T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/815 Esas
KARAR NO: 2025/384
DAVA: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/10/2024
KARAR TARİHİ: 17/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/04/2025
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: davacı vekili özetle; davalı ...'in tek kişiden müteşekkil yönetim kurulunun münferiden yetkili üyesi olarak, TTK ve ikincil düzenlemeler ile şirket esas sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ihlal ettiğini ve özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı şekilde hareket etmesi nedeniyle ... Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri A.Ş.'ne ve dolaylı olarak azınlıkta kalan pay sahibi konumunda olan davacıya verdiği zarardan ötürü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000,00 TL'sinin ticari avans faizi ile birlikte TTK 553 ve devamı hükümleri istinaden .... şirketine ödenmek üzere davalıdan tahsilini, davacının .... Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri.. Şirketine %30 ortağı olduğunu, davalı ...'in şirketin %70 ortağı olduğunu, şirketin iki ortaklı bir yapısı olduğunu, .... Bilgi şirketinin 15/02/2024 tarihinde yapılan 2020 ve 2021 yıllarına ait genel kurul toplantılarına ilişkin düzenlenen hazır bulunanlar listesinde davacının sahip olduğunu hisse adedinin 6500, hisse değerinin 325.000,00 TL, hissedarlık oranının ise %10 olarak gösterildiğinji, bu genel kurulların iptali için Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasını açtıklarını, dosyanın derdest olduğunu, şirketin 2020 ve 2021 yıllarına ait genel kurul toplantılarına ilişkin düzenlenen hazır bulunanlar listesinde yer alan azlık pay sahipliği oranlarına binaen iş bu davayı ikame ettiklerini, davalı ...'in 24/04/2013-30/04/2019 tarihi aralığı haricinde yönetim kurulu başkanı sıfatıyla .... Bilgi şirketi yönetiminde her daim bulunduğunu, 30/04/2019 tarihli şirket genel kurul kararı ile tek kişilik yönetim kurulunun münferiden temsile yetkili üyesi olarak seçildiğini ve bugüne kadar süre geldiğini, 30/04/2019 tarihinden beri .... Bilgi şirketinin iyi yönetilmediğini ve zarara uğratıldığını, 6102 sayılı Kanunun 124. maddesinde ticaret şirketi olduğu belirtilen anonim şirketlerin, Türk Medeni Kanun’un 48. maddesi çerçevesinde bütün haklardan yararlanabildiğini ve borçları üstlenebildiğini, bu hak ve borçlara ilişkin hukuki işlemleri yapabilme yetkisinin de anonim şirketin icra organı olan yönetim kuruluna ait olduğunu, şirketin işlerini yürütmek, pay sahipleri arasındaki ilişkileri düzenlemek ve üçüncü kişilerle olan hukuki ilişkilerde şirketi temsil etmek yetkilerine sahip olan yönetim kurulun, şirket işlerinin yönetimi için gereken titizliği göstermek ve şirketin başarısı ve gelişmesi yolunda bütün gayretini sarf etmekle yükümlüdür. Hal böyle olmakla birlikte, son 4 yıldır Şirket genel kurulunun toplantıya çağrılmaması ve dolayısıyla her yıl ilgili mevzuat gereği faaliyet dönemi sonundan itibaren 3 ay içinde yapılması icap eden genel kurul toplantılarının zamanında yapılmaması, Şirketin finansal tablolarına göre oluşan ve kural olarak dağıtılması gereken net dönem karının 4 yıl boyunca dağıtılmaması, Şirket gayrimenkullerinin değerinin çok altında satılması, huzur hakkı ve yönetim kurulu primi adı altında fahiş nitelikte harcamalar gerçekleştirilmesi, Şirketin önemli bir iştirakinin genel kurul kararı olmaksızın devredilmesi, Şirketin çok değerli bir varlığı olan “....” markasına ait hakların çok düşük bir bedelle üçüncü kişilere devri gerçekleştirilen söz konusu iştirake kullandırılması ve böylelikle şirketin içinin boşaltılması için sistematik bir zemin hazırlanması gibi uzun süredir devam eden iş ve işlemlere bakıldığında, davalı şahsın şirketi yönetmek için gerekli özeni göstermediği, şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmediği ve ilgili mevzuatta öngörülen yükümlülüklerini ihlal ettiği ve neticede Şirketin zararına sebebiyet verdiğini, bu durumun doğal sonucu olarak azlık pay sahibi davacının haklarını sekteye uğrattığını, ayrıca şirketin itibarını ve imkanlarını diğer davalı .... Kurumsal'a kullandırdığını, haksız rekabete yol açtığını ve dürüstlük kuralına aykırı davranışlarda ve ticari uygulamalarda bulunduğunu, ekonomik olanlar olmak üzere şirketin menfaatlerine aykırı davranmış ve hem şirketin hem de azlık pay sahibinin zarar görmesine yol açtığını, .... Kurumsal şirketinin davalı şahsın öz kardeşinin çocuğu olan ..... tarafından kurulduğunu, kuruluştan, 21/03/2022 tarihine kadar dolayılı, 21/03/2022-02/06/2022 tarihlerine arasında da tek pay sahibi olarak doğrudan ....'nin hakimiyeti altında bulunduğunu, 30/05/2022 tarihinde üçüncü bir şahsa devredildiğini, .... Kurumsal şirketinin davalı tarafından ..... adlı kişiye devredilmesinden sonra, ... şirketinin ticari faaliyet ve operasyonlarının kaydırıldığı bir şirket haline geldiğini, davalı hakkında Ticaret Bakanlığı'na 30/12/2022 tarihinde başvuru yapıldığını, buna ilişkin inceleme başlattığını, Bakanlık raporunda davalının .... şirketinin finansal kaynaklarını, yazılım lisanslarını, teknolojik altyapısını, yazılım geliştirme araçlarını ve diğer kaynaklarını, davalı .... Kurumsal şirketine aktarmış olduğunun tespit edildiğini, ayrıca davalı hakkında ticari defterlere kasıtlı olarak gerçeğe aykırı kayıt yapmak suçundan ötürü İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma açılması için 19/06/2023 tarihli ve 400-C/04 sayılı soruşturma raporunun düzenlendiğini, tek kişilik yönetim kurulunun münferit imza yetkisine sahip üyesi, başkanı ve ...nin hâkim hissedarı ...'in, şirkete ve dolaylı olarak azınlıkta kalan pay sahibine verdiği zarar nedeniyle TTK m. 553 ve devamı hükümleri uyarınca sorumlu olduğunu, ....’nin aktifleri (malvarlığı ve diğer unsurlar) azaltılarak ve pasifleri artırılarak, şirketin ve dolaylı olarak azlık pay sahibinin zararına sebebiyet verildiğini, ....’ye ait taşınmazlar, piyasa değerinin çok altında satılarak Şirketin mali durumuna ciddi zarar verildiğini ve Şirketin varlıkları bilinçli şekilde tüketildiğini, bu süreçte şirkette hâkim hissedarın kişisel menfaat elde ettiği kanaati oluştuğunu, şirketin 2022 yılı faaliyetlerine ilişkin olarak yapılan giderlerin yüksek oranda artması, şirketin artan satışlarına rağmen zarar etmesi, Şirketin önemli derecede mali kayba uğradığını gösterdiğini, davalı ...'in, sahip olduğu yetkiyi kötüye istimal ederek şirket kaynaklarını adeta şahsi malı gibi kendi kişisel menfaatleri için kullandığını, tek kişilik yönetim kurulunun üyesi ve başkanı ...'in, azlık pay sahibi müvekkilimize karşı olan bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmemekte, mevzuat uyarınca yapılması zorunlu olan genel kurul toplantılarını zamanında ve usulüne uygun olarak gerçekleştirmediğini, şirketin oluşan zararının, ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda tam olarak ortaya çıkacağını, davalının, rekabet etme yasağına aykırı davranması, şirketin ticari itibarını ve imkanlarını davalı .... Kurumsal şirketine kullandırarak haksız rekabete yol açması ve anılan şahsın davalı şirket ile birlikte hareket etmesi nedeniyle maddi tazminat talepleri de bulunduğunu, ayrıca .... Kurumsal ve .... şirketlerine yönetim ve temsil kayyımı atanmasını ve mümkün olmaması halinde anılan şirketlerin yönetim kurullarının karar ve işlermlerini kontrol etmek üzere tedbiren denetim kayyımı atanmasına, talep ettiklerini, şirketlere ait taşınmaz ve araçlar ile her türlü devredilebilir malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir talepleri bulunduğunu beyanla ....nin tek kişilik yönetim kurulunun münferit imza yetkisine sahip üyesi ve başkanı ile hakim hissedarı olan davalı ...’in, TTK ve ikincil düzenlemeleri ile şirket esas sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ihlal etmesi ve anılan Kanunda öngörülen özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı şekilde hareket etmesi sebebiyle ...’ye ve dolaylı olarak azınlıkta kalan pay sahibi konumundaki müvekkilimize verdiği zarardan dolayı, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 50.000.-TL’sinin ticari avans faiziyle birlikte ....’ye ödenmek üzere anılan şahıstan tahsiline, TTK’da öngörülen rekabet yasağını ihlal etmesi, Şirketteki hakim durumunu kötüye istimal etmek suretiyle Şirketin ticari itibarını ve imkanlarını .... Kurumsal’a kullandırarak haksız rekabete yol açması ve ayrıca davalı şirket ile birlikte haksız rekabet teşkil eden dürüstlük kuralına aykırı davranışlarda ve ticari uygulamalarda bulunması hasebiyle ....’ye ve dolaylı olarak azlık pay sahibi müvekkilimize verdiği zarardan dolayı, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 50.000.-TL’sinin ticari avans faiziyle birlikte ....’ye ödenmek üzere bahse konu kişiden tahsiline, Davalı şahıs ile davalı şirketin, ....’ye ilişkin haksız rekabet teşkil eden dürüstlük kuralına aykırı davranış ve ticari uygulamalarının tespitine ve önlenmesine, ayrıca davalı .... Kurumsal’ın haksız rekabet kapsamına giren davranış ve uygulamaları sebebiyle ....’ye ve dolaylı olarak azlık pay sahibi müvekkilimize verdiği zararlardan ötürü, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 50.000.-TL’sinin ticari avans faiziyle birlikte ....’ye ödenmek üzere söz konusu şirketten tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: davalı .... Kurumsal İş Sistemleri ve Teknolojileri A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının işbu davasındaki iddia ve taleplerinin çoğunluğu "...." markasının müvekkili tarafından kullanıldığı iddiasına dayalı olduğunu, Bilindiği üzere; marka kullanım konusu 6769 sayılı yasaya tabi olup, anılan yasanın 156.maddesine göre "marka hakları" ile ilgili davalarda görevli mahkemeler Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri olduğunu, . bu sebeple öncelikle, davalıya karşı açılmış olan davanın tefrik edilerek, görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 56.maddesinde; haksız rekabet davası açabilecek kişiler sayılmış olup, anılan maddeye göre dava açma hakkı bizzat zarara uğrayan kişilere tanındığını,. Bu sebeple; anonim şirket ortağı davacının müvekkiline karşı işbu davayı açma hak ve yetkisi olmadığını, esasa ilişkin herhangi bir kabul anlamına gelmemek üzere, dava hakkı dava dışı ... Şirketine ait olduğunu, herhangi bir tüzel kişinin zarara uğraması halinde, yönetim kurulu üyeleri veya ortakların dava hakkı bulunmadığından; davanın başta aktif husumet ehliyeti / dava şartı yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacı ile müvekkilinin hiçbir ilgisi ve bağlantısı bulunmadığını, müvekkilinin diğer davalı ile de 2022 yılında müvekkili tüm paylarının şimdiki malikine satılarak, devredilmesinden sonra, hiçbir organik bağlantısı kalmadığını, dava dilekçesi bir bütün olarak incelendiğinde, tüm uyuşmazlığın, dava dışı .... Şirketinin iki ortağı arasındaki uyuşmazlıkların müvekkiline yansıması olarak göründüğünü, tüm bu hususlar gözetildiğinde, davanın müvekkili yönünden husumet eksikliği / dava şartı yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, dava konusu olayda haksız rekabet unsurlarının bulunmadığını, TTK 55. Maddede sayılan hallerin hiçbirini ihlal etmediklerini, .... kelimesinin ticari ünvan olarak kullanılmasının herhangi bir hukuka aykırılık teşkil etmediğini, markasal kullanım söz konusu olmadığını, müvekkilinin dava dışı .... Bilgi tarafından satışı sırasında 30/05/2022 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkilinin .... Kurumsal İş Sistemleri markasının tescilli sahibi olduğunu, beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin her bir talep için ayrı ayrı davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: dava dilekçesinin dava konusu ile doğrudan ilgisi olmayan bir çok ifade ve soyut beyanlarla dolu olduğunu, HMK 119/1-e ve 194. Maddelerini ihlal ettiğini, HMK 128. Maddesine göre davacının iddialarını inkar ettiklerini, somut iddialara ilişkin cevaplarını sunduklarını, TTK 555. Maddesi uyarınca şirketin uğramış olduğu zararın tazmini davası olduğunu, davacı tarafın şirketin zarara uğratıldığını iddia ederek kendisinin bu sebeple dolaylı olarak zarara uğradığını ileri sürdüğünü, TMK 6 ve TBK 50/1 uyarınca şirketin uğradığı zararın ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davacı tarafından zarar doğurucu eylem olarak müvekkiline atfedilen eylemlere ilişkin olarak şirketin uğradığı zararı ispat edici tek bir delil dahi sunmadığını, dava dilekçesinin, tüm iddia ve dayanaklarının TTK 210. Maddesine göre yapılmış olan Ticaret Bakanlığı'nın Bakanlık Teftiş Raporu olduğunu, ancak davacının soruşturma raporunu bilerek yanlış aksettirdiğini, cımbızlama yoluyla raporun gerçek sonucundan uzaklaştığını, soruşturma raporu sonucunda Ticaret Bakanlığında tek bir işlem yapıldığını, onun da Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan .... nolu ihbar olduğuınu, soruşturma sonucunda ... karar sayılı "Kovuşturma açılmasına yer olmadığına" karar verildiğini, karara itiraz edilmediği için kararın kesinleştiğini, aynı rapora dayalı olarak, müvekkili hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .... soruşturma sayılı şikayetinin de yapıldığını, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın da .... karar sayılı dosyası ile kovuşturma açılmasına yer olmadığına karar verdiğini, bu kararın da itiraza uğramadan kesinleştiğini, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı kararının gerekçesinin müvekkili yönünden ticari defterlere kasıtlı olarak gerçeğe aykırı kanıt yapmak suçunun manevi unsur yönüyle sübut bulmadığı şeklinde olduğunu, söz konusu müfettişlik raporunun, müvekkili aleyhine herhangi bir sorumluluk doğurmadığını, yargı kararları ile de bunun sabit olduğunu, davacının dava dışı .... Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri Ticaret A.Ş.'nin yalnızca %10 ortağı olduğunu, müvekkilinin %90 ortak olduğunu, davalı müvekkilin, davacıya gönderdiği ihbarnamesi ile daha önce davacıya bağışladığı %20 hisseyi bağışlamadan dönerek geri aldığını, bu durumu da noterlik aracılığıyla ihbarname yolu ile bildirdiğini, söz konusu pay değişikliğinden dolayı, dava dışı .... şirketinin herhangi bir zararı veya menfaat zedelenmesi bulunmadığını, şirketin kötü yönetildiği, zarar ettirildiği ve içinin boşaltıldığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, şirketin son 4 yılda sürekli büyüdüğünü, ticaret sicil kayıtları ve davacının da dosyaya sunduğu belgelerden anlaşılacağı üzere müvekkilin yönetimde olduğu dönemde genel kurullar toplantıya çağrıldığını ve toplantıların yapıldığını, davacının da toplantıların hepsine katıldığını, davacının da bu toplantıların hepsine katıldığını ve sürekli olarak toplantıların yapılmamasını ve TTK 420. Maddeye göre ertelenmesini talep ettiğini, davacının yönetimde olduğu 2013-2019 yılları arasında da genel kurul toplantılarının gecikmeli olarak yapıldığını, bunun yönetimsel bir gelenek halinde geldiğini, şirketin bundan dolayı bir zarara uğramadığını, toplantıların zamanında yapılmamasının usulsüz olarak yapıldığı manasına gelmeyeceğini, söz konusu genel kurul kararlarında alınan kararların herhangi bir mahkeme kararı ile iptal de edilmediğini, 2022 yılı genel kurul toplantısının dava açıldıktan 3 gün sonra yapıldığını, davacının da PTT davetiyesi ile bundan haberdar olduğunu, davacın9ın yine 17/10/2024 tarihli toplantıyı da TTK 420. Maddesine göre ertelenmesini talep ederek, ilgili maddelerin görüşülmesini engellediğini, 2022 yılı toplantısı yapılmadan 2023 yılı toplantısının yapılamayacağının açık olduğunu, şirketin davacını yönetimde olduğu yıllarda hiç kar dağıtımı yapılmadığını, ancak müvekkilinin yönetime geçtiği 2019 yılından sonra kar dağıtımlarının yapıldığını, SPK Lisanslı Değerleme Uzmanı raporlarına göre davacı döneminde alınan taşınmazların fahiş derecede yüksek fiyatla alındığını, bu nedenle şirketin büyük zarara uğradığını, müvekkilinin kendi dönemindeki alım satımların ise piyasa rayiçlerine göre yapıldığını, şirketin herhangi bir zararının bulunmadığını, .... markasına ait hakların çok düşük bir bedelle üçüncü kişilere devri iddiasının doğru olmadığını, marka haklarının ek sözleşme ile 27/12/2022 tarihinde %5 olarak revize edildiğini,, davacının .... Kurumsal ve satışıyla alakalı tüm dava haklarının 02/06/2024 tarihinde zamanaşımına uğradığını, TTK 560. Maddesi gereği, .... Kurumsal şirketi hisselerinin 30/05/2022 tarihinde satıldığını, bu hususta 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, ...i'nin .... Kurumsal hisselerini devralmadan önce, davacının tek yönetim kurulu olduğu dönemde yaklaşık 5 milyon TL alacaklı olduğunu, ancak .... Kurumsal şirketinin bu borcu ödeme imkanının bulunmadığını, ...'nin .... Kurumsal şirketini satarak batak haldeki alacağını kurtardığını ve kayda değer bir kazan da elde ettiğini, .... Kurumsal şirketini hisselerinin satılması ile ilgili olarak genel kurul kararı gerekmediğini, bu hisselerin doktrinde önemli varlık olarak değerlendirmeye değecek bir büyüklükte olmadığını, 2022 yılındaki zarar görüntüsünün 7363 sayılı kanun ile 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununda bazı değişiklik ve eklemeler yapıldığını, 2022 yılında 26.315.412,31 TL kar edilmiş olmasına rağmen söz konusu kanun değişikliği nedeniyle, zarar görünümü oluştuğunu, yasa ve mevzuat değişikliğinin müvekkilinin irade ve kontrolü dışında gelişen bir durum olduğunu, TTK 553/3. Maddesi gereği, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, yönetim kurulunun huzur hakkı konusundaki iddialarının da kabul etmediğini, huzur hakkının fahiş olduğu iddiasının yerinde olmadığını, yönetim kuruluna tahsis edilen araçların davacının iddialarını haklı kılmayacağını, araçların 7, 4 ve 11 yaşlarında olduğunu, üç otomobilden ikisinin şirket müdürleri tarafından kullanıldığını, davacının yönetimdeyken hangi model araç kullandığının sorulması gerektiğini, davacıya bilgi verilmediği iddiasının da davanın kabulü için gerekçe ve dayanak olamayacağını, vergi ve mali yükümlülüklerin gerektiği şekilde yerine getirilmediği iddiasının da gerçek dışı iftiralardan ibaret olduğunu, müvekkilinin organik bağ içinde bulunduğu şirket iddiasının gerçek olmadığını, entegratörlük hak ve yetkisinin .... Kurumsal'a kaydırıldığı iddiasının da doğru olmadığını beyanla davanın tüm talepler yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası,
Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dava dosyası,
Davalı ve dava dışı şirketin ticaret sicil kayıtları,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava Davacının azlınlık pay sahibi olduğu ve davalının da yetkilisi ve ortağı olduğu dava dışı .... Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri Ticaret Anonim Şirketine, davalı ...'in 6102 sayılı kanunda öngörülen rekabet yasağını ihlal etmesi, şirketteki hakim durumu kötüye kullanıp kullanılmadığı, şirketin ticari itibarının ve imkanlarının davalı ...'nde kullandırıp kullandırmadığı, haksız rekabete yol açıp açmadığı, ayrıca bahse konu davalının şirketin haksız rekabet teşgil eden dürüstlük kurullarına aykırı davranışlarca bulunup bulunmadığı, ticari uygulamalar ile dava dışı .... Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri Ticaret Anonim Şirketine dolaylı olarak azınlık payı sahibi davacıya zarar verilip verilmediğinin tespiti isteminden ibarettir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre;
Haksız rekabet; Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 54. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, 54/2. maddede rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırı olarak nitelendirilmiştir.
Haksız rekabet sayılan bazı durumlar ise TTK'nın 55. maddesinde belirtilmiştir. TTK'nın 55. maddesinde "başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek", "kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek", "kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak" ve "üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak", "üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendirmek veya başkalarına bildirmek" haksız rekabet eylemleri arasında sayılmıştır.
TTK'nın 55/1.b maddesinde ise sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yönelik bir kısım haller haksız rekabet arasında sayılmıştır. Bu kapsamda müşterilerin sözleşmeyi bozmaya yöneltilmesi; üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine veya diğer yardımcı kişilere hak etmedikleri veya işleri ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışması; işçilerin, vekillerin veya diğer yardımcı kişilerin, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltilmesi halleri de haksız rekabet olarak değerlendirilmiştir.
Haksız rekabetin varlığı halinde açılacak davalar anılan Yasanın 56. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini talep edebilir.
Dosya kapsamında, davacının azınlık pay sahibi olduğu ve davalının da yetkilisi ve ortağı olduğu dava dışı .... Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri Ticaret Anonim Şirketine, davalı ...'in 6102 sayılı kanunda öngörülen rekabet yasağını ihlal etmesi nedeniyle yönetici sorumluluğuna ilişkin maddi ve manevi tazminat taleplerinden ibaret olup, davacının gerçek kişi olması, haksız rekabete ilişkin iddialarla doğrudan bir ilgisinin bulunmaması, ileri sürülen iddiaların dava dışı .... Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri Ticaret Anonim Şirketi'ni ilgilendiren vakıalar olması ve davacının şirket ortağı olmasının haksız rekabete ilişkin davayı kendi adına açması için yeterli olmaması, haksız rekabetten TTK 396. Maddesi gereği zarara uğranılması halinde dava hakkının şirkete ait olması, nedeniyle HMK 114/1-b, 114/2 ve 115/1,2 maddeleri gereğince davanın aktif husumet nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
(Emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2018/1401 esas, 2019/1778 karar sayılı ilamı)
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-HMK 114/1-b, 114/2 ve 115/1,2 maddeleri gereğince davanın aktif husumet nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harcın peşin alınan 2.561,63 TL harcın mahsubu ile fazla 1.946,23 TL harcın hükmün kesinleşmesine müteakip istem halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
6-Davalılar tarafından dosyaya masraf depo edilmemesi ve yargılama gideri yapılmaması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekilleirnin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/04/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır