T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/552 Esas
KARAR NO : 2024/682
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 11/06/2024
KARAR TARİHİ : 24/06/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; İstanbul İli, .... İlçesi, 25.09.2023 tarih, saat 10.30 sıralarında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonucu, kaza tespit tutanağında, işbu kazanın oluşumunda davalı sürücünün 2918 sayılı kanunun 56/1-A maddesini ihlal ettiği, sigortalı sürücünün ise kusurunun bulunmadığı tespit edildiğini, bağımsız ve tarafsız eksper tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde, kasko sigortalı .... plakalı sigortalı araçta 770.000,00 TL tutarında hasar meydana geldiği tespit edildiğini, sigortalı aracın sovtaj bedeli olan 161.700,00 TL'nin tenzili ile zararın tazmini için 608.300,00 TL hasar tazminatı 21.11.2023 tarihinde müvekkili şirket tarafından ödendiğini, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın trafik sigortasından 120.000,00 TL'sinin tahsil edilmiş olduğunu, bakiye 488.300,00 TL muteriz borçlulardan talep edildiğini ancak sonuç alınamadığını, 6102 s. T.T.K.’ nın 1472/I maddesinde düzenlenen halefiyet kuralı uyarınca, müvekkili şirketin, hasar sorumlusuna karşı yasal takip yürütmeye hak kazandığını, hak sahibine yapılan ödeme akabinde rücu bedelinin tahsili amacıyla davalı aleyhine Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğunu, takibe itirazın iptali ile icra takibindeki miktar üzerinden takibin devamı ile, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödenmesine ve, tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, davacı ... şirketinin, dava dışı sigortalısına yapmış olduğu ödemenin, davalılardan rücuen tazmini istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2018/2531 K. 2018/11280 T. 19.06.2018)
İncelenen dava dilekçesi içeriğine göre; somut olayda davacı ... vekili, müvekkili nezdinde kasko poliçesiyle sigortalı dava dışı sigortalısına ait araca davalı gerçek kişi şahısların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu oluşan hasara ilişkin olarak sigortalısına ödenen bedelin tahsili istenmektedir. Davacı ..., eldeki davayı sigortalısına halefen açmış olup sigortalı şirket ile davalılar arasında haksız fiil ilişkisi bulunmaktadır ve davalılar da tacir değildir. Buna göre TTK 4. maddesine göre her iki tarafından ticari işlerinden kaynaklanan nispi ticari davadan da bahsedilemeyecektir. Bu nedenle haksız fiilden kaynaklanan eldeki davaya bakmakta asliye hukuk mahkemesi görevli olup, mahkememiz görevsiz olduğundan mahkememizin görevsizliğine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA,
3-HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı. 24/06/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır