T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/806 Esas
KARAR NO: 2024/958
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 14/10/2020
KARAR TARİHİ: 07/10/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; 27.09.2015 günü 20.15 sıralarında, müvekkilinin ... plakalı otomobili ile yeni inşa edilmiş fakat henüz tamamlanıp trafiğe açılmamış ... Mah. .... Yolundan Çatalca istikametine doğru seyri sırasında, karşı yönden ...'nın kullandığı ... plakalı araçla karşılıklı çarpışmak suretiyle kazaya karıştığını, olay sonucunda davalıların mirasçısı olduğu ... yanan araba neticesinde hayatını kaybettiğini, müvekkilinin omzu, ayağı ve kolunun kırıldığını, ayağında kalıcı sakatlık oluştuğunu, uzun süre hastanede kaldığını, ... plakalı aracı kullanılamaz hale geldiğini, o dönemin piyasa koşullarına göre çok ucuz bir meblağa sattığını, davalıların mirasçısı olduğu maktul ..., kazanın oluşumuna tam kusuru ile sebebiyet vermiş olup yangının nedeninin ise aracın gerekli bakımlarının yapılmamasından kaynaklı LPG patlaması olduğu, müvekkilinin Ceza Mahkemesi huzurunda 09.06.2016 tarihli celsede: “… Benim gittiğim üç şerit içerisinde karşı taraftan bir araç geldiğini gördüm. Ben en sağ şeride geçtim ona rağmen üzerime geldi. O yüzden istemeyerek çarpıştık.” demek sureti ile kazanın oluşumunu beyan ettiğini, soruşturma dosyasında yer alan 18.02.2016 Tarihli Trafik Kazası Bilirkişi raporunda: “…...’nın kullandığı ... Plaka sayılı araçta meydana gelen yangınla ilgili yapılan araştırmalarda Ulaştırma Bölge Müdürlüğü yol denetim istasyonu araç kayıt sisteminde söz konusu aracın 2009-2011 yılında ağır kusurlu olduğundan teknik muayenesinin yapılamadığı, yine aynı kayıtlarda 2013 yılında teknik muayene detay bilgilerinde aracın çok ağır kusurlu ve emniyetsiz kaydı bulunmaktadır. 2013 yılında yapılan teknik muayene sırasında birçok ağır kusurun yanında “YAKIT GAZ DEPOSU DONANIM KAPAKLARININ HASARLI HAVALANDIRMA BOZUK VE YOK” gibi motor yağ kaçakları, hidrolik yağ kaçaklarını gösterir kayıtlar ek’te sunulan belgelerden anlaşılmıştır. Bu doğrultuda yakıt sistemi LPG’li olan ... plaka sayılı aracın gaz kaçağı olması muhtemeldir. Bu nedenle şiddetli çarpışmada aracın yakıt sistemi üzerindeki LPG gaz donanımlarının tahrip olmasıyla LPG gazının boşalması sonucu şiddetli çarpışmadan kaynaklanan kinetik enerjinin yaymış olduğu kıvılcımlardan tutuşarak tamamen yandığı değerlendirilmektedir” denilmek sureti ile araçta yıkan yangına gerekli bakımların yapılmamasından kaynaklı LPG gazı patlamasının sebebiyet verdiği ve bu sebeple ölümün gerçekleştiği hususu ortaya konduğunu, bununla birlikte, Çatalca Sulh Ceza Hakimliği, müteveffa ...'nın kullandığı .... plakalı araçta meydana gelen yangınla ilgili yapılan 18.02.2016 tarihli araştırma tutanağında, Ulaştırma Bölge Müdürlüğü, yol denetim istasyonu araç kayıt sisteminde söz konusu aracın 2009-2011 yılında ağır kusurlu olduğundan teknik muayenesinin yapılamadığı, aynı kayıtlarda 2013 yılında teknik muayene detay bilgilerinde aracın çok ağır kusurlu ve emniyetsiz kaydının bulunduğu belirtilmektedir. 2013 yılında yapılan teknik muayene sırasında, birçok ağır kusurunun yanında, yakıt gaz deposu donanım kapaklarının hasarlı havalandırma bozuk ve yok gibi olduğu, motor yağ kaçakları, hidrolik yağ kaçaklarını gösterir kayıtlarının olduğu belirtildiğini, müvekkili hız sınırını aşmaksızın seyir halindeyken davalıların mirasçısı olduğu ve maktulün kullandığı aracın kusurlu olarak farları kapalı şekilde karşıdan geldiğini görmesi üzerine aracı yolun en sağına çektiğini, durdurmuş olup kaza maktulün aracının buna rağmen müvekkilinin aracına çarpması ile kaza gerçekleştiğini, maktulün aracının gerekli bakımlarının yapılmaması nedeni ile yangın meydana geldiğini, ceza dosyası içerisindeki 27.09.2015 tarihli “Olay Yeri Görgü Tespit Tutanağı”, 27.09.2015 Tarihli “Olay Yeri İnceleme Raporu” Ve 28.09.2017 Tarihli “Tutanak” ile sabit olduğu üzere kaza esnasında müvekkilinin aracı 6 şeritli yolun en sağında ve araç durmuş şekilde iken davalıların mirasçısı olduğu maktulün aracı müvekkilin aracına çarptığını, jandarmanın düzenlemiş olduğu 27.09.2015 tarihli “Olay Yeri Görgü Tespit Tutanağında: “… Olay yerine yaklaşıldığında sağ tarafta bulunan aracın beyaz renkli ... plakalı,2015 model ... marka araç olduğu, aracın yola dikey bir şekilde durduğu, ön kısmının yola baktığı, arka kısmının yolun dışına tarlaya baktığı görüldü. Aracın ön kısmından çalışamayacak kadar komple hasarlı olduğu, ön kısımdan sadece tampon kısmının asfaltta olduğu ve aracın geri kalan kısmının yolun dışında kumda olduğu görüldü. Araçta yapılan kontrolde sol ön kapı hariç kapılarının içeriden ve dışarıdan da açılabildiği tespit edildi …” jandarmanın düzenlemiş olduğu 27.09.2015 tarihli “Olay Yeri İnceleme Raporunda: “… Ön iki hava yastığının patlamış olduğu görüldü. ARACIN HIZ GÖSTERGESİNİN 0 (SIFIR) DA OLDUĞU GÖRÜLDÜ …” jandarmanın düzenlemiş olduğu 28.09.2015 tarihli “Tutanaktır” isimli belgede: “…. MARKA ARACIN KAZA ANINDA DURAKLAMA, PARK ETME HALİNDE OLDUĞU, ÇARPIŞMA SIRASINDAKİ İZ, HAREKET YÖNÜ VE SAĞ ARKA TEKERİNİN HASAR GÖRMESİNDEN ... MARKA ARACIN DURAN ARACA ÇARPMASI SONUCU ALEV ALMASI VE YANARAK HAREKET ETTİĞİ, kapılarının sıkışması sonucu açılmadığı …” hususuna yer verildiğini, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası içerisine alınan 25.06.... tarihli ATK Raporunda "... marka aracın kaza anında duraklama, park halinde olduğu, çarpışma noktasındaki iz, hareket yönü ve sağ arka tekerin hasar görmesinden ... marka aracın ise duran araca çarpması sonucu alev alması ve yanarak hareket ettiği" tespit edildiğini, müvekkilinin aracı yolun en sağında ve araç durmuş vaziyette iken kaza meydana geldiğini, bunun diğer bir ispatı da müvekkiline ait aracın hız göstergesinin 0 (Sıfır) olduğunu beyanla davalılar tarafından müvekkili aleyhine Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davası açılmış olup, huzurdaki dava ile aralarında bağlantı bulunması nedeni ile HMK'nın 166.Maddesi gereğince tensip tutanağı ile birleştirme kararı verilmesini, diğer davalılara yönelik dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile ve bilirkişi raporu ile dava değerini arttırma hakkları saklı kalmak kaydı ile davalıların mirasçısı olduğu müteveffa ...'nın kusuru ile sebebiyet vermiş olduğu kazada müvekkil maddi kayba uğradığından araç değer kaybına ilişkin şimdilik 1.000 TL, uğramış olduğu maddi kayba ilişkin şimdilik 1.000 TL maddi tazminat ile 50.000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı, araç değer kaybı, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemelerin görevine ilişkin kurallar kamu düzeninden olması nedeniyle dava şartları arasında sayılmıştır. (HMK 114/1-c)
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2018/2531 K. 2018/11280 T. 19.06.2018)
Yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde somut olaya bakıldığında; tarafların tacir olmadığı, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanmakta olduğu, sigorta şirketinin taraf olmadığı, yine dava konusu uyuşmazlığın mutlak ticari dava tanımında da bulunmadığı görülmüş olup, davanın, yukarıda detaylı olarak açıklanan hukuki terim ve tanımlar kapsamında mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görevi kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmakla, mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA,
3-HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. . 07/10/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır