T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/634 Esas
KARAR NO : 2025/29
Bakırköy .... İcra Dairesi : ... Esas
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/07/2024
KARAR TARİHİ : 08/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 06/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, ticari ilişki kapsamında verilen siparişlerde siparişe konu ürünlerin taraflarca kararlaştırılan zamanlarda teslim edildiğini, siparişlere ilişkin oluşturulan faturalardan vade farkı anlaşması uyarınca 31.12.2023 tarihinde kur değerlemesi yapılarak 19.859,87 TL bedelli vade farkı oluştuğunu, güncel borcun 32.553,64 TL olarak kayıtlara geçirildiğini, borcun ödenmemesi üzerine 31.03.2024 tarihinde kur değerlemesi yapılarak 3.149,16 TL bedelli vade farkı cari hesaba işlendiğini, güncel borcun 35.702,80 TL olarak kayıtlara geçtiğini, ürünlerin sözleşmeye uygun olarak teslimine karşı davalı tarafın ödeme yapmaması üzerine taraflarınca Bakırköy .... Noterliğinden 03/05/2024 tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarname ile ödeme talep edildiğini ancak ödeme yapılmadığını, ödenmeyen borcun tahsili amacıyla davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ileride verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini beyanla anılan nedenlerle itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkilininin kendisine borcu bulunduğu iddiasıyla Bakırköy .... Noterliği'nin 03.05.2024 tarihli ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesini gönderdiğini, taraflarınca müvekkili şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığı ve ürünlerin süresinde teslim edilmemiş olmasından dolayı zarara uğradıkları yönünde düzenlenen Bakırköy .... Noterliği'nin 10.05.2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, sonrasında davacı haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri zamanında yerine getirmiş olmasına rağmen davacı süresinde siparişe konu ürünleri teslim etmediğini, taraflar arasında vade farkı anlaşması bulunduğuna dair davacı tarafından herhangi bir sözleşme sunulmadığını, sunulan faturaların hiçbirinde de müvekkili şirket adına yetkili birinin imzası bulunmadığını beyanla davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacının, cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapılan vâki itirazın İİK'nun 67. maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 35.702,80 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren 563,42 TL yasal faizi ile birlikte toplam 36.266,22 TL'nin tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi 12/12/2024 havale tarihli raporunda; dava konusunun davacının davalı ile ticari ilişkisinden doğan cinsinden 35.702,80 TL tutarındaki alacağın tahsili amacı ile yürüttüğü takibe davalı firma tarafından yapılan itirazın, iptali talebinden ibaret olduğunu, davacı ve davalı firmanın ticari defterlerini ibraz ettiğini, davacı firmanın davalı firmadan TL cinsinden 35.702,80 TL döviz cinsinden ise 1.105,85 USD alacağının göründüğünü, davalı firmanın ise davacı firmaya 12.693,87 TL borcu göründüğünü, davacı firmanın defter kayıtlarına göre davalı firmadan olan alacak tutarı ile davalı firmânın kayıtlarına göre davacı firmaya olan borç miktarı arasında mutabakat bulunmamasının nedeni davacı firmanın davalı firmaya düzenlediği satış faturalarının hem USD (Döviz) hem de TL cinsinden düzenlenmiş olması bahsiyle 31.12.2024 tarihinde yapmış olduğu kur değerlemesi tutarı olan 19.859,87TL ile 31.03.2024 tarihinde yapmış olduğu kur değerlemesi tutarı 3.149,16 TL'yi kendi ticari defterlerine ve cari hesap ekstresine davalı firma aleyhine borç olarak kaydetmesinden kaynaklandığını, bu tutarlar davalı firmanın davacı firmaya olan borç tutarına eklendiğin de (12.693,87 TL 19.850,87 TL+3.149,16 TL)=35.702,90 TL tutara ulaşıldığını, bu tutar davacı firmanın kayıtlarında görünen alacak tutarı ile aynı tutar olduğunu, davalı firma dava dilekçesinde, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan siparişe konu ürünlerin davacı tarafından süresinde davalı şirkete teslim edilmediğini, davalı firmanın yaşanan bu gecikme nedeniyle zarara uğradığını, davacı firmanın davalı firma ile aralarında vade farkı anlaşması bulunduğunu ve bu anlaşmanın faturalarda yer aldığını iddia ettiğini ancak davalı firma ile aralarından vade farkı anlaşması bulunduğuna dair herhangi bir sözleşme sunamadığını, nitekim sunulan faturaların hiçbirinde müvekkil şirket adına yetkili birinin imzası bulunmadığını, kaldı ki asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla faturalarda vade farkı ibaresinin bulunuyor olmasının da taraflar arasında herhangi bir anlaşma olduğunu göstermeyeceğini belirttiğini, davacı firma kur değerlemesi yapmasını satışlarına istinaden davalı firma adına düzenlemiş olduğu e-faturalarda satış tutarlarını hem USD (Döviz) hem de TL cinsinden belirtmiş olmasına, faturaların üzerinde satış tarihinden itibaren 7 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde fatura kabul edilmiş sayılır ibaresi ile vadeli satışlarda tarafımıza verilen çeklerin karşılığı vade tarihindeki T.C.M.B döviz alış kuru dikkate alınarak cari hesabınız aktarılacaktır ibareleri ile faturalar üzerinde belirtilen diğer ibarelere dayandırdığını, 2023 yılında davacı firma tarafından davalı firma adına düzenlenen 45 adet belge toplamı KDV hariç 186.087,22 TL tutarındaki satış faturalarının davacı firma tarafından verilen BS formuyla davalı firma tarafından verilen BM formuyla bildirimlerinin yapıldığını, 2023 yılında Davalı Firmanın BA formuyla bildirdiği belge adedi ve toplam tutarları ile davacı firmanın BS formuyla bildirdiği belge adedi ve toplam tutarları arasında mutabakat bulunduğunu, bu defa davacı firmanın davalı firmaya düzenlemiş olduğu satış faturalarında ve cari hesabında fatura tutarlarının ve tahsilat tutarlarının hem USD hem de TL cinsinden gösterilmesinden dolayı alacak tutarının döviz cinsinden takip edilmesinin ve kur değerleme yapmasının sayın mahkemece kabul görmesi halinde davacı firmanın davalı firmadan olan alacak tutarının 35.702,80TL olacağını, kabul görmemesi halinde davacı firmanın davalı firmadan olan alacak tutarının 12.693,87TL olacağını, her konu da olduğu gibi bu konudaki takdir yetkisinin de yüce mahkemenin uhdesinde olduğunu, icra inkar tazminatı konusunda değerlendirmenin tamamen yüce mahkemenizin uhdesinde olduğunu bildirmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesabın bulunduğu, tarafların sunmuş oldukları BA/BS formlarının miktar ve belge adedi olarak uyumlu olduğu, davacının ticari defter kayıtlarına göre 35.702,80 TL ve 1.105,85 USD alacaklı olduğu, davalının ticari defter kayıtlarına göre 12.693,87 TL borçlu olduğu, kayıtlar arasındaki farklılığın kur farkı değerlemesinden kaynaklandığı, taraflar arasında kur farkına ilişkin sözleşme veya teamülün bulunduğuna ilişkin iddianın ispatlanamadığı, fatura üzerinde geçen ibarenin tek başına kur farkı talep edilebilmesi için yeterli olmadığı, hangi faturalar için kur farkı hesaplandığının belirli olmadığı ve vadeye ilişkin de açıklamanın bulunmadığı anlaşılmakla davalının ticari defter kayıtlarında da yer alan 12.693,87 TL yönünden borçlu olduğu, borcun faturadan kaynaklandığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kısmen kabulü ile; 12.693,87 TL asıl alacak yönünden davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin kabul edilen asıl alacak yönünden devamına; Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı kanunun 2/2. Maddesi gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda avans faiz oranı uygulanmasına,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
Kabul edilen asıl alacağın %20'sine tekabül eden 2.538,77 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Alınması gerekli 867,12 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 609,72 TL peşin harç ve 46,30 TL tamamlama harcının mahsubuyla bakiye 211,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına
Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 609,72 TL peşin harç, 46,30 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.083,62 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 5.072,00TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 1.803,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
AAÜT gereğince hesap edilen 12.693,87 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 23.008,93 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin kabul ve red oranı üzerinden takdiren 1.279,00 TL'nin davalıdan, 2.321,00 TL davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/01/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır