T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/585 Esas
KARAR NO : 2025/850
Bakırköy ... İcra Dairesi : ... Esas
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/12/2019
KARAR TARİHİ : 08/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 06/11/2025
Mahkememizin ... Esas, ... Karar 17/02/2021 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, kararın istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar 22/05/2024 tarihli kararı ile Mahkememiz kararın kaldırıldığı, dosyanın yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmekle davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya 11/04/2017 tarihinden itibaren iş sağlığı ve güvenliği hizmetini verdiğini, taraflar arasındaki 11/04/2017 tarihli sözleşmeye göre davacıya ücretin aylık ödeneceği ve faturanın keşide tarihini takip eden 30 gün içinde faturanın ödeneceğinin kararlaştırıldığını, 01/05/2018'de sözleşmenin yenilendiği ve ödeme gününün her fatura için sonraki ayın 10'u olarak kararlaştırıldığını, yani her iki sözleşmede de belirli bir vade kararlaştırıldığını, 31/03/2019 keşide, 10/04/2019 vade tarihli faturadan itibaren devam eden aylara ilişkin alacağın tahsili amacıyla davalı tarafa karşı Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, takibin durduğunu beyanla itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıdan iş sağlığı ve güvenliği hizmeti aldığını, taraflar arasında 11/04/2017 tarihinde başlayan hizmet ilişkisinin 31/07/2019 tarihinde sona erdiğini, ticari ilişkinin sonlanmasına müteakiben başlatılan takibe itiraz edildiğini, müvekkilinin davacıya bir kısım ödemeler yaptığını ayrıca davacıya fazladan ödeme yapıldığı ve bunun için istirdat davası açıldığında mahkemeye bildirileceğini, davacının tüm alacağının icra dosyasına yapılan ödeme ile temizlendiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Dava, davacının, sözleşmeye dayalı fatura alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Bakırköy .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde asıl alacak ve işlemiş faizler olmak üzere toplam 107.308,83 TL'nin tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borcun 53.752,69 TL'lik kısmını aşan miktarına itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar 22/05/2024 tarihli kararı ile; ".....taraflar arasında hizmetin verildiği hususu ihtilafsızdır. Davacı taraf, dava konusu takibe konu edilmeyen 28/02/2019 tarihli faturanın vadesi, ilk takip tarihi 21/03/2019 itibari ile henüz gelmediğinden tahsil edilmediğini, davalı tarafından yapılan 70.000,00 TL ödemeyi 2019 yılının Şubat ve Mart aylarına mahsup ederek dava konusu takibi başlattıklarını ileri sürmektedir ancak bu fatura tarihinde yürürlükte bulunan 01/05/2018 tarihli sözleşmeye göre vade tarihi fatura tarihinden itibaren 10 gündür ve işbu faturanın ilk takip tarihi itibari ile vadesinin geldiği ve icra dosyasından tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Bu sebeple davacı tarafın bilirkişi raporuna karşı beyanlarına itibar edilemez. Mahkemece bu itirazlara itibar edilerek hüküm kurulması hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş, her iki tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için usulüne uygun ihtarlarda bulunup bilirkişi raporu alınmasıdır. Takibe konu ana para, varsa temerrüt süresi ve işletilecek temerrüt faizi oranı ile işlemiş faiz miktarının ve davalının ödemelerinin belirlenmesi, TBK 100 maddesi de dikkate alınarak bakiye kalan alacak varsa tespiti gerekir. Ayrıca davalının dava tarihinden önce yaptığı 22.420,00TL'lik kısım düşüldükten sonra kalan alacak miktarının tespiti gerekir. Bu tespitten sonra davacın bu kısım için dava açmasında hukuki yararı olmadığından bu kısım yönünden davanın usulden reddine karar verilmemesi de hatalı olmuştur. Dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında değerlendirilmesi tabiidir." belirtmiştir.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83. ilâ 85. ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Genel Muhasebe ve İcra Bilirkişisi tarafından alınan 05/03/2025 havale tarihli bilirkişi raporunda; sunulan davacı tarafa ait ticari defter, kayıt ve belgeler, dosyasına giren belgeler, bozma ilamı dikkate alınmak suretiyle 53.752,69 TL ödeme TBK md 100 hükmü uyarınca mahsup edildiğinde kalan alacağın 78.846,21 TL olarak hesap ve tespit edildiğini, takibin kalan bu tutar üzerinden devamının gerekeceğini bildirmiştir.
Genel Muhasebe ve İcra Bilirkişisi tarafından alınan 30/05/2025 havale tarihli bilirkişi ek raporunda; sunulan davacı tarafa ait ticari defter, kayıt ve belgeler, dosyasına giren belgeler, bozma ilamı dikkate alınmak suretiyle, 53.752,69 TL ödeme TBK md 100 hükmü uyarınca mahsup edildiğinde kalan alacağın 28.627,17 TL olarak hesap ve tespit edildiğini, takibin kalan bu tutar üzerinden devamının gerekeceğini bildirmiştir.
Genel Muhasebe ve İcra Bilirkişisi tarafından alınan 01/08/2025 havale tarihli bilirkişi 2.ek raporunda; sunulan davacı tarafa ait ticari defter, kayıt ve belgeler, dosyasına giren belgeler, bozma ilamı dikkate alınmak suretiyle, 53.752,69 TL, 22.420,00 TL ve 8.912,69 TL ödeme TBK md 100 hükmü uyarınca mahsup edildiğinde 28/12/2019 tarihi itibariyle 2.904,67 TL fazla ödeme olarak hesap ve tespit edildiğini, takibin kalan bu tutar üzerinden devamının gerekeceğini bildirmiştir.
Davaya konu Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine konu edilen 28/02/2019 tarihli 38.055,00-TL faturanın İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takibe de konu edildiği ve icra dosyasının borçlunun ödemesiyle infazen kapatıldığı anlaşıldı.
Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibi tarihinin 09/09/2019 olduğu, itirazın iptali davasının 02/12/2019 tarihinde açıldığı, davalı borçlu tarafından 08/11/2019 tarihinde icra takibinden sonra davadan önce 22.420,00 TL'lik ödemenin gerçekleştiği, istinaf kaldırma kararında da belirtildiği üzere bu miktar yönünden dava açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Davadan sonra yapılan borç ödemelerinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerekli ise de davalı borçlu tarafından dava açıldıktan sonra 27/12/2019 tarihinde yapılan 8.912,69 TL'lik ödeme ile icra takibindeki borcun tamamen ödenip ödenmediği ve takibe konu alacak bakımından davanın konusuz kalıp kalmadığına ilişkin ek rapor alınmış ve 04/08/2025 tarihli ek raporda borç miktarının tamamen kapandığı anlaşılmıştır.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, istinaf ilamı, bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasında iş sağlığı hizmetinden kaynaklanan ticari ilişkinin bulunduğu, hizmetin verildiği ancak alacak borç bakiyesi konusunda ihtilafın bulunduğu, icra takibine konu edilen 28/02/2019 tarihli 38.055,00-TL'lik faturanın İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takibe de konu edildiği ve icra dosyasının borçlunun ödemesiyle infazen kapatıldığı bu nedenle bu faturanın mükerrer olarak talep edildiği, davalı borçlu tarafından icra takibinden sonra ancak dava tarihinden önce 22.420,00 TL'lik ödemenin gerçekleştiği, bu miktar bakımından dava açılmasında hukuki yararın bulunmadığı, dava açıldıktan sonra yapılan 8.912,69 TL'lik ödeme ile icra takibindeki borcun tamamen ödendiği, icra takibine konu olan ve bakiye olarak kalan 5.926,73 TL yönünden davacı taraf başlangıçta haklı olduğundan ve faturaya dayalı likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının 22.420,00 TL'lik kısım yönünden dava açmasında hukuki yararı bulunmadığından bu kısım yönünden davanın usulden reddine,
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibine konu 5.926,73 TL'lik asıl alacak yönünden dava açıldıktan sonra 28/12/2019 tarihinde yapılan 8.192,69-TL'lik ödeme ile alacak kalmadığından konusuz kalan kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
Konusuz kalan asıl alacağın %20'sine tekabül eden 1.185,35 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Fazlaya ilişkin istemin ayrıca reddine,
Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 378,07 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 237,33 TL peşin harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvurma harcı, 378,07 TL peşin harç olmak üzere toplam 422,47 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 11.080,00TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 1.161,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafça posta/tebligat gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 150,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 135,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
AAÜT gereğince hesap edilen 5.926,73 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin kabul ve red oranı üzerinden takdiren 138,00 TL'nin davalıdan, 1.182,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep halinde davalıya iadesine,
Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair; kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır