T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/749 Esas
KARAR NO: 2025/64
DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ: 14/08/2024
KARAR TARİHİ: 21/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacı şirketin Zeytinburnu Vergi Dairesi mükellefi olduğunu, şirkete ait ortaklık pay defterini, dava tarihinden önce iş yeri ve muhasebe birimlerinde araştırılmış olmasına rağmen bulunamadığını, Ortaklık Pay Defterinin kayıp olduğunu, zayi olduğuna ilişkin karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER : Zeytinburnu Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, Zeytinburnu Sosyal Güvenlik Merkezi yazı cevabı, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, hukuki niteliği itibariyle 6102 sayılı TTK'nun 82/7. maddesinde belirtilen tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgelerin zayi olması sebebiyle kendisine bir belge verilmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 82. maddesinde belgelerin saklanması ve saklama süresi başlığı altında düzenleme yapılmış bu kapsamda her tacirin ticari defterlerini sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Bilindiği üzere 6102 sayılı TTK 82/7 maddesinde, tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin maddede öngörülen hallerde ziyaı halinde zayi belgesi verileceği düzenlenmiş, aynı maddenin 82/1-d maddesinde de, 64. maddenin birinci fıkrasına göre yapılan kayıtların dayandığı belgelerin, tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olduğu öngörülmüş, Yasa'nın 64/1 maddesinde de defter tutma yükümlülüğüne ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 64 maddesinin 4. fıkrasına göre de ; Pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defteri gibi işletmenin muhasebesiyle ilgili olmayan defterler de ticari defterlerdir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş içtihatlarında belirtildiği üzere 6102 sayılı TTK'nin 82/7. maddesinde zayi sebepleri tahdidi olarak sayılmamıştır. Diğer bir deyişle; maddede geçen "yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi" denilmek suretiyle bu gibi olayların benzerlerinin de bu kapsama girebileceği anlatılmaktadır. Bu meyanda, tacirin elinde olmayan benzer olaylarda maddenin kapsamı içindedir. Ancak, hangi olaya dayandırılırsa dayandırılsın zayi iddiasının samimi ve inandırıcı olması, hayatın mutad cereyanına açıkça aykırı düşmemesi gerekir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/6084 Esas, 2018/155 Karar). Yine tacirin defterlerini gerekli özen ve dikkatle saklaması icap etmektedir.
Filhakika, 6102 Sayılı TTK'nin 18/2 maddesine göre her tacirin , ticarethanesine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş insanı gibi hareket etmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan hususlar ve anılan yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; talep dilekçesindeki açıklama ve anlatıma göre talep eden şirketin pay defterinin kaybolduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere uyuşmazlığın hukuki niteliği dava dilekçesindeki açıklamalara göre değerlendirilir. Buna göre somut olayda pay defterinin kaybolmasının yasanın aradığı esasen mücbir sebepler olan yangın, sel ve deprem nedenlerine girmediği gibi; yasadaki gibi ifadesinden mütevellit her türlü tedbir ve dikkate rağmen defterin irade dışında kayıp edildiğine yönelik bir husus da bulunmadığı anlaşılmıştır. Ne var ki; talebin bu haliyle yasal bir dayanağı bulunmadığından hukuken karşılanamayacağı, 6102 Sayılı TTK'nin 16/1 maddesi gereğince tacir sıfatına haiz olan talep eden şirketin temsilcisinin ticari defterlerin saklanması ve korunması bakımından TTK'nin 18/2 maddesi ğereğince tacir olmanın hüküm ve sonuçları bakımından basiretli bir iş insanı gibi hareket etme yükümlülüğünü ve sorumluluğunu yerine getirmediği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh, ileri sürülen vakıanın 6102 sayılı TTK'nin 82/7, TMK'nin 6 ve HMK'nin 190. maddeleri kapsamında ispat edilemediği gibi mahkememizce samimi ve inandırıcı da bulunmadığından işbu talebin reddine karar verilmek suretiyle; 6100 sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir. ( AY.138/1, 141/4, TMK, 1, 2, 6, HMK, 25, 27, 29, 30, 33, 187, 190, 198, TTK, 18/2, 64, 82/1/d, 82/7).
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 427,60-TL harcın mahsubuyla bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/01/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır