T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/745 Esas
KARAR NO: 2025/248
Büyükçekmece İcra Dairesi: ... Esas
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/08/2024
KARAR TARİHİ: 12/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 30.11.2020 tarihinde Alüminyum ve Cam işleri konulu tedarik sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında müvekkili tarafından 11.12.2020 tarihinde 21.656,18 USD peşinatın davalıya ödendiğini, peşinat ödenmesine rağmen davalı sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmediğini, 11.01.2024 tarihinde davalının sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirmesi veya müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan müspet ve munzam zararın karşılanması, aksi takdirde yasal yollara müracaat edileceği ihtar edildiğini, ihtara uyulmamış olunduğundan davalı borçluya karşı Büyükçekmece İcra Dairesi ... Esas dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe kısmi itiraz ettiğini, kısmi itiraz üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının TBK M.99 uyarınca talepte bulunmuş ise de somut olayda TBK M.99'un uygulanma imkanı bulunmadığını, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara ilişkin 2008-32/34 sayılı tebliğ hükümlerinin uygulanacağını, her ne kadar davacı taraf aksini iddia etmiş ise de, müvekkilinin davanın ve icra takibinin dayanağı olan sözleşme kapsamında müvekkili şirketin USD cinsinden alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, huzurdaki dava konusu sözleşme eser sözleşmesi olduğunu, nitekim sözleşmenini konusu, yapılacak çizimler uyarınca belirlenen şekilde cam ve alimünyum ürün üretimi olduğunu, eser sözleşmsi kapsamında ise döviz maliyeti içeren bir ürün de bulunmadığını, müvekkilinin taraflar arasındaki akdedilmiş sözleşmeyi hukuka uygun bir şekilde sözleşme kapsamında 11.12.2020 tarihinde gönderilen 21.656,18 USD peşinatı 11.12.2020 tarihli TCMB efektif satış kuru olan 7.96'dan 172.383,19 TL olarak cariye işlediğini, davacının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmasına rağmen işbu icra takibi ile ödediği peşinatın iadesi talebinde bulunması üzerine müvekkili şirketin 172.383,19TL peşinatı iade ettiğini, temerrütü söz konusu olmadığından 172.383,19 TL asıl alacak dışında herhangi bir fer'i ve masraftan da sorumlu olduğunu belirterek takibe itiraz ettiğini, müvekkili şirketin icra takibi kapsamında davalı tarafa başkaca bir borcunun bulunmadığının sabit olduğunu, davacı şirket tarafından ödenen peşinatın iade ile ilgili ilk talep icra takibi ile ileri sürüldüğünden müvekkilinin temerrüdü söz konusu olmadığından herhangi bir fer'i veya vekalet ücretinden de sorumlu olmadığını, bu kapsamda müvekkilinin tebliğ hükümleri uyarınca TL üzerinden iade ettiği peşinat ile birlikte davacı tarafa herhangi bir borcu kalmadığını, davanın bu kapsamda reddi gerektiğini, somut olayda TBK M. 124'e dayanılarak talepte bulunulamayacağını, zira sözleşme hükümlerine raiyet etmeyen ve sözleşme konusu ürünlere ilişkin çizimleri onaylamayan davacı şirket olduğunu, davacı tarafından revize çizimlerin onaylanmaması ve bu nedenle üretime geçilememesi müvekkili şirketten kaynaklı olmadığını, tamamen davacı şirketin kusurundan kaynaklandığını, bu durumun davacı şirkete Beşiktaş .... Noterliği'nin 22 Ocak 2024 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirildiğini, bu kapsamda davacı tarafın sözleşmeden dönmesi haksız ve müvekkili şirketin uğradığı zararlardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin sözleşmeden dönülmesi nedeni ile peşinat iadesi haricinde davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığı gibi sözleşmeden haksız dönülmesi sebebi ile uğradığı zarar sebebi ile hakları saklı olduğunu beyanla anılan nedenlerle davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacının, 30/11/2020 tarihli tedarik sözleşmesi kapsamında ödenen peşinata rağmen davalı tarafından tedarik borcunun yerine getirilmemesi nedeniyle oluşan müspet ve munzam zararının tahsili amacıyla davalı aleyhine giriştiği Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67. maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 21.656,18 USD asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren 23,73 USD yasal faizi ile birlikte toplam 21.679,91 USD'nın tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Davacı şirketin defter ve belge incelenmesi için genel muhasebe bilirkişisi tarafından alınan 28/01/2025 havale tarihli raporunda; hukuki yön ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davası nedeni ile Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan icra takibine vaki itirazın kısmen yerinde olmadığını, dava konusu alacak aslının 21.656,18 USD -5.694,85 USD'nin mahsubu ile kalan USD bakiyesinin 15.961,33 USD kaldığını, davacı tarafça talep edildiği gibi 15.961,33 USD olması gerektiği tespit edildiğinden davacının davalıdan olan bu kalan alacak miktarı olan 15.961,33 USD için, icra takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar geçerli olmak üzere faiz hesaplanması gerektiği kanaati oluştuğunu, icra inkar tazminatı talebinin de Sayın Mahkemenin takdirine bırakılmış olduğunu bildirmiştir.
Genel Muhasebe, Nitelikle Hesaplamalar Uzmanı (Borçlar) ve sektör (malzeme mühendisi) bilirkişisi tarafından alınan 07/02/2025 havale tarihli raporunda; dava konusu uyuşmazlığın esası taraflar arasında Alüminyum ve Cam işleri konulu tedarik sözleşmesi akdedilmesinden kaynaklanan USD olarak yapılan ön ödemenin karşılığında yapılması gereken teslimatın yapılmaması nedeniyle USD karşılığının iadesi talebinden ibaret olduğunu, Hukuki değerlendirme ve Nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere heyetimizce yapılan inceleme ve değerlendirmeler doğrultusunda; davacı tarafından 30.11.2020 tarihinde taraflar arasında Alüminyum ve Cam işleri konulu tedarik sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında davacı tarafından 11.12.2020 tarihinde 21.656,18 USD peşinat davalıya ödenmiş olduğunu, sözleşme 25-30 gün içinde teslimat yapılması ve kalan ödeme teslim yapıldıktan sonra olacak şeklinde olmasına karşı 19.01.2021 tarihinde son ilaveler ve revizyonlar başlıklı mailde teknik resimlerde revizyon yapılmış olduğu belirtilerek üretime başlanması için davacı tarafından onay istenmiş, dosya kapsamında üretime devam edilmesi için onay olmadığı görüldüğünü, 30.11.2020 tarihinde Alüminyum ve Cam işleri konulu tedarik sözleşmesine göre davacı tarafından 11.12.2020 tarihinde 21.656,18 USD peşinat ön ödeme yapılmış olduğunu, ön ödemeden 25-30 gün sonra teslimat yapılması gerektiğini, davalı tarafından 21.01.2021 tarihli gönderilmiş maillerde davacının teknik detaylarda değişiklikler olduğunu belirtmiş ve davalı üretime başlaması için onay istemiş olduğunu, üretim onayı olmadığını, davacı tarafından gönderilmiş 14.11.2023 tarihli mailde “ ilk ödeme olarak 21.656,18 USD hesaplarına gönderilmiş olduğu ancak proje ilerlememiş ve kalan ödeme kendilerine yapılmamıştır. Bu bedele istinaden profiller firma tarafından hazırlanmış ve tarafımıza teslim edilmemiştir” şeklinde olduğundan davacı tarafın sorumluluğu ile dava konusu üretim gerçekleşmediği kanısı oluştuğunu, taraflar arasında sözleşme bedeli USD doları cinsinden yapıldığını, davalı tarafından verilen ürünlere ait fiyat teklifi USD doları cinsinden yapılmış ve davacı tarafından ön ödeme USD doları cinsinden yapılmış olduğundan karar sayın mahkemeye ait olmak üzere davalı tarafın USD doları cinsinden almış olduğu ve ön ödemeyi davacı amaçlı üretimde kullanmaması sebebiyle aynı şekilde geri iade etmesi kanısı oluştuğunu, davalı tarafın davacı şirkete Beşiktaş ..... Noterliği'nin 22 Ocak 2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi yapmış olduğu ihtarda "Taraflar arasında akdedildiği ileri sürülen 20.11.2020 tarihli sözleşme muhatap tarafından imzalanmadığı, muhatap Şirket'in talebi üzerine yapılan revize çizimler muhatap şirket yetkilisine defalarca iletilmiş olmasına rağmen muhatap şirket tarafından bu çizimler onaylanmadığı açıklandığını, müvekkil şirket tarafından çizimlerin onaylanmaması halinde üretime geçilemeyeceği, yaşanan gecikmeden de müvekkil şirketin sorumlu olmayacağı birçok kez yazılı olarak muhatap şirkete bildirildiği ve bu hususun müvekkili şirket nezdindeki kayıtlar uyarınca sabit olduğu belirtildiği beyanı ile üretimi gerçekleştirmediği anlaşıldığını, davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine Büyükçekmece (Kapatılan) .... İcra Dairesi .... Esaslı (yeni esasıyla Büyükçekmece İcra Dairesi ... Esas) dosya ile icra takibi başlatmış olduğu ve davalı/borçlunun 01.02.2024 tarihinde fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden değil davacının ödeme yaptığı işlem kuru üzerinden 5.669,29 USD olarak ödendiği anlamına geldiğini, borçlunun ana para borcu 21.656,18 USD olduğundan 5.669,29 USD mahsup edildiğinde 15.986,89 USD üzerinden icra takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar geçerli olmak üzere faiz hesaplanarak takibin devamı gerektiğini bildirmişlerdir.
Davacı tarafça, takipten sonra yapılan ödemede nazara alınarak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca 15.961,33 Euro yönünden itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmış ve Türk Lirası karşılığı belirtilerek harca esas değer bildirilmiştir.
Taraflar arasında yabacı para cinsinden ödeme kararlaştırılarak tedarik sözleşmesi imzalanmış ve sözleşmeye uygun olarak davacı tarafından 21.656,18 USD peşinat ödemesi yapılmıştır.
Davalı tarafından peşinat ödemesi kabul edilmiş ve sözleşmeden dönülmesi nedeniyle peşinat iadesi haricinde borçlarının bulunulmadığı beyan edilmiş ve Türk Parasını Koruma Hakkındaki 32 no'lu tebliğ hükümleri uyarınca yabancı para borçlarının bulunmadığı ve aldıkları peşinatı da Türk Lirası olarak geri ödendiği savunulmuştur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 99/3. maddesi, Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir, şeklindedir.
Taraflar arasındaki sözleşme döviz cinsizden akdedilmiş olup, borcun ödeme gününde ödenmemesi halinde alacaklının alacağını aynen ödenmesini isteyebilir. Bu durumda Türk Lirası cinsinden yapılan ödemenin de fiilî ödeme günündeki rayiç dövize çevrilmesi gerekir. Bilirkişi raporunda davalının Türk Lirası cinsinden yaptığı ödemeler, ödeme tarihindeki kura göre USD'ye çevrilmiş ve 5.694,85 USD'nin başlangıçta yatan 21.679,91 USD'den mahsubu ile bakiye alacağın 15.961,33 USD olduğu belirlenmiştir. Davacı tarafından 15.961,33 USD asıl alacak üzerinden dava açılmış ve TBK 100. Maddesi kapsamında talepte bulunulmamıştır.
Davalı tarafça, Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğe aykırılık söz konusu olduğunu ileri sürmüş ise de, taraflar arasındaki Alüminyum ve Cam İşlerine ilişkin tedarik sözleşleşmesinin söz konusu tebliğin kapsamında olmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasında yabancı para cinsi üzerinden tedarik sözleşmesi imzalandığı, davacı tarafından sözleşmede kapsamında peşinat ödemesinin yapıldığı, mal tesliminin peşinat ödemesinden 25-30 gün sonra yapılacağının kararlaştırıldığı ancak malın teslim edilmediği ve davacı tarafın sözleşmeden dönerek ödemiş olduğu peşinat ödemesinin aynen iadesini talep edebileceği anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile miktar likit olduğundan icra inkar tazminatına da hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kabulü ile; 15.961,33 USD asıl alacak yönünden davalının Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takibe vaki itirazının iptali ile asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca USD cinsin 1 yıllık vadeli mevduata devlet bankalarınca uygulanan en yüksek faiz uygulanmak suretiyle devamına,
Kabul edilen asıl alacağın %20'sine tekabül eden 96.474,74 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Alınması gerekli 37.584,72 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 6.120,20 TL harcın mahsubuyla bakiye 31.464,52 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 6.120,20 TL peşin harç olmak üzere toplam 6.547,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 22.108,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
AAÜT gereğince hesap edilen 86.531,23 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep halinde davalıya iadesine,
Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır