T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/771 Esas
KARAR NO: 2025/4
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 22/08/2024
KARAR TARİHİ: 06/01/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı ...'na Karadağ'da bulunan ....'a havale etmesi için 21.000 Euro ve 200 Euro komisyon bedeli verdiği, davalı ise söz konusu parayı Avrupa'da bulunan adamları aracılığıyla alıcıya ulaştıracağını vaat etmiş, ancak aradan haftalar geçmesine rağmen paranın teslimini sağlamadığı gibi müvekkilinden aldığı parayı da iade etmediği, davalının kapalı çarşıda esnafı olması nedeni ile müvekkilinin kendisine duyduğu güvenini kötüye kullandığı, müvekkilinin mülkiyet hakkını zedeleyerek mesleği ve hizmet ilişkisinin gereği olarak kendisine tevdi ve teslim edilmiş parayı güven ilişkisine aykırı olarak karşı tarafa ulaştırmadığı gibi müvekkiline de iade etmediği, hileli davranışlarla müvekkilini oyalayıp aldatıp, müvekkilinin zararına olarak, kendisine yarar sağladığını, davalının müvekkilinden aldığı paranın iade edilmesi amacıyla yapmış olduğu görüşmelerden olumlu bir sonuç alınamayınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosuna .... Arabuluculuk Numaralı dosyası ile başvuruda bulunulmuş ve arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığından, davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... E Sayılı dosyasına vaki itirazının iptali, haksız itiraz nedeniyle takip durduğundan %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili, dava süresinde müvekkilinin telafisi imkansız zararlara uğramaması, hak kaybına sebebiyet verilmemesi ve ileride verilecek olan hükmün infazının sonuçsuz kalmamasının temini için teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Eldeki davada taraflar şahıs olması ve tarafların tacir sıfatını haiz bulunmamasından ve huzurdaki davanın mutlak ticari dava niteliğini taşımamasından ötürü görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, somut uyuşmazlık açısından yukarıda belirtilen bu hususlar bulunmadığından ve tarafların şahıs olmasından ötürü öncelikle görevsizlik kararı verilmesini, ayrıca davacının dava dilekçesinde müvekkilinin belirttiği adres ise Fatih ilçesinde olup davaya bakmaya yetkili mahkeme Bakırköy Mahkemeleri olmayıp davaya bakmakla yetkili mahkeme İstanbul Mahkemeleri olduğunu, bu minvalde, davanın yetki yönünden reddine karar verilmesini, işbu ilamsız icra takibine ilişkin olarak gönderilen ödeme emrine karşı yasal süresi içinde itirazlarını sunduklarını, davalı müvekkilinin, sunmuş olduğu işbu itirazlarında haklı olup davacı tarafın aksi yöndeki iddiaları haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Dava, davacının, davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2018/2531 K. 2018/11280 T. 19.06.2018)
Yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde somut olaya, iddia, savunma ve dosyada mevcut delil ve sair hususlara bakıldığında; davanın mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği, tarafların tacir olmadığı, TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görevi kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmakla, mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA,
3-HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/01/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸