T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/847 Esas
KARAR NO: 2024/1261
DAVA TARİHİ: 23/10/2024
KARAR TARİHİ: 16/12/2024
KARAR YAZILMA TARİHİ: 18/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili .... Hiz. Ltd. Şti. ".... Tıp Merkezi"ni işletmekte ve sağlık sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, müvekkili şirketçe işletilen tıp merkezinde 29.11.2023 tarihinde bölgede yaşanan aşırı yağış nedeniyle sel ve su baskını felaketi yaşanmış ve tıp merkezinin arşiv bölümü de dahil olmak üzere önemli bir çok bölümüne su bastığı, söz konusu tıp merkezi müstakil bir yapı olup ticari defterlerin yer aldığı arşiv odası da dahil olmak üzere aşağıdan yukarıya 2. Bodrum, 1. Bodrum ve zemin katta bulunan bir çok taşınır cihaz ve eşya ile çok sayıda evrak su baskını hadisesi nedeniyle su altında kalmış ve bir kısmı kullanılmaz hale gelmiş ve bir kısım eşya ve belgeler de ortadan kaybolarak zayi olduğunu, söz konusu sel baskını hadisesine dair fotoğrafları ve buna dair 08.04.2024 tarihli ekspertiz raporu ile ilgili kayıtlarında mevcut olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Belgelerin saklanması, saklama süresi” başlıklı md. 82/7 hükmü, “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.”
şeklindeki düzenlemeyi ihtiva etmekte olup, müvekkili tıp merkezi bu belgelerden pay defterinin de zayi olduğu hususunu bugüne dek tespit edememiş, ancak tıp merkezini işleten limited şirket bünyesinde 14.10.2024 tarihinde gerçekleştirilen hisse devri işleminin ticaret sicili nezdinde tescili hususunda yapılan müracaat üzerine ilgili ticaret sicil müdürlüğünce pay defterinin ibrazının da zorunlu tutulması üzerine yapılan inceleme ile ibrazı istenen pay defterinin de yukarıda bahsi geçen sel baskını nedeniyle zayi olduğunun anlaşıldığını, pay defterinin zayi olduğu hususu bahse konu hisse devir işlemi sonrasında ilgili ticaret sicil müdürlüğü tarafından ibrazının istenmesi sonrasında tespit edilebilmiş olup bu bağlamda işbu davanın süresinde olduğunun gözetilmesini, diğer yandan bahse konu hisse devri işlemi öncesinde ilgili ticaret sicil müdürlüğünce devir işleminin tesciline ilişkin olarak pay defteri talep edilmediğinden, hisse devri işleminin tescili pay defteri ibraz edilmeksizin gerçekleştirildiğini, gelinen nokta itibariyle pay defteri ibraz edilmeksizin hisse devri tescil edilmediğinden ve halihazırda noter nezdinde hisse devri de gerçekleştirilmiş olduğundan, buna dair zayi belgesinin ivedilikle temin edilerek, temin edilecek zayi belgesi ile ilgili noterlik nezdinde yeni pay defterinin açılış onayı alınabilecek ve bu şekilde açılış onayı yapılan yeni pay defterinin ibrazı ile ilgili ticaret sicil müdürlüğünde süresi içerisinde hisse devrinin tescili talep edilebileceğinden, zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, Türk Ticaret Kanunu'nun 82. maddesi gereğince açılmış Zayi Belgesi Verilmesi talebine ilişkindir.
Türk Ticaret Kanunu Madde 82/7 maddesinde; Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.
Davacının söz konusu TTK 82/7. maddesindeki düzenlemeden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin ve belgelerin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziya uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana gelmiş olması gerekmektedir. İleri sürülen sebebin de defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olması gerekmektedir.
TTK'nın 82. maddesinde neler için zayi belgesi verilmesi istenebileceği tahdidi olarak gösterilmemiş, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerden söz edilmiştir. Bu nedenle, talebe konu belgelerin somutlaştırılması gerekmekte olup, genel kapsamlı bir zayi kararı verilmesi mümkün değildir. (Yargıtay 11. HD 08.12.2014 tarih ve 2014/12543 E.-2014/19170 K. Sayılı ilamı) Yine, ticari defter ve belgeleri için zayi belgesi düzenlenmesini talep eden tarafın zayi olduğunu iddia ettiği ticari defter ve belgelerin mevcudiyetine karine teşkil edecek ve bu konuda olumlu kanaat edinmesini sağlayacak bilgi ve belgeleri ibraz etmesi gerekir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; TTK'nın 82/7. maddesinde tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgelerin yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde ziyaa uğraması halinde tacirin ziyaı öğrendiği tarihten itibaren 30 günlük hak düşürücü süre içerisinde zayi belgesi verilmesine ilişkin dava açılabileceği öngörülmüştür. Hak düşürücü süre mahkemece re'sen gözönünde tutulması gereken dava şartlarından olup, tüm dosya kapsamı doğrultusunda davacı şirkette 29.11.2023 tarihinde sel olayı yaşandığı ve şirkete ait pay defterinin zayi olduğu, bu durumun pay defterine ihtiyaç duydukları 14/10/2024 tarihinde fark edildiği iddiasıyla dava açılmışsa da davacı yanın tacir olduğu, ticari defter ve belgelerin saklanması için basiretli ve tedbirli davranması gerektiği, sel olayının yaklaşık 1 yıl önce gerçekleştiği, davacı şirket ve yetkililerinin su baskınından 1 yıl önce haberdar oldukları, aynı tarihte ticari defter ve belgelerin zayi olup olmadığını denetlemesi gerekirken bu yükümlülüğünü yerine getirmediği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 10/09/2021 tarihli, ... Esas ve .... Karar sayılı ilamında ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, TTK'nın 82/7. maddesinde belirtilen öğrenmenin davacı şirket temsilcisinin ticari belge ve defterlerin kaybolduğunu bilebilir hale gelmesi ile gerçekleştiğinin kabulünün gerekeceği, davacının tacir olup, TTK'nın 18/2. Maddesine göre her tacir basiretli bir iş adamı olarak hareket etmekle yükümlü olduğu, bu kapsamda şirketin ticari defter ve belgelerinin bulunduğu depoyu su basması halinde tacirin bu durumu olay günü veya en geç ertesi gün öğrenmesi ve ayrıca zarar konusunda bilgi sahibi olmasının bekleneceği bu hali ile öğrenmenin yaklaşık 1 yıl önce gerçekleştiğinin kabulü ile davanın yasada belirtilen 30 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı anlaşıldığından; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Emsal Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/1634 Esas 2024/1345 Karar sayılı 17/09/2024 tarihli kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 2020/345 Esas 2021/1057 Karar sayılı kararı)
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine,
2-Alınması gerekli harç peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/12/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸