucunda ticaret sicilinden resen terkin edildiğini öğrenmiş olduklarını, iş mahkemesinde açmak istedikleri hizmet tespit davasında, taraf teşkili açısından sıkıntı olmaması için Tasfiye Halinde .... Gıda İşletmeciliği San. Ve Tic. Ltd. Şti. İçin ihya davası açmalarının gerektiğini şirketin terkin edilmeden önceki merkez adresi ... Mah. ...Cad. .... Apt. No:28 D.4 Bakırköy/İstanbul olduğunu, işbu şirketin ticaret sicilinden 13.10.2016 tarihinde resen silindiğini, ihyasını isteğimiz şirketin ticaret sicilinde resen terkin edilmiş olmasından dolayı bu davamızda husumeti, ticaret sicil müdürlüğüne ve tasfiye memuruna yöneltmiş bulunduklarını beyanla, davacı için hizmet tespit davası açabilmek ve husumet yönünden taraf teşkili sağlanması adına Tasfiye Halinde .... Gıda İşletmeciliği San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı ... sicil müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; sicil müdürlüğünün TTK. m 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde sorumluluğun şirketin tasfiye memuruna ait olduğunu, ek tasfiye kararı verilirse tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, davada yasal hasım olduklarını ve davanın açılmasına neden olmadıklarından aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesini savunmuştur.
Davalı ... davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER: Ticaret Sicil Kayıtları. Vergi Dairesi kayıtları,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Tasfiye Halinde .... Gıda İşletmeciliği San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyası istemine ilişkindir.
İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı, 15/06/2023 tarihli yetkisizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen dosyanın ... esasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin ... esas, ... karar sayılı, 09/01/2024 tarihli ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin ... Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı, 23/05/2024 tarihli ilamı ile kaldırıldığı, dosyanın mahkememizde ... esasına kaydının yapıldığı görülmüştür.
Şirket ihyası davalarında yetkili Mahkeme limited şirketler açısından TTK.nın 643. maddesinin göndermesiyle TTK.nın 547/1. maddesinde belirtildiği üzere şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir. Bu yetki düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olup kesin yetki kuralıdır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/04/2018 tarih ve 2018/1409 E., 2018/2580 K. sayılı ilamı, İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin 27/06/2019 tarih ve 2018/1577 E., 2019/898 K. sayılı ilamı.)
HMK.nın 114/1-ç maddesine göre yetkinin kesin olduğu hallerde mahkemenin yetkili olması dava şartlarından olup aynı yasanın 115/2. maddesi gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususu davanın her aşamasında Mahkemece resen gözönüne alınması gerekir.
İhyası talep edilen şirketin merkezinin bulunduğu yerin Bakırköy ilçesinde olduğu, mahkememizin yetkili ve görevli olduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, açılmış bir davanın esasının incelenebilmesi (davanın mesmu, yani dinlenebilir olabilmesi) bazı şartların tahakkukuna bağlı olup bunlara dava şartları denir. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil davanın esasını girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.
Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından, hüküm verilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda mahkeme davanın mesmu (dinlenebilir) olmadığından reddetmesi gerekir.
Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartları arasında sayılmıştır. (HMK 114/1-h)
6100 sayılı HMK`nın 114/1-h maddesine göre "hukuki yarar" dava şartı olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Bu sayede, iç hukukumuzun bir parçası olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme)`nin 6. maddesi ve 1982 Anayasası`nın 36. maddesinde düzenlenen "hak arama özgürlüğü'nün dürüstlük kuralına uygun kullanılması sağlanabilecek; bu durum, haksız davalar açmak suretiyle, dava hakkının kötüye kullanılmasına karşı bir güvence oluşturacaktır.
Dava açmaktaki hukuki yarar için; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olmalı, bu yarar dava açan hak sahibi ile ilgili olmalı ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunmalıdır. Ayrıca, açılacak davanın ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Bir kimsenin, hakkına ulaşmak için, mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın olduğundan söz edilebilir. Bir mahkeme kararına ihtiyaç yoksa hukuki yarardan söz edilemez (Pekcanıtez H., Atalay, O./Özekes, M.: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2011, s.297).
TTK. 547. Maddesinde belirtilen ek tasfiyenin ne şekilde yapılacağı, 27/01/2013 tarih 28541 sayılı Ticaret Sicil Yönetmeliğinde düzenlenmiştir.
İhya, Hukuka aykırı sona erme, tasfiye veya sicilden silinmenin söz konusu olduğu hallerde, tekrar tüzel kişiliğin kazanılması için yöneltilen bir dava türüdür. İhya tasfiyeden dönme ve ve ek tasfiye olarak ayrılarak şirketlerin belirli durumları için uygulanmaktadır.
İhya belirli şartlara bağlıdır. Ek tasfiye, tasfiye sürecinin tamamlanmasından sonra ortaya çıkan sorunlar hakkında şirketlerin tekrar canlandırılarak sorunların ortadan kaldırılması ve devamında eksik işlemlerin tamamlanarak ortadan kaldırılması ve tekrar ticaret sicili nezdindeki tasfiyeden dönerek şirket tasfiye işlemleri ile sınırlı olarak amacın değiştirilmesi ve faaliyete devamı sağlanır.
Dava konusu şirkete ait sicil kaydının celp ve tetkikinde; davalı ...'in ihyası talep edilen şirketin ortağı ve tasfiye memuru olduğu, şirketin tasfiyesinin sona erdiği 07/10/2016 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır.
Kaldırma kararından sonra;
İstinaf kararı doğrultusunda davacının sunacağı belgelerin değerlendirilmesi amacıyla, mahkememizce duruşma günü verilerek; davacı vekilinin de e-duruşma yolu ile hazır bulunduğu 17/10/2024 tarihli celsenin 3 no'lu ara kararı ile "Davacı vekiline hizmet tespiti davasının açılıp açılmadığının, varsa HMK 94. Maddesi gereğince dosyayı bildirmesi hususunda davacı vekiline HMK 94.maddesi uyarınca 2 hafta kesin süre verilmesine, bu kesin süre içinde ibraz etmedikleri takdirde ise mevcut delil durumuna göre davaya devam edileceğinin ihtarına," karar verildiği, davacı vekilinin 31/10/2024 tarihli beyan dilekçesinde, "...hizmet tespit davası açabilmemiz için şirketin ihyasının sağlanması gerekmekte olup, şirket ihya olmadığı sürece şirketin tüzel kişiliği olmaması sebebiyle hizmet tespit davası açamamaktayız..." şeklinde cevap verdiği, mahkememizin 06/02/2025 tarihli celsesinde beyanlarını tekrar ettiği görülmüştür.
Somut olayda; davacının ihyasını talep ettiği şirkette çalışmış olduğunu iddia ettiği ve sigorta hizmet tespitine ilişkin açmak istediği davaya istinaden Tasfiye Halinde .... Gıda İşletmeciliği San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasını talep ettiği, ihyası talep edilen şirkete karşı açılmış olan bir davasının mevcut bulunmadığı, davacının ihyası talep edilen şirkette çalışmış olduğuna dair herhangi bir delil de sunulmadığı, kaldırma kararı sonrası da davacının çalışmasına ilişkin hukuki yararını ispat eder delil veya somut belge sunulmadığı, mahkememizce verilen kesin süreye rağmen hizmet tespit davasının açılmadığı ve mahkememizce kesin süre içerisinde bildirilmediği, davacı vekilinin 31/10/2024 tarihli beyan dilekçesinde belirttiği, "hizmet tespiti davası açabilmemiz için şirketin ihyasının sağlanması gerektiği..., " ancak terkin edilen şirkete husumet yönelterek hizmet tespiti davası açabileceği, dava açmasının önünde bir engel olmadığı, şirketin terkin olması nedeniyle hizmet tespiti açılan mahkemece ihya davası açılması için yetki verileceği, şirketin terkin olmasının dava açılmasına engel teşkil etmediği anlaşılmakla, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının kaldırma kararı sonrasında da tespit edilememesi nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın HMK 114/1-h, 114/2, 115/1. ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harç peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile eksik 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
6-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'na ödenmesine,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne diğer tarafların yokluğunda karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/02/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır