T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/690 Esas
KARAR NO : 2025/632
Bakırköy .... İcra Dairesi : ....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/07/2024
KARAR TARİHİ : 07/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı taraftan, 02/04/2024 düzenleme tarihli, 02/04/2024 faiz başlangıç tarihli 750.000,00 TL tutarında cari hesap alacağının mevcut olduğunu, bu alacağın davaya konu icra takibine konu edildiğini, bu cari ilişkiden kaynaklı borcun müvekkiline ödenmesi gerekirken davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı taraf aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyası ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak koşulu ile, cari hesap alacağından kaynaklı 750.000,00 TL tutarında genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalı 08/04/2024 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının, icra takip dosyasına konu cari hesaptan kaynaklı olarak müvekkiline karşı borçlu bulunduğunu, davalı, itirazında müvekkile borcu olmadığından bahisle borca itiraz ettiğini, ancak icra takip dosyasına konu cari hesap ile ilgili herhangi bir açıklama getirmediğini ve geçerli bir ödeme belgesi de sunmadığını, davalı yanın işbu borcunu çek vererek ödediğini söylemiş ise de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirket yöneticisinin işbu davaya konu borcun karşılığı olarak almış olduğu herhangi bir çek ve senet olmamakla birlikte yargılamanın seyri içerisinde davalı tarafından böyle bir evrakın sunulması durumunda her türlü şikayet haklarının saklı olduğunu davalı borçlunun bu itirazının tamamen kötü niyetli olduğunu, alacağı sürüncemede bırakmaya müteveccih olduğunu bu sebepten ötürü sayın mahkemeden, borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek bir teminat karşılığı, şimdilik dava değeri olan 200.000,00 TL üzerinden borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi ve menkullerinin muhafazası için ihtiyati haczine karar verilmesini, haksız ve kötüniyetle takibe itiraz eden davalının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, icra takip dosyasında alacağın sebebini Cari hesap alacağı olarak beyan ettiğini, tacir olan davacının, alacak talebini ispat bakımından alacağın sebebi olan ilişkiyi ve bu ilişkiye uygun olarak yapılan işi, yapılan iş için anlaşmaya uygun olarak fatura düzenlediğini ve düzenlediği faturaları borçlu yana tebliğ ettiğinin ispat etmekle mükellef olduğunu, HMK Madde 190- (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. M.K M 6.- Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Denmekte olduğunu, dava dilekçesinde, alacağın dayanağı olan iş, bu işin yapıldığına ilişkin bilgi belgeler, yapılan iş için düzenlenen faturaların tebliğine ilişkin bilgi ve belgelere yer verilmediğini, HMK hükümlerine göre bu davada ispat yükü davacı üzerinde olduğundan, davanın hukuken geçerli delillerle ispat edilmesi gerektiğini, ispat edilemeyen davanın reddini istemiştir.
DELİLLER : Bakırköy ... İcra Dairesi ’nün .... esas sayılı dosyası, Güneşli vergi dairesine ve Esenyurt Vergi dairesi yazı cevabı, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle başlatılan Bakırköy.... İcra Dairesi ... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Bakırköy .... İcra Dairesi’nün .... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 750.000,00 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
6100 SK.'nun HMK'nın "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323.maddesi "Yargılama giderleri şunlardır:
a) Başvurma, karar ve ilam harçları.
b) Dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri.
c) Dosya ve sair evrak giderleri.
ç) Geçici hukuki koruma tedbirleri ve protesto, ihbar, ihtarname ve vekâletname
düzenlenmesine ilişkin giderler.
d) Keşif giderleri.
e) Tanık ile bilirkişiye ödenen ücret ve giderler.
f) Resmî dairelerden alınan belgeler için ödenen harç, vergi, ücret ve sair giderler.
g) Vekil ile takip edilmeyen davalarda tarafların hazır bulundukları günlere ait gündelik,
seyahat ve konaklama giderlerine karşılık hâkimin takdir edeceği miktar; vekili bulunduğu hâlde
mahkemece bizzat dinlenmek, isticvap olunmak veya yemin etmek üzere çağrılan taraf için takdir
edilecek gündelik, yol ve konaklama giderleri.
ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti.
h) Yargılama sırasında yapılan diğer giderler." şeklindedir.
6100 SK.'nun HMK'nın "Delil ikamesi için avans" başlıklı 324.maddesi "(1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler.
(2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır.
(3) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır" şeklindedir.
HMK'nın 266. maddesi uyarınca “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz....” şeklinde düzenlenmiştir.
Taraflar tacir olduğundan delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmasına ilişkin 06/01/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında inceleme günü için ara karar kurulmuş ve bilirkişi ücretinin davacı tarafça yatırılması için ihtarlı kesin süre verildiği, ihtarlı kesin süre içerisinde davacı vekilinin bilirkişi ücretine ilişkin delil avansını yatırmadığı, inceleme gününde defterleri ibraz etmediği görülmüş ve bilirkişi incelemesinin yapılamadığına dair 03/02/2025 tarihinde tutanak tutulmuştur.
İncelenen tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafın ihtarlı verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı, alacak miktarının hesaplanabilmesi için teknik incelemenin yapılmasının zorunlu olduğu, mahkememizce dosya kapsamına uygun olarak bilirkişi ara kararı oluşturulduğu, davacı vekiline ticari defterleri sunması ve delil avansını yatırması için ihtarlı kesin süre verildiği, davacı vekili tarafından ticari defterlerin ibraz edilmediği ve delil avansının yatırılmadığı, böylelikle davacının bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayıldığı, davacı tarafın yemin deliline dayandığı, davalı şirket yetkilisince yeminin eda edildiği anlaşılmakla dosyanın mevcut hali ile davacının davasını kanıtlayamaması nedeni ile davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 427,60 TL harcın mahsubuyla bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-AAÜT gereğince hesap edilen 32.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/07/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸